Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/572
2023/1807
11 Mayıs 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/333 E., 2021/419 K.
DAVA TARİHİ: 24.06.2015
HÜKÜM: Kısmen Kabul
KARAR
Taraflar arasında görülen eser sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı idare ile sözleşme imzaladığını, sözleşmeye göre işin süresi 484 gün olmasına ve işin bitim tarihi 30.11.2001 bulunmasına rağmen idareden kaynaklanan sebeplerle verilen süre uzatmaları sonucu iş 10.11.2008 tarihinde bitirildiğini ve bu tarih itibariyle geçici kabulün yapıldığını, geçici kabulde gösterilen ancak geçici kabule engel teşkil etmeyen işlerin de tamamlandığını, 18.12.2008 tarihi itibariyle idarece tespit ve tutanağa bağlandığını, 27.05.2009 tarihinde geçici kabul tutanağının idarece onaylandığını, söz konusu işle ilgili 09.06.2010 tarihinde kesin kabul 02.10.2012 tarihi itibariyle de kesin hesap işlemleri tamamlandığını, 28.09.2012 onay tarihli 39 no.lu hakediş ile kesin hakediş düzenlendiğini, müvekkilince üç adet teminat mektuplarının iade edilmesinin istendiğini, idarece iade konusunda hiçbir işlem yapılmadığını, başka bir işten borçlu bulunduğunun gösterildiğini, davaya konu alacakları belirtilmek suretiyle idareden ödemede bulunulması istenilmiş ise de idarece herhangi bir ödemede bulunulmadığından ilamsız takip yoluna gidildiğini, alacak için Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2015/5260 no.lu dosyası üzerinden başlatılan icra takibine idarenin itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının alacağa yönelik itirazının iptâli ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz yürütülmesine, %20 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle söz konusu işle ilgili geçici kabulün 03.06.2010 tarihinde, kesin hesap işlemleri 28.09.2012 tarihinde tamamlandığından talebin zaman aşımına uğradığını, aynı firmanın taahhüdü altında tamamlanan (Keban Arapkir) Ayr. Divriği 16. Bl. Hd. Yolu yapım işinde müteahhit firma ile yaşanan ihtilâf nedeniyle, idarece hazırlanan kesin hesap sonucu müteahhit firmanın idarelerine 2.019.964,21 TL borcu olduğunun tespit edildiğini, söz konusu işe ait teminat mektuplarının da bu tutarı karşılamaya yetmediğini, bu arada da yüklenici firma ve müvekkili Kurum arasındaki anlaşmazlığın mahkemeye intikal ettiği ve dava sürecinin devam ettiğinden, anılan borca karşılık olarak 39 no.lu kesin hakediş tutarının yüklenici firmaya ödenmeyerek dava sonuçlanıncaya kadar emanete alınmasına karar verildiğini, daha sonra yüklenici firmanın teminatlarının iade edilmesi yönündeki talebi de aynı gerekçelerle reddedildiğini, bu nedenlerle iddia edilen alacak yargılamaya muhtaç olduğundan dava konusu talebin likid olmadığını, %20 inkâr tazminatı talebi de usul ve yasaya aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 18.02.2016 tarih ve 2015/286 E., 2016/46 K. Sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 10.01.2019 tarih 2018/4591 E. 2019/106 K. sayılı ilamı ile taraflar arasında düzenlendiği çekişmesiz olan sözleşmenin teminatın iadesi koşulları nazara alınarak teminatının yarısının ve tamamının ödenmesi gereken tarihler denetime elverişli olarak belirlenip, bu tarihlerden sonra davacı yüklenicinin dava dışı ilgili bankaya ödediği komisyon ve masraf miktarları bankadan alınacak belge ile belirlenerek, hesaplanan alacağın ödenmesi konusunda davalının temerrüdü mülga 818 sayılı Borçlar Kanununun 101/1. (Türk Borçlar Kanununun 117/1) maddesi uyarınca belirlenerek buna uygun şekilde karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adına İdare Yapım Dairesi Başkanı ve davacı Şirket yetkilisi tarafından imzalanan ve dosya içerisinde bulunan Geçici Kabul Tutanağının 27.05.2009 tarihinde Genel Müdürlük Makamı tarafından onaylandığı Geçici Kabul Tutanağının onaylandığı 27/05/2009 tarihi itibariyle davacı şirket'in Sosyal Sigortalar Kurumuna ve Vergi Dairesine ödenmeyen borcu bulunduğuna ilişkin dosya kapsamında bir bilgi/belge bulunmadığı gibi davalı İdare'nin bu yönde bir iddiası da bulunmadığı dolayısıyla 27.05.2009 tarihinde genel müdürlük makamı tarafından onaylanan geçici kabul tutanağı ile geçici kabule engel olabilecek eksik, kusur ve arızalar bulunmadığı tespit edilmiş, sözleşmenin 14. maddesinde teminatın yarısının iadesi için aranan sözleşmenin 50. maddesindeki hususların yerine getirilmesi yönündeki düzenlemenin yerine getirilmediğine yönelik bir iddia da bulunmadığından teminatın yarısının davacı Şirket'e 27.05.2009 tarihinde iade edilmesine, teminatın kalan yarısının iadesinin ise; kesin kabul işlemlerinin tamamlanması şartına bağlandığı dikkate alındığında evrakların incelenmesinde kesin kabul tutanağının 03/06/2010 tarihinde davalı idare tarafından onaylandığı, ancak kesin hesap işlemlerinin 28.09.2012 tarihinde .tamamlandığı görülmüş ve davacı şirket tarafından davalı İdare'ye verilen teminatın 1/2'sinin 2./05/2009 tarihinde, 1/2'sinin 28.09.2012 tarihinde iadesinin gerektiği kabul edilmiş davacı şirket'in 02.03.2015 takip tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarının 11.732,78 TL asıl alacak, 2.766,76 TL temerrüt faizi, 182,26 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.681,80 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu işe ilişkin geçici kabulün onaylanma tarihi 27.05.2009 olduğundan bu tarih itibariyle teminat mektuplarının yarısının iade edilmesi, kesin hesabın tamamlandığı tarih olan 28.09.2012 tarihi itibariyle de teminat mektuplarının tamamının iade edilmesi gerektiğini, buna rağmen bilirkişilerin mahkemece de karara esas alınan B şıkkındaki hesaplamaları şartname hükümlerindeki iade şartlarına ve bozma kararına uygun yapılmadığı gibi, faiz hesaplamasının da yerinde olmadığı, hesaplanan alacağa takip tarihine kadar ticari temerrüt faizi uygulanması gerektiği, davalı idareye 13.04.2012 tarihli yazı ile teminat mektuplarının iade edilmesinin ihtaren bildirildiğini davalı idarenin temerrüte düşmüş olduğunu, el koyma ile de ayrıca başka bir ihtarda bulunmanın yararsız olması nedeniyle esasen temerrüt halinde bulunduğunu açıkça göstermekte olduğundan hesaplanan alacağa ticari temerrüt (avans) faizinin uygulanmasını gerektiğini, davalı idarece haksız olarak teminat mektuplarına el konulmuş olduğundan %20 oranında inkar tazminatına da hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararının bozularak davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; teminat mektuplarının müvekkil İdarenin davacıdan alacaklı olması nedeniyle kamu zararına sebebiyet vermemek adına usul ve mevzuat uyarınca iade edilmeyip, daha sonra iade edildiğini, bu bağlamda davacının uğradığını iddia ettiği zarar, davacının kendi kusuruyla gerçekleştiğini, teminat mektuplarının iade edildiği hususunda tartışma bulunmadığından konusuz kalan davanın reddi gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararının bozularak davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki eser sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 ncı ve devamı maddeleri
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Karara karşı karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:05:40