Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/1555
2023/1762
10 Mayıs 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2011/23 E., 2021/415 K.
DAVACI KARŞI DAVALI: ... ... Mim. Rek. Dek. Ltd. Şti. vekili Avukat ...
DAVALI KARŞI DAVACI: ... Tekstil San. Tic. A.Ş. vekili Avukat ...
BİRLEŞEN 2006/617 E. SAYILI DAVADA
DAVA TARİHİ: 27.12.2002 Karşı Dava 30.01.2003 Birl. Dava 21.09.2006
HÜKÜM/KARAR: Asıl Davanın Kısmen Kabulüne, Birleşen Davanın Reddine, Karşı Dava Yönünden Karar Verilmesine Yer Olmadığına,
Taraflar arasındaki asıl ve karşı davada alacak, birleşen davada tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine, karşı dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 02.07.2002 tarihli sözleşme ve 02.08.2002 tarihli ek sözleşme ile davalı şirketin genel müdürlük binasının uygulama ve mimarlık hizmetlerinin yapılması hususunda anlaştıklarını, esas sözleşme bedeli 204.000 USD+KDV, ek sözleşme bedeli 6.000USD+KDV olmak üzere iş bedelinin 210.000 USD+KDV olduğunu, işin yapımı sırasında bazı imalatların metrajları değiştirilerek fazla imalat yapıldığını ayrıca davalı talimatıyla sözleşme dışı imalatlar da yapıldığını, davalının sözleşmedeki ödeme koşullarına uygun ödemede bulunmadığını, sözleşme kapsamında bakiye 17.000 USD asıl alacak ve 23.400 USD KDV ve sözleşme dışı yapılan işlerin bedeli 53.835 USD bakiye alacaklarının ödenmediğini belirterek, sonuç olarak 103.925 USD alacağın ödeme günündeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden aynen veya ödeme günündeki TL bedel üzerinden davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşme hükümleri gereği davacıya çeşitli tarihlerde toplam 193.000 USD ve 24.002,26 TL ödeme yapıldığını, ancak davacının işin tamamlanacağını taahhüt ettiği 04/10/2002 tarihinde bitiremediğini, kalan işlerin tamamlanması için ihtarname keşide edildiğini, eksik kalan işler için 15.01.2003 tarihinde tespit yaptırdıklarını ve tespitte eksik kalan işlerin İşin tamamına oranının %7 olup bu eksik işlerin ancak 40 gün içinde yapılabileceğinin belirlendiğini ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.
KARŞI DAVA
Davacı iş sahibi karşı dava dilekçesinde özetle; 02.07.2002 tarihli sözleşme gereği geciken her gün için gecikme cezası uygulanacağı hükmüne göre, eksik kalan işlerin yapılabileceği 40 gün için şimdilik 30.000 USD gecikme cezasının yükleniciden tahsilini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA
Birleşen davada, davacı iş sahibi vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin mevcut eksiklikleri ile teslim ettiği yapıyı kullanmakta olan müvekkili şirketin kullandığı çatı katının 11.04.2006 tarihinde hatalı elektrik tesisatından meydana gelen yangın sonucu tamamen yandığını, yangının davalının ayıplı imalatından dolayı meydana geldiğini, en az 300.000,00 TL zarar meydana geldiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL tazminatın davalıdan 11/04/2006 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II.CEVAP
Birleşen davada, davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin, yangın ile ilgili iddialarının gerçek dışı olduğunu, müvekkili şirketin, sözleşme kapsamında ve sözleşme dışı şirket tarafından talep edilen işleri lâyıkı ile yerine getirdiğini ve teslim ettiğini, davacı tarafça, Bakırköy 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/226 D.iş sayılı dosyası ile tespit yapıldığını, bilirkişi raporunda, müvekkili şirketin yaptığı işler ile ilgili elektrik tesisatında bir eksiklik ve ayıp bulunmadığının tespit edildiğini, davacı şirketin, teknik şartnameleri ve projeleri kabul ederek 24/10/2002 tarihinde yapıyı teslim aldığını ve binada faaliyete başlandığını savunarak, birleşen davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 14.12.2004 tarih, 2002/1804 esas, 2004/1129 karar sayılı kararı ile bilirkişi kurulu raporlarının değerlendirilmesi sonucu davacının sözleşme gereği yapması gereken imalatlarını yaptığı ve taraflar arasında bu bağlamda geciçi kabul tutanağı düzenlendiği buna göre yapılması gereken islerin %95 oranında tamamlanmış olduğu, ara hakediş raporlarında sözleşme birim fiyatlarının uygulandığı, mutabakatlarda davalı yanın imzasının bulunduğu ve buna göre ödemeler yaptığı, ancak daha soma davalının kesin hesap hakediş raporunda birim fiyatlara önceki kabullerine aykırı olarak itiraz ettiği, son bilirkişi raporunda davacı bakiye alacak toplamının 66.976,51 USD olup buna zaten toplama yapılırken %18 KDV miktarı olan 10.216,75 USD nin eklendiği, 23.400 USD tüm işler KDV sinden bu miktarın düşümü sonucu davacı toplam KDV alacağının 13.184,76 USD olduğu, bunun asıl alacak olan 66.976,51 USD ye ilavesi halinde KDV ile birlikte toplam davacı alacalının 80.16127 USD olduğu ve bu miktarın kabulü gerektiği ancak ilk alınan 13.11.2003 tarihli bilirkişi kurulu raporunun sonuç kısmında belirtilen, toplam davacı alacağı olarak gösterilen 68.716,19 USD alacağı davacı yanın kabul ettiği, böylece bu miktar ile bağlı olduğu anlaşıldığından, mahkemece bu alacak miktarına itibar edilmiş ve fazla istemin reddine karar verilmiştir. Karşı dava yönünden ise davacının sözleşme gereği işini süresi içinde tamamladığı ve geçici kabul tutanağının davalı yanca kabul edilerek imza altına alındığı anlaşıldığından kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararları
-
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı iş sahibi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 12.12.2005 tarihli ve 2005/1868 Esas, 2008/6752 Karar sayılı kararıyla karşı davaya ilişkin temyiz itirazların reddi ile, geçici kabul tutanağında belirtilen eksik imalatların fiziki oranının götürü bedele uygulanarak iş bedelinin bulunması, fazla imalatın ise yapıldığı yıl mahalli rayiçlerine göre TL cinsinden hesaplanması, alacak hesabında KDV nin TL cinsinden hesaplanarak, fazla imalatın sözleşme kapsamında kaldığına dair davalı itirazlarının da üzerinde durularak karar verilmesi hususunda karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme kapsamında bakiye alacak ile KDV alacağına ilişkin bilirkişi kurulundan alınan 28/03/2014 havale tarihli rapora göre; eksik imalatın fiziki oranı 20/01/2003 havale tarihli tespit raporunda %7 olarak tespit edildiği, sözleşme konusu işlerin bedeli 210.000 USD + KDV olduğundan gerçekleştirilen imalat bedeli 195.300 USD ilave KDV değerine ulaşıldığı, iş sahibi davalı şirket, yüklenici davacı şirkete 193.000 USD ödediğinden, yüklenici davacı şirket tarafından gerçekleştirilen işlerden bakiye alacağının 2.300 USD+ KDV olduğu, KDV alacağının TL olarak hesaplanması neticesi 4.455,34 TL olduğu kanaatine ulaşıldığı, gerçekleşen imalatın KDV alacağı talebine ilişkin; yüklenici davacının sözleşme konusu gerçekleştirdiği işlerin bedeli 195.300 USD ilave KDV olduğu, 195.300 USD x 1,641612 TL/USD = 320.606,82 TL'nın KDV(%l8)'si; 320.606,82 TL x 0,18 57.709,23 TL gerçekleşen imalat bedelinin KDV'si olup, 24.002,26 TL'sı ış sahibi davalı şirket tarafından ödendiğinden, 57.709,23 TL 24.002,26 TL = 33.017,34 TL KDV yönünden alacağı olduğu kanaatine ulaşıldığı, sözleşme dışı fazla imalat için ise sunulan 16/06/2020 tarihli ek rapora göre; sözleşme dışı yapılan 45 kalem halinde fazla imalatların dava tarihine göre toplam 31.662,75 USD olarak belirlenildiği, yapılan fazla işin serbest piyasa şartlarında TL karşılığının 58.201,00TL olacağının değerlendirildiği, bu bedele %18 KDV ilave edilmesiyle yapılan fazla iş karşılığı talep edilebilecek tutarın KDV tutarının 10.476,00TL olacağının hesap edildiği, dava konusu işte sözleşme dışı yapılan fazla imalat tutarının 68.677,00TL, dava konusu işte sözleşme kapsamında eksilen metraj bedeli minha 18.457,00TL olacağı, fazla yapılan götürü bedel imalatlar tutarından, azalan imalatlar bedelinin minhası soncunda, davacı karşı davalının alacağının karşılığının 50.220,00 TL olacağı gerekçesiyle asıl davanın 33.027,34 TL KDV alacağı ve sözleşme dışı imalat bedeli 50.220,00 TL toplamı 83.247,34 TL ve sözleşme kapsamı bakiye 2.300 USD nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki kur karşılığı Türk Lirasının davalıdan tahsiline, karşı davanın reddine dair verilen karar bozma dışında bırakılarak kesinleştiğinden, karşı dava yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın ise geçici kabul tarihi (24.10.2002) ile yangının çıkma tarihi (11.04.2006) arasında yaklaşık 4 yıl 6 aylık bir zaman geçmiş olduğu, çıkan yangının yüklenici ... firmasının eksik, ayıplı ve kusurlu imalatından, kullanmış olduğu malzemelerden kaynaklandığına ilişkin iddia ispat edilemediğinden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; fazla imalat bedelinin tespitinde raporlar arasında farklılık olduğunu, tüm hesaplamalar USD cinsinden olduğu halde mahkemece TL cinsinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; fazla imalat olarak belirlenen imalatların bir kısmının sözleşme kapsamında kaldığına dair itirazlarının nazara alınmadığını, fazla imalatların metrajlarının nasıl hesaplandığının anlaşılamadığını, ilave imalatlar rayice göre hesaplandığı halde ayrıca KDV ilavesi yapıldığı, ayrıca davada avans faizi istenmemesine rağmen talep dışına çıkılarak avans fazine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık asıl dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağı ile KDV alacağı ve fazla imalat bedelinin tahsiline, karşı davada; iş sahibi karşı davacının işin geç teslim edilmesinden dolayı cezai şart istemine, birleşen davada; birleşen dosya davalısı yüklenicinin işi ayıplı yapmasından dolayı çıkan yangın nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanununun 355. vd maddeleri, 410. maddesi, 3065 sayılı KDV Kanununun 26. maddesi.
- Değerlendirme
3.1. Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün olmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3.2 1086 sayılı HUMK'un yürürlükte olduğu dönemde çıkarılan 09.05.1960 tarih, 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda; Yargıtay bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına usulî kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için de zorunluluk doğacağı, usulî kazanılmış hakka ilişkin açık kanun hükmü olmasa da temyiz sonucu verilecek bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan amacı ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar amacıyla kabul edilmiş bulunması bakımından usulî kazanılmış hak müessesesi usul hukukunun dayandığı ana esaslardan olup kamu düzeniyle de ilgili olduğu belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK'da da usulî kazanılmış hakka ilişkin açık bir düzenleme bulunmamakta ise de bu ilkenin uygulanma gerekliliği HMK hükümleri karşısında da varlığını sürdürmektedir.
Yargıtay'ın bozma kararına uyan mahkeme, bozma kararı uyarınca işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Çünkü, mahkemenin bozma kararına uyması ile, bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulü müktesep hak doğmuştur.
Yargısal ve bilimsel içtihatlarda “usulî kazanılmış hak” ya da “usulî müktesep hak” olarak adlandırılan bu ilke Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.02.1998 tarih, 1987/2 520 Esas, 1988/89 Karar sayılı ilamında “Mahkemenin bozma kararına uymasıyla meydana gelen bozma gereğince işlem yapma ve hüküm verme durumu, taraflardan birisinin lehine ve diğeri aleyhine hüküm verme neticesini doğuracak bir durumdur, buna usuli kazanılmış hak denilmektedir” şeklinde tanımlanmaktadır. Usuli kazanılmış hakkın istisnaları ise dosya kapsamında bulunmamaktadır.
Bu bilgiler ışığında yapılan değerlendirme neticesinde; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen ilk kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin bozma ilamının 2 no.lu bendinde yer verildiği üzere fazla imalatların bedelinin BK nın 366. maddesi uyarınca tespit edilebiliyorsa 2002 yılı mahalli rayiçlerine göre TL cinsinden hesaplanması gerektiği, davalının da fazla imalat olarak iddia edilen işlerin bir kısmının sözleşme kapsamında olduğuna dair itirazları üzerinde durularak davacı alacağının saptanması gerektiği belirtilmiş ve mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
3.3. Mahkemece bozmaya uyulduğuna göre, usulî kazanılmış hak ilkesi uyarınca bozma doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılıp karar verilmelidir. Taraflar arasında el yazılı imzalı sözleşme dışı ilave işler tablosu dosya kapsamında bulunmakla, bu tabloda bazı imalatlar için taraflar mutabık olmuş, bazı imalatlar için ise itiraz olduğu belirtilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan raporda, sözleşme dışı imalatların bir kısmının davalının sözleşme kapsamında kaldığına dair itirazı değerlendirilmeden, piyasa rayicine göre hesaplandığı belirtilmesine rağmen USD olarak yapılan hesaplamanın TL ye çevrilerek KDV ilavesi suretiyle bozma ilamına uygun olmayacak şekilde hesaplama yapılmıştır.
3.4. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; yukarıda yer verilen bozma ilamında açıkça belirtildiği üzere taraflar arasında düzenlenen mutabakat dikkate alınarak, davalının fazla imalatların bir kısmının sözleşme kapsamında kaldığı itirazları değerlendirilmek suretiyle fazla imalatların bedelinin 2002 yılı piyasa rayiçlerine göre TL cinsinden hesaplanarak, KDV piyasa fiyatlarının içerisinde olacağından ayrıca ilave edilmeksizin mahkemenin ve Yargıtayın denetimine elverişli ek rapor almak, raporun bozmaya uygun düzenlenip düzenlenmediği mahkemece denetlendikten sonra bozmaya uygun yapılacak hesaba göre karar vermekten ibaret olmalıdır. Bu hususlar gözetilmeden, yetersiz bilirkişi raporuna göre eksik inceleme ve değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
3.1 bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine,
3.2, 3.3 ve 3.4 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine,
10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:07:10