Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/1815

Karar No

2023/2109

Karar Tarihi

30 Mayıs 2023

...

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/169 E., 2022/168 K.

...

HÜKÜM/KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2016/347 E., 2019/831 K.

Taraflar arasındaki tazminat ve menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacının menfi tespit talebinin kısmen kabulüne, diğer taleplere ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında müvekkilinin yüklenici olarak taahhüdünde bulunan İYTE Merkezi Araştırma ve Laboratuvar Binası İnşaatı işiyle ilgili 18/08/2014 tarihli anahtar teslim Elektrik Elektronik İşleri Yapım Sözleşmesinin akdedildiğini, sözleşme gereğince müvekkili şirketin edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının iş programına uymayarak işleri yarım bıraktığını, verilen görevleri ifa etmediğini, hatalı imalatlar yaptığını, işi geciktirdiğini, malzemeleri muhafaza görevini ihlal ettiğini, ayrıca müvekkili şirket tarafından malzeme alımı için avans çekleri verildiğini, davalının getirdiği ve getireceği eksik malzemelere karşı yeniden para istediğini ve akabinde getirdiği malzemeleri yerinde montajlı olduğu halde sökerek götürdüğünü, getireceği eksik malzemeleri de getirmediğini, bunun üzerine müvekkilince 01/02/2016 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini, daha sonra davalı şirket yetkilileri hakkında Urla Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/246 soruşturma sayılı dosyası ile hırsızlık suçundan suç duyurusunda bulunulduğunu, davalının işi eksik, kusurlu ve gecikme ile yapması nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, davalı şirketin taahhüdündeki işleri eksik bırakması neticesinde söz konusu eksikliklerin müvekkilince ek maliyetle karşılanarak tamamlandığını, davalı tarafın sözleşmeye göre yapması gereken imalat bedelinin KDV dahil 802.400,00 TL, davalı tarafın eksik imalat bedelinin KDV dahil 531.022,11 TL, gecikme cezasının 400.000,00 TL olduğunu, dava dilekçesinde tarih ve miktarları yazılı toplamları 525.000,00 TL olan 8 adet davalıya avans olarak verilen çeklerden ilk iki çekin toplamı olan 75.000,00 TLlık çekin ödendiğini, kalan toplamları 450.000,00 TL olan 6 adet çekin ödenmediğini belirterek, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinin müvekkilince haklı feshedildiğinin tespitine, imalatı yapıldıktan ve bedeli ödendikten sonra montajı yapılan sonra montajlı yerlerinden sökülerek götürülen malzeme nedeniyle şimdilik 15.000,00 TL, taraflar arasındaki sözleşmenin geçerliliğine inanılarak başka bir sözleşme yapılması fırsatının kaçırılması nedeniyle uğranılan zarar kapsamında şimdilik 15.000,00 TL, davalı taşeronun işi geciktirmesi nedeniyle sözleşmeden doğan gecikme cezası kapsamında şimdilik 15.000,00 TL, sözleşme ve mahkeme tespit gider masrafları kapsamında şimdilik 2.500,00 TL olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 47.500,00 TL'nın sözleşmenin fesih tarihi olan 01/02/2016 tarihinden itibaren hesaplanacak ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve dava dilekçesinde tarih ve miktarları yazılı malzeme alımı için davalıya avans olarak verilen çekler nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile çeklerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddiaların haksız ve dayanaksız olduğunu, müvekkilinin sözleşme uyarınca üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini ve alınan bedelin çok üstünde iş yaparak işi bitirdiğini, kusurlu hiçbir işin bulunmadığını, kaldı ki üniversitenin geçici kabul yaptığını ve yapılan işi onayladığını, bu durumda hatalı, kusurlu ya da eksik imalatın olmasının mümkün olmadığını, yapılan işe ilişkin davacı tarafından müvekkiline teslim edilmiş olan 450.000,00 TL değerindeki 6 adet çekin karşılıksız çıktığını ve davacının ödemeye yanaşmadığını, ayrıca davacının bakiye hakedişleri de ödemekten kaçındığını, davacı şirketin iflas erteleme sürecinde olup şirkete kayyım atandığını, fesih yetkisi tanınmayan vekaletname ile sözleşmenin feshinin mümkün olmadığını, ayrıca müvekkili şirketin sözleşmeye konu olan elektrik yapımı işini bitirip teslim ettiğini, bitirilmiş bir işin feshedilmesinin mümkün olmadığını, geçici kabul evraklarıyla da sabit olduğu üzere müvekkilince işin eksiksiz ve zamanında teslim edildiğini, imalat yapıldıktan ve bedeli alındıktan sonra montajlı elektrik imalatlarının söküldüğü iddiasında bulunulmuş ise de müvekkili şirkete verilen çekler karşılıksız çıktığından ortada bedeli ödenmiş bir imalat söz konusu olmadığından tazminat isteminin haksız olduğunu, davacının işin yapımını bir yıl süreyle durdurmuş olup bu hususta müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, müvekkilince işin zamanında bitirilerek davacıya teslim edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasında davacı şirketin taahhüdündeki İYTE Merkezi Araştırma ve Laboratuvar Binası inşaatı işi ile ilgili olarak 18/08/2014 tarihli anahtar teslim elektrik elektronik yapım işleri sözleşmesinin düzenlendiği, asıl işveren ile davacı yüklenici şirket arasında düzenlenen 05/01/2016 tarihli yapım işleri geçici kabul tutanağının incelenmesinde işin bitirilmesi gereken tarihin 06/07/2014, süre uzatımı dahil işin bitirilmesi gereken tarihin 01/12/2015 ve işin bitirildiği tarihin 27/11/2015 olarak belirtilmiş olup, geçici kabul komisyonu tarafından 23/12/2015 ve 25/12/2015 tarihleri arasında iş yerine gidilerek işlerin geçici kabul bakımından incelenmesinde yapılan işin sözleşme ve eklerine uygun olduğu, geçici kabule engel olabilecek eksik, kusur ve arızaların bulunmadığının görüldüğü ve ekte yer alan ve geçici kabule engel olmayacak işlerin tamamlanabilmesi için yüklenici firmaya 01/02/2016 tarihine kadar süre verildiği, ... Teknoloji Enstitüsü Rektörlüğü Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığının davacı şirkete yazdığı 25/01/2016 tarihli yazı ile sözleşmeye konu bina inşaat işinde yerinde montajı yapılıp hakedişi ödenmesine karşın yerinden sökülerek şantiye sahasından götürülen malzemeler tespit edildiği, malzemelerin yerlerine montajının yapılmasının istenildiği, davacı şirket tarafından davalı şirkete gönderilen 01/02/2016 tarihli ihtarname ile taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği, Urla Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/246 hazırlık sayılı 2016/1000 karar sayılı takipsizlik kararı ile hırsızlık suçundan yapılan soruşturma sonucunda uyuşmazlığın hukuki mahiyette ihtilaf olduğundan bahisle kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiğinin anlaşıldığı, davada uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafça feshinin haklı olup olmadığı, davacının 4 kalem halinde istediği tazminat talebinin, toplam 8 adet çekten dolayı menfi tespit talebinin yerinde olup olmadığı hususlarında toplandığı, mahkemece yapılan inceleme, yapılan keşifte toplanan kanıtlar, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında sözleşmenin 12. maddesine uygun olarak yapılmış bir geçici kabulün bulunmadığı, davacı tarafça davalıya gönderilen fesih ihtarında kusurlu malzeme kullanıldığı, hatalı imalat yapıldığı, işin geciktirildiği ileri sürülmüş ise de, asıl işverenle davacı arasında düzenlenen 05/01/2016 tarihli geçici kabul tutanağında yapılan işin sözleşme ve eklerine uygun olduğu, geçici kabule engel olabilecek, eksik, kusur ve arızaların bulunmadığının belirtildiği anlaşılmakla bu hususa dayalı fesih iddiaları yerinde olmadığı gibi fesihten önce davalı tarafa gönderilen bir ihtar ve uyarı yazısının da bulunmadığı, bu sebebe dayalı fesih sebebinin yerinde olmadığı, fesih ihtarında ayrıca sözleşme kapsamında montajı yapılan bir kısım ürünlerin söküldüğü iddiasında bulunulduğu, asıl işveren tarafından 05/01/2016 tarihinde geçici kabulü yapıldıktan sonra davalı taşeronun yerine montaj ettiği bir kısım malzemeleri sökerek götürdüğünün anlaşıldığı, bu nedenle davalının kusurlu olduğu, idare tarafından geçici kabul yapılması için işlerin %95 oranında tamamlanması gerektiği, davalı taşeron tarafından da işlerin %90'ının yapıldığının kabul edildiği, davacı tarafından yapılan toplam ödemenin 173.068,16 TL olup, ödenen miktarın sözleşme bedelinin %21,57'sine denk geldiği, geçici kabulü yapılan bir işte bu miktarda bir ödemenin sözleşmeye uygun ödeme olmadığı, ödeme yükümlülüğü sözleşmeye uygun yerine getirilmediğinden davacının feshinin haklı nedene dayanmadığı, böylece sözleşmenin feshinde tarafların ortak kusurlu oldukları kanaatine varıldığı, davacı tarafın, imalatı yapıldıktan ve bedeli ödendikten sonra montajı yapılan, yerlerinden sökülerek götürülen malzeme nedeniyle şimdilik kaydıyla 15.000,00 TL alacağın tahsili isteğinde bulunmuş olduğu, mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre imalatı yapıldıktan ve bedeli ödendikten sonra montajı yapılan, yerlerinden sökülerek götürülen malzeme nedeniyle hesaplanan tutarın yapılan imalat bedelinden mahsup edildiği, yapılan iş ve iş için ödenen tutar dikkate alındığında davalı şirketin bu kalemden borcu olmadığı kanaatine varılmakla bu kalem talebin reddine karar vermek gerektiği, davacı tarafın, taraflar arasındaki sözleşmenin geçerliliğine inanılarak başka bir sözleşme yapılması fırsatının kaçırılması nedeniyle uğranılan zarar kapsamında şimdilik kaydıyla 15.000,00 TL alacağın tahsili isteğinde bulunmuş olduğu, sözleşmeyi fesheden davacının kaçırılmış fırsat nedeniyle doğan zararını talep ettiği, sözleşme tarihinde başka taşeronla daha elverişli imkanlarla sözleşme yapma imkanı olduğu ve bunun kaçırıldığının ispat edilemediği gibi sözleşmenin feshinde taraflar ortak kusurlu görüldüğünden bu kalem talebin yerinde görülmeyerek reddine karar vermek gerektiği, davacının, davalı taşeronun işi geciktirmesi nedeniyle sözleşmeden doğan ifaya ekli gecikme cezası kapsamında şimdilik kaydıyla 15.000,00 TL alacağın tahsili isteğinde bulunmuş olduğu, cezanın istenilebilmesi için alacaklının ifadan vazgeçmemesi gerektiği, sözleşme feshedildiğinden bu kalem talebin yerinde görülmeyerek reddine karar vermek gerektiği, davacının, sözleşme ve mahkeme tespit giderleri kapsamında şimdilik kaydıyla 2.500,00 TL alacağın tahsili isteğinde bulunmuş olduğu, dosya kapsamında herhangi bir tespit dosyasının delil olarak bildirilmediği, sözleşme masraf belgesi de sunulmadığı gibi sözleşmenin feshinde ortak kusurlu olduklarından bu kalem talebin yerinde görülmeyerek reddine karar vermek gerektiği, davacı tarafın toplam 8 adet 525.000,00 TL bedelli çeklerden dolayı menfi tespit isteğinde bulunduğu, mahkemece yapılan inceleme, bilirkişi asıl ve ek rapor içerikleri ile tüm dosya kapsamına göre, işin toplam bedelinin 680.000,00 TL+KDV=802.400,00 TL olup, bu bedelin tamamlanma oranına tekabül eden %90'ının 722.960,00 TL olduğu, bu tutardan davalı tarafça sökülüp götürülen malzeme bedeli ve toplam ödeme tutarı düşülürek davacı tarafın hakettiği tutarın belirlenmesi gerektiği, iki adet çek ödemesi de katılarak yapılan hesaplama sonucu davalı tarafın bakiye alacağının 441.887,40 TL olduğu, toplam 525.000,00 TL bedelli çeklerden ilk ikisi iki adet ödenen 80.160,00 TL'nin düşümü ile geri kalan çekler bedeli 444.840,00 TL olup, davacının hakettiği alacak bakiyesi 441.887,40 TL olmakla, 444.840,00 441.887,40=2.952,60 TL alacağın bulunduğu, 30/03/2016 tarih 150.000,00 TL bedelli son çek olan çekin 2.952,60 TL kısmından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle davacının çeklerden kaynaklı menfi tespit talebinin kısmen kabulü ile davacının davalıya 30/03/2016 tarihli 150.000,00 TL bedelli keşidecisi davacı, lehdarı davalı olan çekin 2.952,60 TL kısmından borçlu olmadığının tespitine, bu kalemden fazlaya ilişkin talebin reddine, diğer dava konusu taleplere ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin taleplerini dikkate almadan ve talepleri hakkında bir karar vermeden davayı sonuçlandırdığını, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin niteliği itibariyle hizmet sözleşmesi olarak belirlendiğini, davalının elektrik işi yapım sözleşmesine göre anahtar teslim işi yapma yükümlülüğü altına girdiğini, işin bitirilmesi gereken süre içerisinde geçici kabulün onaylanması, kesin kabulün gerçekleşmesi ve eksikliklerin giderilmesi için süre verildiği aşamada İYTE merkezine yapmış olduğu hizmet neticesinde montajlanan malzemeleri yerinden sökerek götürdüğünü, bu husus ile diğer hususlardaki haklılıklarının tespiti için tanık dinlenmesi taleplerinin mahkemece reddedildiğini, bu konuyla ilgili olarak savcılığa iletilen suç duyurusunda ise hukuki mesele olmasından dolayı kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiğini, mahkemede adı geçen geçici kabul tutanaklarının onaysız olup tam anlamıyla işin eksiksiz ve tam, kusursuz yapıldığını gösterir mahiyette bir belge olmadığını, bilirkişi raporlarındaki çelişkili beyanların giderilmediğini, davanın incelenmesini talep ettikleri konular bakımından aydınlatılmadığını, dürüstlük kuralına aykırı hareket etmek suretiyle montajlanan malları tekrar sökmenin, işin gereği gibi yerine getirilmediğinin ve söz konusu feshin haklı olduğunun en basit ve anlaşılabilir sebebiyken mahkemece ihtar çekilmemiş olmasından ötürü söz konusu çeklerin karşılıksız çıkmasında müvekkilinin de kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, bu nedenle tazminata hükmedilmemesi gerektiğine karar verildiğini, 29.01.2018 tarihli bilirkişi kök raporunda bilirkişilerin tamamen birbirine aykırı ve çelişkili ifadelerde bulunduklarını, bu rapora yapılan itirazlarının da 02.07.2019 tarihli ek raporda tam olarak karşılanmadığını, bilirkişiler arasındaki bu farklıların neden kaynaklandığının açıklanmadığını, kök ve ek rapor arasında ciddi çelişkilerin mevcut olduğunu, müvekkilinin sözleşmeyi feshinin hiçbir tereddüte yer bırakmayacak şekilde açık olduğunu, bunun aksine olan beyanların kabulünün mümkün bulunmadığını, müvekkilinin kendi edimini yerine getirdiğini ancak davalının kusurlu hareketleri ile sözleşmenin feshine yol açtığını, davalının tamamen kötü niyetli olarak bedelini önceden tahsil edip ve fatura da kesmeden bedeli ödenen malzemeleri yerinden sökerek götürdüğünü ve müvekkilini asıl işveren nezdinde güç duruma düşürdüğünü, bu konuda bilirkişi kurulunca( 14.sayfada)yerinde bir tespit yapılarak davalının kusurlu olduğunun ifade edildiğini, buna göre müvekkilinin sözleşmeyi feshinin hukuka uygun olduğunu, sözleşmede 19.maddede işin teslim süresi açıkça belirtildiğinden ayrıca ihtar çekilmesine gerek olmaksızın sözleşmenin 20.maddesinde belirtilen cezanın hesaplanması gerektiğini, bu hususa ilişkin bilirkişi tespitine katılmadıklarını, dolayısı ile tamamen hukuki ve hatalı tespitler içeren asıl ve kök raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden bilirkişi raporlarına yaptıları itirazları karşılayacak yeni bir heyetten rapor aldırılmadan verilen hükmün kabulünün mümkün olmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dosya kapsamından davacı tarafından yapılan toplam ödemenin sözleşme bedelinin %21,57'sine denk geldiği, geçici kabulü yapılan bir işte ödeme yükümlülüğünün sözleşmeye uygun yerine getirilmediği, imalatı yapıldıktan ve bedeli ödendikten sonra montajı yapılan ve yerlerinden sökülerek götürülen malzeme nedeniyle hesaplanan tutarın yapılan imalat bedelinden mahsup edildiği, sözleşmenin 20. maddesindeki cezai şartın ifaya ekli cezai şart olup, istenilebilmesi için alacaklının ifadan vazgeçmemesi gerektiği, sözleşmenin davacı tarafça feshedildiği hususlarının belirli olduğu" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde, ilk derece mahkemesinin tanık delilini reddetmesinin hukuka kesin aykırılık oluşturup bozmayı gerektirdiğini, ilk derece mahkemesi yargılaması sırasında alınan 29.01.2018 tarihli bilirkişi raporunun HMK'nın 189/2 maddesi kapsamında hukuka aykırı delil olduğunu, hükme esas alınmasının bozmayı gerektirdiğini, hukuki değerlendirme ihtiva eden bilirkişi raporlarının hukuka aykırı delil sayılması gerektiğini, mahkemece kusur değerlendirmesinin yanlış yapıldığını, Türk hukuk yargılamasında taleple bağlılık ilkesi geçerli olduğundan karşılıklı kusur olsa dahi sözleşmeyi fesheden tarafın kusurunu ileri sürmeyen diğer tarafın hakkının hüküm altına alınamayacağını veya feshin haklılığı konusunda değerlendirme yapılırken göz önünde bulundurulamayacağını, tarafların karşılıklı kusurlu hareketlerinin ancak ve ancak Borçlar Kanununun 114/2. maddesinin atfından dolayı Borçlar Kanununun 51 ve 52. maddesi uyarınca tazminatın belirlenmesinde göz önünde bulundurulabileceğini, bu sebeple ilk derece mahkemesinin feshin haklılığı hususunda karşılıklı kusur değerlendirmesi yapan bilirkişi raporu yönünde hüküm kurmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, elektrik ve elektronik tesisat işlerinin yapımını konu alan eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup alacak ve menfi tespit istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddeleri

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı vekili tarafından, istinaf dilekçesinde de belirtilen gerekçelerle temyiz edilmiş ise de, İlk Derece Mahkemesince ve Bölge Adliye Mahkemesince yapılan ve yukarıda yer verilen değerlendirmeler usul ve yasaya uygun olduğundan davacının temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

+kdv=kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:57:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim