Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/1268
2023/1741
10 Mayıs 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mahk. Sıf.)
SAYISI: 2015/277 E., 2021/243 K.
ASIL VE BİRL.
DAVADA DAVACI: ... vekili Avukat ...
ASIL DAVADA DAVALI: ... vekili Avukat ...
BİRL. DAVADA DAVALILAR: 1 ... Mirasçısı ... 2 ... 3 ... 4 ... vekili Avukat ... 5 ... ve diğerleri
ASIL DAVA DAVA TARİHİ: 21.10.2009
HÜKÜM: Kısmen Kabul Kısmen Ret
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl dava yönünden el atma davası bakımından karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın reddine, manevi tazminat yönünden kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekilince duruşmasız, davalılar ..., ... ve ..., davalı ... ve davalı ... mirasçısı ... vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalı ... vekili Avukat ... ile davacı vekilleri Avukat ... ve Avukat ... geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatifin 84 no.lu üyesi olarak 130/2 Blok 19 no.lu dairenin sahibi olduğunu, ancak davalı kooperatif genel kurul kararının iptalini istemesi nedeniyle dairesine girmesinin kooperatifçe engellendiğini ileri sürerek, asıl davada 130/2 blok 19 no.lu daireye yapılan haksız müdahalenin önlenmesi ile geç ve ayıplı teslime dayanarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini; birleşen davada ise, davalı kooperatif yöneticileri taraf olarak gösterilerek, asıl davadaki gerekçelerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiş; bilahare ıslah yoluyla maddi tazminat taleplerini 57.884,27 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Asıl davada davalı kooperatif vekili, davacıya tahsis edilen 19 no.lu dairenin 2010 yılı Nisan ayında teslim alınarak kullanılmaya başlandığını savunarak, asıl davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
III. YEREL MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.05.2013 tarihli ve 2010/109 Esas, 2013/217 Karar sayılı kararı ile, asıl davanın kısmen kabulü ile malzeme ve işçilikten kaynaklanan 17.500,00 TL, kira kaybı nedeniyle 31.636,69 TL olmak üzere toplam 49.136,69 TL zararın ve 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline, müdahalenin önlenmesi davasının konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kabulü ile 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen, asıl davada da istemde bulunulduğundan tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla tahsiline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Yerel Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz İncelemesi
Yargıtay Kapatılan Yüksek 23. Hukuk Dairesinin 12.02.2015 tarihli ve 2014/7352 Esas, 2015/809 Karar sayılı kararı ile, yerel mahkeme kararının eksik inceleme ve yanılgılı gerekçeye dayalı olması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
V. BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Yerel Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl dava bakımından yargılama devam ederken teslim gerçekleştiğinden müdahalenin men'i talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş, ortaklar arasında eşitlik ilkesinin bozulmamış olduğu gerekçesiyle eksik ve ayıplı imalat bedeline dair talep reddedilmiş, geç teslim nedeniyle rayiçler uyarınca tespit edilen kira kaybının ve takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı kooperatiften tahsili gerektiği belirtilmiş, birleşen dava bakımından ise davalı yöneticilerin davacının zararına olacak şekilde kusurlu ve kasti hareketleri bulunmadığı gerekçesiyle, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Yerel Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1 Asıl ve birleşen davada davacı vekili; yüklenici şirket tarafından 2007 yılında bitirilerek oturuma açılan konutların geç tesliminde yöneticilerin kusuru bulunduğunun bilirkişi raporunda da ifade edildiği, yönetim kurulu üyelerinin genel kurulca verilen yetkiye uygun hareket etmemeleri nedeniyle davacı zararı oluştuğu, eksik ve ayıplı iş bedeline hükmedilmemesinin hatalı olduğu ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
2 Asıl davada davalı kooperatif vekili; kooperatifin tüm konutları aynı anda bitirip teslim etme yükümü bulunmadığını, gecikmenin yükleniciden kaynaklandığı ve kooperatifçe üzerine düşen ikazlar yapılıp davalar açıldığını, gecikme cezasının ve vekalet ücreti miktarlarının fahiş belirlendiğini, manevi zararın söz konusu olmadığını ve müdahalenin men'i talebinin esastan reddi gerektiğini belirterek, kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
3 Birleşen davada davalı yöneticiler vekili; müdahalenin men'i talebi bakımından davalı aleyhine vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu, eşitlik ilkesine aykırı hareket edilmediğinden kira kaybı verilemeyeceğni, manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, süreden sonra sunulan tespit raporunu kabul etmediklerini ve zamanaşımı itirazına dair değerlendirmede isabet bulunmadığını belirterek, kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kooperatif ortaklığından kaynaklanan müdahalenin men'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesi.
- Değerlendirme
1 Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2 TBK'nın 58. maddesi gereğince kişilik hakları zarara uğrayanların manevi tazminat isteme hakları vardır.
Ancak bunun talep edilebilmesi için, kişilik haklarına zarar veren eylemin karşı tarafın hukuka aykırı ve kusurlu bir eylemiyle gerçekleştirilmiş olması gerekir.
Somut olayda uyuşmazlık; davalı kooperatif ortağı olan davacıya kur'a neticesinde isabet eden bağımsız bölümün teslim edilmemiş olmasından kaynaklanmaktadır. Yapılan genel kurullarda teslime dair tarih belirlenmemiş, yalnızca yönetim kuruluna teslimlere ve teslim şekline ilişkin yetki verilmiştir. 09.12.2006 tarihli kur'a çekimi sonrası yönetim kurulunca bu yetkiye istinaden 20.06.2009 tarihinden itibaren ortaklara değişik tarihlerde konut teslimleri yapılmıştır. Nitekim davacıya tahsisli dairenin de dava devam ederken, 21.06.2010 günü teslimi gerçekleşmiş olup, müdahalenin men'i talebi bakımından dava konusuz kalmıştır.
Açıklanan nedenlerle, yapılan geç teslimde, davalı kooperatifin kasıtlı tavır sergilemediği dosya kapsamı ile sabittir. Kaldı ki mahkemece davalı kooperatif bakımından manevi tazminata hükmedilmiş olması, birleşen dava davalıları olan yöneticiler hakkındaki davanın reddine esas alınan, kusurlu ve kasti hareket edildiğinin tespit edilemediğine ilişkin gerekçe ile de çelişmektedir.
Bu durumda mahkemece, davalı kooperatif aleyhine talep edilen manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçelerle bu istemi kabulü doğru olmamıştır.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1 Davacı vekilinin tüm, temyiz eden davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2 Temyiz olunan Yerel Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına,
8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekil ile temsil olunan asıl davada davalı kooperatife verilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın kararı veren Yerel Mahkemeye gönderilmesine,
10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:07:10