Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/241
2023/225
24 Ocak 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/297 E., 2021/926 K.
DAVA TARİHİ: 06.05.2019
HÜKÜM/KARAR: Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2019/224 E., 2019/1132 K.
Taraflar arasındaki geçici inşaatçı ipoteği tesisi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.01.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ...'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı arsa sahibi vakıf ile diğer davalı yüklenici şirket arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi nedeniyle davacının alt yüklenici olarak mimari ince işlerin malzemeli yapımı işini üstlendiğini, davacı tarafından yapılan imalatlar için düzenlenen hak ediş bedellerinin büyük bir kısmının ödenmediğini, alt yüklenici olması nedeniyle alacağını garanti altına almak istediğinden taşınmazda yapı ipoteğinin tescili gerektiğini ileri sürerek, imalatlara konu taşınmaz üzerine TMK'nın 1011. maddesi uyarınca geçici tescil şerhi işlenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı arsa sahibi ... Personel Vakfı vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini feshettiklerini, geçici tescilin koşullarının oluşmadığını ve davacı ile aralarında bir sözleşme bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı yüklenici şirket vekili süresi içerisinde davaya ceyap vermemiş, ancak tespit edilen beyanları ile davacıya borcun bulunduğu konusunda ihtilaf olmadığını, borç miktarı konusunda ihtilaf bulunduğunu, müvekkilinin konkordato talepli davasının kesin mühlet aşamasında olduğunu bildirmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin yargılama sırasında ayakta bulunması nedeniyle TMK’nın 895/2 maddesinde açıklanan 3 aylık sürenin dolmadığı, TMK’nın 893/3. maddesine göre yükleniciden alacaklı olan alt yüklenici davacının kanuni ipotek haklarının tescilini talep edebileceği, taşınmaz maliki olmayan yüklenicinin davada husumet sıfatı bulunmadığı, konkordato kesin mühlet kararı sonrasında alınan komiserler kurulu kararı ile davacının alacağını 572.738,34 TL olarak kabul ettiği, dolayısıyla davacının davalılardan alacaklı olduğunun kanıtlandığı gerekçesiyle, davalı yüklenici şirket bakımından davanın husumetten reddine, davalı ... Personel Vakfı bakımından ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... Personel Vakfı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; kabul edilen alacak miktarı dikkate alındığında hüküm ile birlikte fazla yatırılan harcın iadesine karar verilmesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bu bakımdan ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı ... Personel Vakfı vekili; konkordato komiser heyetince kabul edilen miktar esas alınarak bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı ile aralarında hukuki ilişki bulunmadığını, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine ilişkin dava sonucunun beklenmesi gerektiğini, reddedilen tutar üzerinden vekalet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı alt yüklenicinin alacağının arsa sahibi tarafından kabul edilmediğinden ve mahkemece de karara bağlanmadığından çekişmeli olduğu, davalı yüklenici şirketin komiserler kurulu kararının arsa sahibini bağlayan kesinleşmiş bir mahkeme hükmü niteliğinde olmadığı belirtilerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın davalı ... İnş.Haf.Nak.San.Tic.A.Ş. yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... Personel Vakfı yönünden esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; TMK'nın 1011. maddesinde düzenlenen geçici tescil şerhinin alacağını kesinleştirmede zamana ihtiyacı olan alacaklıyı koruma amacı taşıdığı, hükmün 3. fıkrasında kesinleşmiş karara ihtiyaç bulunmadığının açık şekilde ifade edildiği, mahkemenin kabulüne göre ise nispi vekalet ücreti tayininin hatalı olduğu ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, TMK'nın 1011 ve Tapu Sicil Tüzüğü'nün 48 ve 50. maddeleri hükümleri uyarınca inşaatçı ipoteğinin tescili ile tapu kaydına ilgili geçici şerhin verilmesi istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1011, 893ve 895 inci maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekil ile temsil olunan davalı Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Personel Vakfına verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:42:48