Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/6673
2023/1393
11 Nisan 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/974 E., 2021/940 K.
ASIL VE BİRLEŞEN Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin
2013/74 Esas 2014/8 Karar SAYILI DOSYASINDA
ASIL DAVA TARİHİ: 26.12.2008
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ: 25.02.2013
HÜKÜM: Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ: Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2014/357 E., 2017/820 K.
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada taraf vekilleri birleşen davada davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.04.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili ...'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
ASIL DAVA: **
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı idare arasında Konya ...’ın onarımı konulu sözleşme imzalandığını, iş devam ederken müvekkili tarafından ihale komisyonuna sunulan iş deneyim belgesinin sahte olduğu gerekçesi ile davalı idare tarafından sözleşmenin feshedildiğini, müvekkilinin yaptığı imalatlara karşılık bir ödeme yapılmadığını, aldırılan tespit raporu ve kendi hesaplamalarına göre 1.756.519,24 TL alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının sahte iş deneyim belgesi sunmasının ihale mevzuatındaki yasak fiil ve davranışlar arasında bulunduğunu ve sözleşmenin haklı olarak feshedilerek teminatın irat kaydedildiğini, işin yarım bırakılmasından dolayı idarenin uğradığı zararın henüz hesaplanmadığını ve davacının idare nezdinde bu işten kaynaklı bir alacağının doğmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
BİRLEŞEN DAVA: **
I. DAVA
Birleşen davada davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ihaleye fesat karıştırma suçu nedeni ile yargılandığı Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/368 Esas sayılı dava dosyasında hakkında beraat kararı verildiğini, sahteliği iddia edilen iş deneyim belgesi bakımından yargılandığı Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/625 Esas sayılı dava dosyasında ise belge üzerindeki sahte olduğu iddia edilen imzanın kurum müdürüne ait olduğunun ortaya çıktığını, bu hali ile davalı idarenin yaptığı feshin haksız nitelikte olduğunu, davalı tarafından sözleşmenin haksız olarak feshedildiğinin tespitine, nakde çevrilen teminat mektubu bakımından 200.000,00 TL nin tahsiline, müvekkilinin haksız fesih nedeni ile uğradığı kar mahrumiyeti için şimdilik 233.000,00 TL nin tahsiline, ihalelerden yasaklanma nedeni ile uğranılan zarar için şimdilik 50.000,00 TL nin tahsiline ve ayrıca müvekkilinin uğradığı manevi zararın için 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Birleşen davada davalı idare vekili cevap dilekçesinde; müvekkilince mevzuatın belirttiği şekilde işlem tesis edildiğini, ana dava dosyasında alınan bilirkişi raporunda feshin haklı olduğunun tespit edildiğini, sahteliği iddia edilen iş deneyim belgesi üzerindeki imzanın kurum müdürüne ait olduğunun tespitinin belgenin içerik itibarı ile sahte olmadığı anlamına gelmeyeceğini, feshin haklı olduğunu savunarak davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama, toplanan deliller ile dosya kapsamına uygun, teknik veriler içerir ve hükme esas alınan ...,...,...'den oluşan bilirkişi kurulunun rapor ve ek raporlarına göre; Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne izafeten Konya Vakıflar Genel Müdürlüğü ile yüklenici ... arasında, 06.09.2007 tarihinde, ... Hanı 2007 2008 Yılları Onarım İşi, inşaatının yapım sözleşmesi imzalandığı, 07.09.2007 tarihinde yer teslimi yapılan inşaatın bitim tarihinin sözleşmeye göre yer teslim tarihinden itibaren 500 takvim günü olduğu, inşaatın devamı esnasında; teklif zarfı içerisinde İhale Komisyonu'na sunulan iş denetleme belgesinin sahte olduğu gerekçesi ile 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 20/b maddesine göre, Konya 1. Noterliğinin 18 Nisan 2008 gün ve 6742 sayılı ihtarnameleri ile söz konusu sözleşmenin feshedildiği, fesih işlemlerinin ardından idaresince "Durum Tespit Komisyonu" oluşturulduğu, durum Tespit Komisyonu "Konya Karatay ...Hanı 2007 2008 Yılları Onarım İşi Fesih Sonucu Durum Tespit Tutanağı’nı 09.07.2008 tarihlerinde düzenlemiştir. Yüklenici ... 'nun vekili ...'ın bu tutanağı "Bu tespit idarenin tek taraflı ölçüm ve hesaplamasına dayanmaktadır. İtiraz kaydıyla imzalıyorum. Mahkeme kararıyla yerinde keşif suretiyle bilirkişi raporu aldırma hakkımı kullanacağını belirterek bu hususu saklı tutuyorum.” İtiraz şerhi ile imzaladığı, müteahhit firmaya yer tesliminin yapıldığı 07.09.2007 gün ile sözleşmenin fesih edildiği 18.04.2008 tarihleri arasında yapmış olduğu imalatlara ilişkin herhangi bir hak edişin ödenmediği, dava dosyası ve ekleri birlikte değerlendirerek, bütün ayrıntıları bilirkişi raporu ekinde yer alan klasörde görünen hak ediş çalışması sonucunda; davacının fesih tarihine kadar yaptığı imalatların KDV dahil tutarının; "Sözleşme fiyatları ile yapılan iş tutarı : 1.058.207,00 TL KDV (%18 X 1.058.207,00) : 190.477,26 TL, Toplam KDV dahil tahakkuk tutarı : 1.248.684,26 TL Ödeme yapılan tutar (01.09.2010 tarihli hakediş tutarı) : 675.262,04 TL, Davacının kalan hakediş alacağı (KDV dahil): 573.422,22 TL" olarak hesaplandığı, davacı tarafın yapılan imalat bedeli olan 1.756.519,24 TL nin tahsilini talep ettiği, yapılan hesaplamada KDV dahil tutar 1.248.684,26 TL olduğu, dava açıldıktan sonra 675.262,04 TL ödeme yapılmış olması sebebiyle bu miktar yönünden davanın konusuz kaldığı, birleşen dosya yönünden ise; öncelikle davalı tarafın ihaleyi feshetmesinin haklı olup olmadığının irdelenmesi gerektiği, davacı hakkında açılan Konya 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/368 E,2011/325 K sayılı İhaleye Fesat Karıştırma isnatlı dava dosyasında unsurları oluşmayan müsnet suçtan beraatıne karar verilip karar kesinleştiği, yine davacı aleyhine açılan Diyarbakır 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/35 E,2012235 K sayılı Resmi Belgede Sahtecilik isnatlı dosyasında Kasıt yokluğu sebebiyle Beraatına karar verilmiş olup, kararın kesinleştiği, Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/35 E, 2012/235 K sayılı dava dosyasının yargılama aşamasında, sanık ... ’nün Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına şüpheli sıfatı ile alınan savunmasında: “Bana gösterdiğiniz iş deneyim belgesini ben düzenlemedim. Ancak yapılan işin kontrol amiri olarak görevliydim. Şüpheli ... anılan işte şantiye şefi olarak görevli olduğuna dair deneyim belgesi ve belge bu sıfatına istinaden verilmiştir. Ancak ... bahsedilen işte danışman gibi bir görevi vardır. Resmi sıfatı yoktu. İşin şantiye şefinin ismini hatırlamıyorum. Suç konu belge şüpheli ... şantiye şefi olmadığı halde bu sıfatla çalışmış gibi belge düzenlemiş olmasından ibarettir.” şeklinde ifade verdiği, aynı kararda; “Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe” başlığı altında; “ ... ’na gerçeğe aykırı biçimde şantiye şefi sıfatı ile yasal hakkı olmadığı halde 18/01/2007 tarih ve 15147 no.lu iş deneyim belgesi verildiği”nin belirtildiği, davalı idarenin, davacının ihaleye girerken sunduğu iş deneyim belgesinin gerçek olmadığı savı ile sözleşmeyi feshettiği ve davacının ihalelerden men edildiği, yine davacının; Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.12.2011 tarih ve 2011/325 karar sayılı karar metninde yer alan savunmasında; "iş deneyim belgesinde bahsi gecen Bitlis Eski Vali evi 1998 1999 2000 yıllar restorasyon işini bizzat yüklenici firma olarak yapmadım. Ancak teknik destek verdim. Teknik eleman olarak bu işi yapan ... İnşaat Tic. Kol. Şirketine destek verdim. Bu şirketin Tatvan da ve Ankara'da şubeleri vardır. Benim bu firma ile aramda yapılmış herhangi bir taşeronluk veya diğer türlü herhangi bir sözleşme yoktur." şeklindeki ifadesinin yer aldığı, dolayısıyla Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin ve Konya Ağır Ceza Mahkemesinin yargılamaları sonucu davacının iş deneyim belgesinin gerçek olmadığının ortaya çıktığı, buna göre idarenin sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu, bunun sonucu olarak davacının kâr kaybı, nakde çevrilen teminat bedelinin, mahrum kalınan kâr kaybı ve manevi tazminat isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada taraf vekilleri, birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunun ekinde yer aldığı belirtilen hesaplamanın rayiç güncel fiyatlar üzerinden yapılmadığını, avans faizi uygulanması gerekirken yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Ağır Ceza Mahkemesinde müvekkilinin delil yetersizliğinden değil suç kastının bulunmaması nedeniyle beraat ettiğini, bu hususun maddi olgu olup, mahkemeyi bağlayıcı olduğunu, bu durumda feshin haksız olduğunu, temerrüt tarihi olan 10/07/2008 den kısmi ödemenin yapıldığı 01/09/2010 tarihine kadar geçen süre için avans faizinin hesaplanıp hüküm altına alınması gerektiğini, haksız fesih nedeniyle ihalelere girmekten yasaklılık nedeni ile manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, imalat bedelinin hesaplanmasında serbest piyasa rayiçlerinin dikkate alınması gerektiğini, dosyada tekrar keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmasının, iş başka firmaya tamamlattırıldığı için, hukuki yararı bulunmadığını, dosyada birden fazla bilirkişi raporu bulunmakla denkleştirici adalet ilkesi gereğince hüküm kurulması gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada alınan bilirkişi raporu arasında imalat bedeli yönünden fahiş fark olduğunu ve çelişkinin giderilmesi için yeni bir bilirkişi heyeti ile keşif yapılması gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle yargılama sırasında ödenen 675.262,04 TL nin işlemiş faizi yönünden harcı yatırılarak usulüne göre açılmış bir dava bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada taraf vekilleri, birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve asıl davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sözleşmesinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı, faiz türünün ve başlangıç tarihinin doğru belirlenip belirlenmediği hususundadır.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 818 sayılı BK 355 370. maddeleri
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Vakıflar Genel Müdürlüğüne izafeten Konya Vakıflar Bölge Müdürlüğü ile yüklenici ... arasında, 06.09.2007 tarihinde, Konya Karatay ...Hanı 2007 2008 Yılları Onarım İşi, inşaatının yapımı konulu, 3.310.000,00 TL götürü bedelli sözleşme akdolunmuştur.
2.1. Konya Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Konya 1. Noterliğinin 18/04/2008 tarih ve 6742 yevmiye numaralı yazısı ile davacı tarafından teklif zarfı içerisinde ihale komisyonuna sunulan iş denetleme belgesinin sahte olarak düzenlendiğinin anlaşıldığı, 4735 sayılı Kanun’un yasak 25. maddesinde sayılan yasak fiil ve davranışlarda bulunulduğunun tespit edilmesi halinde 20/b maddesine göre ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminatın gelir kaydedilip sözleşmenin feshedilerek genel hükümlere göre tasfiye edileceği hükmüne göre sözleşmenin feshedilerek teminatın irat kaydedildiği bildirilmiştir.
2.2.Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Diyarbakır Röleve ve Anıtlar Müdürlüğünün 18/01/2007 tarihli iş deneyim belgesine göre davacıya Bitlis Eski Vali Evi 1998 1999 2000 yılları sari mukaveleleri restorasyonu işinde şantiye şefi olarak çalıştığı belirtilerek 225.647,66 TL bedelli iş deneyim belgesi verilmiştir.
2.3. Davalı idare 09/07/2008 tarihli fesih sonucu durum tespit tutanağı düzenlemiş olup, imalatların gerçekleşme oranları ve toplamda 868.470,17 TL imalat bedeli belirlenmiştir. Söz konusu tutanağa yüklenici ... vekili ...‘’ Bu tespit idarenin tek taraflı ölçüm ve hesaplamasına dayanmaktadır. İtirazı kaydıyla imzalıyorum. Mahkeme kararıyla yerinde keşif suretiyle bilirkişi raporu aldırma hakkımı da kullanacağımı belirtir, bu hususu saklı tutuyorum.’’ kaydıyla imzalamıştır.
2.4. Davalı idare vekilleri, 14/09/2010 havale tarihli beyanları ile davacı yüklenicinin sözleşme fiyatları ile yapmış olduğu imalat bedelinin 572.255,97 TL olduğu, tahakkuk tutarının 675.262,04 TL olduğu, kesintiler sonrası yükleniciye ödenen bedelin 636.205,57 TL olduğunu beyan etmişlerdir.
2.5. Dosya kapsamındaki ceza dava dosyaları içerisinde yer alan Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/35 Esas, 2012/235 Karar sayılı dava dosyasında iş deneyim belgesine konu işte kontrol amiri olarak çalışan ...’nün beyanında davacı ...’nun iş deneyim belgesine konu işte şantiye şefi olarak çalışmadığı beyanı ile Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2007/368 Esas, 2011/325 Karar sayılı ve 06.12.2011 tarihli kararında yer verilen davacı savunmasına göre iş deneyim belgesine konu işi yüklenici sıfatı ile yapmadığını sadece danışmanlık hizmeti verdiği ve yüklenici ile aralarında bir sözleşme ilişkisi bulunmadığı beyanında bulunduğu görülmüştür.
2.6. Yukarıda anlatılan safahata göre somut olayda, davacının ihale komisyonuna sunduğu 18/01/2007 tarihli iş deneyim belgesi içeriğinin gerçeği yansıtmadığı ve buna göre 4735 sayılı Kanun’un 25. maddesinde sayılan yasak fiil ve davranışlarda bulunan davacının sözleşmesinin davalı idarece haklı nedenle feshedildiği, haklı fesih nedeni ile birleşen davadaki tüm taleplerin haklı fesih karşısında reddinin doğru olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle birleşen davaya yönelik tüm temyiz taleplerinin reddine karar verilmiştir.
2.7.Hükme esas alınan, 01/12/2014 tarihli kök ve devamında alınan ek raporların, taraflar arasındaki sözleşmenin götürü bedelli olduğu gözetildiğinde yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun olarak işin fiziki tamamlanma oranına göre düzenlendiği, bu hali ile dosya kapsamındaki raporlar arasında ciddi çelişki ve fahiş fiyat farkının bulunmadığı, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin tüm, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2.8. Asıl davada davacı vekili, 1.756.519,24 TL alacaklarının en yüksek banka faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yerel mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda yapılan tespitte davacının hak ettiği imalat bedelinin KDV dahil 1.248.648,26 TL olduğu belirtilmiş, davalı idare vekilleri, 14/09/2010 havale tarihli dilekçeleri ile yargılama devam ederken davacıya 675.262,04 TL ödendiğini beyan etmiş, yerel mahkemece 1.248.648,26 TL imalat bedelinden yargılama sırasında ödenen 675.262,04 TL’nin mahsubu ile bakiye 573,422,22 TL üzerinden asıl davanın kısmen kabulüne, yapılan ödeme miktarı olan 675.262,04 TL bakımından karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir. Yerel mahkemece, yargılama sırasında ödenen bedele ilişkin olarak ödeme tarihine kadar işlemiş olan faizin dikkate alınmadığı, ayrıca asıl davada davacı vekilinin, hükmedilen alacağa en yüksek banka faizini talep etmiş olmasına karşın alacağın yasal faiz ile tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,
Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin, birleşen davaya ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddine, asıl davaya ilişkin 2.8. bendi kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, asıl davaya ilişkin temyiz itirazlarının 2.8. bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan ‘‘573.422,22 TL (KDV dahil) hakediş alacağının temerrüt tarihi olan 10/07/2008 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki YASAL faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine,’’ cümlesindeki ‘‘YASAL’’ kelimesinin çıkarılmasına, yerine ‘‘ avans’’ kelimesinin yazılmasına, ‘‘ 675.262,04 TL ödeme yapılmış olması sebebiyle bu miktar yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,’’ cümlesinden sonra gelmek üzere ‘‘675.262,04 TL’ye temerrüt tarihi olan 10/07/2008 tarihinden ödeme tarihi olan 14/09/2010’ a kadar avans faizi işletilmesine,’’ cümlesinin alt bent olarak hüküm fıkrasına eklenmesine, kararın değiştirilmiş bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Talep halinde temyiz peşin harcının davacıya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine,
8400,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen dosya davalısından alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan asıl ve birleşen dosya davacısına verilmesine,
11/04/2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:16:49