Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/862

Karar No

2023/1738

Karar Tarihi

13 Mayıs 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/316 E., 2021/1571 K.

DAVACILAR: 1 ... 2 ... vekili Avukat ...

DAVALILAR: 1 ... vekili Avukat ... 2 Mimarlık 2000 Mimarlık Mühendislik İnşaat Taahhüt Turizm Müzik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi 3 ... ... vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ: 08.10.2018

HÜKÜM/KARAR: Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ: Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/577 E., 2020/132 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..

Belli edilen günde davalılardan S.S. ... Evl. Konut Yapı Koop. vekili Avukat ... ile davacılar vekili avukat ... 'in gelmiş olmalarıyla duruşmada hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirket ile arsa sahibi müvekkilleri arasında 02.11.2009 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede davalı ...'nın da müvekkillerine karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun düzenlendiğini, arsa maliklerine teslimi gereken 22 adet bağımsız bölümün zamanında teslim edilmediğini, bir kısım imalatların hiç yapılmadığını ya da eksik ve kusurlu yapıldığını, inşaata ait yapı kullanma izin belgesinin halen alınmadığını ileri sürerek, şimdilik gecikme tazminatı ve eksik işler dolayısıyla toplam 20.000,00 TL tazminatın 27.12.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, ıslah yoluyla talebini 599.500,00 TL’ye arttırmıştır.

II. CEVAP

1.Davalı kooperatif vekili cevap dilekçesinde; sözleşmeye göre arsa sahiplerine kalacak olan daireleri fiilen bitirilmesinin 48 ay olarak belirlediğini, 60 ay içerisinde de anahtar teslim bitirme taahhüdü verildiğini, davalı şirket tarafından dairelerin teslim alınması ihtarı yapıldığını, inşaatın teslim müddeti ile fiilen bitirme arasındaki zaman kaybının mücbir sebeplerden kaynaklandığını, 3 defa Yapı Denetim Şirketlerinin lisanslarının iptal edildiğinden inşaatın zorunlu olarak durduğunu, sitede üç yıldır oturulduğunu, ortak alanlardaki eksikliklerin dairelerin teslim alınmasına engel olmadığını, sözleşmede de fiili teslimin iskana bağlanmadığını, fazla imalat ve yapı denetim bedeli ödemeleri sebebiyle alacaklı olduklarından takas talepleri olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı Mimarlık 2000 Mimarlık Müh. İnş. Taah. Tur. Müzik San. ve Tic. Ltd. Şti ve ... vekili cevap dilekçesinde, inşaatın gecikmesindeki yirmi ayı aşan müddetin, yapı denetim firmalarının yetkilerinin alınmasından kaynaklandığını, davalıların kusuru bulunmadığını, davacıların, tadilat projesini hiçbir haklı gerekçe olmaksızın imzadan imtina ettiklerini, 6 ay kadar gecikmeye neden olduklarını, sözleşmenin 6. maddesindeki yazılı süre ve şekillere uygun şekilde inşaatın teslime hazır hale getirildiğini, davacıların teslimden kaçındıklarını, müvekkili davalı ... tarafından kanunun aradığı şartlara uygun olarak verilen kefalet sözü söz konusu olmadığını, davacının talebinin zararı öğrendikten sonra 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işin teslim tarihi olan 02/11/2009'dan itibaren 48 ay olarak belirlendiği, inşaatların bitirilip teslim edilmesi gereken tarih 02/11/2013 olduğu, yüklenicinin kusurundan kaynaklanmayan bu süre teslim tarihine eklenerek, teslim tarihinin 24/06/2015 olarak hesaplandığı, yüklenicinin yapı denetimde kaybolan süre de eklendiği halde sözleşmede belirtilen müddetler içinde inşaatları teslim edemediği, sözleşme gereğince belirlenen gecikme tazminatının ödenmesi gerektiği, her ne kadar teslime davet ihtarı keşide edildiği savunulmuş ise de, sunulan 22/08/2016 tarihli ihtarnamenin dairelerin teslim alınması değil, tadilat projesinin imzalanması hususunda olduğu gibi tespit edilen teslim süresinden çok sonra keşide edildiği, davalı ...'nın dava konusu sözleşmeyi davalı Mimarlık 2000 ... Şti yetkilisi ve ayrıca asaleten müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, davalının şirket yetkilisi ve sözleşme kefili olarak üstlendiği tüm sorumluluğun bilincinde olduğu, sözleşme şartlarının açık olduğu, dolayısıyla kefalet sözleşmesi hükümleri taşımadığından anılan davalının sorumlu olmayacağı savunmasının kötü niyetli olduğu, bu itibarla tüm davalıların birlikte davacıların alacağından sorumlu olacakları, eksik imalat bulunmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 599.500,00 TL kira tazminatın tahsiline, eksik iş yönünden talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kooperatif vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı kooperatif vekili istinaf dilekçesinde, kooperatif ile mal sahipleri arasında doğrudan bir devir anlaşması imzalanmadığını, 18.11.2009 tarihli inşaat sözleşmesinin devri, başlıklı anlaşmanın nitelik itibariyle, bir ifanın üstlenilmesi olduğunu, sözleşme devri olmadığını, bu sebeple kooperatifin bu davada taraf sıfatı bulunmadığını, husumet sebebiyle davanın reddi gerektiğini, aksi kanaatte yasal faize hükmedilmesinin, tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile keşifte dinlenen tanık beyanlarına göre inşaat kullanılır vaziyette olmadığı, kullanıma hazır olmayan dairelerin teslime zorlanamayacağı ve hukuka uygun bir teslimden bahsedilemeyeceği, dolayısıyla arsa sahiplerinin teslimden imtina etmekte haklı olmalarına, iskan şartına bağlı sözleşmelerde arsa sahibi bağımsız bölümleri kullanıma zorlanamayacağından fiili kullanımın başlangıcı kabul edilen elektrik ve doğal aboneliklerinin başlangıç tarihi ekim 2018 tarihine kadar gecikme tazminatı hesaplanması şeklindeki mahkeme kararı usul ve yasaya uygun bulunduğu, yargılama konusunun cezai şart değil gecikme tazminatı olduğundan indirimin gerekmediği gibi davalının tacir sıfatı ve iş konusu proje büyüklüğü nazara alındığında dava konusu 22 daire için hükmedilen tazminatın fahiş sayılmayacağı,

Asıl sözleşmenin yapıldığı şekle uygun olarak resmi senet ile sözleşmenin devrinin yapılması ve devreden ve devralan arasında sözleşmeye arsa sahibinin muvaffakat vermesi sebebiyle yapılan devir sözleşmesi geçerli ve davalı devir alan şirketin sözleşme borçlarından sorumluğu gerektiği,

Yüklenici daha önce temerrüde düşürülmemiş ise asıl alacağa dava tarihinden, ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğinden alacağın tamamı için dava tarihinden itibaren faiz uygulanması da doğru olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile 599.500,00 TL kira tazminatından 20.000,00 TL'sine 27/12/2017 tarihinden itibaren, 579.000,00 TL'sine ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kooperatif vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı kooperatif vekili temyiz dilekçesinde, müvekkili hakkında husumet nedeniyle red kararı verilmesi gerektiğini, yüklenici ile müvekkili arasındaki sözleşmenin, bir ifa yüklenmesi olup, kanuni şartlara uygun bir sözleşmenin devri olmadığını, yüklenicinin hiç bir zaman asıl borçlu konumundan çıkmadığını, hem yükleniciye hem de kefile dava açılmasının da bunun kanıtı olduğunu, sadece müteahhidin haklarına BK 162.madde uyarınca halef olduğunu, fakat müteahhidin arsa sahiplerine karşı borçlarının kooperatife doğrudan geçmediğini, borcun nakli için alacaklının onayının gerektiğini, bu sözleşmeyle, yüklenici şirketin mal sahiplerine karşı borcunun kooperatifçe iç yüklenildiğini, sözleşme devri olmayıp, ifanın üstlenilmesi mevcut ise de kooperatifin bu davada taraf olamayacağını, bu davada hiçbir surette müşterek borçluluk olmayacağını, site içerisinde bağımsız bölümlerde oturulmaya başlandığı halde, davacılar tarafından kendi dairelerini kiraya vermediklerinin belirtildiğini, zararın artmasına, davacıların sebep olduğunu, kira kaybı tazminatının varsayımsal hesaplandığını, arsa maliklerinin tüm dairelerini 2015 den beri, hiç aralıksız ve devamlı olarak kiralanabileceğinin kabul edilemeyeceğini, tazminattan münasip bir indirim yapılması gerektiğini belirterek istinaf mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca gecikme tazminatı ve eksik işler bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, TBK’nın 470. vd.maddeleri

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı kooperatif vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci

fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan davacı yararına takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet

ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı S.S. ... Evleri Konut Yapı Kooperatifine

yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevapincelenenv.kararıkararınmahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:05:40

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim