Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/1121

Karar No

2023/1755

Karar Tarihi

10 Mayıs 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2019/527 E., 2021/730 K.

...

Limited Şirketi vekili Avukat ...

BİRLEŞEN 2014/1466 ESAS SAYILI DOSYADA

Limited Şirketi vekili Avukat ...

...

BİRLEŞEN 2014/643 ESAS SAYILI DOSYADA

...

Limited Şirketi vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ: 01.10.2013

HÜKÜM/KARAR: Ret Kabul

Taraflar arasındaki asıl davada menfi tespit, birleşen davada itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen 2014/643 Esas sayılı davanın reddine, birleşen 2014/1466 Esas sayılı davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Asıl davada davacı iş sahibi ... Dış Tic. Ltd. Şti. vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında iş sahibine ait mağazanın tadilat ve dekorasyonuna ilişkin sözleşme imzalandığını, davalı şirketin, sözleşme şartlarına uygun olarak tadilat ve dekorasyon işlerini yapamadığını, süresinde işleri teslim edemediğini, buna rağmen kendilerinin ödemeleri nakit ve çek vermek suretiyle tamamladığını, ancak davalının haksız olarak İstanbul 35. İcra Müdürlüğü 2013/11859 Esas sayılı dosya ile davacı aleyhine 132.382,16 TL bedelli icra takibi başlattığını, takibin usulsüz olarak kesinleştiğini, yapılan fiili haciz işlemi ile takipten haberdar olduklarını, herhangi bir borçları olmadığı gibi daha alacaklı bile olduklarını belirterek alacaklarını talep hakkı saklı kalmak kaydıyla borçlu olmadıklarının tespitini, İstanbul 35. İcra Müdürlüğü 2013/11859 Esas sayılı takip dosyasının teminat karşılığı durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmişlerdir.

2.Birleşen 2014/1466 Esas sayılı dosyada davacı yüklenici ... İnş. İth. İhr. Dek. Mob. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili birleşen dava dilekçesinde; yüklenici şirketin 19.06.2012 tarihli sözleşme kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen bakiye fatura alacaklarının olduğunu, Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. ... Şubesinin 30.10.2012 tarih ve 0351679 numaralı 70.000,00 TL bedelli çekten kalan 50.000,00 TL tutarında alacağı olduğunu, çek bedelinin ödenmemesi üzerine 35. İcra Müdürlüğünün 2013/5008 Esas sayılı dosyası ile 05/03/2013 tarihinde takip açıldığını, davalının takibe karşı 50.000,00 TL'sini ödeyerek makbuz aldığı iddiası ile itiraz ettiğini, ödemeye ilişkin bu itirazın doğru olmadığını, itiraz tarihi itibari ile çeke karşılık herhangi bir ödeme yapılmadığını, icra takibinden sonra ise kabul edilen 20.000,00 TL için kısmi ödeme yapıldığını, müvekkilinin bu çekten kaynaklanan 50.000,00 TL ana para alacağının halen ödenmediğini beyanla 11/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

3.Birleşen 2014/643 Esas sayılı dosyada davacı iş sahibi birleşen dava dilekçesinde; davacı iş sahibinin "..." isimli işletmeyi açmak üzere anlaşmaya vardıkları ... Gıda firmasının gösterdiği davalı şirket ile dükkanın dekor ve malzeme işleri için eser sözleşmesi yaptıklarını, 19/06/2012 tarihli işbu sözleşmeye göre işin süresi 6 8 hafta olarak tespit edilmiş olup mağazanın 18/08/2012 tarihinde açılmasının kararlaştırıldığını, iş bedelinin de 550.000,00 TL + KDV olarak belirlendiğini, yüklenicinin işi taahhüt ettiği gibi yapmadığını, sözleşmede gösterilen malzemeler yerine ikinci kalite malzemeler kullandığını, belirlenen 18/08/2012 tarihinden önce işi bitirmediğini ancak ... Gıda'dan alınan özel izinle mağazanın eksik şekilde 08/10/2012 tarihinde açıldığını, eksikliklere rağmen yükleniciye ödemesinin muntazam şekilde yapıldığını, 20/06/2012 tarihinde başlayan açık hesap ilişkisi uyarınca 02/12/2013 günlü hesap ekstresinde, davalıya 210.200,00 TL fazla ödemenin tespit edildiğini, istirdat için başlatılan İstanbul 29. İcra Müdürlüğü 2013/27516 Esas sayılı icra takibine yüklenici tarafından itiraz edildiğini, itirazın iptali ve takibin devamına, %20 inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Asıl davada davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmeden doğan edimlerini ifa ettiklerini, tespitin yokluklarında yapıldığını kabul etmediklerini, davacının TTK’da belirtilen ayıp ihbar sürelerine uymadığını, kendilerine gönderildiği iddia edilen ihtardan haberdar olmadıklarını, yapılan işe ilişkin iddia edilen eksiklikler ile ilgili kendileri ile irtibata geçilmediğini, şubenin açılışının da gerçekleştirildiğini, herhangi bir eksiklik olsa ... firmasının açılışa izin vermeyeceğini, kendilerine iş bedelinin ödenmediğini, açtıkları takiplerin usul ve hakkaniyete uygun olduğunu belirterek, haczin ve satışın durdurulması kararının kaldırılarak takibin devamına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

2.Birleşen 2014/1466 Esas sayılı dosyada davalı iş sahibi vekili; çeke mahsuben 50.000,00 TL'nin davacı şirket yetkilisine, 01/11/2012 tarihinde para teslim tutanağı ile elden ödediğini, vaki ödeme nedeniyle takibe itiraz ettiklerini, 20.000,00 TL tutarındaki kısmın ise ödendiğini, aradan iki yıl geçtikten sonra bu defa ödenen 50.000,00 TL'nin yeniden dava edildiğini beyanla davanın reddini dilemiştir.

3.Birleşen 2014/643 Esas sayılı dosyada davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde; davalı yüklenici şirketin sözleşme gereği bütün yükümlülükleri yerine getirdiğini, mağazanın açılmama sebebinin tamamen davacının kusuruna dayandığını, davacı firmanın sözleşme dışı ek işler talep ettiğini, bu işlerin de yapıldığını, ilave işlere bağlı olarak işin yapım süresinin doğal olarak uzadığını, mağazanın planlanan 18/08/2012 tarihinde açılmamasına neden olan asıl sebebin, davacı tarafın yerine getirmesi gereken hususları zamanında yapmaması olduğunu, davacının ofis yerinin neresi olacağına bir türlü karar veremediğini, kararsızlığı ve binadaki diğer kat malikleri ile yaşadığı sorunlar nedeniyle ofis yerinin geç netleştiğini, mimarın değiştiğini ve özel izinle mağazanın açılamadığını, eksiklik varsa ...'nun hiç kimseye özel izin vermediğini, davacının müvekkiline herhangi bir ihbarı bulunmadığını, işin tamamını kabul ettiğini, ayrıca davacının eksik ve hatalı imalatın neler olduğunu açıklaması gerektiğini, ayıp ihbarının yapılmamış ise iş sahibinin iş kabul etmiş sayıldığını, davacının müvekkiline ödediği fazla bedelin bulunmadığını belirterek davanın reddini ve kötü niyetli davacı hakkında %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 08.03.2017 tarihli 2014/1447 Esas, 2017/209 Karar sayılı kararıyla; teknik bilirkişilerce yapılan inceleme neticesinde yüklenicinin sözleşme dışı iş meydana getirmediği anlaşıldığı, davacı şirket kayıtlarının incelenmesinde davalıdan 200.200,00 TL alacaklı olduğu, davalı şirket kayıtlarında ise davalının 152.128,86 TL borçlu göründüğü, düzenlenen irsaliyeli faturanın sözleşme, fiyat teklifi ve ek fiyat teklifine uygun olduğu, tespit i delail raporunda belirlenen 23.400,00 TL tutarındaki ayıbın da doğru olduğu, buna göre hesaplama yapıldığında ayıp bedelinin de düşülmesi sonucunda takip tarihi itibariyle davacının davalıya 148.603,86 TL borçlu olduğu, öte yandan davalı şirket kayıtları da nazara alındığında ayıp bedeli düşüldüğünde 128.728,86 TL davacıya borç bakiyesi bulunduğu tespit edildiği, sözleşme dışı yapılan işin bulunmadığı, alacak kalemlerinin de sözleşmeye göre yapılan işle örtüştüğü, kaldı ki faturada da ek işlerden bahsedilmediği, tespit edilen ayıp oranında tenzilat yapıldığında davalının yapmış olduğu icra takibinin yerinde olduğu, ayrıca davalının defterlerinde de borç bakiyesi göründüğü ve bu hususun aleyhine delil olacağı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin 08.03.2017 tarihli 2014/1447 Esas, 2017/209 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi 12.06.2019 tarih ve 2018/3718 Esas, 2019/2736 Karar sayılı ilamında; eldeki davanın, davacı işsahibi tarafından davalı yüklenicinin cari hesaba dayalı başlattığı İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün 2013/11859 Esas sayılı dosyası ile başlatılan takip nedeni ile borçlu olunmadığının tespitine ilişkin olduğu, aynı mahkemenin 2014/643 Esas sayılı dava dosyasında iş sahibi tarafından yükleniciye karşı fazla ödemenin istirdadı talep edildiği, yine aynı mahkemede açılan ve 2014/643 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilen 2014/1466 Esas sayılı davada ise yüklenici tarafından bakiye alacağın tahsili talep edildiği, anılan 2014/643 ve 2014/1466 Esas sayılı dosyalarında ihtilafın aynı sözleşmeye ilişkin olması nedeni ile davanın konusu bakımından aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, davalardan biri hakkında verilecek karar diğerini etkileyeceğinden, üç davanın birlikte görülmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; delil tespiti dosyasındaki raporun incelenmesinde, sözleşmeye aykırı olarak imal edilen eksik, hatalı ve ayıplı imalatın tazmini için gereken tutarın 23.400 TL olduğu, teknik bilirkişilerce yapılan inceleme neticesinde yüklenicinin sözleşme dışı iş meydana getirmediği, davacı (iş sahibi) şirket kayıtlarının incelenmesinde davalıdan 200.200,00 TL alacaklı olduğu, davalı(yüklenici) şirket kayıtlarında ise davalının 152.128,86 TL davacıya borçlu göründüğü, teknik rapor ve yapılan keşif neticesinde, düzenlenen irsaliyeli faturanın sözleşme, fiyat teklifi ve ek fiyat teklifine uygun olduğu, tespit i delail raporunda belirlenen 23.400,00 TL tutarındaki ayıbın da doğru olduğu, buna göre hesaplama yapıldığında ayıp bedelinin de düşülmesi sonucunda takip tarihi itibariyle davacının davalıya 148.603,86 TL borçlu olduğu, öte yandan davalı şirket defter kayıtları da nazara alındığında ayıp bedeli düşüldüğünde neticeten 128.728,86 TL davacıya borç bakiyesi bulunduğu, sonuç olarak sözleşme dışı yapılan işin tespit edilemediği, alacak kalemlerinin de sözleşmeye göre yapılan işle örtüştüğü yani kadr i maruf olduğu, kaldı ki faturada da ek işlerden bahsedilmediği, tespit edilen ayıp oranında tenzilat yapıldığında davalının yapmış olduğu icra takibinin yerinde olduğu, ayrıca davalının defterlerinde de borç bakiyesi göründüğü ve bu hususun aleyhine delil olacağı gözetilerek asıl davaya konu menfi tespit davasının yerinde olmadığı kanaatine varıldığı, davalının asıl davada inkar tazminatı istemişse de ihtiyati tedbir kararı verilmediğinden İİK'nın 72/4 maddesi anlamında davalının alacağına geç ulaşması söz konusu olmayacağı, dolayısıyla davalı alacaklı lehine tazminat istemi yerinde olmadığı, Mahkemenin 2016/643 Esas sayılı davası ile birleşen 2014/1466 Esas sayılı davada ise davacı ... iş bedeline ifa uğruna edim olarak verilen çekin bakiye 50.000 TL'sinin tahsili için alacak davası ikame ettiği, bu davanın davalısı olan iş sahibinin ödeme def'inde bulunmuşsa da, davacı adına ödemeyi aldığı iddia olunan...isimli tutanakta adı geçen şahsın davacı ... İnşaatın çalışanı ya da yetkili temsilcisi olduğu ispatlanamadığı, nitekim, davacı ... İnşaatın da bu şahsın yetkili temsilcileri olmadığını, yapılan ödemeden haberlerinin olmadığını ileri sürdükleri, bu ödeme olgusu davacı şirket kayıtlarında da tespit edilemediği, tutanak tanzim tarihi itibariyle davacı şirket sigortalı çalışan listesi SGK'dan celp edilmişse de bu gelen kayıtlardan da bir sonuca varılamadığı, dolaysıyla, davalının ödemesini davacı temsilcisine yaptığını ispat edemediği, yapılan bu ifa sabit olsa dahi parayı tahsil eden...isimli şahsın basiretli tacir olarak temsil / tahsil yetkisi araştırılmadan ödeme yapıldığından kötü ifa olarak kabulü gerektiği, davacı ile irtibatı kurulamadığından davacıya yeniden ödeme yapmak durumunda kalacağı, bu nedenle işbu alacak davasının kabulü gerektiği, Birleşen 2014/643 Esas sayılı davanın davacısı olan iş sahibince her ne kadar kendilerince fazla ödeme yapıldığı ileri sürülmüşse de, davalı ... tarafından düzenlenen faturanın ve bedelinin ana dava kapsamında yapılan değerlendirmede yapılan iş içeriği ile uyumlu olduğu 15/09/2015 ve 08/09/2016 günlü ek raporla teyit edildiği, fazla ve yersiz ödeme olgusu ispatlanamamış olup bu davanın da reddi gerektiği, bu davada davalı kötü niyet tazminatı istemişse de, alacak borç durumu yapılan tahkikat ve teknik inceleme ile ortaya çıktığından, davacının kötü niyeti anlaşılamadığından reddi gerektiği belirtilerek asıl ve birleşen 2014/643 Esas sayılı dosyanın reddine, birleşen 2014/1466 Karar sayılı dosyanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı birleşen dava davalı iş sahibi vekili temyiz dilekçesi:

1.Yüklenicinin sözleşmeden doğan edimini eksik ve ayıplı ifa ettiğinden, sözleşmede belirtilen sürede işi bitiremediğinden iş sahibine zarar verdiğini, ayrıca sözleşme hükümlerine göre yapılması için iş sahibinin iznine ihtiyaç olan ek işleri yapmadığı halde yapmış gibi göstererek ek fatura düzenlediğini, ve kendilerince iade edilen faturayı gerçek gibi hesaplarına dahil ederek borçlu iken kayden alacaklı hale geldiklerini bu nedenlerle işbu davaları açmak zorunda kaldıklarını,

2.İstanbul 16. Sulh Hukuk Hakimliğinin 2013/87 D. İş dosyası ile iş yerinde yapılan tespit, Beyoğlu 8. Noterliğinin 02.05.2013 tarihli 8161 yevmiye no.lu ayıp ihtarnamesi, işlerin eksik ve zamanında yapılmadığına ve işletmenin eksik ve hatalı olarak geç bir tarihte açılmak zorunda kalındığına dair ... isminin sahibi ... Dondurma ve Gıda Maddeleri A.Ş.'nin 12.03.2015 tarihli yazısı ile iddialarını kanıtladıklarını,

3.Yüklenicinin ek işler iddiasıyla düzenlediği faturayı kabul etmemelerine ve bahsedilen ihtarname ile iade etmelerine rağmen, yüklenicinin bu faturayı kayıtlarına işlediğini ve bu fatura kaydı ile alacaklı hale geldiğini, bilirkişilerin raporlarında ilave iş yapılmadığını net bir şekilde belirtilmelerine rağmen ticari defterdeki ek işlere ait faturayı kabul etmelerinin birbiri ile çeliştiğini, bu fatura nedeniyle nedeniyle borçlu görünmelerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle hükmün bozulmasını talep etmişlerdir.

  1. Davalı birleşen dava davacı yüklenici vekili temyiz dilekçesi:

1.Yerel Mahkemenin asıl davanın reddine, birleşen 2014/1466 Esas sayılı davanın kabulüne ve birleşen 2014/643 Esas sayılı davanın reddine dair vermiş olduğu kararlar usul ve yasaya uygun olup bu kararlar yönünden herhangi bir itirazları bulunmasa da asıl davada tazminat isteminin reddine ve birleşen 2014/643 Esas sayılı davada kötü niyet tazminatının reddine dair verilen karar hukuki dayanaktan yoksun ve somut verilerle çeliştiğinden işbu kararlara itiraz ettiklerini,

2.Menfi tespit davasında 01.10.2013 tarihli tensip zaptının 14 no.lu ara kararında ihtiyati tedbir kararı verildiğini, mahkemenin 26.10.2021 tarihinde İstanbul 35. İcra Dairesine gönderdiği yazı cevabında da bu hususun ifade edildiğini, dosyada ihtiyati tedbir kararı bulunması karşısında davalının alacağa geç ulaşılmasına sebebiyet verdiği sabit olup İİK’nın 72/4 maddesi gereğince şartları oluşan kötü niyet tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesini, yerel mahkemenin kötü niyet tazminatının reddine dair kararının hatalı gerekçeye dayandığını,

3.Birleşen 2014/643 Esas sayılı dosyada şartları oluşmasına rağmen kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş olmasının da eksik ve hatalı olduğunu, açıklanan nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, asıl ve birleşen dava dosyalarında eser sözleşmesi uyarınca alacak istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun (1086 sayılı Kanun) 427 nci maddesi, 437 nci maddesi, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 355 370 maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.72

  1. Değerlendirme

1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 427. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Taraflar arasında imzalanan 19.06.2012 tarihli iş sahibine ait mekanın ... firmasınca uygun görülen projeye göre mimari statik elektrik işlerinin yapımına dair sözleşmede asıl davada davacı işsahibi, davalı yüklenicidir. Asıl davada davacı işsahibi tarafından davalı yüklenicinin cari hesaba dayalı başlattığı İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün 2013/11859 Esas sayılı dosyası ile başlatılan takip nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti istenmiş, aynı mahkemenin 2014/643 Esas sayılı dava dosyasında davacı iş sahibi tarafından davalı yükleniciye karşı fazla ödemenin istirdadı talep edilmiş, yine aynı mahkemede açılan ve 2014/643 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilen 2014/1466 Esas sayılı davada ise yüklenici tarafından iş sahibinden bakiye iş bedeli alacağının tahsili talep edilmiştir.

3.Mahkemece, tarafların ticari defterleri ile faturalar üzerinde yapılan inceleme neticesinde, tespit raporu ile belirlenen sözleşmeye aykırı olarak yapılan eksik ve ayıplı imalat da göz önünde bulundurularak, iş sahibinin yükleniciden herhangi bir alacağı olmadığı tespit edilmiş, iş sahibinin asıl ve birleşen 2014/643 E. sayılı davalarının reddine, yüklenicinin birleşen 2014/1466 E. sayılı davasının kabulü ile 50.000 TL bakiye iş bedelinin iş sahibinden tahsiline karar verilmiştir.

4.Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmakta olup asıl ve birleşen davalarda eser sözleşmesi uyarınca cari hesaptan kaynaklanan alacak talebinde bulunulmaktadır. İş sahibi işin eksik ve ayıplı ifa edildiğini, yapılmayan işlerin ise yapılmış gibi faturalandırılarak ticari defterlere işlendiğini, bu faturanın ihtarname ile yükleniciye iade edildiğini, borçlu olmadıklarını aksine alacaklı olduklarını iddia ederken, yüklenici sözleşmeden doğan ve ek olarak istenen tüm işleri eksiksiz ifa etmesine rağmen iş bedelinin tamamının ödenmediğini ileri sürmektedir. Tespit raporu ile yerinde yapılan inceleme ile bir kısım ayıplı işler tespit edilmiş, iş sahibi tarafından eksik tespit ve hesaplama yapıldığı yönünde itiraz edilmiştir. Raporda sözleşme dışı yapıldığı iddia edilen işlere dair herhangi bir tespitte de bulunulmamıştır. Mahkemece alınan raporlarda ticari defter ve dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde; sözleşme dışı iş yapılmadığının ve iş sahibi tarafından iade edildiği iddia edilen faturanın yüklenici defterinde kayıtlı olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. İş sahibi sözleşme dışı iş yapılmadığı tespit edilmesine rağmen buna ilişkin faturanın işlendiği ticari defter kayıtlarının esas alınmasına itiraz etmiştir.

5.Dosyada mübrez ... firmasının 12/03/2015 tarihli yazısının incelenmesinde ise şubenin açılış onayının 08.10.2012 tarihinde verildiği ancak şubenin açılış ve onay sürecinde dekorasyon ve inşaat işleri açısından ... firmasının konsept ve imajına aykırılıklar olduğu tespit edildiği ve sayılan eksikliklerin giderilmesinin talep edildiği görülmüştür.

6.Açıklanan nedenlerle; yapılan itirazlara ve dosya kapsamına rağmen eksik incelemeye dayanan rapor esas alınarak karar verildiği anlaşılmakla Mahkemece konusunda uzman bilirkişi heyeti oluşturularak gerektiğinde mahallinde keşif yapılmak suretiyle dosya içerisinde bulunan tespit raporu, ... firmasından gelen yazı, fatura ve içerikleri incelenerek işin yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise hangi oranda yapıldığı, varsa ayıplı ve eksik imalatlar ile yine varsa fazla imalatların da değerlendirilmek suretiyle hesaplanması, ardından taraflarca kabul edilen, ispatlanan ödemelerin mahsubu ile asıl ve birleşen davalarda sonucuna göre karar verilmesi ve bu sonuç ile dosya kapsamına göre de talep edilen kötü niyet tazminatının değerlendirilmesi gerekirken aksi şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadancevapkarardosyadatemyizyargılamaincelenenvı.kararıkararınmahkemesibirleşensayılıderecebozulmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:07:10

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim