Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/5348

Karar No

2023/1558

Karar Tarihi

2 Mayıs 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1972 E., 2022/1743 K.

İflas İdare Memurluğu vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ: 18.10.2019

HÜKÜM/KARAR: Esastan Ret Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2022/9 E., 2022/758 K.

Taraflar arasındaki kayıt kabul davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 1 no.lu bent gereğince başvurunun esastan reddine, 2 no.lu bent gereğince davacının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararda dava değerinin duruşma sınırının altında olduğu anlaşılmıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalı vekilinin duruşma isteğinin miktar itibariyle reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kooperatife karşı tüm parasal yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalı kooperatifin bir kısım ortaklara konutlarını teslim ettiğini, bu ortakların içinde oturmak veya kiraya vermek suretiyle konutlarından faydalanmaya başladıklarını, konutların çoğunun ferdi tapularını verdiğini, peşin bedelli ortaklardan alınması gereken ödemeler yönünden parasal yükümlülüklerini yerine getirdiğinin mahkeme kararı ile belirlendiğini, müvekkiline tahsis edilen konutun tapu devrinin yapılmamasının 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesine ve genel hukuk ilkelerine uygun olmadığını, davalı kooperatifin iflasına karar verildiğini, iflas masasının tapuların müflis kooperatif adına kayıtlı olması nedeniyle üzerlerine "İflas Şerhi" koyduğunu ve satış işlemlerine başladığını, tapuların devri için 70.000,00 TL istediğini, iflas masasının hem ortaklardan ek ödeme almaya yetkisinin olmadığını, hem de müvekkilinin böyle bir borcu olmadığını, bu bağımsız bölümün masadan çıkarılacak mal ve haklar arasında olduğunu, bu taşınmazın satışının mümkün olmadığını, satılsa bile rayiç konut bedelinin hak sahibi davacıya ait olması gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere Etimesgut Tapu Müdürlüğü 46237 ada 1 parselde bulunan C Blok 1 no.lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline, tapu kaydı üzerindeki iflas şerhinin ve diğer müdahalelerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talep hakkının zamanaşımına uğradığını, davacı davalı müflis kooperatifin aktif üyesi olduğundan iflas tasfiye süresi devam ederken üyeliği nedeniyle kooperatife ödemiş olduğu bedeli istemesinin mümkün olmadığını, ayrıca dava konusu olan taşınmaz ve müflis adına kayıtlı olan diğer taşınmazlar masa malvarlığını teşkil etmekte olup müflisin alacaklılarının alacaklarına kavuşması için iflas şerhli olarak masa malvarlığında bulunduklarını, davalı kooperatifin üyesi olan davacının müflisten alacaklı olanlara karşı da yasal olarak sorumluluğunun devam ettiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporu uyarınca davacının kooperatife borcunun bulunmadığı bu durumda tapu iptal ve tescile hak kazanacağı ancak davalı kooperatifin iflas ettiği ancak kayıt kabul isteminde bulunabileceği davacının tazminat talebinde bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı kooperatifin konutu belirlediğini ve tahsis ettiğini, bunun bir hak olduğunu ve satış vaadi olduğunu, iflas masasına yalnız borçluya (müflise) ait olan mal ve hakların girdiğini (m.184, 1), üçüncü bir kişiye (başkasına) ait bir mal müflis elinde ve bu nedenle iflas masasına girmiş ise bu malın gerçek sahibine (üçüncü kişiye) verilmesi gerektiğini, iflas masası o malı üçüncü kişiye vermezse üçüncü kişinin iflas idaresine karşı istihkak davası açabileceğini (İİK m. 228), bu hakka masadan çıkarma hakkı dendiğini, 2009 yılında her ortağın yerinin belirlendiğini, herkese tahsis edilen konutlarının teslim edildiğini, o günden beridir içinde hak sahiplerinin oturduğunu, 2012 yılında da mülkiyet tapularının verildiğini, müvekkilinin kooperatife tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen diğerlerine tapuları verildiği halde yöneticilerce KK. 23. maddeye aykırı olarak müvekkilinin tapusunun verilmediğini, davacının ferdileşme yapıldığında da, dava açıldığında da borcu olmadığını üstelik fazla ödemesi bulunduğunu, konut tahsisinin satış vaadi olarak kabul edilmesi gerektiğini, KK. madde 2 gereğince bunun geçerliliği için herhangi bir şekle ihtiyaç olmadığını, ortaklara hakları dağıtıldıktan sonra iflas kararı verilmiş ise, ortağın ferdileşme hakkını müflise karşı da sunabileceğini, iflas kararının satış vaadi mahiyetindeki hakkını ortadan kaldırmayacağını, davacının kök talebi olan tahsis edilmiş bir konut olduğuna göre (Ortada, yani 10 yıldır kullandığı konut halen kooperatif adına olduğuna göre) imkânsızlığın söz konusu olmadığını, ortada verilecek konut bulunduğunu, bu nedenle kök talebin kabulünün gerektiğini, bu kök talebin imkânsız olması durumunda tali talep hakkında karar verilebileceğini, iflas masası yöneticilerinin kendilerine 70 biner TL verirlerse tapularını iflas şerhli olarak vereceklerini beyan ettiklerini, tek görevleri tasfiye yapmak iken, yönetim kurulu gibi davranıp bu haraç aldığı ortaklara (tapusu verilmeyen ortaklara) tapu devirlerini yaptıklarını, bu davranışlarının suç olduğunu, belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve talepleri gibi tapu iptali ve tescile ve diğer taleplerine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava tarihi itibariyle davalı kooperatife borcu bulunmadığı, dava konusu taşınmazın iflas tarihi 19.06.2012 tarihi itibariyle değerinin 155.000,00 TL olduğu, kooperatifçe bir dairenin geçerli bir tahsis işlemiyle bir ortağa tahsisi halinde, tahsis edilen ortağın rızası olmaksızın, ortaklığı devam ettiği sürece konutun başka bir ortağa tahsisi mümkün olmadığı, kooperatif tarafından taşınmazın ortağa tahsisi, mülkiyeti geçiren bir işlem olmayıp, kooperatifle olan iç ilişkide bir hak bahşeden ve koşulları oluştuğunda kooperatife karşı tapu iptal ve tescil talebinde bulunma hakkı yanında ortağa, tahsis hakkına karşı yapılan haksız saldırılarda üçüncü kişilere karşı müdahalenin men'i ve ecrimisil davası açmaya izin veren bir hak olup, bu hakkın ortağa ayni hak bahşetmeyeceği, İİK'nın 198. maddesi, "Mevzuu para olmayan alacak ona muadil bir kıymette para alacağına çevrilir. Şu kadar ki iflas idaresi taahhüdün aynen ifasına deruhte edebilir. Bu takdirde alacaklı talep ederse iflas idaresi teminat gösterir... Borçlar Kanunu'nun 290 ıncı maddesi hükümleri mahfuzdur" hükmünü içerdiği, ayni hak sahibi üçüncü kişilerce ileri sürülebilecek masadan çıkarma istemini düzenleyen İİK'nın 228. maddesinin somut olayda uygulanma yeri bulunmadığı, davacının ısrarla tapu iptali ve tescil istemini (mevzu para olmayan alacağı ile ilgili istemini) tekrarlamış olduğu ve iflas idaresince taahhüdün aynen ifasının reddedildiği gözetilerek, bilirkişi kurulunca taşınmazın iflas tarihi itibariyle belirlenen değerinin kaydına karar verilmesi gerekirken, İİK'nın 198. maddesindeki mevzuu para olmayan alacağın artık para alacağına dönüştüğüne ilişkin düzenleme göz ardı edilerek, davacının terditli tazminat isteminin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmeyerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, taşınmazın iflas tarihi itibariyle belirlenen kıymeti olacağı tabii olduğundan, tapu iptali tescil istemi ile açılan davada taşınmazın dava tarihi itibariyle belirlenen değeri üzerinden harcın tamamlanmış olmasının bu miktarın tahsili istemine yönelik olmadığı da göz önüne alınarak 155.000,00 TL'nin masaya kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, temyiz dilekçesinde istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek tapu iptal ve tescile karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde, davacının talebinin dışına çıkılarak karar verildiği, davacının kayıt ve kabule ilişkin talebi olmadığı, davacı ancak iflas hali olmaması ve kendisine verilecek konut bulunması halinde konut isteyebileceği, davacı alacağını ancak iflas tasfiyesi sonucunda masada para kalması halinde isteyebileceği dikkate alınmaksızın karar verildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, kayıt ve kabul istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK’nın 235. ve 198. maddesi, TTK’nın TTK'nın 379. ve 480/3 maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden ise; davacının talebi kooperatif üyesi olarak adına tahsis edilen konutun tapu iptal ve tescili istemine ilişkin olup, 1163 sayılı Kanun’un 98'inci maddesi uyarınca bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Türk Ticaret Kanunundaki anonim şirketlere ait hükümler uygulanır. TTK'nın 329 uncu maddesinde, belli istisnalar haricinde şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği öngörülmüş, buna paralel olarak TTK'nın 405/2 maddesinde ise "Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur" hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle, anonim şirket ortağı ödediği sermaye miktarı için şirketten alacaklı olmaz. Zira, ortakların payları için yapılan ödemeler ortaklığın sermayesini oluşturur. Sermaye payı ise ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından ortaklığın iflası halinde ortaklar kural olarak iflas alacaklısı olamazlar. Diğer bir anlatımla, ortaklar ödedikleri sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremezler. Ancak, pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan sonra ve İİK'nın 196 ncı maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde pay sahiplerine ödeme yapılması mümkündür. Bölge Adliye Mahkemesince bu açıklama doğrultusunda davacının alacağını masaya kaydettiremeyeceği dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken kooperatif ortağının taşınmaz bedelinin tahsili talebi 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollamasıyla, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 379. ve 480/3. maddeleri kapsamında bir alacak olmadığı halde, iflas masasına kaydı mümkün alacak olarak kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde taraflara iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizincelenenvı.kararıkararınmahkemesiderecebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:12:07

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim