Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/619

Karar No

2023/1686

Karar Tarihi

8 Mayıs 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/578 E., 2021/1608 K.

DAVA TARİHİ: 12.11.2015

HÜKÜM/KARAR: İstinaf başvurusunun esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ: Silopi Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2015/929 E., 2020/47 K.

Taraflar arasında menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava ve cevaba cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket hakkında davalı tarafından icra takibi başlatıldığını, takibin dayanağı hiçbir geçerli belgenin bulunmadığını, davalının temlik aldığı temlikname konusu borcun müvekkili tarafından ödendiğini, alacağı temlik eden dava dışı ... Ltd. Şti.'nin müvekkili şirketi ibra ettiğinden müvekkili nezdinde bir alacağı olmadığını, dolayısıyla alacağı temlik alan davalının da bir talep hakkının bulunmadığını ileri sürerek icra dosyası nedeniyle davacı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dışı ... Ltd. Şti'nden olan alacağını temlik aldığını, temliknamenin bir suretinin davacı şirkete gönderildiğini, borcun bir kısmının ... Ltd.Şti. tarafından müvekkil hesabına ödendiğini, bakiyesinin ödenmemesi üzerine davacı aleyhine takip başlattıklarını, takibin kesinleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıdan alacaklı olan ... Ltd. Şti.'nin alacağını 28.10.2010 tarihinde davalıya temlik ettiği, davacının borcunu ödememesi üzerine aleyhine icra takibi yapıldığı, davacı tarafça 26.10.2010 tarihli ... isimli kişinin düzenlediği ibraname ile ibra edildiklerinden davalı nezdinde borçlu olmadıklarını iddia ettiği, dava dışı ... Ltd. Şti.'nin ticaret sicil kayıtlarına göre ibraname düzenlendiği tarihte şirket yetkilisinin ... isimli kişi olduğu, bu nedenle dosyaya sunulan ibranamenin geçersiz olduğu, ibraname düzenlendikten sonra dava dışı ... Ltd. Şti.'ne davacı tarafından ödeme yapıldığı, davacının borçlu olmadığı yönündeki iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 28.12.2010 tarihli temliknameden de anlaşılacağı üzere dava dışı ... Ltd. Şti. vekilinin ... olduğunu, temlik eden şirketin vekili sıfatıyla ...'ın imzasının bulunduğunu, bu nedenle şirketi temsile yetkili şahsın bu kişi olduğunu, bahsi geçen şahsın yetkisinin aynı tarihli vekaletnameye dayandığını ve bu hususun noterlikçe tanzim edilen temliknamenin altına derç edildiğini, ibraname üzerinde yapılan imza incelemesinde imzaların ...'a ait olduğunun saptandığını, bu şahsın ibranameyi şirketin vekili ve temsilcisi sıfatıyla imzaladığını, bu haliyle ibraname nedeniyle davacı şirketin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 26.10.2010 tarihli "ibraname" başlıklı belgenin incelenmesinden dava dışı ... şirketi adına ...'ın beyanıyla ibraname düzenlendiği, ancak ticaret sicil kayıtlarına göre dava dışı şirket yetkilisinin ... isimli kişi olduğunun anlaşıldığı, buna göre ibranamede imzası olan kişinin dava dışı şirketin yetkilisi olmadığı, öte yandan 28.10.2010 tarihli vekaletname ile ... Ltd. Şti. tarafından ... isimli kişi vekil olarak tayin edilmiş ise de ibranamenin tarihinin 26.10.2010, vekaletnamenin tarihinin ise bu tarihten 2 gün sonrası olan 28.10.2010 olduğu tespit edilmiş olup ibraname tarihi itibariyle düzenlenmiş bir vekaletname bulunmadığından ve ibraname ekinde ...'ın ... Ltd. Şti. adına işlem yapmaya yetkili olduğuna dair yöntemince tanzim edilmiş başka bir temsil belgesi de bulunmadığından ...'ın ... Ltd. Şti.'ni temsilen ve bağlayıcı bir işlem yaptığının kabul edilemeyeceği, ayrıca ...'ın yetkilendirilmesine ilişkin vekaletnamede açıkça ibra yetkisinin bulunmadığı, bu nedenle söz konusu ibranamenin temlik alan davalı yönünden hukuken hüküm ifade etmeyeceği değerlendirildiğinden mahkemece davanın reddi yönünde verilen kararda herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 72 nci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri.

  1. Değerlendirme

  2. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapistinaftemyizincelenenvı.kararınkararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:08:33

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim