Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/220

Karar No

2023/229

Karar Tarihi

24 Ocak 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2018/1906 E., 2021/1244 K.

DAVA TARİHİ: 22.10.2014

HÜKÜM/KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2014/1130 E., 2018/363 K.

Taraflar arasındaki asıl ve karşı davada tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl ve karşı davada taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı karşı davalı ... ile davalı karşı davacı ... vekillerince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.01.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davacı karşı davalı vekili Avukat ... ve Avukat ... ile davalı karşı davacı ... vekili Avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı kooperatifin 43 no.lu ortağı ve 180 ada 4 parselde kain atölyenin hak sahibi olduğunu, davalı ... tarafından dava öncesi keşide edilmiş olan ihtarname içeriği ile atölyesinin müşterek murisleri ... ... adına yolsuz olarak tescil edildiğini öğrendiğini ileri sürerek, bahsi geçen yolsuz tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili mümkün olmaz ise taşınmaz bedelinin tahsilini ve maddi zararının tazminini talep etmiştir.

II. CEVAP VE KARŞI DAVA

Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde, dava konusu kooperatif ortaklığının müşterek murislerine ait olduğunu dolayısıyla yolsuz tescilin bulunmadığını savunarak, asıl davanın reddini istemiş, karşı davasında ise asıl dava nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararlarının tazminini talep etmiştir.

Asıl davada davalı kooperatif vekili cevap dilekçesinde, davacının ortaklığını 1982 senesinde muris babası ... ...'a devrettiğini savunarak, asıl davanın reddini istemiştir.

Asıl davada davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde, davacının ortaklığını 1982 senesinde muris babası ... ...'a devrettiğini savunarak, asıl davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının 1982 yılında dilekçe ile kooperatif payını murise devrettiğini beyan ettiği, kooperatifin bu hususta karar almadığı ancak murisin fiilen kooperatif üyeliğine kabul edildiği ve bu tarihten sonra tüm aidatların muris tarafından ödendiği, genel kurul toplantılarına murisin katıldığı, taşınmazın muris adına tescilinin yolsuz olmadığı, HMK'nın 329. maddesinde hiçbir hakkı olmadığı halde dava açılmasının yaptırıma bağlandığı, davacının bir hak iddiasının bulunması karşısında bu maddenin uygulanamayacağı, dava açmanın anayasal hak olduğu ve karşı davada ne şekilde zarar görüldüğü hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle, asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve karşı davada taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Asıl davada davacı karşı davada davalı vekili; ortaklığın devrinin geçerlilik kazanması için bu yönde alınmış yönetim kurulu kararı bulunması gerektiğini, tek başına devir sözleşmesinin yeterli olmayacağını, ortaklığının devam ettiğini, murisi adına tescilin yolsuz olduğunu, karşı davada maddi ve manevi tazminat talepleri bakımından ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

Asıl davada davalı karşı davada davacı ... vekili; asıl davada davalılar hakkındaki ret gerekçeleri farklı olduğundan ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri gerektiğini, kötüniyetli olarak açıldığı sabit olan asıl dava nedeniyle HMK 329. maddesi uyarınca yaptırıma hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, karşı davada delil toplanmaksızın karar verildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

Asıl davada davalı kooperatif vekili, asıl davada davalılar hakkındaki ret gerekçeleri farklı olduğundan ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bu bakımdan ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

Asıl davada davalılar ... ve ... vekili, asıl davada davalılar hakkındaki ret gerekçeleri farklı olduğundan ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bu bakımdan ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl davada davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun süresinde yapılmadığı, ferdileştirme işleminin kooperatif ortaklığına bağlı olarak muris adına yapılması ve taşınmazın muris adına tescilinde hukuka aykırılık bulunmadığı, asıl davanın ret sebepleri tüm davalılar yönünden aynı olduğundan davalılar lehine tek bir vekalet ücreti takdir edilmesinin isabetli olduğu, davacı kooperatif üyeliğini muris babasından devraldığı iddiasıyla dava açmış olup, kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı, A.A.Ü.T.'nin 10/4 maddesi uyarınca karşı davada maddi ve manevi tazminat istemleri bakımından ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri gerektiği belirtilerek, asıl davada davalılar ... ve ... vekilinin istinaf talebinin süre yönünden reddine, asıl davada davalı kooperatif ile asıl davada davalı karşı davada davacı vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine, asıl davada davacının istinaf talebinin esastan reddine, karşı davada davalının istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili ile asıl davada davalı karşı davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl davada davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl dava bakımından bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

Asıl davada davalı karşı davada davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, asıl davada kooperatif ortaklığının tespiti, tapu iptali ve tescil mümkün olmaz ise bedel tahsili ile tazminat, karşı davada ise maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 329. maddesi, A.A.Ü.T.'nin 3/2 ve 10/4. maddeleri, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 23 vd maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacı vekili ile asıl davada davalı karşı davada davacı vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan karşılıklı alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan taraflara verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkararistinaftemyizincelenenvı.kararınkararımahkemesionanmasınaderecekarşı

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:42:48

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim