Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/1156

Karar No

2023/2040

Karar Tarihi

25 Mayıs 2023

...

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/229 E., 2021/171 K.

...

HÜKÜM: Reddine

Taraflar arasında görülen haksız işgal tazminatı davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini, aidatlarını ödemediğini, açtıkları tazminat davasının reddedildiğini ve temyiz incelemesi sonucu bozulduğunu, mahkemenin bozma ilamına uymasına karşın davayı takip etmediklerini ve sonrasında işbu davayı açtıklarını ileri sürerek davalının istifasının kooperatife ulaştığı 20.04.2002 tarihinden dava tarihine kadar ecrimisil alacağını talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle alacağın zamanaşımına uğradığını, borcunu ödediği için tapusunu aldığını, üç yıl geçtikten sonra kooperatiften istifa ettiğini, kooperatifin uzun yıllardır tasfiye aşamasında olduğunu, para toplamaya çalışmalarının hakkın kötüye kullanılması olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 28.04.2016 tarih ve 2015/28 E. 2016/159 K. Sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 23.10.2019 tarih 2016/6480 E. 2019/4427 K. sayılı ilamı ile kooperatifin amacına ulaşıp; 1163 Sayılı Kanun'un 81/2 maddesi uyarınca tasfiye sürecine girdiğini, bu halde kooperatifin üyeden taşınmazını geri alamayacağı, hal böyle olunca davalı üyenin taşınmazında oturmasında kötüniyetli olduğundan bahsedilemeyeceği, bu durumda mahkemece davalının istifa tarihinde kooperatifin ortaklarına bağımsız bölüm teslim edip etmediği, ferdi ilişkiye geçilip geçilmediği, kanunda aranan şekli ile amacına ulaşıp ulaşmadığı belirlendikten sonra, davalı kooperatif üyesinden taşınmazın iadesi istenilmediği hususu göz önüne alınarak davalının kötü niyetli olup olmadığının belirlendikten sonra ecrimisil hakkında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı kooperatifin 15.03.1998 tarihinde yapılan genel kurulunun 6. maddesinde kooperatifin amacına ulaştığı için tasfiye kararı alındığı; 7. maddesinde ferdileşme işlemleri için tasfiye kuruluna yetki verildiği; 04.07.1999 tarihinde yapılan genel kurulun 9. maddesinde kooperatifin işletme kooperatifine dönüştürülmesi kararları alındığı ve bu kararlar ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği, dosyaya celp edilen tapu kayıtlarından 10.06.1998 tarihli yönetim planı ile kat mülkiyetine geçildiği, farklı tarihlerde ferdileşme yapılarak kooperatif üyelerine tüm dairelerin devredildiği, ortak alanların malikler adına devirlerinin 13.10.2006 tarihinde yapıldığı, davalıya ferdileşme sonucunda taşınmazın 22.10.1999 tarihinde tapusunun verildiği, 17.04.2002 tarihli istifasının davacı kooperatife 20.04.2002 tarihinde ulaştığı bu durumda istifa tarihi itibariyle davacı kooperatifin ferdileşmeyi tamamlamış olduğu anlaşılmış olup, davacı kooperatifin dosyaya ibraz ettiği kooperatif hizmet listesinin incelenmesinde yapılan işlerin KMK gereğince yapılan işlerden olduğu bu hizmetlerin bedelinin KMK uyarınca tahsil edilmesinin mümkün olduğu anlaşıldığından, kanunda ve kooperatif ana sözleşmesinde belirtilen amaca ulaşmış ve üyelerine tapularını dağıtarak ferdileşmeyi tamamlamış olması karşısında, tapusunu alıp evinde oturan üyenin, TMK' nın 2. maddesi gözetildiğinde, ferdileşme tarihinden yaklaşık üç yıl sonra üyelikten istifasının kötü niyetli olarak değerlendirilmesi mümkün olamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişinin kötü niyet değerlendirmesi yapmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının istifanın ulaşmasından itibaren daireyi vermekle yükümlü olup taşınmazı kullanmaya devam ettiğini, ecrimisil alacağından sorumlu olması gerektiğini, davalının kooperatifin hizmetlerinden diğer üyeler gibi yararlandığını karşılığında hiçbir ödeme yapmadığını ileri sürerek mahkeme kararının bozularak davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, haksız işgal tazminatı istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 ncı ve devamı maddeleri

  1. Değerlendirme

  2. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 ncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 427 nci maddesi ile 439 ncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenden alınmasına,

Karara karşı karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadancevapkarartemyizyargılamamahkemekararıonanmasınareddinesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:59:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim