Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/796

Karar No

2023/2495

Karar Tarihi

22 Haziran 2023

...

MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2020/459 E., 2021/1022 K.

...

...

HÜKÜM/KARAR: Kabul

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşmalı, davacılar vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.03.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davalı vekili Avukat ... ile davacılar vekili Avukat ... ve davalı ... Tek İnş. Tic. San. A.Ş. ve ... İnş. Tic. ve San. A.Ş. vekili Avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

  1. Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı Botaş tarafından ihale edilen “Muhtelif OSB ve Sanayi Tesisi Doğalgaz Hattı Projesi” inşaatı işine ait sözleşme imzaladıklarını, davalı taşeron şirket ile iş ortaklığı arasında da 20.04.2006 tarihli sözleşme düzenlendiğini, dava dışı ... tarafından 04.11.2007 tarihinde işin geçici kabulünün yapıldığını ve geçici kabul eksikliklerinin belirlendiğini, bu eksikliklerin büyük çoğunluğunun davalı taşeronun yapması gereken imalâtlar olduğunu, davalının tamamlayacağını taahhüt ettiği eksik işler bedelinin kesin hakedişten tahsil edilememesi halinde davalının alacağının garantisi olarak üç adet çekin teslim edildiğini, davalının buna rağmen işe devam etmeyerek geçici kabul eksiklerini tamamlamadığını, çekleri icra takibine koyduğunu belirterek davacıların davalıya çeklerden dolayı borcu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacılar vekili 28.08.2012 tarihinde verdiği ıslah dilekçesi ile; söz konusu sözleşmeden dolayı tarafların karşılıklı hak, alacak ve borçlarının tespiti ile sözleşmenin tasfiyesine, muarazanın giderilmesine, karşılıklı hak ve borçların belirlendikten sonra mahsubuna, tasfiye neticesinde dava konusu çeklerden dolayı davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiş ve talep sonucunu bu şekilde değiştirdiklerini ve davayı tam olarak ıslah ettiklerini beyan etmiştir.

II. CEVAP

Davalı taşeron vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının teminat amacıyla çek vermediğini, çeklerin ödeme amacıyla verildiğini, bugüne kadar sözleşme bedelinin ancak %65'nin tahsil edilebildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 2008/946 Esas, 2012/702 Karar ve 27.11.2012 tarihli kararında özetle; davanın açıldığı 2008 yılından ıslah tarihine kadar geçen süre dikkate alındığında ıslahın kötüniyetle yapıldığı sonucuna varıldığı, ayrıca bir ıslah harcı da yatırılmadığı gerekçesiyle HMK'nın 182. maddesi gereğince ıslah dikkate alınmadan yargılamanın sürdürüldüğü belirtilip davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BİRİNCİ BOZMA KARARI

A. Bozma Kararı

  1. İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 2014/2474 Esas, 2014/6033 Karar ve 23.10.2014 tarihli kararı ile özetle; davacıların menfi tespit talebinin içinde davalıya verilen çeklerin teminat olarak verildiği iddiasının yanında çek bedellerine hak kazanılmadığı iddiası da bulunmakta olup bu durumda ıslahın HMK'nın 182/1. maddesinde belirtildiği şekilde kötüniyetli ve davayı uzatma amaçlı yapıldığından söz edilemeyeceği, ıslah talebi doğrultusunda, gerekirse konusunda uzman teknik bilirkişiler marifetiyle mahallinde keşif yapılarak davalı tarafından gerçekleştirilen imalâtlar ve davalıya yapılan ödemeler tespit edilerek işin tasfiye kesin hesabının çıkartılması, bu konuda bilirkişilerden Yargıtay denetimine elverişli ve gerekçeli rapor alınması ve oluşacak sonuç çerçevesinde davanın sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulduğu anlaşılmıştır.

V. İLK DERECE MAHKEMESİ İKİNCİ KARARI

İlk derece mahkemesinin 2016/112 Esas, 2017/1174 Karar ve 22.11.2017 tarihli kararı ile özetle; taraflar arasındaki sözleşme uyarınca yapılan tasfiye kesin hesabı sonucunda davalının toplam hak ediş tutarının dava tarihi itibariyle 2.962.403,93 TL olduğu, davacı ödemelerin dava tarihi itibariyle 4.144.037,84 TL'ye ulaştığı, davacının yaptığı fazla ödemenin 1.181.633,91 TL olduğu, davacının davalıya fazla ödemesi bulunduğu saptandığından talebiyle bağlı kalınarak davanın kabulü ile 859.000,00 TL alacağın davalıdan istirdadına, koşulları bulunmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

VI. İKİNCİ BOZMA KARARI

A. Bozma Kararı

  1. İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 2018/446 Esas, 2018/4507 Karar ve 15.11.2018 tarihli kararı ile özetle; tasfiye hesabı yapılırken sözleşme konusu işin tesliminde çekince ileri sürülmediğinden gecikme cezası hesaplanması ve davacı alacağına eklenmesi, sözleşmede kesin teminatın taşeronun borcundan mahsup edilmeyeceğine dair bir hüküm bulunmaması nedeniyle kesin hesapta taşeron borcu olarak yüklenici alacağına dahil edilmesinin doğru olmadığı, eksiklik giderim bedelinin, eksikliklerin en geç geçici kabul tarihi itibariyle öğrenildiğinden bu eksikliklerin tespit edildiği tarihe dava açmak için gerekecek makul sürenin eklenmesi ile bulunacak tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine göre hesaplanması ve takibe konu olan alacak asıllarının ödemelere dahil edilerek hesaplama yapılması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulduğu anlaşılmıştır.

  3. Daire kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri, karar düzeltme talebinde bulunmuştur.

  4. Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 2019/1173 Esas, 2019/5252 Karar ve 18.12.2019 tarihli kararı ile özetle; ifaya ekli ceza bakımından, sözleşmenin 9.2 inci maddesi ile, hakların saklı tutulmamış olmasının daha sonra talepte bulunulmasına engel teşkil etmeyeceği kabul edildiğinden, teslimde çekince ileri sürülmemesine rağmen davacı yüklenicilerin cezai şart isteme hakkının bulunduğu kabul edilerek davacı yükleniciler alacağına bu miktarın katılması gerektiği, bu nedenle cezai şart isteme hakkının düştüğü gerekçesiyle yapılan bozmanın hatalı olduğu belirtilerek davacıların bu yöndeki karar düzeltme taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.

VII. İLK DERECE MAHKEMESİ’NİN SON KARARI

İlk derece mahkemesinin 2020/459 Esas, 2021/1022 Karar ve 10.11.2021 tarihli kararı ile özetle; bozma sonrası alınan ek rapor da dikkate alınarak davalı tarafça düzenlenen 3.298.508,28 TL fatura tutarından, 169.226,45 TL eksik işler giderim bedeli ile 276.307,94 TL cezai şart alacağı düşüldüğünde davalı taşeron alacağının 2.852.973,88 TL olduğu, davacılar tarafından yapılan ödemeler toplamının takip konusu çekler tutarı 811.513,50 TL dahil 3.225.689,53 TL olduğu, takip tarihi itibariyle davalıya 447.374,75 TL fazla ödeme yapıldığı, ayrıca icra takip dosyalarında asıl alacak miktarı dışında toplamda 843.716,21 TL feri ödemeler yapıldığı, davacıların bu çeklerden dolayı anapara itibariyle 447.374,75 TL borçlu olmadığı açık olduğundan, takip tarihi itibariyle davacı borcunun 811.513,50 – 447.374,75 = 364.138,75 TL olup, bu hesaplamaya göre davacı borcunun çeklere oranının (Borçluluk Oranı) 364.138,75 / 811.513,50 = 0.4487, borçsuzluk oranının ise 447.374,75 / 811.513,50 = 0.5513 olduğu, her iki icra dosyası için ödenen toplam tutarın 1.655.229,71TL olup bunun içerisinde faiz, masraf vs fer’iler de olduğu, davacının anapara borcuna göre anapara ve fer’ilerinden sorumlu olduğu tutarın: 1.655.229,71 X 0.4487= 742.701,57 TL olup, davacının borçluluk oranına göre hesaplama yapıldığında iadesi gereken miktarın; 1.655.229,71 742.701,57 TL = 912.528,14 TL olduğu, davacının borçsuzluk oranına göre hesaplama yapıldığında iadesi gereken miktarın; 1.655.229,71 X 0.5513 = 912.528,14 TL olduğu, ancak taleple bağlı kalınarak 859.000,00 TL’nin davalıdan istirdadına karar verilmiştir.

VIII. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davacı yükleniciler vekili temyiz dilekçesinde özetle; 23.09.2021 tarihli dilekçelerinde 912.528,14 TL’nin talep edildiğinin belirtildiği, harcın mahkemece tamamlattırılmadığı, kesin teminat miktarı olan 100.000,00 USD'nin alacağa dahil edilmemesinin, eksik işler bedelinden indirim yapılmasının ve kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, ihtiyati tedbir kararını teminatı olarak verilen Alterntif Bank’ın 22.12.2008 tarih ve 130.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun iadesine dair talepleri hakkında bir karar verilmediği gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir.

  2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, işin eksiksiz olarak teslim edildiği, cezai şart koşullarının oluşmadığı, ıslahın bir kez yapılabileceği, davacı şirketlerin tüzelkişiliklerinin sonlandığı gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan istirdat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6098 Sayılı TBK’nın 470 inci maddesi.

  1. Değerlendirme

  2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 437 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Davacılar vekili, kesin teminat miktarı olan 100.000,00 USD’nin alacağa dahil edilmemesinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararı temyiz etmiş ise de, söz konusu hususlar bozma kararında değerlendirilip, davalı lehine usulü kazanılmış hak oluşturduğundan temyiz talebinin reddi gerekmiştir.

Davacılar vekili, kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı temyiz etmiş ise de, söz konusu husus bozma kapsamı dışında kalıp, davalı lehine usulü kazanılmış hak oluşturduğundan temyiz talebinin reddi gerekmiştir.

Davacılar vekili, eksik işler bedelinden indirim yapılmasının hatalı olduğu gerekçesiyle de kararı temyiz etmiş ise de; bozma ilamında belirtildiği üzere 04.11.2007 tarihinde işin geçici kabulünün yapıldığı, bu tarih itibariyle eksik işlerin belirlendiği, eksik işlerin giderilmesi için gerekli olan makul sürenin bilirkişi raporu ile 2 ay olarak belirlendiği, buna göre 2008 yılı fiyatlarıyla yapılan eksik işler giderim bedeli hesabının doğru olduğu anlaşıldığından temyiz talebinin reddi gerekmiştir.

Davacılar vekili, 23.09.2021 tarihli dilekçelerinde 912.528,14 TL’nin talep edildiğinin belirtildiği, harcın mahkemece tamamlattırılmadığı gerekçesiyle de kararı temyiz etmiş ise de; mahkemece kurulan 28.04.2021 tarihli 3 nolu duruşma ve 16.06.2021 tarihli 4 no.lu duruşma ara kararları incelendiğinde, davacıya talep sonucunu açıklamak için süre verildiği, ıslah için süre verilmediği, HMK’nın 176/2 inci maddesi uyarınca da bir davada taraflar yalnız bir kez ıslah yoluna başvurabileceğinden ve davacının 28.08.2012 tarihli dilekçesi ile bu ıslah hakkını kullandığı anlaşıldığından temyiz talebinin reddi gerekmiştir.

Davacılar vekili, ihtiyati tedbir kararını teminatı olarak verilen Alterntif Bank’ın 22.12.2008 tarih ve 130.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun iadesine dair talepleri hakkında bir karar verilmediği gerekçesiyle de kararı temyiz etmiş ise de, mahkeme 02.09.2020 tarihli ara kararında, dosyada mübrez olan Alternatif Bank A.Ş.'nin 22/12/2008 tarihli ve ... mektup nolu kesin ve süresiz teminat mektubunun aynı mahiyetteki Türkiye İş Bankası'nın 28/08/2020 tarihli TMDZ20 59073 nolu kesin ve süresiz teminat mektubu ile değiştirilmesine karar verildiği anlaşılmış olup, temyiz talebinin reddi gerekmiştir.

  1. Davalı vekili, işin eksiksiz olarak teslim edildiği, cezai şart koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle kararı temyiz etmiş ise de, söz konusu hususlar bozma kararında değerlendirilip, davacılar lehine usulü kazanılmış hak oluşturduğundan temyiz talebinin reddi gerekmiştir.

Davalı vekili, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı gerekçesiyle kararı temyiz etmiş ise de, raporun uyuşmazlığın esasını kavrayıcı, Yargıtay denetimine açık, anlaşılır olduğu anlaşıldığından temyiz talebinin reddi gerekmiştir.

Davalı vekili, davacı şirketlerin tüzelkişiliklerinin sonlandığı gerekçesiyle kararı temyiz etmiş ise de, karar başlığında davacı şirketlerin eski ticaret unvanları yazılmış olmasının mahallinde her zaman düzeltilmesinin mümkün olmasına göre temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

IX. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına taraf vekillerinin yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan karşılıklı alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan taraflara verilmesine,

Aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz eden davacılar ile davalıdan alınmasına,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

mahkemesi’ninkararbirinciıx.temyizcevapkararımahkemesiikincionanmasınaderecemahkemesininbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:46:08

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim