Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/426

Karar No

2023/192

Karar Tarihi

23 Ocak 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/963 E., 2021/1016 K.

DAVA TARİHİ: 10.05.2018

HÜKÜM: Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ: Gemerek Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/69 E., 2021/82 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraflar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın onanmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında enerji nakil hattı yapımı konulu sözleşme

imzalandığını, işin bitim tarihinin 20/11/2009 olarak belirlendiğini, sözleşme kapsamında 134.000,00 TL

bedelli teminat mektubu verildiğini, işin kararlaştırılan sürede bitirilerek 20/11/2009 tarihinde davalıya

geçici kabul işlemlerinin yapılması için başvuruda bulunulduğunu, davalının işin geçici kabule uygun

olduğunu belirterek hakedişin onaylanması için Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’na gönderdiğini, bakanlığın

hakedişi onayladığını ve müvekkilinin tüm alacaklarını tahsil ettiğini, ancak geçici kabulün yapılmaması

nedeni ile 05/02/2010 tarihinde ikinci kez başvuru yapıldığını ve işin geçici kabulünün yapılmasını,

tesislerdeki kablolarda hırsızlığın gerçekleşebileceğini, tesisin kullanılamaz duruma gelebileceği ve

sorumluluk alınmayacağının beyan edildiğini ancak davalı idarenin bu başvurudan 5 yıl 2 ay sonra geçici

kabulün tamamlanmadığını ve tesislerde meydana gelen hırsızlık nedeni ile zararın giderilmesini aksi

halde ellerindeki teminat mektubunun nakde çevrileceğinin bildirdiğini, ihtarnameler ile duruma itiraz

edilmesine karşın meydana gelen zararların müvekkilinden tahsil edilmeye çalışıldığını, davanın kabulü

ile taraflar arasındaki sözleşmenin feshi ile teminat mektubunun iadesini, nakde çevrilmesi halinde ise

bedelinin tahsilini, talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili, davaya cevap vermemiş, HMK 128. maddesi gereği ileri sürülen maddi vakaları inkar

etmiş sayılmıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hırsızlık olayı ile ilgili düzenlenen

dosya içerisinde bulunan 25.12.2014 tarihli Jandarma vukuat raporunun içerisinde hırsızlık eyleminin

hangi tarihte gerçekleştiğinin belli olmadığının belirtildiği, davacıya hırsızlık olayının en erken 4 ay

sonra bildirildiği, davalı tarafından geçici kabul işlemlerinin yapılmamasında ve hırsızlık olayının

meydana gelmesinde davacıya herhangi bir kusur yüklenilemeyeceği, davalının geçici kabul işlemleri ile

ilgili yasal süreçler ve hırsızlık olayı ile ilgili bildirimler konusunda özensiz olması, bildirimleri

zamanında yapmaması ve hırsızlık olayının gerçekleştiği tarihe kadar geçen süre boyunca geçici kabul

işlemlerinin yapılmamış olması karşısında davalının kusurlu olduğu, davacı tarafın fesih talebinin yerinde

olduğu ve şartları oluştuğundan 17.09.2009 tarihli 134.000,00 TL bedelli kesin ve süresiz teminat

mektubunun davacıya iadesine, davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf

başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili, hükme esas alınan raporun hatalı olduğunu, geçici kabul için görevlendirilen elektrik

dağıtım şirketinin 20 kalem eksik iş tespit ettiğini, davacının edimini yerine getirmediğini, teminat

mektubunun iadesinin şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin incelenmediğini, davacının hırsızlık

olayı dahil tüm riskler için kesin kabule kadar sigorta yaptırması gerektiğini, keşif yapılmadan edimin

yerine getirildiğinin tespitinin hatalı olduğunu, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi

gerektiği itirazlarında bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,

  1. Hırsızlık olayı ile ilgili düzenlenen dosya içerisinde bulunan 25.12.2014 tarihli Jandarma vukuat

raporunun içerisinde hırsızlık eyleminin hangi tarihte gerçekleştiğinin belli olmadığının belirtildiği, yani

davacıya hırsızlık olayının en erken 4 ay sonra bildirildiği anlaşılmıştır.

2.Davalı Kurum tarafından hakediş ödemeleri yapılmış olmasına ve davacı yüklenicinin resmi ihtarına

rağmen, geçici kabul işlemleri altı yıl sonraki hırsızlık olayına kadar yapılmamış, bu tarihe kadar

yükleniciye herhangi bir eksik iş bildirimi de yapılmamış, hırsızlık olayından sonra 15/03/2016 tarihli

yazı ve ÇEDAŞ'in 14/02/2017 tarih 22/03/2017 tarihli yazıları ile eksik iş tespit edildiği ve bu durumun

geçici kabule engel olduğu bildirilmiştir.

3.Her ne kadar sözleşmede yüklenicinin iş ve işyerinin korunması ve sigortalanması ile ilgili

sorumlulukları konusunda Yapı İşlerine ait İdari Şartnamenin 46. maddesi hükümleri gereğince

yüklenicinin yapım işinin korunmasında işe başlama tarihinden kesin kabul tarihine kadar sorumlu

tutulduğu, yüklenicinin sözleşme ile üstlendiği sorumluluk ve yükümlülüklerin sigortalarla

sınırlandırılmamış olduğu, iş yerinde yeterli güvenlik önleminin alınmaması sebebiyle oluşacak zarardan

yüklenicinin sorumlu olduğu görülmekte ise de, gerek geçici kabulün hakedişlerin tamamının ödendiği

2009 yılından, eksik iş bildirimi yapılan 2016 tarihine kadar yapılmamış olması, gerek bu süre içinde

herhangi bir eksik iş bildiriminde bulunulmamış olması nazara alındığında yükleniciye kusur

atfedilemeyeceğine ilişkin karar doğrudur.

4.Ancak sözleşmeye konu işin tamamlanmış olması, davacı şirket ve davalı kurum temsilcileri tarafından

düzenlenmiş olan 20/11/2009 tarihli inşaat tespit tutanağı, 09/12/2009 tarihli kredilendirmeye esas seviye

tespit raporu, OSB Yönetim Kurulu Başkanlığının 20/11/2009 tarihli kararına göre işin tamamlanarak

geçici kabule hazır hale getirilmiş olduğu anlaşılmakla, sözleşmenin feshine ilişkin karar doğru

olmamıştır.

5.Yine sözleşmenin, "Kesin Teminatın ve Ek Kesin Teminatın Geri Verilmesi" başlıklı 11.4 maddesinde

kesin teminatın iade koşullarını düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, geçici kabulün onaylanması ve

yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığının tespit edilmesinden sonra

teminatın yarısı, SGK ilişiksiz belgesi getirilmesi ve kesin kabul tutanağının onaylanmasından sonra ise

kalan kısmının iadesi kararlaştırılmış olup, SGK'dan ilişiksiz belgesi getirilmesine kadar teminat

mektubunun tamamının iadesi koşulları oluşmayacağından, bu alacak kalemi yönünden davanın kısmen

kabulü ile, teminat tutarı olan 134.000,00 TL'nin yarısı olan 67.000,00 TL teminat bedelinin irat

kaydedildiği tarihten itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya

verilmesine, sözleşmenin feshi talebi yönünden davanın reddine dair hüküm kurulması gerekmiştir,

Gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ilk derece mahkemesin kararının HMK'nın

353/1 b.2 maddesi gereğince kaldırılarak sözleşmenin feshine ilişkin talebin esastan reddine, teminatın

iadesi talebinin ise kısmen kabulüne karar karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz

isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davacı vekili, davalı iş sahibinin geçici kabul işlemlerini yapmamasının dürüstlük kurallarına aykırı

olduğunu ve sözleşmenin feshi isteminin de kabulünün gerektiğini, bölge adliye mahkemesi kararının

çelişkili olduğunu, teminat bedelinin yarısının SGK ilişiksiz belgesi getirilmemesi nedeni ile iadesinin

reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, SGK ilişiksiz belgesinin davalı kurum uhdesinde

bulunduğunu, yapılan işte meydana gelen zararlardan davalı idarenin sorumlu olduğunu, sözleşmenin

feshi ile teminatın tamamının iadesine karar verilmesi gerektiğini, kararın bozulmasını talep etmiştir.

  1. Davalı vekili, yerel mahkemece keşif icra edilmeksizin sözleşmenin feshi ve teminatın iadesine karar

verildiğini, teminatın geçici kabul işleminden sonra iade edilebileceğini, geçici kabul işlemleri için

... Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin yaptığı incelemede 20 kalem eksik iş listesi çıkardığını, bu

eksiklikler giderilmeden geçici kabul ve teminat iadesi yapılamayacağını, davacının edimini eksiksiz

olarak yerine getirip getirmediğinin incelenmediğini, dosya kapsamındaki belgelerin edimin yerine

getirildiği anlamına gelmeyeceğini, süreç içerisinde geçici kabul yapılmadığından sözleşmenin halen

ayakta olduğunu ve 01/02/2018 tarihli müfettiş raporuna göre de sözleşme uyarınca davacının hırsızlık

dahil tüm risklere karşı sigortasının kesin kabule kadar sürmesi gerektiğini, davanın reddine karar

verilmesi gerektiğini, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan sözleşmenin feshi ve davacı yüklenici

tarafından davalı iş sahibine verilen teminat mektubunun nakde çevrilmesi halinde bedelinin ödenmesi,

nakde çevrilmemiş olması halinde davacı yükleniciye iadesi talebine ilişkindir

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası

ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı TBK 470 486 maddeleri

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde

yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Davacı vekili, davalı idareye 20/11/2009 ve 05/02/2010 tarihlerinde geçici kabul yapılmasını, meydana

gelecek hırsızlık ve diğer zararlardan sorumlu olmadığına dair başvuruda bulunduğu anlaşılmıştır. Ayrıca

davacının, sözleşme gereği hırsızlık dahil tüm riskler için sigorta yaptırdığı, düzenlenen sigorta

poliçesinin bitim tarihinin 20/11/2010 olduğu anlaşılmıştır.

3.Davalının 20/11/2009 tarih ve 48 no.lu kararı ile ekindeki seviye tespit raporuna göre; davalı hak edişin

ödenebilmesi için raporun Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’na gönderilerek onaylanmasına karar vermiş, yazı

ekinde sunulan seviye tespit raporuna göre nakil hattının tamamlanarak geçici kabule hazır hale

getirildiğini, işin sözleşme ve eklerine uygun olduğu belirtilmiştir.

4.Sanayi ve Ticaret Bakanlığı 23.12.2009 tarih S50 07 58 sayılı yazısı ile, “20.11.2009 tarih 02 no.lu hak

ediş raporunun incelendiğini, toplam 364.609,00 TL'nin kredilendirilerek yükleniciye ödenebileceğini”

belirtmiştir.

5.Taraflar arasındaki sözleşmenin 19. maddesinde işin teslim etme ve teslim alma şekil ve şartları ile

muayene, tasfiye,geçici ve kesin kabul işlemleri Yapım İşleri Genel Şartnamesi (YİGŞ) hükümlerine

göre yürütülür düzenlemesi mevcut olup, YİGŞ’nin 41. maddesinde geçici kabul işlemlerinin Yapım

İşleri Muayene ve Kabul Yönetmeliği hükümleri de dikkate alınarak yapılacağı belirtilmiştir.

6.Yapım İşleri Muayene ve Kabul Yönetmeliği’nin Geçici kabul başvurusu madde başlılı 6. maddesinde;

‘‘ (1) Taahhüt edilen iş, sözleşme ve eklerinde yer alan hükümlere uygun olarak tamamlandığında

yüklenici idareye geçici kabulün yapılması için yazılı olarak başvuruda bulunur.

(2) Zorunlu bir neden olmadığı taktirde, başvuru tarihinden itibaren en geç on gün içinde iş, yapı denetim

görevlisi tarafından ön incelemeye tabi tutulur. İnceleme sonucu işin sözleşme ve eklerine uygun olarak

tamamlandığının ve kabul işleminin yapılmasında Yapım İşleri Genel Şartnamesine göre bir engel

bulunmadığının anlaşılması durumunda, yapı denetim görevlisi (Ek–1)’de yer alan “Geçici Kabul Teklif

Belgesi”ni düzenler ve yetkili makama gönderir. Yetkili makam, en geç on gün içinde Geçici Kabul

Komisyonunu oluşturur.’’ Düzenlemesi mevcuttur.

  1. Aynı yönetmeliğin Muayene ve kabul komisyonlarının görevleri başlıklı 4. maddesinde

‘‘(1) Geçici kabul komisyonu, kurulmasından itibaren en geç on gün içinde işyerine giderek yüklenici

tarafından gerçekleştirilen işleri Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 41 inci maddesine göre inceler,

muayene eder ve gerekli gördüğü kısımların işletme ve çalışma deneylerini yapar. Geçici kabule engel

bir durum bulunmadığı taktirde, işin geçici kabulünü yapar. ’’düzenlemesi mevcut olup, davacının iki kez

başvurusuna karşın süresinde geçici kabul işlemlerinin başlatılmadığı, geçen sürede davalının zararın

artmasına kendisinin sebebiyet verdiği görülmekle , davalının kusurlu olduğu, ancak sözleşme konusu

işin geldiği seviye itibarı ile feshin de davacı bakımından hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olması

sebebi ile reddinin doğru olduğu anlaşılmıştır.

8.Taraflar arasındaki sözleşmenin 14.1. maddesinde ‘‘Geçici kabul tutanağının onaylanması ve

yüklenicinin idareye bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra teminatın yarısı, SGK ilişiksiz belgesi

getirilmesi ve kesin kabul tutanağının onaylanmasından sonra kalanı yükleniciye iade edilir.’’

düzenlemesinin mevcut olduğu, davacı tarafından yapılan geçici kabul başvuruları neticesinde davalı

tarafından düzenlenen yazılarda ve savunmasında geçici kabul başvuru tarihi ile yapılan işte bir eksiklik

bulunmadığı ve davacının tüm alacaklarının davalıca ödendiğinin, davacının SGK ilişiksiz belgesini

sunduktan sonra idareden kalan teminat bedelini tahsil edebileceğinin anlaşılması karşısında bu aşamada,

teminat bedelinin yarısının iade edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

9.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere,

uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına,

yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf

vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte

görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci

fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23/01/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizincelenenvı.kararınkararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:43:17

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim