Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/1626

Karar No

2023/2396

Karar Tarihi

19 Haziran 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2021/556 E., 2021/234 K.

ASIL DAVADA

DAVACILAR: 1 ... 2 ... 3 ... ve diğer 5 davacı vekili Avukat ...

BİR. (2008/11 E.) DAVADA

BİR. (2008/13 E.) DAVADA

ASIL VE BİR. DAVALARDA

...

DAVA TARİHİ: 14.05.2007

Taraflar arasındaki asıl davada genel kurul kararının iptali, birleşen davalarda ihraç kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen 2008/11 Esas sayılı davanın kabulüne, birleşen 2008/13 sayılı davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatifin 22.04.2007 tarihli genel kurulda alınan tüm kararların Kooperatif Kanunu, ana sözleşmesinin amir hükümleri ile iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek iptalini talep etmiştir.

2.Birleşen 2008/11 Esas ve 2008/13 Esas sayılı davada davacılar vekili dava dilekçelerinde özetle; 22.04.2007 tarihli genel kurul toplantısında alınan tüm kararların mutlak butlanla hükümsüz olduğunu, bağlayıcılığı bulunmayan parasal yükümlülüklere dair genel kurul kararının yerine getirilmediğinden bahisle verilen ihraç kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek ihraç kararlarının iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2007/142 esas sayılı dava ile bu davanın konusu taraflarının aynı olduğunu, davacıların asıl amaçlarının hak aramak değil kooperatifin önünü kapatmak olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Birleşen davalarda davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kooperatif genel kurul kararlarının her ortak için bağlayıcı olduğunu, iptali için dava açılması alınan kararların uygulanmasını engellemeyeceğini, davacıların aidat yükümlülüklerini yerine getirmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.03.2016 tarih ve 2007/179 E., 2016/79 K. sayılı kararı ile hakkındaki "görevi suistimal" nedeniyle mahkumiyet kararının kesinleştiği 26.02.2004 tarihinden sonra yönetim kurulu üyesi seçilme yeterliliğini yitiren ... tarafından genel kurulun toplantıya çağrılması ve toplantıda bu şahıs ile ...'ın yönetim kurulu üyesi olarak seçilmelerinin 22.04.2007 tarihli Genel Kurul'da alınan kararları mutlak butlanla batıl hale getirdiği, her iki şahsın genel kurul toplantısı öncesi kesinleşen mahkumiyet kararı ile yönetim kuruluna seçilme yeterliliklerini kaybettikleri ve iptali istenen Genel Kurulu toplantıya çağırma yetkilerinin de ortadan kalkmış olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay 23. (Kapatılan) Hukuk Dairesi'nin 30.06.2020 tarih ve 2016/6648 Esas, 2020/2341 Karar sayılı kararı ile çağrı usulsüzlüğünün genel kurul kararlarının tek başına yok hükmünde sayılmasını gerektirmeyeceği, eldeki davada yönetim kurulu üyeleri hakkında mahkumiyet kararı verilmesi sonrasında tekrar yönetim kurulu üyeliklerine seçildikleri iddiasında bulunulduğundan, bu iddia üzerinde durularak anasözleşme uyarınca seçilme şartlarına uyulmadığının anlaşılması halinde Kooperatifler Kanununun 56. maddesi gereği 22.04.2007 tarihli genel kurulda alınan sadece seçim maddelerinin iptaline karar verilmesi, birleşen davalar yönünden ise ihraç kararlarının iptaline ilişkin davaların süresinde olması halinde işin esasına girilerek ihraç kararlarının usulüne uygun olup olmadıkları denetlenmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddedilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

1.Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2020/174 Esas, 2021/361 Karar sayılı ilamı ile 01.09.2021 tarihi itibariyle Asliye Ticaret Mahkemesi'nin faaliyete geçirildiği, davanın ticari dava olması nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

  1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, asıl dava yönünden; kooperatif yönetim kuruluna seçilen ... ile ...'ın görevi suistimal nedeniyle mahkumiyet kararının genel kurul toplantısından önce 26.02.2004 tarihinde kesinleştiği, genel kurul toplantısı öncesi yönetim kurulu üyesi seçilme yeterliliğini yitirdiği, buna rağmen 22.04.2007 tarihinde yapılan 2006 yılı olağan genel kurul toplantısının 12 nci maddesi gereği ... ile ... 'ın yönetim kurulu üyesi olarak seçildiği, 2006 yılı olağan genel kurul toplantısının yönetim kurulunun seçimine ilişkin madde dışında diğer maddelerin iptalini gerektirir kanuna, esas sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı kooperatifin 22/04/2007 tarihli genel kurulunda yönetici seçimine ilişkin 12 nci maddenin yönetici seçimi ilişkin kısmının iptaline, davacılar vekilinin sair taleplerin reddine,

Birleşen 2008/11 esas sayılı dosyası yönünden; asıl dosyada davalı kooperatifin 22.04.2007 tarihinde yapılan 2006 yılı olağan genel kurul toplantısının yönetim kurulu seçimine ilişkin 12 nci maddesinin iptaline karar verildiği, asıl dava tarihi itibariyle yönetim kurulu üyelerinin üyelik görevleri sona erdiğinden, asıl davadan sonra yönetim kurulu tarafından alınan davacının ihracına ilişkin kararı alma görev ve yetkilerinin bulunmadığı gerekçesiyle birleşen davanın kabulüne, bu dosya davacısının kooperatif ortaklığından çıkarılmasına ilişkin yönetim kurulu kararının iptali ile davacının kooperatif ortaklığının devam ettiğinin tespitine,

Birleşen 2008/13 esas sayılı dosyası yönünden; davacı ...'ın davadan 02/07/2013 tarihinde feragat ettiği gerekçesiyle birleşen davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; derdestlik itirazları doğrultusunda davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dosyanın bozma sonrası davanın ilk açıldığı mahkemede görülmesi gerekirken Asliye Ticaret Mahkemesince yargılamaya devam olunmasının hatalı olduğunu, davalı kooperatifin azınlığını oluşturan 7 8 ortağı tarafından 2003 yılından itibaren yapılan tüm genel kurul toplantıları için iptal davaları açtıklarını, davacıların birlik içinde hareket ederek kooperatifin faaliyetini engelleme çabasında olduklarını, ... ve ... hakkında mahkumiyet kararı bulunduğu kooperatif yöneticiliğinden istifa ettikleri temsil yetkileri bulunmadığı yönündeki iddialar aynı gerekçelerle açılmış davalarda ileri sürülmüş ret kararlarının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, bir an için kooperatife yeniden yönetici seçilmelerinin önünde yasal engel bulunsa dahi kooperatifin son yöneticileri olmaları ve onlardan bu yetkiyi devralacak kayyum yada atanmış başka yönetici bulunmaması nedeniyle yasal ve zorunlu işlemler yönünden görev ve sorumlulukları devam edeceğinden kooperatifin yapılması zorunlu olan olağan genel kurul toplantısına çağırmalarında yasal engel bulunmadığını, yönetim kurulu seçimi dışında aidatların belirlenmesine ilişkin alınan genel kurul kararının haklı ve yerinde olarak geçerli ve tüm ortaklar açısından bağlayıcı olduğunu, birleşen davalardaki davacılar hakkında alınan ihraç kararlarının dayanağı genel kurul toplantısında belirlenen aidat ödemelerine uymamaları ve temerrüte düşmeleri olduğunu, her iki davanın kesinleşen temerrütler dikkate alınarak reddedilmesi gerektiğini, birleşen davadaki davacı ...'ın davası yönünden feragat eden davacının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasının hatalı olduğunu, yine bu birleşen davada lehlerine vekalet ücreti yargılama giderine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, asıl davada genel kurul kararının iptali, birleşen davalarda ihraç kararlarının iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 nci ve devamı maddeleri, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 16, 53, 56 ncı maddeleri

  1. Değerlendirme

1.Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

  1. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; HMK'nın 312 nci maddesinde "Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir." hükmünü içermektedir. Bu halde birleşen 2008/13 Esas sayılı dosyada davacı tarafın davadan feragat etmesi üzerine mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek yargılama giderinin davacı tarafın üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken dava tarihi itibariyle davacının dava açmakta haklı olduğu yargılama giderlerinden davacının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi ve davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiştir.

  2. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nin geçiçi 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nın 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

  1. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile kararının hüküm fıkrasının 4 numaralı maddesinde bulunan "davalıdan" ibaresinin karardan çıkarılarak yerine "davacıdan" ibaresinin yazılmasına, 7 numaralı maddesininde bulunan "davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin karardan çıkarılarak yerine "davacı üzerinde bırakılmasına" ibaresi yazılmasına, 9 numaralı maddeden sonra gelmek üzere "10 Birleşen Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/13 Esas, 2009/147 Karar sayılı dosyasında davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin birleşen dosyadaki davacıdan alınarak davalıya verilmesine" maddesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere,

19.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecicevapkarardüzeltilerekdavadatemyizyargılamaincelenenvı.mahkemekararıkararınonanmasınadavalardasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:48:54

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim