Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/1370
2023/2497
22 Haziran 2023
...
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/258 E., 2021/277 K.
...
...
HÜKÜM/KARAR: Asıl ve birleşen 2011/320 Kabul, Birleşen 2017/347 Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve temyiz incelemesinden geçen asıl ve birleşen davada tazminat, sözleşmenin feshi davalarında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen 2011/320 Esas sayılı davanın kabulüne, birleşen 2017/347 Esas sayılı davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar ..., ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
-
Davacı yüklenici şirket vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 22.08.2006 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 5. maddesinde inşaatın başlama süresinin köprü ve yol yapımı bitip yol açıldıktan 4 yıl sonra inşaata başlanacağının, temel üstü ruhsatı alındıktan sonra 24 ay sonunda inşaatın bitirilmesinin taahhüt edildiğini, davalı arsa sahiplerinin vekaletten haksız olarak azlettiklerini ileri sürerek, sözleşmeye hakimin müdahalesi ile inşaatın yapılması için gerekli tüm yetki ve izinlerin davacı şirkete verilmesi, olmadığı taktirde şimdilik ceza i şart, munzam zarar, kar kaybı, yapılan masraflar, ödenen tüm dava masraflarından şimdilik 10.000,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
-
Davacı arsa sahipleri vekili bozmadan sonra açtıkları birleşen 2017/347 Esas sayılı dava dilekçesinde özetle; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı arsa sahipleri vekili asıl ve birleşen davalara karşı verdiği cevap dilekçesinde özetle; davaların reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 2011/252 Esas, 2013/484 Karar ve 03.10.2013 tarihli kararıyla; azilname sebebiyle inşaat sözleşmesinin uygulanmasının engellendiği, iki tarafın karşılıklı edimlerini içeren ve mülkiyet devrini içeren sözleşmenin feshinin tek taraflı irade ile mümkün olmadığı, tarafların fesih konusunda açık ve müşterek bir irade ortaya koyamadıkları, dolayısıyla sözleşmenin feshinin ancak mahkeme kararı ile mümkün olabileceği, hali hazırda sözleşmenin yürürlükte olduğu anlaşıldığından davacının sözleşmeye hakimin müdahalesi talebinin kabulü ile davalılar ... ve ... yönünden Karşıyaka 3. Noterliğinin 09/11/2005 tarih ve 26582 yevmiye sayılı düzenleme şeklindeki vekaletnamedeki tüm yetkiler ile davalı ... yönünden Karşıyaka 3. Noterliğinin 09/11/2005 tarih ve 26524 yevmiye sayılı düzenleme şeklindeki vekaletnamedeki tüm yetkilerinin davacı şirkete verilmesine karar verilmiştir.
IV. BİRİNCİ BOZMA KARARI
A. Bozma Kararı
-
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, asıl ve birleşen 2011/320 Esas sayılı davalarda davalı arsa sahipleri vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 2015/3298 Esas, 2015/5337 Karar ve 07.07.2015 tarihli kararı ile özetle; inşaat sözleşmesinin ifasına yönelik ve hüküm fıkrasında sınırları ve kapsamı açıkça belirtilecek yetkilerle sınırlı olacak şekilde belirlenecek yetkilerin davacı şirkete verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, davalıların tasarruf yetkilerini kısıtlayacak, infazı kabil olmayacak ve HMK'nın 297/2. maddesi hükmüne aykırı şekilde davacı şirkete "noterden verilen vekaletnamedeki yetkilerin" verilmesi suretiyle hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulduğu anlaşılmıştır.
V. İLK DERECE MAHKEMESİ İKİNCİ KARARI
İlk derece mahkemesinin 2015/583 Esas, 2017/214 Karar ve 04.04.2017 tarihli kararı ile özetle; asıl ve birleşen davaların kabulü ile davalılarının paydaş olduğu ... Ada, 3 Parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak taraflar arasında tanzim edilen Karşıyaka 3. Noterliğinin 22/08/2006 tarih ve 19319 yevmiye nolu düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinde yer alan hükümlerin uygulanabilmesi için davacı şirkete bilirkişiler ... ve ..., ...'un 11/03/2016 tarihli ek raporunda belirtildiği şekilde yetki ve izin verilmesine, bilirkişiler ...'un 11/03/2016 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunun ilam eki sayılmasına karar verilmiştir.
VI. İKİNCİ BOZMA KARARI
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, asıl ve birleşen 2011/320 Esas sayılı davalarda davalı arsa sahipleri vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 2018/4310 Esas, 2018/5234 Karar ve 24.12.2018 tarihli kararı ile özetle; mahkemenin gerekçeli kararının infaz edilecek kısmı hükmün sonuç kısmı olup, “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” düzenlemesi bulunduğundan, mahkemece de, verilen yetkilerin hükmün sonuç kısmında gösterilmesinin zorunlu olduğu ve davalı arsa sahipleri tarafından açlan sözleşmenin feshi davasının bu dava ile birlikte görülmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulduğu anlaşılmıştır.
VII. İLK DERECE MAHKEMESİ’NİN SON KARARI
İlk derece mahkemesinin 2020/258 Esas, 2021/277 Karar ve 09.11.2021 tarihli kararı ile özetle; davacı yüklenici tarafından açılan asıl ve birleşen 2011/320 Esas sayılı davaların kabulü ile bilirkişi ek raporunda belirtilen yetkiler hüküm fıkrasında tek tek yazılarak davacı şirkete yetki ve izin verildiği, arsa sahipleri tarafından açılan ve bozmadan sonra birleşen 2017/347 Esas sayılı davanın ise davalı yüklenicinin sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirdiği ve akdin feshine neden olacak nitelikte akde aykırılık halinin mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VIII. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, asıl ve birleşen 2011/320 Esas sayılı davalarda davalı, birleşen 2017/347 Esas sayılı davada davacı arsa sahipleri vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
- Asıl ve birleşen 2011/320 Esas sayılı davalarda davalı, birleşen 2017/347 Esas sayılı davada davacı arsa sahipleri vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşmede 16 adet daire ve zemin katta 2 dükkanın yapılacağı belirtilmesine rağmen yapı ruhsatı ve onaylı projeye göre 18 adet daire ve 1 adet kapıcı dairesi göründüğü, protokolde ... ile ilgili olarak herhangi bir düzenleme yapılmadığını, davacı şirketin de protokolde imzası bulunmadığını, vekaletnamelerde arsa payı inşaat sözleşmesi yapılması için yetki verilmediğini, yol ve köprünün bitmesinin üzerinden 4 yıldan çok süre geçtiği gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen 2011/320 Esas sayılı davalarda uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ifası için yetki ve izin verilmesi, bu mümkün olmadığı taktirde cezanın tahsili; birleşen 2017/347 Esas sayılı davada ise uyuşmazlık sözleşmenin feshi istemlerine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6098 Sayılı TBK’nın 470 inci maddesi.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 437 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre asıl, birleşen 2011/320 Esas sayılı davalar davalıları, birleşen 2017/347 Esas dava davacıları arsa sahiplerinin yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
IX. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl, birleşen 2011/320 Esas sayılı davalar davalıları, birleşen 2017/347 Esas dava davacıları arsa sahiplerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalılar ... ile ...'dan alınmasına,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:46:08