Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2547
2023/2476
22 Haziran 2023
...
MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1512 E., 2022/206 K.
...
HÜKÜM/KARAR: İstinaf başvurusunun re'sen sebeplerle kabulü,
Davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/168 E., 2020/124 K.
Taraflar arasında kooperatif genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı tarafın başvurusunun re'sen sebeplerle kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesis ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; su sporları işletmeciliği yapan dernek üyeleri olarak topluca davalı kooperatife 16.05.2018 tarihinde üye olduklarını, müvekkillere su parkurları teslim edildikten sadece kurucu 7 ortak tarafından gizlice ve haber verilmeksizin 16.08.2018 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığını, müvekkillerin toplantı yapıldığını Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesine açtıkları 2019/124 E. sayılı dosyasına gelen evrakları incelerken 15.05.2019 tarihinde öğrendiklerini, dava konusu toplantı ve toplantıda alınan kararların kooperatifler yasasına aykırı olduğunu, kötü niyetli olarak haksız kazanç sağlamak amacı ile kararlar alındığını ileri sürerek 16.08.2018 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların iptalini, davalı kooperatif hakkında daha önceden açılan Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/124 Esas sayılı davası ile birleştirme kararı verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın toplantıyı kovalayan günden itibaren 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, ayrıca birleştirme talep edilen dosya içeriğinden davacıların 15.05.2019 tarihinde toplantıyı öğrendikleri iddiasının gerçeği yansıtmadığının anlaşıldığını, kooperatif iş ve işleyişine ilişkin kararlar alındığını, davacılar ana sözleşmenin 24 ncü maddesi gereğince toplantı tarihinden 3 ay öncesinde üye olmadıklarından toplantıya katılma ve oy haklarının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Kooperatifler Kanunu'nun 26 ncı maddesinde 3 ay evvel ortak olmayanlar hariç her ortağın genel kurula katılma hakkına sahip olduğunun düzenlendiği, davacıların 31.05.2018 tarihinde kooperatife üye oldukları, genel kurul toplantısının 16.08.2018 tarihinde yapıldığı, bahsi geçen 3 aylık süre dikkate alındığında davacıların çağrılma zorunluluğunun bulunmadığı, davacı taraf her ne kadar kooperatife 16.05.2018 tarihinde üye olduğununu beyan etmiş ise de bu iddiasını ispatlayamadığı, davacının toplantıyı 15.05.2019 tarihinde öğrendiği iddiasının aksi davalı tarafça aksini ispatlayamadığından davanın süresinde açıldığının kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın reddine, birleştirme talep edilen dosyanın yönetim kurulunun azli ile kooperatife kayyum atanması istemine ilişkin olduğu, dava konularının farklı olması sebebiyle birleştirme isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, davalı tarafın sadece kooperatif hazirun listesini ibraz ettiğini, yasa gereği oy kullanma yetkisi bulunmasa dahi tüm üyelere çağrı yapılarak toplantıya katılımın sağlanması gerektiğini, birleştirme talebinin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme gerekçesinde müvekkillerinin üye olduklarına dair herhangi bir delil olmadığının belirtildiğini, kooperatif karar defterinden ve dosyaya sunulan yönetim kurulu kararından üye olduklarının görüleceğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
-
Dosya içerisine celp edilen kooperatif karar defterine göre davacıların 16.05.2018 tarihli yönetim kurulu kararı ile üyeliklerinin kabulüne karar verildiği, davacıların ortaklığa kabul tarihinden itibaren iptalini talep ettikleri 16.08.2018 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına kadar Kooperatifler Kanunu'nun 26 ncı maddesinde gösterilen 3 aylık sürenin geçtiği böylece katılma haklarının bulunduğu anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince verilen ret kararının hatalı olduğu,
-
Öte yandan, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 53 ncü maddesi uyarınca 1 aylık yasal süre içerisinde genel kurul kararının iptaline ilişkin davanın açılması gerektiği, davacılar tarafından 22.04.2019 tarihinde açılan Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/124 E. sayılı dosyanın incelenmesinde dava dilekçesinin deliller bölümünde iptali istenen 16.08.2018 tarihli genel kurulun hazirun cetvelinin bir örneğinin de eklenip bu kararın delil olarak gösterildiği, böylece davacıların iptalini talep ettikleri olağanüstü genel kuruldan bu tarih itibariyle haberdar oldukları anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince 22.04.2019 tarihinden eldeki davanın açıldığı 12.06.2019 tarihine kadar bir aylık hak düşürücü sürenin geçtiği gözetilmeksizin davanın esasına girilerek karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacı tarafın başvurusunun re'sen sebeplerle kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesis ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili, temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüş, ilaveten hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açılmış olması gerekçesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 26, 45 ve 53 ncü maddeleri, Kooperatif Ana Sözleşmesinin 33 ncü maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 33 ncü maddesi, 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Dosya kapsamından; davacı tarafça 16.08.2018 tarihli davalı kooperatifin olağanüstü genel kurul toplantısı davacılara ve davacı haricinde başka diğer üyelere haber verilmeden usul ve yasaya aykırı olarak 7 kurucu ortak tarafından yapıldığından bu toplantıda alınan kararların iptalinin talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince esas hakkında yeniden hüküm tesisi ile hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktaıdr.
-
Hemen belirtmek gerekir ki bir hukuki uyuşmazlıkta olayların anlatımı ve taleplerin açıklanması taraflara HMK’nın 33 üncü maddesi gereğince uyuşmazlığa uygulanacak hukuk kurallarının belirlenmesi ile hukuki niteleme ve değerlendirme hakime aittir.
A) 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 45 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki "Genel Kurul sözleşmede gösterilen şekil ve surette toplantıya çağırılır. Toplantı nisabı sözleşmede gösterilir.", kooperatif ana sözleşmesinin 33 üncü maddesi "Genel kurulun toplanabilmesi ve gündemdeki konuların görüşülebilmesi için kooperatife kayıtlı ortaklardan genel kurula katılma hakkına sahip olanların en az 1/4'ünün şahsen veya temsilen toplantıda hazır bulunması gerekir." hükmü ile aynı Kanunun 51 nci maddesinin birinci fıkrasındaki "Kanun veya ana sözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça genel kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur." hükümleri emredici nitelikte olup, bu hükümlere aykırı olarak yapılan toplantı ve alınan kararlar yok hükmündedir.
B) Yeri gelmişken belirtmek gerekir ki, genel kurul kararlarını sakatlayan hukuka aykırılıklar bakımından Dairemizin yerleşmiş içtihatları gereğince kararlar yoklukla malul, mutlak butlanla malul ve iptal edilebilir kararlar olarak üçe ayrılmaktadır. Emredici kurallara aykırı kararlar bakımından kararın şekil ve kurucu unsurları bakımından emredici kurallara aykırılık halinde (örneğin, toplantı ve karar yeter sayılarının bulunmaması) yokluk yaptırımı ile karşı karşıya kalacağı, maddi öze ilişkin kanunun emredici kurallarına aykırılık halinde ise (örneğin, kararın ahlaka ve adaba aykırı olması, konusunun imkansız olması, kesin hükme ve kanunun emredici madde hukuk kurallarına aykırı olması) alınan kararların mutlak butlanla malul olacağı, kişisel hakları ilgilendiren ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı kararların ise iptal edilebilir kararlar olduğu kabul edilmektedir.
C) Bu kapsamda kanunun emredici hükümlerine aykırı olarak toplantı yeter sayısı oluşmadan alınan kararların yok hükmünde olduğu bu kararlar bakımından taraflarca açıkça ileri sürülmemiş olsa dahi kararların yok hükmünde olduğunun hakim tarafından re’sen nazara alınacağı bu kararlar bakımından dava açan üyenin genel kurula katılmış olması, karşı oy kullanması, muhalefet şerhinin tutanağa yazdırılması ve hak düşürücü süre içinde açılmış olması koşulları aranmayacağı gibi yok hükmünde olan kararların baştan itibaren hukuk aleminde varlık kazanmayacağı kabul edilmektedir (Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 13.12.2018 tarih 2016/6131 E., 2018/5820 K., 03.10.2017 tarihli 2015/7915 E., 2015/2501 K. sayılı ilâmı).
- Somut olayda, iptali istenilen 16.08.2018 tarihli genel kurul tutanağından toplantıya ortaklar listesine kayıtlı 7 ortağın asaleten katılarak dava konusu kararın alındığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında bulunan belgelerden 16.05.2018 tarihli yönetim kurulu kararı ile davacıların da aralarında bulunduğu 26 kişinin, 10.05.2018 tarihli yönetim kurulu kararı ile 23 kişinin üyeliğe kabulünün yapıldığı, bu kişilerin 1163 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi gereğince genel kuruldan üç ay evvel ortak oldukları anlaşılmaktadır. Buna göre, ortaklar listesine kayıtlı ve toplantıya katılma hakkı bulunan (23+26+7=) 56 üyenin bulunduğu, toplantı yeter sayısının (56/4=) 14 ile genel kurul toplantısı yapılması gerekirken 7 ortakla toplantı yeter sayısı sağlanmadan toplantı yapıldığı anlaşılmaktadır. Toplantı yeter sayısı bulunmadan alınan kararlar şekli bakımdan ve kurucu unsur bakımından emredici kurallara aykırı olduğundan alınan kararların hukuk aleminde hiçbir şekilde varlık kazanamayacağı, baştan itibaren geçersiz olduğu, geçmişe etkili olarak hüküm ve sonuçlarını doğuramayacağı, bu nedenle de hak düşürücü süre şartının aranmayacağı gözetilmelidir.
Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince, 16.05.2018 tarihli genel kurulda toplantı nisabının oluşmaması nedeniyle alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti yönünde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmesi hatalı olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
- Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:46:08