Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/683

Karar No

2023/1444

Karar Tarihi

24 Nisan 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2018/1281 E., 2021/1923 K.

DAVA TARİHİ: 28.09.2015

HÜKÜM/KARAR: İstinaf başvurusunun esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2016/358 E., 2018/177 K.

Taraflar arasında itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatifin dava dışı müteahhide verdiği bonoları müvekkilinin ciro yolu ile aldığını, davalı kooperatif bono bedellerini ödeyemeyince karşılığında müvekkilini kooperatife üye kaydettiğini, sonrasında müvekkilin kooperatiften istifa ettiğini, kooperatif tarafından 158.115,00 TL ödemenin ve üyeliğe istinaden verilen bonoların iadesine karar verildiğini, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kooperatif üyeliği ve kooperatife ödediğini iddia ettiği aidat bedelinin sadece yönetim kurulu kararlarında yer aldığını, genel kurul kararlarında ve kooperatif kayıtlarında üyelik ve üyeliğin niteliği, ödemeler konusunda hiç bir kayıt bulunmadığını, davacının kooperatif üyeliğinin şüpheli olduğunu, eski yönetim ve denetim kurulunun ibra edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kooperatif yönetim kurulu karar defteri ile davacının ödediği aidat miktarının tespit edildiği, davacının davalı kooperatif üyesi iken istifasının davalı kooperatif tarafından kabul edildiği, alınan bilirkişi raporundan davacının payına düşen giderlerin mahsubu ile takip tarihi itibarıyla 155.160,50 TL asıl alacak, 25.097,74 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 180.258,24 TL alacağı bulunduğu, davalı kooperatif yönetim kurulu üyeleri hakkında yürütülen ceza yargılamasında davacının çıkma payı alacağına ilişkin düzenlenen belgelere yönelik açık bir suç isnadı bulunmadığından bekletici mesele yapılmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda yer alan ödemeye ilişkin tespitin hatalı olduğunu, davacının ödeme belgelerinin asıllarının dosyada olmadığını, ödemelerin müvekkil kooperatif tarafından kabul edilmediğini, senetlerin dava dışı şirketle kooperatif eski yönetimi arasındaki usulsüz işlemlerden kaynaklandığını, ödenmeyen senetlerin bedeline karşılık davacının üyelik kaydının yapılmasının söz konusu olmadığını, kooperatifin davacı hakkındaki ödemelerine esas teşkil eden yönetim kurulu kararı alındığı tarihte senetlerin vadesinin gelmediğini, davacının verdiği senetlerin bir kısmının vadesinin istifa tarihinden sonra olduğunu, kalan iki senedin ödendiğine dair de hiçbir belgenin dosyada olmadığını, davacının 25.355,00 TL aidat bedeli olarak ödendiğine ilişkin tahsilat makbuzunun da geçersiz olduğunu, davacı ile aynı dönemde üç üyenin üyelikten ayrılmasının bilirkişi raporunun aksine kooperatifin geleceğini ve ödemeleri tehlikeye düşüreceğini, genel kurul tutanağında istifa eden üyelerin kim olduğunun ve iadeye konu aidat miktarının açık ve net olarak yer almadığını, mahkemenin ceza soruşturmasının sonucunu beklememe gerekçesinin hatalı olduğunu, kooperatif eski yönetim kurulu kararının yasaya aykırı olduğunu ve suç teşkil ettiğini, düzenlenen senet ve makbuzların yönetim kurulu kararları ile örtüşmediğini, kooperatif yönetiminin davacıyı aidat ödemiş gibi gösterdiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355 nci maddesinin birinci fıkrası gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili, temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, çıkma payı alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 17 nci maddesi birinci fıkrası, Kooperatif Anasözleşmesi'nin 15 nci maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67 nci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri.

  1. Değerlendirme

  2. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. 1163 sayılı Kanunun 17 nci maddesinde çıkan veya çıkarılan ortağın çıkma payı alacağının ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacağı, kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikteki iade ve ödemelerin anasözleşmede daha kısa bir süre tespit edilmiş olsa bile genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebileceği, kooperatif anasözleşmesinin 15 nci maddesinde de çıkma payı alacağının ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanarak bilanço tarihinden itibaren bir ay içinde geri verileceği düzenlenmiştir.

a) Dosya kapsamından, aslı sunulan davalı kooperatif yönetim kurulunun 26.11.2012 tarihli kararıyla davacının istifasının kabulüne, kooperatife yapmış olduğu toplamda 158.115,00 TLlik geri ödeme için yapılacak ilk genel kurul toplantısında geri ödeme planı oluşturulmasına, vermiş olduğu ve ödemediği 10.10.2012 tarihinde başlayan ve 10 adet her biri 3.000,00 TL tutarında toplamda 30.000,00 TL tutarlı senetlerin tarafına tediye ile iade edilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. 23.06.2013 tarihli kooperatif genel kurul toplantısında da ayrılan üyelere altı ay içerisinde geri ödemesinin yapılması ve altı aylık senet verilmesi karara bağlanmıştır. Bu genel kurulda altı ay içinde ödeme yapılmasına dair alınan karar, ödeme yapılmamasına ya da ödemenin ertelenmesine değil, ödeme yapılmasına yönelik olup bu itibarla 1163 sayılı Kanunun 17 nci maddesine uygun bir erteleme kararı olmadığı, süreç içerisinde çıkma payı alacağının ödenmemesi üzerine davacı tarafça 11.05.2015 tarihinde icra takibi başlatıldığı ve davalı tarafça takibe itiraz edilmesi üzerine, itirazın iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı sabittir.

b) İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda söz konusu senetler ve tahsilat makbuzları ile az yukarıda ifade edilen istifanın kabulüne ilişkin yönetim kurulu kararında gösterilen davacı ödemelerinin birbiri ile uyumlu olduğu, buna göre belirlenen davacının çıkma payı alacağının 1163 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi gereğince ayrıldığı yıl bilançosunun görüşüldüğü 23.06.2013 tarihli genel kuruldan 1 ay sonrası 24.07.2013 tarihinde muaccel hale geldiğinin kabulü ile davacının ayrıldığı yıla ait payına düşen genel gider miktarının mahsubu ile çıkma payı alacağın hesap edildiği anlaşılmakla mahkemece yazılı gerekçe ile verilen karar yerinde görülmüştür.

  1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapistinaftemyizincelenenvı.kararınkararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:15:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim