Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2035
2023/2208
6 Haziran 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/1973 E., 2022/282 K.
DAVA TARİHİ: 02.10.2018
HÜKÜM/KARAR: Dava Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bursa 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/530 E., 2021/140 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin hissedar olduğu taşınmaz üzerine yapılacak inşaat için davalı ile gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 5. maddesinde belirtilen dükkan yerine davacıya sadece A blok, zemin kat 13 no.lu bağımsız bölümün verildiği, bu nedenle taşınmazlar arasındaki metrekare farkı ile değer farkının 113.900,00 TL olduğunun tespit raporuyla belirlendiği, bilirkişi raporuyla tespit ettirilecek m² den kaynaklı değer kaybının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'sinin yasal faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davaya dayanak ettiği belgenin taslak belge olduğunu, dükkanın tapu kaydının bu belgeye istinaden tesis edilmemesi ile de açıkça ortada olduğunu, arsa sahiplerine verileceği ön görülen bağımsız bölümlerin nihai paylaşımlarının avam projesinden sonra yapılacağının hüküm altına alındığını, tarafların noter nezdinde resmi bir sözleşme yapmadıklarını, m² farkının iki dükkan arasındaki ortak alanın simetrik yapılamaması nedeniyle mimari proje zorunluluğundan kaynaklandığı, komşu dükkandaki büyümenin davacının kardeşine kaldığı, yüklenicinin bundan bir çıkarı olmadığı, dava konusu taşınmazın tapusunun 07/04/2018 tarihinde davacı tarafından çocuğuna devredildiğini, davacının bu işlem ile müvekkilinin inşaat sözleşmesinden ibra ettiğini, tapuya tescil edilen mimari projedeki mahal listesinden dava konusu dükkanın brüt büyüklüğünün 228,00 m² olduğunun görüleceğini ve bu yönü ile de davacı ile kararlaştırılan büyüklükten 3 m2 daha büyük bir dükkanın verildiğinin tespit edileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eksik teslim edilen 20,08 m² zemin kat ve 25,00 m² bodrum kat yapı alanları nedeniyle dava tarihi itibariyle davacının toplam değer kaybının 95.280,00 TL olarak tespit edildiği, taraflar arasında sözleşmenin varlığı ve içeriği hususundan bir uyuşmazlık bulunmadığı, yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca taraflar arasındaki sözleşmede brüt ya da net alan ayrımı yapılmadığı koşullarda brüt alan üzerinden hesaplama yapılması gerektiği göz önünde bulundurulduğu, bilirkişi raporunda yapılan değerlendirme metodlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle ıslah edilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; ibra nedeniyle davanın reddi gerektiğini, mahkemece bu delile değinilmemesi ve belgenin hukuki sonuçlarını değerlendirilmemesinin hukuki eksiklik olduğunu, davaya dayanak yapılan belgenin inşaat ruhsatı alınmadan önce imzalanmış bir taslak metni olduğu, resmi şekilde imzalanmadığı için geçersiz olduğunu, davacının sözleşmeden doğan haklarını çocuklarına devir ettiğinden aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, m² farkının iki dükkan arasındaki ortak alanın simetrik yapılamaması nedeniyle mimari proje zorunluluğundan kaynaklandığı, komşu dükkandaki büyümenin davacının kardeşine kaldığı, yüklenicinin bundan bir çıkarı olmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki brüt alan hesaplamasının hatalı olduğunu, ıslah tarihi ile tapunun devir alındığı tarih arasında 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği, ıslah edilen miktar yönünden zaman aşımı itirazlarının kabulüne karar verilmemesinin hatalı olduğunu, eksik metre kare iddiasının açık ayıp olduğunu, yasal süresi içerisinde ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesi için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen "teslim ve ibraname" başlıklı belgede; sözleşmeden kaynaklanan hakların teslim alındığının beyan edilmesi ile sözleşme borçlarının kalmadığı ve ibra edildiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Bursa 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15/04/2021 tarihli 2018/530 Esas, 2021/140 Karar sayılı kararının HMK.nın 353/1 b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf mahkemesince değerlendirilen ibra belgesinin, davalı şirket tarafından hakkın doğumundan önceki belirsiz bir tarihte art niyetle hazırlandığı, bu belgenin asıl içeriğinin tapuda tescile ilişkin olduğu, ibra yazısının lafzından ileriye dönük olarak hazırlandığı ve müvekkilinin ileriye dönük olarak henüz doğmamış bir hakkından feragat etmiş sayılamayacağı, ibranamenin hem usul hem esas açısından geçersiz olduğu, tarih içermediği ve içeriğinden de teslim tarihinden sonra düzenlendiğinin anlaşılamadığı, gabinin sorumluluk hukukunda ibra sözleşmesini geçersiz kılan en önemli nedenlerden biri olduğu, ibra tarihi itibariyle sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az 1 aylık sürenin geçmesi gerektiğini, varlığı şüpheli veya tartışmalı borçların ibra yoluyla sona ermesinin mümkün olmadığını, gerek yazım şekilleri gerekse içerikleri itibariyle taraflarca müzakere edilmeden önceden hazırlanmış, matbu boşlukları dahi doldurulmamış ve müvekkil aleyhine açık dengesizlik yaratan taahhütnamenin haksız şart mahiyetinde olduğu, miktar içermeyen ibranamenin geçersiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, arsa sahibine düşecek dükkanın taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde belirlenenden eksik m² olarak yapılmasından kaynaklı değer farkından oluşan tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı TBK 132, 470 486 maddeleri
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Davacı arsa sahibinin, davalı şirkete hitap başlıklı, altındaki imzasını inkar etmediği, tarihsiz belgede, dayanak sözleşme gereği kendisine teslim edilmesi gereken A blok 13 no.lu bağımsız bölümün talebi doğrultusunda çocukları ...,...’a tapuda devredilmesini istediğini belirterek “Bu şekilde tapuda işlem yapıldığında sözleşmeden doğan bütün edimler yerine getirildiği için ... İnşaat Taahhüt Mimarlık Mühendislik Tekstil İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti.ne ibra edeceğime kabul beyan ve taahhüt ederim” şeklindeki yazıyı imzaladığı hususunda herhangi bir ihtilâf bulunmamaktadır.
İhtilâf bu belgenin geçerli kabul edilip edilmeyeceği konusundadır. 6098 sayılı TBK 132. madde de belirtilen “Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir.” hükmüne göre dava konusu belgede belirtilen bağımsız bölüm davacı arsa sahibinin çocukları ...,...’a tapuda devri de gerçekleşmiş olmakla bu belge taraflar arasında geçerli ve bağlayıcı olduğundan davanın reddi yerinde olup davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:54:28