Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/1863
2023/2419
20 Haziran 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/122 E., 2022/203 K.
DAVA TARİHİ: 15.03.2016
HÜKÜM: Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2021/417 E., 2021/752 K.
Taraflar arasındaki aynen iade olmadığı taktirde tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince aynen iade talebinin reddi ile tazminat talebi bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı iş sahibi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı iş sahibi vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen 29/12/2013 tarihli eser sözleşmesi ile davacıya ait ham madde halindeki alüminyum bobinlerin açılması, boyanması ve işlenmesi işinin davalıya yanca üstlenildiğini, davalının ham maddeyi işlerken herhangi bir nedenle zarar gören hurda, hatalı, boyanmış ve işlenmiş tüm alüminyumları iş sahibine en geç 1 ay içinde iade edeceğini ancak davalının bu yükümlülüğüne aykırı şekilde bu malzemeleri dava dışı geri dönüşüm firmasına sattığı 39.750 kg scrap ile davalı uhdesinde tutulup teslim edilmeyen 33.891 kg scrap, 7.905 kg painted coil, 3120 kg mill finished coil olmak üzere toplam 84.666 kg alüminyumun davacıya iadesi gerektiğinin tespiti ve alüminyumun iadesi, mümkün olmaması halinde alacaklı olunan bedel tespit edilerek ticari faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 05/07/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile ; öncelikle alüminyumların iadesini, mümkün olmaması halinde alacaklı olunan bedel tespit edilerek, şimdilik hak ettikleri aylardan itibaren en yüksek mevduat faizini geçmemek üzere devlet bankalarınca 1 yıl vadeli USD mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıyla 111.866,12 USD alacağın davalıdan tahsiline, aksi halde 111.866,12 USD'nin Türk Lirası karşılığının fiili ödeme günündeki kur değeri üzerinden reeskont faiziyle birlikte ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde; aleyhlerine yapılan delil tespitini kabul etmediklerini, davacıdan cari hesap sebebiyle alacaklı olduklarını, takibe itiraz üzerine itirazın iptali davası açtıklarını, davacıya teslim edilecek hurda kalmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tespit dosyasında yapılan keşif incelemesi neticesinde fiziki olarak davalı şirketin fabrika deposunda 33.891 kg hurda ürünün olduğunun tespit edildiği, ayrıca bu tespitte 7.905 kg boyalı bobin, 3.120 kg fabrika finişli bobin olmak üzere toplamda 44.916 kg alüminyum olduğu, davalı çalışanının davacı mailine verdiği kaşe ve imzalı cevaptan davacının davalıda kalan ve davacıya teslim edilmeyen 33.891 kg hurda dilme scrap, 7.905 kg boyalı rulo saç, 3.120 kg boyasız rola saç olmak üzere toplam 44.916 kg alüminyumun davalıda olduğunun anlaşıldığı, davacı bu ürünler için davasını ispat etmişse de ürünlerin fiziki olarak davalıda bulunmadığı, bilirkişi incelemesine neticesinde bu ürünlerin dava tarihi itibariyle değerinin 310.295,75. TL olduğunun tespit edildiği, öte yandan talep konusu 39.750 kg hurdanın davalıda olduğunun ispatlanamadığı, bölge adliye mahkemesinin davalı yedinde bulunmayan ürünler hakkında aynen iadeye karar verilmesinin hükmün infazında tereddüt oluşturacağından mahkemece davacının bedel talebinin incelenmesi gerektiğine yönelik kaldırma kararı doğrultusunda dava konusu ürünlerin aynen iadesi talebinin reddine, terditli bedel talebinin kısmen kabulü ile 310.295,75. TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
-
Davacı iş sahibi vekili istinaf dilekçesinde; davalının 84.666 kg alüminyum değerinde yaklaşık 210.000 USD zenginleştiğini, davalının 39.750 kg hurda alüminyumu geri dönüşüm şirketine sattığını, toplam 44.916 kg alüminyumu da teslim etmediğini, aynen iadeye karar verilmesinin hükmün infazında tereddüt oluşturmayacağını, alüminyum miktarının taraflarına iadesine karar verilmesi halinde iade olmazsa icra dairesi taraflarına teslimi gereken alüminyumun değeri tespit edip (İİK madde 24) taraflarına vereceğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
-
Davalı yüklenici vekili istinaf dilekçesinde; davacının hiç bir faturaya/kayda itiraz etmediği halde borçtan kurtulmak maksadıyla dava ikame ettiğini, değişik iş dosyasındaki itiraza uğrayan bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, teknik inceleme ve tartma yapmaksızın yetkili olmayan personelin beyanına göre tespit edilen miktarın ve kime ait olduğu belli olmayan ürünlere göre hazırlanan ve itiraza uğramış raporun hükme esas alınması sebebiyle kararın kaldırılması gerektiğini, ticari defterlerin hükme esas alınmadığını, davacının iddiası ispatlanmadığını, irsaliye faturaları ile bakiye hurda miktarı belirli olmasına rağmen heyet tarafından hurda miktarının kanaate dayalı olarak artırıldığı, dosyadaki raporların hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını ve birbiriyle çeliştiğini, dava konusu hurda ürünlerin ticari değeri olmamakla birlikte söz konusu ürünlerin imhası için ayrıca para ödenmesi gerektiğini, takas ve mahsup taleplerinin mevcut olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı, aynen iadeye karar verilen ürünlerin davalı yedinde olmadığı aldırılan bilirkişi raporuyla tespit edildiğinden davacının bedele ilişkin terditli talebinin incelenmesi gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmede yazılı birim fiyatların ürünlerin boya birim fiyatları olduğu, hurda bedellerini içermediğinden kabul edilen hurdaların bedellerinin dava tarihindeki mahalli piyasa rayici ile bedellerinin belirlenmesi gerektiği, hüküm altına alınan hurda bedelleri için sözleşmede yabancı para alacağı üzerinden bedel belirlenmediğinden mahkemece Türk Lirası cinsinden bedele hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davalının takas ve mahsuba konu alacağını icra takibine ve sonrasında itirazın iptali davasına konu etmesi nedeniyle, davalının, aleyhine açılan iş bu davada takas ve mahsubu istemediği ve kendi başlattığı icra takibinde alacağının ayrıca dava ve takip konusu yaparak hükme bağlanmasını istediği şeklindeki yorumla sonuca gidilmesi gerektiği belirtilerek taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı iş sahibi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı iş sahibi vekili temyiz dilekçesinde; davalının 84.666 kg alüminyum değerinde yaklaşık 210.000 USD zenginleştiğini, davalının 39.750 kg hurda alüminyumu geri dönüşüm şirketine sattığını, toplam 44.916 kg alüminyumu da teslim etmediğini, aynen iadeye karar verilmesinin hükmün infazında tereddüt oluşturmayacağını, alüminyum miktarının taraflarına iadesine karar verilmesi halinde iade olmazsa icra dairesi taraflarına teslimi gereken alüminyumun değeri tespit edip (İİK madde 24) taraflarına vereceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan ürünlerin aynen iadesi olmadığı taktirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddeleri ile 526 ncı maddesi.
-
Değerlendirme
-
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20/06/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:48:19