Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/1091
2023/1747
10 Mayıs 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/42 E., 2019/581 K.
DAVACI KARŞI DAVALI: ... Yapı Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili Avukat ...
DAVALI KARŞI DAVACI: ... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ: 08.01.2013
HÜKÜM/KARAR: Asıl Dava Kısmen Kabul, Karşı Dava Ret
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasından dolayı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı karşı davacı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalı karşı davacı vekili Avukat ... ile davacı karşı davalı vekili Avukat ...'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 27.10.2009 ve 16.12.2009 tarihli protokollerle, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine konu taşınmazın 1/2 hissesinin 1.500.000 USD bedelle yüklenici şirkete devredileceği, bu bedelin 200.000 USD’sinin peşin olarak, 650.000 USD’sinin ... adlı sitede bulunan bir adet dairenin davalı arsa sahibinin oğluna devri suretiyle, geriye kalan 650.000 USD’sinin ise iş avansı olarak taşeron firmaya ödeneceğinin ve arsa sahibine ...’de verilecek dairenin arsa üzerindeki ipoteğin kaldırılması için kullanılacağının kararlaştırıldığını, müvekkilinin bu protokollerden kaynaklanan edimlerini yerine getirdiğini, 02.11.2009 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde ise, arsa sahibi davalının sözleşmenin imzalanmasından itibaren 45 gün içerisinde arsayı boş olarak teslim edeceğinin, arsa üzerindeki ipoteğin kaldırılacağının, komşu parsellerin alınması ve tevhid edilmesi ile ilgili masrafların her iki tarafça karşılanacağının, arsa teslim edilinceye ve ipotek kaldırılıncaya kadar geçen sürenin inşaat süresine ilave edileceğinin, arsa sahibinin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmemesi halinde, yüklenici firmanının sözleşmeyi feshetme hakkı bulunduğunun, bu durumda, arsa sahibinin yüklenicinin menfi ve müspet tüm zararlarını karşılayacağının taahhüt edildiğini, sözleşmenin imzalanmasından itibaren 1 yıl geçmesine rağmen, davalı arsa sahibinin halen arsayı boş olarak teslim etmediğini, ipoteğin kaldırılmadığını, arsa üzerindeki yapının halen başkası tarafından kullanıldığını, ayrıca, yükleniciye satılmış bulunan 1/2 hisse ile ilgili olarak üçüncü bir kişi ile adi ortaklık sözleşmesi akdedildiğini, bu nedenlerle müvekkili yüklenicinin inşaata başlayamadığını, davalının kötüniyetli tutumu nedeniyle taraflar arasında ... ilişkisinin kalmadığını, bu haliyle sözleşmeden dönmekten başka bir seçenek bulunmadığını ileri sürerek, taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden dönülmesine, bu hususta davalı tarafça yaratılan muarazanın men’ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müspet ve menfi zararlar karşılığı olmak üzere, 50.000,00 TL’nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1 Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tüm girişimlerine rağmen arsa üzerindeki villada oturan işgalcileri tahliye ettiremediğini, bu nedenle geçen sürenin inşaat süresine ilave edilmesi gerektiğini, ancak bunun da öncesinde, komşu parsellerin alınması, tevhid edilmesi ve imar planı değişikliği gibi işlemlerin yapılmış olması gerektiğini, sözleşmenin uygulanabilir olmaktan çıktığını, ön protokollerde kararlaştırılan 1.500.000 USD’nin ödenmediğini, komşu parsellerin alınmasına ilişkin 2.500.000 USD’nin bloke edilerek 8.000 m² lik alanın arsa sahibi ile birlikte yarı yarıya satın alınmadığını, Royal City’deki dairenin halen teslim edilmediğini, bu dairenin protokolde belirlenen değerin altında çıktığını, ipotek fekki için bankaya yatırılan paranın davacı yüklenicinin borcu nedeniyle bloke edildiğini, yüklenicinin komşu parsellerin alınmasına ilişkin bedeli depo etmediğini, bu itibarla sözleşmenin feshi ve tarafların birbirlerine verdiklerinin iadesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2 Davalı vekili karşı davasında, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ile yükleniciye devredilen 52 ada 13 no'lu parselin 1/2 hissenin tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan zararların karşılığı olmak üzere, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
3 Karşı davada davalı vekili davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkeminin 16.06.2014 tarihli ve 2013/12 Esas, 2014/217 Karar sayılı kararıyla asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1 İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2 Yargıtay (kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 26.01.2017 tarih, 2014/9711 Esas, 2017/183 Karar sayılı ilamı ile, tarafların temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
3 Yargıtay (kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
4 Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 21.11.2018 tarihli 2018/1811 Esas, 2018/4599 Karar sayılı ilamı ile, asıl davaya yönelik tarafların karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiş, karşı dava bakımından ise "Karşı dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan, 52 ada 13 nolu parselin 1/2 payının tapu iptâl ve tescili ile sözleşmenin feshi istemine ilişkin olup, 492 sayılı Harçlar Yasası'nın 16/II. maddesi gereğince taşınmazın değeri üzerinden nispi harca tabidir. Dava dilekçesinde tapu iptal tescil istemine dair değer belirtilmemiş, keşif sonucu alınan 21.10.2013 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın 1/2 hissesinin değeri karşı dava tarihi itibariyle 1.750,000,00 TL olarak belirlenmiş, karşı davacı tarafından bu miktar üzerinden nispi tamamlama harcı yatırılmamıştır. Mahkemece sadece tazminat istemine ilişkin 10.000,00 TL'lik talep bakımından maktu dava açma harcı alınmıştır. Yatırılması gerekli harçlar yatırılmaksızın davanın görülmesi mümkün değildir. Harç kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece gözetilmesi gerektiği gibi temyiz nedeni olarak ileri sürülmese bile Yargıtay tarafından da gözetilmesi gerekir. Bu durumda mahkemece harcın tamamlanması için davalı karşı davacı tarafa süre verilmeli, süresi içinde harç yatırılmaz ise dosya işlemden kaldırılmalı, harç eksikliği tamamlanır ise yargılamaya devam edilerek esastan inceleme yapılmalıdır. Kamu düzenine ilişkin bu kurallara rağmen eksik harcın yatırılması için gereken işlemler yapılmadan esastan inceleme yapılarak bu konuda karar verilmesi doğru olmamış, karşı davaya ilişkin kararın bu gerekçeyle bozulması gerekirken bu hususun gözden kaçırıldığı anlaşıldığından Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin onama ilamının karşı dava bakımından kaldırılması zorunlu bulunmuştur" gerekçesiyle onama ilamının karşı dava ile ilgili kısmının kaldırılarak belirtilen gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Yargıtay ilamı ile asıl dava yönünden verilen mahkeme kararının bozma dışında bırakıldığı kesinleştiği, karşı davada harç yönünden kararın bozulduğu, mahkememizce bozma öncesi verilen kararda yapılan değerlendirmelerin yerinde olduğu, davalı karşı davacı arsa malikinin öncelikli taahhütlerini yerine getirmemesi ve bunda kusurlu olması nedeniyle, sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiği, buna göre davacının sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu, karşı davada talep edilen tapu iptal ve tescil talebi ile tarafların tazminat taleplerinin yerinde olmadığı" gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı karşı davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı karşı davacı temyiz dilekçesinde, mahkemece yapılan tahkikatın noksan olduğunu, 1/2 pay için 1.500.000 USD ödeme taahhüdünün yerine getirilmediğini, davacının gayrimenkulünün tapudan 1/2 payını alırken gayrimenkulün üzerindeki ipoteği bilerek tapu sicil müdürü huzurunda kabul ettiğini ve ayrıca ek protokolle ipoteği kaldırma taahhüdü bulunduğunu, kat karşılığı mukaleve şartlarına göre 2.500.000 USD getirerek bitişik parsellerin %50'sini arsa sahibi adına %50'sini müteahhid adına olmak üzere satın alma taahhüdü bulunduğunu, sözleşmede tahkim şartı olduğunu bozma kararı doğrultusunda davanın esasına göre herkesin aldığını, geri vermesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerek
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmış olup, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine karar verilmesi,muarazanın men'i, müspet ve menfi zararların tahsili, tapu iptali ve tescil ile alacak istemlerine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddeleri, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 nci ve devamı maddeleri
-
Değerlendirme
-
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427 nci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda karar verildiği, asıl davaya yönelik tarafların karar düzeltme isteklerinin 15. Hukuk Dairesinin 21.11.2018 tarihli ilamı ile reddedildiğinden asıl davanın kesinleştiği, karşı dava yönünden ise mahkemece hükme esas alınan raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede sözleşmenin haklı olarak feshedilmesi halinde dahi yükleniciye devredilmiş bulunan taşınmaz hissesinin istenemeyeceğinin kararlaştırılması nedeniyle karşı davada arsa sahibinin tapu iptali ve tescil isteminin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, davalı karşı davacı tarafça ileri sürülen temyiz nedenlerinin daha önceki bozma kapsamı dışında kaldığı ve kesinleştiği anlaşılmakla mahkemece verilen kararda isabetsizlik görülmemiştir.
3.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi karanının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uymakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı karşı davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacı karşı davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalı karşı davacı ...'dan alınmasına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:07:10