Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2023
2023/2422
20 Haziran 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/162 E., 2021/836 K.
DAVA TARİHİ: 28.01.2015
HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabulüne
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı iş sahibi vekili, müvekkili ile davalı arasında hizmet alım sözleşmesi bulunduğunu sözleşme kapsamında davalı tarafından çalıştırılan dava dışı işçilerin müvekkili aleyhine açtığı işçilik alacakları ile ilgili davanın işçiler lehine sonuçlandığını ve bu kapsamda müvekkili tarafından dava dışı işçilere icra takibi sonucunda ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeden sözleşme hükümlerine göre davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek müvekkili tarafından ödenen bedelin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı yüklenici davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26/04/2016 tarihli ve 2015/56 Esas, 2016/530 Karar sayılı kararıyla; iş akdinin feshine bağlı hak ve alacaklar olan ihbar, yıllık izin ve kıdem tazminatı yönünden son alt işverenin asıl işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, bu konuda sözleşme ve eki şartnamelerde hüküm bulunmadığından asıl işveren ile yüklenicinin yarı yarıya sorumlu olacakları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.759,67. TL'nin ödeme tarihi olan 16/04/2014, 2.988,11. TL'nin ödeme tarihi olan 10/03/2014 ve 9.146,01. TL'nin ödeme tarihi olan 16/04/2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
- Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi 26.01.2021 tarih, 2019/2339 Esas ve 2021/225 Karar sayılı ilamında; davacı ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile "İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.
Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır.
Bu durumda mahkemece yukarıda belirlenen ilkeler çerçevesinde bilirkişiden ek rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile davalının dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönem belirlenmeden ödenen bedelin yarısından sorumlu tutulması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hükmün taraflar yararına bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davanın davacı idare bünyesinde işçi olarak çalışan dava dışı işçilere davacının ödemek zorunda kaldığı işçilik alacaklarının davalıdan rücuen tahsili istemiyle açıldığı, rücuya esas işçilik alacaklarına ilişkin dosyaların kesinleşmiş olduğu, bozma ilamı doğrultusunda aldırılan bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli olduğu, davanın sübut bulduğu, rücu şartlarının oluştuğu, davalının kendi dönemi ile sınırlı olmak üzere sorumluluğunun tam olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 17.691,81 TL'nin 5.282,11 TL'sine 10/03/2014 tarihinden, 12.409,70 TL'sine 16/04/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı iş sahibi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı iş sahibi vekili temyiz dilekçesinde özetle; son alt işverenin tüm dönemden sorumlu olduğunu ve ödenen tüm tutarın rücu edilebileceğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesinden kaynaklı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 nci maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve özellikle bozmaya uyularak aldırılan ek rapor ile alacağın bozma ilamında belirtilen hususlara göre hesaplandığı ve bilirkişi raporunun denetime elverişli, hükme esas alınabilir nitelikte olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple ;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Karara karşı karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
20/06/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:48:19