Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/1425
2023/1461
24 Nisan 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/328 E., 2021/996 K.
DAVALILAR: 1 ... 2 ... ... vekili Avukat ... 3 ... 4 ... 5 ... vekili Avukat ... 6 ... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ: 13.05.2013
HÜKÜM/KARAR: Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/9 E., 2019/18 K.
Taraflar arasındaki Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müteahhitlik yapan davalıdan, dava konusu taşınmaz üzerinde yer alan inşaatta,sözleşme gereğince müteahhit davalı ... payına düşen 9 dairenin alım satım sözleşmesi ile satın aldığını, dokuz daire için toplam 250.000,00 TL ödeme yaptığını, taşınmazlardan 5 tanesinin eski eşi olan davalı ... ...’ya satıldığını, bu işlemi mal kaçırma amacıyla gerçekleştirilip işlemin muvazaalı olduğunu, adı geçen davalının kötü niyetli olup diğer davalı ... ile birlikte hareket ettiğini, bu nedenle BK'nun 41. maddesine göre sorumlu olduğunu, kalan daireleri de başkasına devrettiğini, davalı ...'in alım satım sözleşmesi gereğince edimini yerine getirmediğini, kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince dava konusu 9 22 ve 25 no.lu dairelerin davalı ...'a düşecek olup halen davalı arsa sahipleri adına tapuda kayıtlı olduğunu, bu nedenle 9 22 ve 25 no.lu bağımsız bölümlerin tapusunun iptaline, davacı adına tesciline, bu mümkün olmadığı takdirde peşinat olarak ödenen 250.000 TLnin davalı ...'den tahsiline; alacak yönünden üçüncü kişi olan ... ... adına kayıtlı 7 8 11 21 24 no.lu taşınmazların tapu kaydının iptali ile davalı ... adına tesciline mümkün olmadığı takdirde 250.000,00 TL nin davalılar ... ve ... ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... arasında gayrimenkul satışı yapıldığını, davacı ile davalı ... arasındaki sözleşmenin adi yazılı şekilde yapıldığını ve geçersiz olduğunu, bu sözleşmeyle davalı ... ...'nın ilgisinin bulunmadığını, harici yapılan satım sözleşmesinde içtihadı birleştirme kararına göre alıcının tüm borçlarını eda etmesi, satıcının da bağımsız bölümü teslim etmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı ... arasındaki sözleşmelerin geçersiz olduğunu, resmi şekilde yapılmadığını, gayrimenkul bedellerinin tamamının ödenmediğini, taşınmazların fiili olarak teslim edilmediğini, 2012 yılı Aralık ayında tapu devrinin şifaen bildirildiğini ancak davacının gayrimenkul bedellerini ödemeye yanaşmadığını belirterek davanın reddini talep etmiş, karşı dava yönünden davacı karşı davalının gayrimenkul bedellerini ödemediğinden davacı ...'in zor durumda kaldığını ve zarara uğradığını ileri sürerek 10.000,00 TL maddi tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı arsa sahipleri vekili cevap dilekçesinde özetle; inşaatın tamamlayıp genel iskanın alınmadığını, davacı ... ile aralarında kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, 25 no.lu bağımsız bölüm dışındaki tüm tapuların yükleniciye verildiğini, davacının yüklenicinin halefi olarak yüklenici ediminin yerine getirmekle sorumlu olduğunu, 23 no.lu bağımsız bölümün sözleşme gereğinin tam olarak yerine getirilmemesi nedeniyle ellerinde tuttuklarını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı tarafça davalı ... adına davalı ... tarafından yapılan satışların muvazaalı olduğu iddiası ile davalı ... adına olan tapu kaydının iptali talep edilmiş ise de; dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı itibariyle muvazaa olgusu davacı tarafça ispat edilememiş olup davalı ... ...'nın 3.kişi olduğu ve tapu sicil kaydına güvenerek tapu kaydını edindiğinin kabulü ile davalı ... adına açılan davanın reddine karar vermek gerektiği, davacı tarafından davalı arsa sahipleri aleyhine açılan tapu iptal ve tescil davası yönünden de davalıların arsa sahibi olup diğer davalı ... ile aralarında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi hükümleri gereğince davalı müteahhit ...'in hak etmiş olduğu tapuların devrinin yapılmış olduğunun anlaşılması ile bu davalılar aleyhine açılan davanın da husumet yokluğundan reddine karar vermek gerektiği, davacının açmış olduğu tapu iptal ve tescil davasını terditli açmış olduğu, tapu iptal ve tescil talebinin reddi durumunda tazminatın ödenmesinin talep edildiğinin görüldüğü, eldeki dava dosyasında tapu iptal ve tescil koşullarının gerçekleşmediği, davacının davalıya taşınmaz devri amacıyla ödeme yaptığı ancak tapu devrinin gerçekleşmediği, bu durumun davalının sebepsiz zenginleşmesine neden olduğu gerekçesiyle; davacının davalılar aleyhine açmış olduğu tapu iptal ve tescil davasının reddine, davacı tarafından açılan tazminat davasının kabulü ile 250.000,00 TL alacak bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, diğer davalılar yönünden açılan tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... ...’nın, davalı yüklenici ...’in eski eşi olduğunu, ancak fiilen beraber yaşadıklarını, sırf mal kaçırmak amacıyla anlaşmalı olarak boşandıklarını, dava dilekçesinin tebliğ adreslerinin aynı olduğunu, vekillerinin aynı olduğunu, davalı ...’ın, Davalı ... ...’yı davacıya eşi olarak tanıştırdığını, ... ...’nın başından beri satışlardan haberinin olduğunu, dosyaya sunulan tapu belgelerine göre de aynı adreste ikamet ettiklerinin belirlendiğini, davacının tapu devirlerinin kendisine yapılması için gönderdiği 07.05.2013 tarihli ihtarnameden hemen sonra tapu devirlerinin gerçekleştiğini, taşınmazlara yargılama sırasında tedbir konulmadığından taşınmazların 3. kişilere devredildiğini, devirlerin çok kısa aralıklarla olduğu, davanın açıldığı gün dahi devir yapıldığını, devir bedellerinin çok düşük olduğunu, davalı ... ve ... ...’nın dolandırıcılık suçundan şikayet edildiğini, açıklanan nedenlerle bu iki davalı arasındaki muvazaanın ispat edildiğini, tapu iptal ve tescil taleplerinin reddinin yerinde olmadığını, ayrıca tazminat yönünden ... ...’nın da müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği taleplerinin değerlendirilmediğini, arsa sahipleri yönünden verilen kararın da bilirkişi raporuna ve toplanan delillere aykırı olduğu, arsa sahiplerinin de bilerek ve isteyerek davalı ... lehine hareket ettiklerini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında, dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire ve ortaya koyduğu gerekçeye ve ayrıca taşınmaz devrini ya da devir vaadi içeren sözleşmelerin geçerli olması için TMK'nun 705., TBK'nun 237. (BK 213.), Tapu Kanunu 26. ve Noterlik Kanunu 60. maddeleri gereği, resmi şekilde yapılmasının zorunlu olduğu, resmi şekilde yapılmayan bu tür sözleşmelerin geçerli kabul edilemeyeceği, geçersiz sözleşmeye bağlanan sonucun tarafların verdiklerini ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebileceği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve tapu iptal ve tescil taleplerinin kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yükleniciden bağımsız bölüm satın alan üçüncü kişinin tapu iptal ve tescil, olmazsa ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, Türk Borçlar Kanununun 184 ncü maddesi, 30.09.1988 tarihli ve 1987/2 1988/2 sayılı Yargıtay İBBGK Kararı.
- 6100 sayılı Kanunun 353/1 b maddesinin ilgili kısmı şu şekildedir:
"...
b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak;
-
İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine,
-
Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında,
-
Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra başvurunun esastan reddine veya yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir."
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
6100 sayılı Kanunun 353 ncü maddesine göre bölge adliye mahkemesi davanın esası ile ilgili olarak üç türlü karar verebilir. Bunlardan ilki, başvurunun esastan reddi; ikincisi yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında; üçüncüsü ise yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra başvurunun esastan reddine veya yeniden esas hakkında karar vermektir. Kanun hükmü, başvurunun esastan reddi ile aynı anda yeniden esas hakkında veya düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına imkân tanımamaktadır. Diğer taraftan 6100 sayılı Kanunun "İncelemenin kapsamı" başlıklı 355 nci maddesine göre bölge adliye mahkemesi, istinaf sebepleri ile bağlı ise de kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu re'sen gözetebilir. Ancak anılan düzenleme tamamen incelemenin kapsamına ilişkin olup bölge adliye mahkemelerince 353 ncü madde gereğince kurulacak hükmün şekline etkili değildir. Bu bakımdan bölge adliye mahkemesince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri ile kamu düzenine aykırılık hâlleri bakımından ayrım yapılarak Kanun'da yer verilmeyen şekilde hüküm kurulması mümkün değildir. Kaldı ki kamu düzenine aykırılık bakımından bir inceleme yapılabilmesi de istinaf başvurusunun kabulüne bağlıdır. Örneğin 6100 sayılı Kanunun "Ön inceleme" başlıklı 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde "başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin gösterilmemesi" hâline yer verilmiştir. Bu hâlde bölge adliye mahkemesince 353 ncü madde gereğince sadece kamu düzenine aykırılık bağlamında inceleme yapıldıktan sonra yine başvurunun esastan reddine veya kabulüne karar verilerek hüküm kurulmaktadır.
-
Belirtilen sebeplerle taraflardan birinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepler ve kamu düzenine aykırılık bakımından yapılacak incelemenin sonucunda, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasını yahut düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasını gerektiren bir hâl tespit edildiği takdirde artık istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilemez.
-
Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince; davacı tarafın istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde, ilk derece mahkemesinin gerekçesinden farklı olarak Bölge Adliye Mahkemesince; ilk derece mahkemesi kararının, karara yeni gerekçeler eklenerek değiştirildiği ve davacı ile davalı ... arasındaki sözleşmenin geçerliliği değerlendirilerek karar verilmesine rağmen davacı vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 sayılı Kanunun 353 ncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) nci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, yukarıda belirtildiği üzere 6100 sayılı Kanunun 353/1 b 2 maddesi gereği, kararın gerekçesinde hata edilmiş ise istinaf başvurusunun kabulü ve yerel mahkeme kararının kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddi ile ilk derece mahkemesinin gerekçesinin değiştirilerek hüküm kurulması yukarıda açıklanan Kanun hükümlerine açıkça aykırı olup karar bu yönüyle hatalı olmuştur. Bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Temyiz peşin harcın istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:15:01