Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2069
2023/2448
21 Haziran 2023
...
MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/439 E., 2022/98 K.
...
HÜKÜM/KARAR: Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ...2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)
SAYISI: 2018/90 E., 2019/303 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalıların “...” adresinde; m²’si 500,00 TL'den 10 adet dükkan yapımı için anlaştıklarını ve taraflardan ... ile davacının 06/02/2015 Tarihinde “Dükkan İmalat Şartnamesi” sözleşmesini imzaladıklarını, davacı tarafından sözleşmede yer alan koşullarda 10 adet dükkan yapıldığını, davalılara teslim edildiğini, davalıların söz konusu ... parsel adresinde imal edilen dükkanlara ilişkin ...Belediyesinden ruhsat almamasından dolayı ...Belediyesince alınan 08/04/2015 Tarih ve 261 Sayılı encümen kararıyla söz konusu kaçak yapılara ilişkin hem idari para cezası hem de yıkım kararı verildiğini ve söz konusu davacı tarafından sözleşme ile imal edilen dükkanların yıkıldığını, söz konusu adreste halen davacının imal ettiği dükkanlarda kullandığı malzemelerin durduğunu, davacı ile davalılar arasında yapılan anlaşma ile söz konusu dükkanların yapımı için ortalama 1125 m² 500 TL’den 562.500,00 TL bedelle anlaşma yapıldığını, toplamda 315.000,00 TL ödendiğini, bu ödemelerin 215.000,00 TL kısmının davalı ... tarafından davacı ...’in banka hesabına yapıldığını, ödemenin 100.000,00 TL kısmının ise davacıya sunulu çekler karşılığında ödendiğini, davalılar tarafından söz konusu dükkanların yapımı esnasında 62.030,00 TL'lik birtakım işçilik ve malzeme giderleri ödendiğini ve bu ödemenin de sözleşme bedelinden düşüldükten sonra davacıya 185.470,00 TL bakiye borç kaldığını, borç ödenmediğinden davacı tarafından herhangi bir fatura kesilemediğini, davacı tarafından defalarca kez sözlü olarak bakiye alacağı talep edilmiş ise de tahsil edilemeyince icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, davacı kayıtlarında, davalıların 185.470,00 TL borçlu olduğu anlaşılmış olduğundan ve ne icra takibi öncesi ne de sonrasında davalılarca ödeme yapılmadığından üstelik hakkında başlatılan icra takibine de haksız ve kötü niyetli itiraz etmiş bulunulduğunu, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla davanın kabulüne, davalı borçlunun ...İcra Müdürlüğünün 2017/406 Esas numaralı dosyasına vaki itirazın iptali ile %20’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; itirazın iptali davaların 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olup, takibin 04.04.2017 tarihinde durdurulduğunu, davanın ise 09.04.2018 tarihinde açıldığını, bu nedenle hak düşürücü süre yönünden davanın reddini, müvekkilinin dava konusu taşınmazı diğer davalı ...'den sözlü kira akdi ile kiraladığını, kiraladığı alanda küçük işyeri inşaa etmek isteyen müvekkilinin davacı taraf ile görüşmelerde bulunduğunu, görüşmeler neticesinde işin anahtar teslim olarak bitirilmesini ve gereken tüm izin ve ruhsatların davacı tarafından alınmasını kararlaştırıldığını, müvekkilinin yüksek miktarlarda ödeme yaptığını, asıl iş sahibinin müvekkili olduğunu, davacının alması gereken izin ve ruhsatları almadan ve müvekkilini bilgilendirmeden işe başladığını, daha sonra belediye encümen kararı ile belediye ekipleri tarafından yıkım kararı verildiğini, davacı tarafın müvekkiline başladığı inşaatı yasal hale getireceğine dair sözler verdiğini, bunun üzerine müvekkilince davacıya ikrar edilen ödemeler yapıldığını, inşaatı yasal hale getirmek için ayrıca 50.000,00 TL davacıya müvekkilinin oğlu ... tarafından elden ödendiğini, daha sonra encümen kararı uygulanarak inşaatın %30'unun yıkıldığını, idari para cezasının bile ödendiğini, yapının imara uygun hale getirilmesinin yüklenicilerin öncelikli edimleri kapsamında olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine, davacının haksız olarak açmış olduğu alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; itirazın iptali davaların 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olup, takibin 04.04.2017 tarihinde durdurulduğunu, davanın ise 09.04.2018 tarihinde açıldığını, bu nedenle hak düşürücü süre yönünden davanın reddini, müvekkilinin dava konusu taşınmazın 6292 sayılı Yasaya göre hak sahibi olduğunu, ...ilçesinde ikamet etmediğinden parselin bir kısmını diğer davalı ...'e kiralamak suretiyle kullandırdığını, kiracısı olan davalının bu arazide dükkanlar yaptırmak istediğini, bu konuda davacı ile görüşmeler yapıldığını davalının müvekkiline bildirdiğini, yapılacak dükkanlar için gereken bir kısım ödemelerin davacıya yapılması için müvekkiline sözlü olarak talimat vermesi üzerine müvekkil tarafından diğer davalı ... adına ve hesabına davacıya banka kanalıyla ödemeler yapıldığını, bu ödemeler dışında müvekkilinin davacı ile arasında herhangi bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığını, açılan davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle davanın hak düşürücü süre yönünden reddine, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle ve esas yönünden reddine, davacının haksız olarak açmış olduğu alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... ile davacı arasında yapılan 06.02.2015 tarihli Dükkan İmalatı Şartnamesinin incelenmesinde; tarafların ... Mevkii ...adresinde bulunan taşınmaz üzerine 10 Adet dükkan yapımı için birim fiyatı 500,00 TL/m² üzerinden anlaştıkları anlaşıldığı, taraflar arasında imzalanan ve dosyaya sunulan dükkan imalatı şartnamesinde yapılacak dükkanlar için ruhsat alımına ait herhangi bir maddenin bulunmadığı, bilirkişi raporunda, dosyasına sunulan tüm evraklar, fotoğraflar, tanık ifadeleri, projeler ile taşınmazın bulunduğu parsele ait dükkan inşaatının yapılmadan önceki uydu görüntüleri ile dükkan inşaatının yapımı ve yıkımı sonrasındaki uydu görüntüleri ve TKGM’nin parsel sorgu sistemindeki uydu görüntüsü üzerinden yapılan ölçümler ve proje dikkate alınarak, davacının yaptığını beyan ettiği dükkanların 1.125 m²'lik alana sahip olduğu kanaatinin oluştuğu, dükkanlardaki tüm imalatların yapılmış olması durumunda bedelinin 562.500,00 TL olduğunun anlaşıldığı, eksik imalatların serbest piyasa koşullarında sözleşme tarihi itibariyle yaklaşık bedelinin 21.500,00 TL olduğu, davacı yüklenicinin yapmış olduğu imalat toplam tutarının sözleşme tarihi olan 06.02.2015 tarihi itibariyle bedelinin 541.000,00 TL olduğu, davacının 2015 yılında tahsil ettiğini beyan ettiği 377.030,00 TL bedel düşüldükten sonra kalan 163.970,00 TL olduğu, davalının elden 50.000,00 TL ödediğini iddia ettiği iddiasını davacının inkar ettiği davalının bu iddiasını başka delillerle ispatlayamadığı anlaşıldığından bu ödeme iddiasının hesaplamaya dahil edilmediği, davacının 163.970,00 TL parayı davalılardan isteyebileceği belirtilerek davacının davasının kısmen kabulüne, davalı tarafın itirazının kısmen iptali ile ...İcra Müdürlüğünün 2017/406 Esas sayılı icra takibinin 163.970,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacıya davalının ödeme emrine yapmış olduğu itirazın 10/04/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davacının da itirazın iptali davasını 09/04/2018 tarihinde açtığı anlaşıldığından davalı vekilinin davanın 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığı itirazının yerinde olmadığı anlaşıldığı, yapının değerinin icra takibi başlatıldığında belirli olmaması, yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatının şartlarının oluşmadığı kanaatine varılarak icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; davalı ... yönünden istinaf başvurusunda bulunduklarını, yapılacak inşaatın davalı ... ile hiçbir ilgisi olmadığını, sadece inşaatın yapılacağı parseli diğer davalıya kiraladığını, davalı ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davalı ... yönünden istinaf başvurusunda bulunduklarını, yüklenicinin edimini ifa etmediğini, işin %30'unu ancak yaptığını, ruhsat ve gerekli izinleri de almadığı için yapılan kısmın belediyece yıkıldığını, ayrıca aleyhine verilen idari para cezasının da ödenmek zorunda kaldığını, davacının sözleşme olduğunu iddia ettiği belgeyi kabul etmediklerini, bunun dükkanların imalatına ilişkin teknik şartname olduğunu, kaldı ki davacının bu şartnameye de uymadığını, ayıplı malzeme kullandığını, davacının sunduğu “çıralı dükkan hesabı” başlıklı imzasız dokümanı da kabul etmediklerini, davacının tek taraflı hazırlayıp dosyaya sunduğu belgelerin bile kendi içlerinde çelişkili olduğunu, davacıya fazlasıyla ödeme yapıldığını, ilk derece mahkemesinde alınan raporun usule ve hukuka aykırı olduğunu, belediye yıkım dosyasının incelenmediğini, imalat alanının hiçbir gerekçeye dayanmadan fahiş hesaplandığını, bilirkişinin hesaplama yaparken esas aldığı şartnamede imzaları bile olmadığını, yapılan ödemeler dikkate alınmadan rapor düzenlendiğini, tanık beyanları dikkate alındığında haklılıklarının ortaya çıkacağı, tanık beyanlarının birbiriyle çeliştiğini, yapının imara uygun hale getirilmesinin yüklenicinin sorumluluğu olduğunu, açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dükkan İmalat Şartnamesi" başlıklı 06/02/2015 tarihli adi yazılı belge içeriği ve dosya kapsamından, davacı yüklenici ile davalı iş sahibi Ahmet arasında dükkan yapımı konulu eser sözleşmesi ilişkisinin mevcut olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, davalı ...'in 06/02/2015 tarihli belgede imzası bulunmamakta ise de, cevap dilekçeleri içeriklerinden sözleşme konusu dükkanların inşa edileceği arazinin hazine adına kayıtlı bulunduğu, 6292 sayılı Yasa gereğince hak sahibinin davalı ... olduğu, davalı ...'in bu araziyi diğer davalı ...'e kiraladığı, banka kanalıyla davacıya, davalı ... tarafından yapılan bir kısım ödemelerin davalı ...'in sözlü talimatına istinaden yapıldığı belirtilmekle ve söz konusu dekontlarda ödemelerin Çıralı'da dükkan yapımına ilişkin olduğuna dair açıklamaların yer alması, ödemelerin Ahmet adına ve hesabına yapıldığına dair herhangi bir ibarenin mevcut olmaması dikkate alındığında, davalı ...'in açılan davada husumetinin bulunduğunun kabulü gerektiği, sözleşme konusu dükkanların ruhsat alınmaksızın inşa edilmesine başlanıldığı, ...Belediye Encümeninin 08/04/2015 tarihinde yıkım kararı aldığı, 10/04/2015 tarihli yapı tatil zaptının düzenlendiği ve alınan karara istinaden, inşa edilen dükkanların yıkım işleminin 09/05/2015 tarihinde gerçekleştirildiği anlaşıldığı, 3194 sayılı İmar Kanununun 21. maddesine göre tüm yapılar için, aynı yasanın 26. ve 27. maddelerinde belirtilen istisnalar dışında ilgisine göre Belediyeden veya Valilikten yapı ruhsatı alınması zorunlu olduğu, bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerektiği, ruhsat alınmadan inşaata başlanamayacağı gibi yüklenicinin ruhsatsız olarak başlamış olan inşaatı devam ettirmeye zorlanamayacağı, işinin ehli olan ve basiretli bir tacir gibi hareket etmek zorunda olan yüklenicinin bu hususları bilmesi ve yapı ruhsatı bulunmayan inşaata başlamaması gerektiği, yapılan inşaatın ruhsatsız olup ruhsata bağlanmasının yasal açıdan mümkün olmaması halinde imara aykırı ve kaçak yapı sayılacağından İmar Yasasının 32. maddesi hükmünce yıkıma tabi tutulacağı, imara aykırı kaçak yapı ortadan kaldırılması gereken bir yapı olup ekonomik değeri bulunmadığı, yıkılacak yerlerin ekonomik değeri olmayacağından, tarafların ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre birbirlerine verdiklerinin iadesini isteyebileceklerini, üstlendiği edimleri sadakat ve özenle ifa etmek zorunda olan, eseri imar, fen ve sanat kuralları ile tekniğine uygun olarak imal ederek iş sahibine teslim etmesi gerekli ve zorunlu bulunan yüklenicinin ruhsat alınmaksızın inşaya başlamasına, bu konuda yasa gereği ruhsat almakla yükümlü bulunan davalı iş sahiplerine ihtarda bulunulduğunun ve iş sahiplerinin talimatı ile ruhsatsız imalat yapıldığının ileri sürülmemesi ve ispatlanamamasına göre, imara aykırı olması nedeniyle ekonomik değeri bulunmayan imalat nedeniyle yüklenicinin iş bedelini hak ettiğinin kabulü mümkün bulunmadığı, açılan davanın tümden reddine ve yasal şartları bulunmayan kötü niyet tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulü yerinde olmadığı belirtilerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacının yerel mahkemeye sunmuş olduğu teknik şartnamedeki edimleri yerine getirmek dışında izin yahut ruhsat alacağına ilişkin herhangi bir yükümlülüğü bulunmadığını, bu husus davalı tarafından ileri sürülmüş ise de herhangi bir yazılı belge ile ispat olunamadığını, ayrıca kendisine bu tarz izinlerin alınması için verilmiş bir vekaletnamenin de bulunmadığını,
2.Yıkım kararına dayanak tespit ile yıkımın arasındaki yaklaşık 2 aylık dönemde inşaatın tamamlandığını,
3.Yapı ruhsatı için kural olarak yapı sahibinin (Arsa Sahibi, Bina Sahibi) veya yasal temsilcilerinin (vekil v.b.) başvurması gerektiğini, davacının davalılara karşı ruhsat ya da izin alınmasına ilişkin herhangi bir vaadi olmadığını, yapılan yapılara ilişkin ruhsat alınması hususunda davalıların davacıdan bir talebi de olmadığını,
4.Söz konusu yapıların teknik şartnameye uygun olarak yapılıp tamamlandığını, kaldı ki söz konusu olayın 2015 yılında meydana geldiği ve olayın üzerinden 5 yıl gibi bir süre geçtiği, davalılarca davacı aleyhine hiçbir yasal işlem yapılmadığı dikkate alındığında davacının yıkımla alakalı hiçbir kusuru ya da sorumluluğu olmadığının davalılarca zaten zımnen kabul edildiğini,
5.Yerel Mahkemece dosyada taraflarca ileri sürülen iddialar, dinlenen tanık beyanları ve dosya içerisine taraflarca sunulan ve celp edilen bilgi ve belgeler ışığında inceleme yapılmak üzere dosyanın bilirkişiye verildiğini, bilirkişinin teknik olarak inşaatın bu alana yapılması, projesine uygunluğu konusunda tespitlerde bulunduğunu ve yine dosya içerisindeki tanık beyanları ile eksik imalatları da ayrıca tespit ettiğini, bununla birlikte dosyadaki ödeme belgeleri ve teknik şartnamenin değerlendirildiğini, uydu görüntüleri de alınarak söz konusu inşaatın yapımı sebebiyle davacının alacak miktarının hesaplandığını, dava konusu teknik şartnamede belirtilen yerin yıkılmasında davacının herhangi bir kusuru olmadığını,
6.Davalı tanıklarının ifadelerinin çelişkili, fiili gerçeğe aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesi uyarınca bakiye iş bedelinin tazmini için başlatılan icra takibine itirazın iptali, takibin devamı ve %20 icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371. maddeleri, 6098 sayılı TBK 470 486 maddeleri,
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Davacı ile davalı ... arasında 10 adet dükkan yapımı için 06/02/2015 tarihinde “Dükkan İmalat Şartnamesi” başlıklı sözleşme imzalandığı, sözleşme konusu dükkanların ruhsat alınmaksızın inşa edilmesine başlanıldığı, ...Belediye Encümeninin 08/04/2015 tarihinde yıkım kararı aldığı, 10/04/2015 tarihli yapı tatil zaptının düzenlendiği ve alınan karara istinaden inşa edilen dükkanların yıkım işleminin 09/05/2015 tarihinde gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.
3.Davacı yüklenici eldeki dava ile bakiye iş bedelini talep etmekte ise de yüklenicinin imalât bedeline hak kazanabilmesi için eseri imar, fen ve sanat kuralları ile tekniğine uygun olarak imal edip iş sahibine teslim etmesi gerekmektedir. Aksi durumda dosyadaki gibi imara aykırı ve kaçak, yıkılan bir yapının ekonomik değeri olmayacağından yüklenici de imalât bedeline hak kazanamayacaktır. Bu durumda bölge adliye mahkemesinin davanın reddine dair verilen kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:46:52