Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/1344
2023/1849
16 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/2750 E., 2022/37 K.
...
...
...
HÜKÜM/KARAR: Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2015/289 E., 2019/489 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ..., ..., ... ve ... vekillerince duruşmalı, dahili davalılar mirasçıları vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile Avukat ... geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı kooperatif ile davalılar vekili arasında İzmir 32. Noterliğinin 11/12/2009 tarih 17690 yevmiye no.lu düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, imzalanan sözleşmeye göre ... ada 1 2 3 parseller, 489 ada 1 2 3 parseller, 490 ada 1 2 3 4 5 6 7 8 9 parseller, 494 ada 3 4 5 6 7 8 no'lu parseller, 495 ada 1 2 3 4 no.lu parseller üzerine kat karşılığı inşaat yapılacağını, sözleşme imzalandığında taşınmazların bulunduğu yerde İmar Kanunu'nun 18. maddesine göre yapılan ve mahkemece iptal edilen düzenleme planlarına dair iptal kararının temyizde olduğunu, 44 no'lu parselasyon planının iptali istemi ile açılan 2 ayrı davada, parselasyon planının iptaline karar verildiğini kararın onaylandığını, tarafların, imar planının iptalinin Danıştay'ca onaylanması veya onaylanmaması ihtimalini gözönüne alarak fesih durumunu düzenlediklerini, sözleşmenin 6.maddesinde 44 no'lu düzenleme planının İzmir 4. İdare Mahkemesince iptal edildiğinin, iptal kararının Danıştay 6. Dairesi'nin 2008/147278 Esas ve 2009/78837 Esaslarında kayıtlı olduğunun ve bu davalar nedeni ile sözleşmeye konu parseller üzerinde inşaat yapılamadığının belirtilerek, belirsizliğin giderilmesinde 12 ay içinde hiçbir gelişme sağlanamaması ve bu durumun arsa sahiplerince de kabulü halinde arsa sahiplerinin tazminatsız olarak sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih hakkı olduğunun hükme bağlandığını, 10. maddede ayrıca fesih hakkının nasıl kullanacağının belirlendiğini, "arsa sahipleri önce 3/4 çoğunlukla fesih yönünde karar verecekler ve sonra yükleniciye gerekçeli ihtarda bulunacaklar ve ihtar ettikleri hususların yerine getirilmesi için yeterli zaman tanıyacaklar, yüklenici arsa sahiplerinin ihtarda belirttikleri hususların yerine getirilmesinde gerekli gayreti göstermemişse tek taraflı fesih haklarını kullanacaklardır" denildiğini, kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin tek taraflı olarak feshedilemeyeceğini, davalılar tarafından yapılan fesih ihbarının geçerli olmadığını, fesih şartlarının oluşmadığını, davacı kooperatif tarafından inşaat alımına 60 70 kamyon hafriyat dökülerek zeminin inşaat yapılacak hale getirilmeye çalışıldığını, konutlarının planlarının çizdirildiğini, müvekkilinin hemen işe koyulduğunu ve vecibelerini titizlikle yerine getirmeye çalıştığını belirterek, davalı yanca tek taraflı yapılan feshin geçersizliğine, mahkemece feshin geçerliliği yolunda karar verildiği takdirde ise, davalıların hisse paylarıyla orantılı olmak üzere davacının şimdilik 10.000,00 TL müspet zararının ayrıca şimdilik 50.000,00 TL maddi zararının dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; ifa imkansızlığı nedeni ile sözleşmenin fesih yoluna gidildiğini, feshin haklı olduğunu, sözleşmenin yapıldığı andaki objektif imkansızlık nedeni ile davaya konu sözleşmenin kesin olarak baştan itibaren hükümsüz olduğunu ve bu nedenle feshin haklı ve geçerli olduğunu, kooperatifler yasası 1.maddesi gereğince kooperatiflerin ticari iş ile iştigal edemeyecekleri gibi kar elde etme gibi bir amaçlarının da gerek kanunda gerek ana sözleşmelerinde olmadığını, müvekkilinin müspet zarar ve maddi zarar nedeni ile sorumlu olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazların bulunduğu alanda imar uygulaması olmadığından inşaat yapmaya müsait olmadığının anlaşıldığı, sözleşmenin 6. maddesinde imar planının iptaline ilişkin dava olduğu için hiçbir çalışma yapmanın mümkün olmadığının kabul edildiği, Borçlar Kanununun 20.maddesine göre sözleşmenin imzalandığı anda geçersiz olduğu, sözleşme kurulduğu aşamada geçersiz olduğundan sözleşmenin 6.maddesine göre menfi zarar talep edilemeyeceği, müspet zarar olarak talep edilen alacakların imar planı iptal edildiğinden uygulanamayacağı için talep edilemeyeceği, 10. maddedeki fesih şartlarının başlanıp devam edilen inşaat olmadığı için uygulanamayacağının anlaşıldığı, davalıların feshinin haklı olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, kat karşılığı inşaat sözleşmesine konu taşınmazlara ilişkin parselasyon planlarının iptal edildiğini, kararın Danıştay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, davalıların kat karşılığı inşaat sözleşmesini tek taraflı olarak feshettiklerini, önce ... ile daha sonra ... İnşaat Ltd. Şti. ile yeni bir kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin 10. maddesinde belirtilen koşulların yerine getirilmediğini, parselasyon planlarının iptal edilmesi sonucu imar parsellerinin kadastro parsellerine dönüştüğünü, ileride imar parseline dönüşün mümkün olduğunu, mutlak imkansızlık bulunmadığını, yeni imar planının Güzelbahçe Belediyesi ve İBB tarafından onaylanarak 24.04.2014 tarihinde yürürlüğe girdiğini, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin hayata geçirilmesi için gerekli şartların oluştuğunu, tahammül süresinin somut olayda dolmadığını, inşaat alanındaki zeytin ağaçlarının arsa sahiplerince taşınmadığını, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden tek taraflı dönülemeyeceğini, fesih işleminin geçersiz olduğunu, davanın usulden reddedilmesi gerekirken esastan reddedildiğini, yerel mahkemenin kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geçerliliğini inceleyemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararını ortadan kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin geçerliliği TMK’nın 706, Türk Borçlar Kanunu’nun 237, 2644 sayılı Tapu Kanunu 26 ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 60.maddeleri uyarınca noterde düzenleme şeklinde yapılmasına bağlı olup, tapuda pay devrini de içerdiğinden, tarafların tek taraflı irade beyanı ve bunun karşı tarafa ulaşmasıyla feshi mümkün değildir. Kat karşılığı inşaat sözleşmeleri ancak mahkeme kararıyla ya da tarafların fesih iradelerinin birleşmesi ile feshedilebilir. Somut olayda kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine ilişkin mahkeme kararı bulunmamaktadır. Taraf iradelerinin birleşmesi de söz konusu değildir. Kat karşılığı inşaat sözleşmesinin düzenlendiği tarih olan 11.12.2009 tarihi itibariyle üzerine inşaat yapılacak parseller imara kapalı değildir. Davalı arsa sahipleri, parsellerin mahkemelik olduğunu bilmektedir. Bu husus İzmir 32. Noterliğinin 11.12.2009 tarih 17690 yevmiye sayılı kat karşılığı inşaat sözleşmesinin 6. maddesinde belirtilmektedir. Sözleşmenin imzalandığı tarih olan 11.12.2009 tarihi itibariyle sözleşmenin ifası mümkündür. Davalı arsa sahiplerinin tek taraflı olarak sözleşmeyi feshetmeleri mümkün olmayıp fesih işlemi geçersizdir. İzmir 32.Noterliğinin 11.12.2009 tarih 17690 yevmiye sayılı kat karşılığı inşaat sözleşmesi halen ayakta olup geçerliliğini korumaktadır. Mahkemece davacı tarafın ilk talebinin kabulü ile İzmir 32. Noterliğinin 11.12.2009 tarih 17690 yevmiye sayılı kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geçerli olduğunun, davalı tarafça tek taraflı yapılan fesih işleminin geçersiz olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu", gerekçesiyle "davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı tarafın ilk talebinin kabulü ile İzmir 32. Noterliğinin 11.12.2009 tarih ve 17690 yevmiye sayılı kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geçerli olduğunun, davalı tarafça tek taraflı yapılan fesih işleminin geçersiz olduğunun tespitine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde ... ve ... vekili, davalı ... mirasçıları ..., ..., ..., ... ile davalı ...mirasçıları ..., ... ve ... ile ... vekili, davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1 Davalılar ... ve ... vekili ile ... ve ... vekili ayrı ayrı verdikleri temyiz dilekçelerinde, sözleşmenin imzalandığı anda Borçlar Kanununun 20. maddesi gereğince geçersiz olduğunu, eser sözleşmelerinde sözleşmenin yapıldığı anda sözleşme konusu taşınmaza imar uygulaması gereği inşaat izni verilmiyor ve yargılama sırasında da bu izin verilmemiş ise, sözleşmenin Borçlar Kanununun 20. maddesi gereği ifa imkansızlığı nedeniyle malûl olduğunu ve tarafların birbirlerine verdiklerini geri isteme haklarının olduğunun kabul edildiğini, akde tahammül süresinin dolduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
2 Temyiz eden davalılar ... mirasçıları ..., ..., ..., ... ile davalı ...mirasçıları ..., ... ve ... ile ... vekili temyiz dilekçesinde, her ne kadar arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin tarafların tek taraflı irade beyanı ve bunun karşı tarafa ulaşmasıyla feshi mümkün değilse de, davalıların sadece sözleşmede yer alan sözleşmenin feshine ilişkin koşulların varlığına dayalı olarak fesih bildirimini gerçekleştirdiklerini, sözleşmede zaten tarafların fesih iradelerinin birleşmesinin söz konusu olduğunu, tarafların fesih iradelerinin zaten sözleşmede açıkça yer aldığından artık ayrıca bir mahkeme kararına gerek bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinin bir türü olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmış olup, dava davalı tarafça tek taraflı olarak feshedilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin fesih işleminin geçersizliğinin tespiti, mahkemece feshin geçerli olduğunun tespitine karar verilmesi halinde ise müspet ve menfi zararların tazmini istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddeleri
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalılar tarafından temyiz dilekçelerinde belirtilen gerekçelerle temyiz edilmiş ise de, istinaf mahkemesince yukarıda belirtilen değerlendirmeler usul ve yasaya uygun olduğundan davalıların temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci
fıkrası uyarınca ONANMASINA,
8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan
davacı kooperatife verilmesine,
Aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz eden davalılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:04:15