Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4606
2023/1402
12 Nisan 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/564 E., 2022/1127 K.
ASLİ MÜDAHİLLER: 1 ... vekili Avukat ...
İLGİLİ KİŞİ: Ticaret Sicil Gazetesi Başkanlığı
DAVA TARİHİ: 03.03.2016
HÜKÜM/KARAR: Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2016/279 E., 2020/632 K.
Taraflar arasındaki iflas davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne davalı şirketin iflasına karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından davalı firmaya satılarak teslim edilen mallardan kaynaklanan1.145.920,21 USD alacağın tahsil edilemediğini, bu alacağın tahsili amacıyla genel iflas yoluyla takip başlatıldığını, davalı şirket tarafından ödeme emrine haksız olarak itiraz edildiğini, ileri sürerek davalı firmanın haksız itirazlarının kaldırılarak depo emri çıkarılmasını, borcun ödenmemesi durumunda davalı firmanın iflasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin davacı firmaya hiçbir borcunun bulunmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan irsaliyelerde yer alan dava konusu faturalara konu malların müvekkili şirkete teslim edilmediğini, irsaliyelerin teslim alan kısmında bulunan imzaların müvekkili şirket temsilcilerine ya da çalışanlarına ait olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı şirketin takibine ve davaya dayanak faturaların davacı ve davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı şirket defter ve kayıtlarında iş bu faturaların iade edildiğine veya itiraz edildiğine dair herhangi bir kayda rastlanmadığı, davalı şirketçe faturaların vergi dairesine beyan edilen BA formlarında da yer aldığı, bu durumda faturaların taraflar arasındaki ilişki kapsamında düzenlendiği ve fatura karşılığı emtianın davalı tarafa satıldığı ve teslim edildiğine karine olduğu, iş bu karinenin aksinin davalı tarafça ispatının gerektiği, davalı tarafın fatura içeriği emtiayı teslim almadığını ve faturalardan dolayı borçlu olmadığını ispata yarar kanıt sunamadığı, bu nedenle davalının takibe konu 1.145.920,21 USD alacak yönünden icra takibine yapmış olduğu itirazında haksız olduğu, itirazın kaldırılarak depo emrine esas alacağın hesaplandığı, depo emrinin usulüne uygun tebliğ edildiği, verilen sürede ödeme yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne davalı şirketin iflasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının alacağını kanıtlayamadığını, sevk irsaliyeleri üzerindeki imzalarının müvekkili şirket yetkilisine veya personele ait olmadığını, imza incelemesi yapılmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesapların Vakıflar Bankası cevabına göre yapıldığının belirtildiği ancak bu bankanın cevabının dosyada bulunmadığı, hatalı bilirkişi raporuna istinaden müvekkili hakkında iflasa karar verildiğini, faiz oranları hesaplanırken fiilen ödenen faiz oranları yerine gösterge niteliğindeki faiz oranlarının esas alınarak sonuca gidildiğini, bu nedenle hesaplamanın hatalı olduğunu kamu bankalarının USD cinsinde bir yıllık mevduata fiilen verdikleri en yüksek faiz oranlarının artan ve azalan oranlar şeklinde eksiksiz olarak celp edilerek yargısal denetime elverişli rapor alınması gerektiğini, faiz hesabı yönünden baz alınan 12.11.2015 tarihinin temerrüd tarihi ya da alacaklıların faiz işletilmesini talep ettikleri tarih olmadığını, efektif satış kurunun da yanlış belirlendiğini istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı şirketin düzenlediği ve takip konusu olan faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, KDV ve BA formlarıyla da beyan edildiğinin görüldüğü, davacı defter ve belgelerine göre davalı şirketten 1.145.920,21 USD alacaklı olduğu, mahkemece duruşmanın bırakıldığı 21.10.2020 tarihi itibariyle davalının ifa ile yükümlü olduğu toplam 10.504.387,48 TL alacağın depo edilmesi için usulüne uygun ihtarat çıkarıldığı, davalı tarafça depo bedelinin yatırılmadığı, davalının takip konusu alacağa ilişkin itirazının kaldırılarak davalının iflasına karar verilmesinde yasaya uymayan bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK 156. maddesi gereğince itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, İİK 156, 158. maddeleri
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:16:23