Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/1866
2023/2058
29 Mayıs 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/960 E., 2021/1999 K.
DAVA TARİHİ: 10.09.2014
HÜKÜM: Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ: Elazığ 4. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Tic. Mahk. Sıf.)
SAYISI: 2014/528 E., 2018/156 K.
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 20/04/2012 tarihinde pazarlık usulünde yaptığı 179 no.lu parsel üzerinde öğrenci sosyal tesisleri yapımına ilişkin ihaleyi müvekkilinin kazandığını ve taraflar arasında irtifak hakkı tesisine ilişkin sözleşme imzalandığını ve müvekkilinin çalışmalara başladığını, ancak daha sonra davalının 18/07/2012 tarihli yazısı ile Başbakanlık’tan izin alınmaması nedeni ile ihaleyi iptal ettiğini bildirdiğini, 08/04/2014 tarihli yazı ile de sözleşmenin tek taraflı feshedildiğini, davalı tarafından 08/04/2014 tarihli yazı ile yapılan feshin, hukuka ve sözleşmeye aykırı, haksız ve geçersiz olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; daha önce Elazığ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/436 Esas sayılı dosyasında aynı davanın açıldığını ve kesin hüküm itirazında bulunduklarını, idarenin açık hata ile yaptığı işlemini her zaman geri alabileceğini, irtifak hakkı tesisi için Başbakanlık’tan izin alınmadığından ihalenin iptal edildiğini ve bu şekilde sözleşmenin de hükümsüz kaldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça yapılan fesih, tek taraflı irade açıklaması sonucu oluşan geçerli bir fesih olduğundan feshin geçersizliğinin tespiti talebinin reddine, davacının feshin haksız, sözleşmeye ve hukuka aykırı olduğunun tespiti hususunda korunmaya değer güncel hukuki bir yararı bulunmadığı, davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı anlaşıldığından 'feshin, sözleşmeye ve hukuka aykırı olduğunun tespiti isteminin' dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; idarenin tek taraflı olarak ve müvekkilinin rızası bulunmaksızın fesih hakkının olduğu, bu nedenle feshin geçerli olduğu belirtilerek feshin geçersizliği istemine dair talebin reddine karar verildiğini, idare mahkemesince verilen kararların hukuk mahkemesini bağlamadığını, taraflar arasında sözleşme akdedildiğini, yer tesliminin yapıldığının açıkça görüldüğünü, davalı idare gerekçesinde 'tesisin maliyeti ve irtifak hakkı süresi dikkate alındığında hizmet maliyet ilişkisini aşan bir süreyi kapsadığı' şeklinde bir değerlendirme yapıldığını, hasılat payı verileri ile yıllara göre üniversiteye katacağı değer ile yatırımın maliyetinin yaklaşık 1.000.000.00 TL civarında olduğu düşünüldüğünde hizmet maliyet ilişkisini aşan bir durum olmadığının açıkça görüldüğünü, idarenin iyi niyetli olmadığını, idarenin işleminin devlete olan güveni zedelediğini ve hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığını, bu nedenlerle mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, usuli işlemlerin kanuna uygun şekilde yapılarak, aşamalarda ileri sürülen iddia ve cevapların denetimi sağlayacak biçimde eksiksiz sergilenip, hükme esas alınan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle; irtifak hakkı ihalesinin iptali nedeniyle Elazığ İdare Mahkemesinde açılan işlemin iptaline dair davanın reddine ilişkin kesinleşmiş karar bulunmasına; mahkemece idare mahkemesi kararı ve davacının menfi müspet zarara yönelik davasının bulunmaması nedeniyle korunmaya değer güncel bir hukuki yararının bulunmadığı gerekçe gösterilerek verilen ret kararında bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacı vekili tarafından yapılan istinaf itirazları yerinde görülmemiş ve başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, feshin, hukuka ve sözleşmeye aykırı, haksız ve geçersiz olduğunun tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Davalı idareye ait ... numaralı parsel üzeride öğrenci sosyal tesis (kafeterya fast food) tesisleri yapılmak amacı ile 20/04/2012 tarihinde yapılan ihale neticesinde, taraflar arasında bila tarihli irtifak hakkı sözleşmesi imzalanmıştır.
2.1.Davalı idarenin 18/07/2012 tarihli yazısı ile irtifak hakkı tesislerinde Başbakanlıktan izin alınması gerektiği amir hükmü değerlendirildiğinde , tapu kayıtlarında irtifak hakı tescil edilmeden usulsüz yer teslimi yapıldığı tespit edildiğinden ihale iptal edilmiştir. Davalı idarenin 08/04/2014 tarihli yazısı ile imzalanan bila tarihli irtifak hakkı sözleşmesinin ihale iptal tarihi itibarıyla belirtilen sebepten dolayı tek taraflı feshedilmiştir.
2.2. İhalenin iptaline ilişkin idari işlemin iptali için davacı tarafından Elazığ 1. İdare Mahkemesi’nde açılan 2014/1113 Esas sayılı davada 19/11/2014 tarihli karar ile davanın kabulü ile idari işlemin iptaline karar verilmiş, kararın temyizi üzerine Danıştay 13. Dairesi 2014/5184 Esas 2015/335 Karar sayılı ve 03.02.2015 tarihli kararı ile ...'nün mülkiyetinde bulunan taşınmazın, irtifak hakkı verilmek suretiyle kiralanmasına ilişkin ihale pazarlık usulüyle yapılarak sonuçlandırılmakla birlikte; ihaleye çıkarılan taşınmazın, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı ve Üniversite'nin özel mülkiyetinde bulunduğu dikkate alındığında, ihale konusu taşınmazın 2886 sayılı Kanunun 51. maddesinin (g) bendi uyarınca pazarlık usulüyle ihaleye çıkarılmak suretiyle irtifak hakkı verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, bu durumda, ihalenin iptaline ilişkin işlem sonucu itibarıyla yerinde olduğundan, davanın reddine karar verilmesi gerekirken işlemin iptali yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir.
2.3. Bozmaya uyan Elazığ 1. İdare Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, bu hüküm Danıştay 13. Dairesi’nin 2016/4384 Esas 2018/565 Karar sayılı ve 19.02.2018 tarihi kararı ile karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere onanmış, karar kesinleşmiştir.
2.4. Bir davanın dinlenebilmesi başka bir ifade ile işin esasının incelenebilmesi için gerekli şartlardan birisi de davacının o davayı açmakta hukuki yararının bulunmasıdır. Mahkemece dava şartları bulunup bulunmadığı her aşamada kendiliğinden araştırılacağı gibi görevi gereği temyiz halinde Yargıtay tarafından da dikkate alınır. Kural olarak tespit davaları bir kimse ile diğer bir kimse arasında var olan somut bir olaydan doğan hukuksal bir ilişkinin varlığının saptanmasına yönelik olup bundan ötesi bir işlevi yoktur. Eda davaları ise hem tespit hem edayı içerdiğinden tespit davasına eda davasının öncüsü denilebilir. Tespit davasının dinlenebilmesi için hukuksal bir ilişki ile hukuki yararın bulunması zorunludur. Hukuki yararın varlığı ise davacının bir hakkının veya hukuki durumunun bir tehlike ile tehdit edilmiş olması, bu tehdit nedeniyle, davacının hukuki durumunun tereddüt içinde olması ve bu hususun davacıya zarar verebilecek nitelikte olması, tespit hükmünün bu tehlikeyi kaldırmaya elverişli olması halinde kabul edilebilir. Eda davası açılabilecek hallerde tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.
2.5. Somut olayda, yukarıda anlatılan bilgiler ışığında davacının zarara yönelik bir tahsil talebi bulunmadığından feshin geçersizliğinin tespiti istemi bakımından hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın ilk derece mahkemesine, karadan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29/05/2023 gününde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:58:38