Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2053
2023/2238
7 Haziran 2023
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/492 E., 2022/192 K.
DAVA TARİHİ: 01.06.2016
HÜKÜM/KARAR: Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2017/140 E., 2019/647 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.06.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı üniversitenin yükümlülüğünde yapılacak olan Siirt İli, Şirvan İlçesi sınırları içerisinde bulunan ... Barajı varlık kayıt tespit çalışması harita işleri ve projeleri işine dair davalı ile sözlü sözleşme yapıldığını, davacı şirket tarafından işin yapılmasına rağmen hakedilen bedelin ödenmediği belirtilerek şimdilik 10.000,00 TL’nin tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdi ilişki olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/140 Esas, 2019/647 Karar ve 19.12.2019 tarihli kararı ile davacı şirket ile davalı üniversite arasında sözleşme ilişkisi kurulduğundan söz edilemeyeceği, dava dışı ... ... ile davalı üniversite görevlileri arasında kurulan yazılı olmayan sözleşme konusu iş bedelinin dava dışı ... ...'e ödendiği, davacı şirketin davalı üniversiteden herhangi bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili istinaf başvurusunda özetle; ... ...’in davacı şirketi münferiden temsile yetkili olduğu ve şirketin kurucusu olduğu ticaret sicilinde açıkça görüldüğü, temsil yetkisinin kullanıldığının olayın özelliklerinden anlaşılabildiği hallerde ticari temsilcinin değil, şirketin sorumluluk altına gireceğinin kabulü gerektiği, davalının söz konusu ödemeyi yapmasının taraflar arasında sözleşme ilişkisini kanıtlar nitelikte olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; davacı vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde belirtilen gerekçelerle kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödenmeyen iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 inci maddesi ve 6100 Sayılı HMK’nın 200 üncü maddesi
-
Değerlendirme
-
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Taraflar arasında yazılı eser sözleşmesi bulunmamaktadır. Davalı tarafça akdi ilişkinin varlığı inkâr edilmiştir. Sözleşme ilişkisini ispatlamakla yükümlü olan davacı, HMK 200/1. maddesi uyarınca akdi ilişkinin varlığını yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır. Dava dosyasına yazılı belge sunulmadığı gibi, dosyada HMK 202. maddesi kapsamında delil başlangıcı niteliğinde sayılabilecek herhangi bir belge de bulunmamaktadır. Davalının açık rızası ve delil başlangıcı niteliğinde belge de bulunmadığından tanık beyanlarına dayalı olarak akdi ilişkinin varlığı da ispatlanamaz. Davacı yanlar arasındaki akdi ilişki iddiasını senetle ispat edemediği gibi, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığından mahkemenin ispat yükü kendisine düşen davacıya yemin teklifinde bulunma hakkını hatırlatma yükümlülüğü de bulunmadığından, mahkemece verilen karar doğru olup, davacının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi’nin 2020/492 Esas, 2022/192 Karar
ve 22.02.2022 tarihli kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca
ONANMASINA,
Davalı Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmadığından lehine vekalet ücreti takdirine yer
olmadığına,
Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:53:03