Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2051
2023/2219
6 Haziran 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1861 E., 2022/143 K.
DAVA TARİHİ: 07.03.2018
HÜKÜM/KARAR: Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2018/216 E., 2020/45 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.06.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalı vekili Avukat ... ... gelmiş tebligata rağmen başka gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 11.11.2016 tarihli hizmet sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkil şirketin sözleşmede kararlaştırılan edimlerini eksiksiz kusursuz olarak yerine getirdiğini, hak edişlerini davalı tarafa fatura ettiğini, davalı tarafın 2017 yılının ikinci ayından itibaren fatura bedellerini ödememeye başladığını, alacaklı müvekkilinin davalı borçluya 30.10.2017 tarihi itibariyle bakiye borç miktarını bildirdiğini, borçlunun aynı gün borçlarının 265.510,00 TL olduğu konusunda mutabakat mektubunu imzalayarak geri gönderdiğini, bu tarihten sonra hiçbir ödeme yapmamaları nedeniyle davalı taraf hakkında İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün 2018/2437 E. sayılı takip dosyasında icra takibi başlattıklarını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %20 oranında icra inkâr tazminatının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki anlaşmaya rağmen davacının yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediğini, sunmuş olduğu sözleşmede davacının imzası yer almamakta olup sözleşmenin değiştirilip değiştirilmediğinin bilinmediğini, davacının mesnetsiz ve kötü niyetli iddialarla icra takibi başlattığını, sözleşmenin onay başlıklı 2.8. maddesi uyarınca, davacının yapmış olduğu işlerle ilgili müvekkilinden onay almadığını, yapılan işlerin dökümünün çıkarılmadığını, müvekkil şirket ile mutabık kalınmadığını, davacının sunmuş olduğu mutabakat formunun müvekkil şirket yetkilileri tarafından imzalanmadığını, müvekkil şirketi temsile yetkili ve aynı zamanda ortak olan ...,... olup bu ortakların müşterek imza ve yetki hakkı bulunduğunu savunarak davanın reddi ile müvekkil şirket lehine % 20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, takibe konu faturaların davacı ve davalı ticari defterlerine kayıtlı olduğu, davalının ticari defterlerinde davacının 265.510,00 TL alacaklı olduğu, faturalara karşı 8 günlük yasal süre içinde herhangi bir itirazda bulunulmadığı,reklam konusundaki teknik bilirkişi tespitlerinde yapılan işlemlerin fazlalığı ve akış sırası bakımından onay alınmadığı iddiasının mümkün olmadığı, davalı şirketin kaşe ve imzasının bulunduğu mutabakat formunun da 265.510,00 TL olduğu, davacının takip tarihi itibariyle taleple bağlılık ilkesi gereğince 265.500,00 TL asıl alacak ve 13.114,97 TL işlemiş faiz alacağının bulunduğu, asıl alacağın likit ve hesaplanabilir olduğu gerekçesiyle, itirazın kısmen iptali ile takibin 265.500,00 TL asıl alacak ve 13.114,97 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 278.614,97 TL üzerinden devamına, asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının taraflar arasındaki anlaşmaya rağmen üstüne düşen yükümlülükleri gereği gibi yerine getirmediğini, davacının sunmuş olduğu sözleşmede davacının imzasının yer almadığını, sözleşmenin değiştirilip değiştirilmediğinin bilinmediği gibi delil vasfına da haiz olmadığını, davacının yapmış olduğu işlerle ilgili onay almadığını, yaptığı işlerin dökümünü çıkarmadığını, müvekkil Şirket ile mutabık kalmadığını, davacının sunmuş olduğu mutabakat formunun müvekkil şirket yetkileri tarafından imzalanmadığını, müvekkil şirketi temsile yetkili ortakların müşterek imza ile yetki haklarının bulunduğunu, alacağın likit olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davaya konu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, sözleşme kapsamında hizmetin ifa edildiğinin tespit edildiği, davalı, her ne kadar davacının, bir kısım sözleşme yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediğini, eksik ifa ettiğini iddia etmiş ise de bu iddiasını ispata elverişli yasal delillerle ispatlayamadığı, ayrıca faturalara karşı 8 günlük yasal süre içeresinde itiraz edilmediği, takip tutarının sözleşmede kararlaştırılan bakiye fatura bedeli olup alacağın likit ve belirlenebilir olduğu gerekçesiyle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklı bakiye işbedeli alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67 nci maddesi.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmayan davacı yararına duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:54:28