Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/2502

Karar No

2023/2576

Karar Tarihi

4 Temmuz 2023

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/899 E., 2022/58 K.

HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ: Çerkezköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada tapu iptali ve tescil, tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl davada davacı, ... San. Tic. A.Ş. birleşen davada davalılar Rojhan Kortarmış ve ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun asıl davada davacının istinaf başvurusunun reddine, asıl davada davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı, ... San. Tic. A.Ş. vekilince duruşmalı, davalı ... vekilince duruşmalı diğer davalı Rojhan Kortarmış vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.07.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..

Belli edilen günde asıl davada davacı vekili Avukat ..., birleşen davada davalılar ... ve ... vekili Avukat ..., katılma yoluyla birleşen davada davalı ... ve ... vekili Avukat ... ile asıl davada davalı birleşen davada davacı ... vekili Avukat ....'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı yüklenici ile davalı arsa sahibi arasında 21.01.2013 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca 2'si dubleks olmak üzere 8 bağımsız bölümün davalıya, kalan 20 bağımsız bölümün ise davacı yükleniciye bırakıldığını, ancak davalının kendisine düşen 8 bağımsız bölüm ile birlikte 2 davacı bağımsız bölümü olmak üzere toplam 10 bağımsız bölümü dava dışı üçüncü kişiye sattığını ve ayrıca davacıya düşen diğer 18 bağımsız bölümden 10 tanesinin tapu devrinden kaçındığını ileri sürerek, sözleşme gereği davacıya düşen 10 bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, davacı yükleniciye ait olduğu halde davalı tarafından satılan 2 bağımsız bölümün bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde, davalı tarafından devredilen 10 adet bağımsız bölümün sözleşme ile yükleniciye bırakılan bağımsız bölümler olduğunu, davacı yüklenicinin talimatı ile onun yeğeni ve çalışanı olan ...'a devredildiğini savunarak, asıl davanın reddini istemiştir.

Birleşen davasında ise; 10 adet bağımsız bölüm hakkında yapılan tapu devri işlemi sırasında hile ile davacı iradesi sakatlanmış olduğundan yapılan işlemin davacı bakımından hüküm ifade etmeyeceğini ileri sürerek, davalılardan ...'a ondan da diğer davalılara devredilmiş olan 10 adet bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davalının taşınmazları devrettiği ...'ın davacı şirket yetkilisi ...'nun yeğeni ve şirket çalışanı olduğu, devir işlemleri sırasındaki görüntüleri içeren kamera kayıtlarından şirket yetkilileri ... ve ...'nun devirler esnasında hazır olduklarının anlaşıldığı, davacı şirkete ve ...'a yapılan devirlerin beraber yürütüldüğü, ... tarafından satılan daireler yönünden davacı şirkete ait satış ilanı ve şirkete ait telefon numaralarının yer aldığı ilanların kullanıldığı ve yine bu dairelerin satışının davacı şirkete ait satış ofisinde gerçekleştirildiği, davacı şirketin dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiği, davalıyı yanıltarak şirkete devri kararlaştırılan dairelerin birleşen davalı ...'a devrini sağladığı, ön satış sözleşmesi ve makbuzu başlıklı belge suretindeki imzanın davalı arsa sahibince inkar edildiği ve belge aslının da sunulamadığı, davacı şirket çalışanı olan ve bu belgeye ilişkin tek şahit ...'nın tanık olarak verdiği beyanlarının doğuruluğuna itibar edilebileceği, ...'a yapılan devirlerin sözleşmeye konu borcun ifasına yönelik olduğu gerekçesiyle, asıl davanın tapu iptali ve tescil istemi bakımından reddine, 2 adet bağımsız bölüm bedelinin ise davalıdan tahsiline, davacının borcu ifa iradesiyle taşınmazları davalı ...'a sattığı kabul edildiğinden birleşen davada davacının hile nedeniyle tapu iptali ve tescil talebinin reddine, C Blok 7 numaralı bağımsız bölüm yönünden davalı ...'a açılan davanın ise pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili ile asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Asıl davada davacı vekili; asıl davada verilen karar ile birleşen davada verilen kararın çelişkili olduğunu, üniversite mezunu ve emlakçılık yapan davalının tapuda gerçekleşen satış işlemi bakımından iradesinin hile ile sakatlandığını iddia etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kaldı ki hile iddiasının ancak yazılı delille ispat edilebileceğini, tek tanığın davacı çalışanı olduğuna ilişkin tespitin eksik incelemeye dayandığını, ön satış sözleşmesi ve makbuzu başlıklı belge aslının mahkeme kaleminde kaybolduğunu ve bunun sahte olduğunu iddia eden davacının bu doğrultuda suç duyurusunun bulunmadığını, kamusal alan olan tapu müdürlüğünün herkesin girişine açık olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve asıl davanın tam kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

Asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili; asıl davada 2 adet bağımsız bölüm bedelinin tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğunu, devir esnasında hile ile birleşen davacı arsa sahibinin algısı yanıltıldığından davanın kabulü gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl davadaki 8 adet bağımsız bölüm yönünden tapu iptali ve tescil talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, kalan 2 adet bağımsız bölümün ise sözleşme uyarınca yükleniciye bırakılan bağımsız bölümler olduğu ancak sözleşmedeki iskan şartı gereğince arsa sahibi üzerinde kalmalarının gerekmesi ve henüz iskan ruhsatının alınmamış olması nedeniyle, bu bağımsız bölümlere ilişkin de tapu iptali ve tescil talebinin reddine karar verilmesinin doğru olduğu, bedeline hükmedilen 2 adet bağımsız bölümün hem yükleniciye sözleşme ifası kapsamında devir edildiği kabul edilip, hem de aynı bağımsız bölümlerin fazladan satıldığı gerekçesine dayanılmasının hatalı olduğu, birleşen davaya konu bağımsız bölümlerin ise yükleniciye sözleşme gereği devredildiği kabul edildiğinden birleşen davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu belirtilerek, asıl davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili, asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili ve birleşen davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl davada davacı vekili; sözleşme ile davacıya 20 bağımsız bölüm verildiği, işbu karar neticesinde davalının 2 bağımsız bölüm fazla aldığı, davalının kendi taşınmazlarını satışına müdahalelerinin söz konusu olamayacağı, devralan Rojhat'ın aktif olarak taşınmaz alım satım işi yapan bir kişi olduğu ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ile re'sen dikkate alınacak nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

Asıl davada davalı Birleşen davada davacı vekili; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrası kurulan hükümde asıl davadaki tapu iptali ve tecil istemi bakımından vekalet ücreti takdir edilmediği ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

Birleşen davada davalı ... vekili; İlk Derece Mahkemesince verilen kararı istinaf etmemesine rağmen, Bölge Adliye Mahkemesinin yerinde bularak aynen kurduğu hükmün bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ile tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 330 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin Üçüncü Kısım Hükümleri

  1. Değerlendirme

1 Birleşen davada davalı ... tarafından İlk Derece Mahkemesince birleşen davaya ilişkin olarak kurulan hüküm istinaf edilmemiş olup, bu davada davacı tarafın yaptığı istinaf itirazları üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesinin birleşen davaya dair verdiği karar ve gerekçesi isabetli görülmek suretiyle, bu dava bakımından hükmün aynen kurulmuş olduğu anlaşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmayan birleşen davada davalı ...'ın, Bölge Adliye Mahkemesince aynen kurulmuş olan hükme karşı temyiz kanun yoluna başvuramayacağı sabit olduğundan adı geçen davalının temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

2 Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, asıl davada davacı vekili ile birleşen davada davacı vekilinin tüm, asıl davada davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3 6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi uyarınca; davada haklı çıkan tarafın davasını vekille takip etmesi durumunda, diğer yargılama giderlerinin dışında, lehine vekalet ücretine de hükmedilmesi gerekmektedir.

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme neticesinde; asıl davada tapu iptali ve tescil talebi bakımından İlk Derece Mahkemesince verilen karar isabetli görülerek, hükmün aynen kurulduğu ancak reddedilen talebe uygun şekilde davalı lehine nispi vekalet ücreti tayin edilmediği anlaşılmıştır. Her ne kadar bahsi geçen talep bakımından vekalet ücreti takdiri cihetine gidilmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI.KARAR

Açıklanan sebeplerle,

1 Birleşen davada davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine,

2 Asıl davada davacı vekili ile birleşen davada davacı vekilinin tüm, asıl davada davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

3 İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi’nin 12.01.2022 tarih, 2019/899 Esas ve 2022/58 Karar sayılı kararının hüküm fıkrasının B maddesine 5. bent olarak; 'Tapu iptali ve tescil talebi bakımından kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 64.050,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,' ibarelerinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek halinde peşin alınan temyiz harcının birleşen davada davalı Rojhan Kortarmış'a iadesine,

8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekil ile temsil olunan asıl davada davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl davada davacı ile birleşen davada davalı ...'e yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafdüzeltilerektemyizkısmenkabulkararımahkemesionanmasınaderecevıkarar

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:44:05

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim