Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/1733
2023/2112
30 Mayıs 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/368 E., 2021/487 K.
DAVA TARİHİ: 26.10.2015
HÜKÜM/KARAR: Ret
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı yükleniciden temlik alan vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... İnşaat Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı kooperatif arasında 20.08.2003 tarihli müteahhitlik sözleşmesi akdedildiğini, dava dışı şirket tarafından iş bu sözleşmelerden doğan tüm hak ve alacakların 6.500.000,00 TL'sinin fer'ileri ve teminatları ile birlikte 12.04.2013 tarihli temlik sözleşmesi ile birlikte müvekkiline gayrikabili rücu olarak devir ve temlik edildiğini, dava dışı şirket tarafından yapılan imalâtların hak edişi olarak davalı kooperatife toplam 26.287.919,57 TL bedelli fatura kesildiğini, işbu faturalar karşılığından toplam 23.342.541,51 TL ödeme yapıldığını, 796.759,84 TL gelir vergisi tevkifatı ve damga vergisi bedeli düşüldükten sonra ödenmesi gereken bakiye 2.148.618,22 TL olduğunu, iş bu bakiyenin Sincan Batı 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/14 değişik iş sayılı dosyası ile yaptırılan delil tespiti neticesinde tespit edilen eksik ve kusurlu işlerden itiraz edilen kısım dışında kalan 473.203,40 TL'nin dava dışı şirket alacağından mahsup edilerek bakiye 1.675.414,82 TL'lik kısmın temlik alacaklısı müvekkiline ödenmesi gerektiğini, bu alacak kalemi dışında ayrıca, davalı kooperatif ile dava dışı ... İnşaat Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen 01.05.2011 tarihli Ek Protokol gereğince 1.900.000,00 TL KDV iadesi alacağının da muaccel hale geldiğini, müvekkilinin toplamda 3.575.414,82 TL alacağı bulunduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı kooperatiften alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı iş sahibi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatif ile dava dışı ... İnş. Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında müteahhitlik sözleşmesi imzalandığını, ancak müteahhitin sözleşme şartlarına riayet etmediğini ve inşaatı eksik bıraktığını, davacı taraf ile müteahhit arasında temlik sözleşmesi bulunduğunu ve müteahhitlik alacağının kendisine ödenmesi gerektiğini, huzurda ki davayı açtığını, ancak müvekkili kooperatifin herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.03.2019 tarih ve 2016/9 Esas, 2019/111 Karar sayılı kararı ile "Somut olayda dava dışı yüklenici şirket (alacağı devreden) inşaat işini tamamlamamış, eksik işler davalı Kooperatif tarafından masrafı karşılanarak tamamlanmıştır. Yüklenici şirket ile davalı Kooperatif arasında hesap kesimi yapılmamıştır. Davalı Kooperatifin mevcut defter kayıtlarına göre dava dışı yüklenicinin alacağı görülmemektedir. Davalı Kooperatif, alacağı devreden dava dışı yüklenici ... İnş. Ltd. Şti.ne karşı ileri sürebileceği alacağın meydana gelmediği ve muaccel olmadığı itirazını alacağı devralan davacı ...'e karşı da ileri sürebilir. Bu nedenle davacının alacağın temlikine dayalı olarak davalıdan alacak talebinde bulunması yerinde değildir. Hükme esas alınan ayrıntılı açıklayıcı ve doyurucu 29/01/2018 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, alacağı devreden dava dışı yüklenici şirketin gerek Cari Hesap Sözleşmesinde ve gerekse taahhütnamede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmediği ve davalı kooperatifin binadaki tüm eksik ve kusurlu imalatı bitirerek ve SGK ilişkisizlik belgesini almak suretiyle binaların yapı kullanma izin belgesini aldığı, alacağı devreden yüklenicinin davalı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifine karşı mevcut bir alacağı bulunmadığından, davalının alacağın bulunmadığı itirazını alacağı devralan davacı ...'e karşı da ileri sürebileceği, davacının alacağın temlikine dayalı olarak davalıdan talepte bulunmasının yerinde olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1 Mahkemenin kararına karşı davacı vekili süresi içinde temyiz istemine bulunmuştur.
2 Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 23.09.2020 tarih ve 2019/2694 Esas, 2020/2539 Karar sayılı ilamında "Davacı ... ile dava dışı yüklenici ... İnşaat Ltd. Şti. arasında 12.04.2013 tarihinde akdedilen alacağın temliki sözleşmesi, yazılı şekil şartına uygun olup, geçerli bir sözleşmedir. Mahkemenin bu yöndeki kabulü doğru olup, temlik sözleşmesinin davacı iş sahibine tebliğ edildiği tarih itibariyle temlik eden yüklenicinin davalı iş sahibinden varsa olan alacağının hesaplanması zorunlu bulunmaktadır. Mahkemece bu yönde yapılan yargılama ve araştırma yeterli değildir. Öncelikle taraflarla ilgisi bulunmayan Ankara Batı 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/14 D. iş sayılı dosyası taraflarla ilgisi olmayan bir delil tespiti dosyası olup, bu dosyanın delil olarak değerlendirilmesi ve yeterli ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi doğru olmamıştır. O halde mahkemece yapılacak iş; taraflarla ilgisi bulunmayan Ankara Batı 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/14 D. iş sayılı dosyasının mahkemesine iade edilerek dayanılan aynı mahkemenin 2014/24 D. iş sayılı dosyasının delil olarak mahkemesinden celp edildikten sonra tarafların sundukları deliller,sözleşmeler,protokol ve ek protokoller, hakediş raporları, faturalar, delil tespit dosyasındaki deliller ve keşif mahallinde tespit edilen bulgulara göre temlik eden dava dışı yüklenicinin davalı iş sahibi ile düzenlendiği 20.08.2003 tarihli eser sözleşmesi kapsamında hakettiği imalât bedeli hesaplanıp, eksik ve kusurlu yaptığı iş ve imalât bedelleri ile temlik eden yüklenicinin yükümlülüğünde olan davalı iş sahibince tamamlanan eksik ve kusurlu iş bedelleri, bu kapsamda ödenen harç ve masraflar ve iş sahibinin yükleniciye yaptığını kanıtladığı ödemeler ile yükleniciye iade edilmesi gerekirken iade edilmeyen KDV bedelleri konusunda hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenleyen heyetten gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınıp temlik sözleşmesinin davacı iş sahibine tebliğ edildiği tarih itibariyle temlik eden yüklenicinin davalı iş sahibinden varsa olan alacağının hesaplanması ve sonucuna uygun karar verilmesinden ibarettir" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararı ile "Somut olayda; dava dışı yüklenici şirket (alacağı devreden) inşaat işini tamamlamamış; eksik işler davalı Kooperatif tarafından masrafı karşılanarak tamamlanmıştır. Yüklenici şirket ile davalı Kooperatif arasında hesap kesimi yapılmamıştır. Davalı Kooperatifin mevcut defter kayıtlarına göre dava dışı yüklenicinin alacağı görülmemektedir. Davalı Kooperatif, alacağı devreden dava dışı yüklenici ... İnş. Ltd. Şti.'ye karşı ileri sürebileceği alacağın meydana gelmediği ve muaccel olmadığı itirazını alacağı devralan davacı ...'e karşı da ileri sürebilir. Bu nedenle davacının alacağın temlikine dayalı olarak davalıdan alacak talebinde bulunması yerinde değildir. Yargıtay bozma ilamı sonrası aldırılan bilirkişi raporlarında, yükleniciye yapılan fazla ödeme nedeniyle davacı temlik sahibinin davalı kooperatiften herhangi bir bedel talep edemeyeceği, 29/01/2018 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, alacağı devreden dava dışı yüklenici şirketin gerek Cari Hesap Sözleşmesinde ve gerekse taahhütnamede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmediği ve davalı kooperatifin binadaki tüm eksik ve kusurlu imalatı bitirerek ve SGK ilişkisizlik belgesini almak suretiyle binaların yapı kullanma izin belgesini aldığı, alacağı devreden yüklenicinin davalı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifine karşı mevcut bir alacağı bulunmadığından, davalının alacağın bulunmadığı itirazını alacağı devralan davacı ...'e karşı da ileri sürebileceği, davacının alacağın temlikine dayalı olarak davalıdan talepte bulunmasının yerinde olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde bilirkişiler tarafından Yargıtay ilamında vurgulanan ve dosyada mevcut delillerin, bilgi ve belgelerin hiçbir şekilde dikkate alınmadığını ve neden dikkate alınmadığı konusunda açıklama yapılmadığını, bilirkişilerin davanın ticari kayıtlarını incelemeden rapor düzenlediklerini, bilirkişi raporunun "dava dışı yüklenicinin kendisine ve yüklenici adına ödenen paralar" bölümü ile vergi borcu, Eksen mali müşavir firması, SGK prim borcu ve muhtelif faturalı harcamalar ve kooperatifçe ödenen tahmini bedeller bölümünde yer alan tespitlerin son derece hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasına talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli ve KDV iadesi alacağının tahsili talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddeleri, 1086 sayılı HUMK'un 427 ve devamı maddeleri
- Değerlendirme
1.09.05.1960 gün 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince yerel mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyulmakla bozma ilamında belirtilen hususlar yararına olan taraf için usuli kazanılmış hak teşkil edeceğinden bozma ilamı uyarınca inceleme yapılıp karar verilmesi zorunlu hale gelir. Somut olayda usuli kazanılmış hakkın istisnaları bulunmamaktadır. Yerel mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden oluşturulan bilirkişi kurulundan ek rapor alınmış ise de, bilirkişi kurulu hükme esas alınan ek raporunda bozma ilamında açıklandığı şekilde değişik iş dosyasını, sözleşmeleri ve protokol ve ek protokolü inceleyip değerlendirmemiş, temlik eden yüklenicinin hak ettiği imalat bedelinin bu belgeler dikkate alınarak hesaplanması gerekirken, ek bilirkişi raporunda sadece hak ediş faturaları dikkate alınmıştır. Bu durumda bozma uyarınca inceleme yapıldığının ve bozma gereğinin yerine getirildiğinin kabulü mümkün değildir.
2.Diğer yandan mahkemece alınan ek bilirkişi raporuna davacı vekili "Davalı tarafın ticari kayıtlarının incelenmediği, yüklenici alacağının eksik hesaplandığı, rapor ekine konulan evrakların ödemeyi ispatlamaktan uzak olduğu, bilirkişi raporunda belirtilen harcamaların imalat bedelinden mahsup edilebilmesi için dava konusu iş ile ilgili olduğunun ispatlanması gerektiği, raporda yer verilen değer tesptilerinin de yerinde olmadığı" gerekçesiyle itiraz etmiş, mahkemece bu itirazlarla ilgili olarak bilirkişi kurulundan ek rapor alınmadığı gibi itirazlara itibar edilmeme sebebi de açıklanmamıştır.
3.HMK’nın 281. maddesinde tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri, mahkemenin bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için bilirkişiden ek rapor alabileceği, ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır.
4.Bu durumda mahkemece, yeniden konusunda uzman olan üç kişilik bilirkişi heyeti oluşturularak, hükmüne uyulan bozma ilamı gereğince, bilirkişilere tarafların sundukları deliller, sözleşmeler,protokol ve ek protokoller, hakediş raporları, faturalar, delil tespit dosyasındaki deliller ve keşif mahallinde tespit edilen bulgulara göre temlik eden dava dışı yüklenicinin davalı iş sahibi ile düzenlendiği 20.08.2003 tarihli eser sözleşmesi kapsamında hakettiği imalât bedeli hesaplattırılmalı, eksik ve kusurlu yaptığı iş ve imalât bedelleri ile temlik eden yüklenicinin yükümlülüğünde olan ve davalı iş sahibince tamamlanan eksik ve kusurlu iş bedelleri, bu kapsamda ödenen harç ve masraflar ve iş sahibinin yükleniciye yaptığını kanıtladığı ödemeler ile yükleniciye iade edilmesi gerekirken iade edilmeyen KDV bedelleri konusunda bilirkişilerden gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınmalı, tarafların önceki bilirkişi rapor ve ek raporuna itirazları da değerlendirilerek temlik sözleşmesinin davacı iş sahibine tebliğ edildiği tarih itibariyle temlik eden yüklenicinin iş sahibinden varsa alacağı belirlenmeli ve sonucuna uygun karar verilmelidir.
5.Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen bozma gereğince inceleme yapmayan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine,
Peşin alınan harcın istek halinde iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine,
30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:57:59