Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/1403

Karar No

2023/1381

Karar Tarihi

11 Nisan 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/1804 E., 2021/1186 K.

ASIL DAVADA DAVACI: ... vekili Avukat ...

ASIL DAVDA DAVALILAR: 1 ... 2 ... vekili Avukat ...

DAHİLİ DAVALI: ... Vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ: 01.09.2016

MAHKEMEMİZİN İŞBU DOSYASI İLE BİRLEŞEN 2017/151 ESAS SAYILI DOSYASINDA ;

DAVALILAR: 1 ... 2 ... Vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ: 23/02/2017

HÜKÜM: Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ: Aksaray 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2016/278 E., 2019/120 K.

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada tapu iptal tescil ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleşen dava davalıları ... ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleşen davanın sözleşmenin feshi ve tapu iptal tescil yönünden kabulüne, birleşen davadaki tazminat talebi yönünden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen dava davalıları ... ve ... vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... ile müvekkili ve dahili davalı arasında Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yapıldığını ve müvekkiline ait hissenin kendisine devredilmesi hususunda aynı gün vekaletname ile yetki verilmiş olmasına rağmen, davalının vekalet hakkını kötüye kullanarak müvekkiline ait ... Ada 5 Parsel sayılı taşınmazı dahili davalı ...' e ait 4 parsel sayılı taşınmaz ile tevhit yaptırarak oluşan 7516 ada 15 parseldeki hisseyi 28/12/2018 tarihinde kardeşi diğer davalı ...'a sattığını, davalıların sözleşme şartlarına aykırı davranarak inşaatı başlatmadıklarını, sözleşme uyarınca devredilen 7516 ada 15 parselin 47550/96800 ve 49250/96800 şeklinde 2 parçaya ayrılarak ifrazı ile eski 5 parsel yüzölçümü olan 49250/96800 payın mülkiyetinin davalı ...’dan iptali ile kalan payın ayrı bir parselde davalı ... ve dahili davalı ... üzerinde bırakılmasına; ifrazın mümkün olmaması halinde 15 no.lu parselde 49250/96800 payın mülkiyetinin davalı ...’dan iptali ile müvekkili adına kayıt ve tesciline; davalı taraf, taşınmaz sebebiyle kentsel dönüşüm dahilinde Aksaray Belediyesinden bir maddi kazanç sağlamış ise sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince bu bedelin payı oranında müvekkiline teslimine, müvekkilinin ikamet etmekte olduğu evin yıkılması sebebiyle başta rayiç kira bedeli olmak üzere uğradığı maddi zararların bu aşamada saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 20/11/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava dilekçesinde 80.000,00 TL olarak gösterilen dava değerinin 413.000,00 TL olarak ıslahı ile; davalıların yıkılan taşınmaz değeri ve kira bedeli toplamı olan 68.000,00 TL tazminatın dava ve ıslah tarihleri gözetilerek yasal faiziyle birlikte müvekkiline ödemelerine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ve dava dışı diğer arsa sahibi ... ile davalılardan ... arasında Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme uyarınca hem tapu devir işlemlerinin yapılması hem de inşaatın başlaması için gerekli işlemleri yapmak üzere müvekkili tarafından yüklenici ... ve dava dışı ...'a vekaletname verildiğini, bu vekaletname ile müvekkiline ait taşınmazın 320 m²’lik kısmının yüklenicinin kardeşi olan diğer davalı ...’a satıldığını, davalı ... 'ın almış olduğu vekaletname ile müvekkiline ait 4 no.lu parsel ile diğer arsa sahibi ...’ya ait 5 no.lu parseli 28/12/2015 tarihinde birleştirdiğini ve taşınmazın 7516 ada 15 parsel olduğunu, sözleşmeden sonra taşınmazın yükleniciye teslim edildiğini, yüklenici tarafından müvekkiline ait evin yıkıldığını, hem evinin yıkılması hem de dışarıda kira bedeli ödemesi nedeniyle müvekkilinin zararının oluştuğunu, müvekkiline ait arsada bulunan Aksaray Belediyesine ait hissenin sözleşme hükümleri gereğince yüklenici tarafından müvekkili adına satın alındığını, sözleşmeye göre, sözleşme tarihinden itibaren 6 ay içinde ruhsat alınarak, ruhsat tarihinden itibaren 18 ay içerisinde de inşaatın tamamlanarak teslim edilmesi gerekirken, halen inşaatın ruhsatının dahi alınmadığını belirterek; Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin feshine, davaya konu 7516 ada 15 parselin ifrazının yapılarak parsellerin eski hale getirilmesine, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davalı ...’a satışı yapılan müvekkiline ait arsanın ...adına olan tapusunun iptali ile müvekkili adına tesciline, ifrazın mümkün olmaması halinde 7516 ada 15 parsel içerinde kalan ve arsa payı inşaat sözleşmesi gereğince davalı ...'a satışı yapılan payın ...adına olan tapusunun iptali ile müvekkili adına kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkile ait evin yıkılması ve maddi zararlarına karşılık 1.000,00 TL nin davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davacı vekili 05/11/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile; yapılan keşif sonucu arsanın değerinin 225.000,00 TL olarak tespit edildiğini, arsa üzerinde bulunan ve yıkılan evin değerinin ise 60.000,00 TL olarak belirlendiğini, sözleşme gereği arsanın ve üzerinde bulunan evin davalılara teslimi nedeniyle 3.000,00 TL kira zararı olduğunun belirlendiğini, davaya konu arsanın bedelini 175.000,00 TL artırdıklarını, evin yıkılması ve ödenen kira nedeniyle uğranılan zarar için de 62.000,00 TL artırarak 63.000,00 TL olarak ıslah ettiklerini belirtmiştir.

II. CEVAP

Asıl ve birleşen davada davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazı devredenin diğer kardeşleri ... olduğunu, davacının sözünü ettiği 3942 yevmiye sayılı vekaletnamede taşınmaz satış yetkisinin olmadığını, taşınmazda malik görünen ...'ın davacı adına hareket ettiğini, her iki konunun birlikte ya da terditli ileri sürülebilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının sözleşmeye aykırılıktan bahsetmiş ise de, sözleşmenin feshini talep etmediğini, yüklenici ...'ın devir ile doğrudan bir irtibatının bulunmadığının resmi senetten de anlaşılacağını, davanın açıldığı tarihte dahi yer tesliminin yapılmamış olduğunu, davacının sözleşmeye aykırılık iddiasının esastan reddini talep ettiklerini, dava konusu sözleşmenin feshinin ancak her iki arsa sahibi tarafından birlikte talep edilebileceğini, sözleşme ayakta ise taşınmaz tapusunun iadesinde hukuki bir yararın mevcut olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Asıl dava davalısı ... cevap dilekçesinde özetle; ... Ada 4 Parselde kayıtlı taşınmazın tarafına ait olduğunu, komşu taşınmaz olan 5 parsel sayılı taşınmazın da davacıya ait olduğunu, her ikisine de ait taşınmazların ... olması nedeni ile ayrı ayrı müteahhide verme olanakları olmadığından birlikte bir müteahhide verme konusunda anlaştıklarını, ... ile Aksaray 1. Noterliğinin 07/05/2015 tarih ve 3943 yevmiye no.lu düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıklarını, sözleşme gereğince taşınmazın bir kısmını müteahhide devrettiğini, sözleşmeye göre her iki taşımaz üzerine tek bir bina yapılacağından davacıya ait taşımaz ile kendisine ait taşınmazın birleştirilerek tek parsel haline getirildiğini, yapılan sözleşmeye göre sözleşme tarihinden itibaren 6 ay içerisinde ruhsat alınacağını, ruhsat tarihinden itibaren de 18 ay içerisinde inşaatın bitirilerek teslim edileceğini, sözleşme tarihinden itibaren 19 ay geçmesine rağmen ruhsat dahi alınmadığını, kötü niyetli olduğunun ve müteahhit ile birlikte hareket ettiği iddiasının gerçekle bir ilgisinin olmadığını, kendisinin de arsasının eski halde tarafına verilmesini ve zararlarının giderilmesini talep ettiğini, eğer ki kendisine yöneltilen dava arsaların yeniden ayrılması yönünde ise bu yöndeki talebi kabul ettiğini, diğer talepler yönünden husumet yokluğundan davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen dava davalıları ... ve ... vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Asıl ve birleşen davada davalılar ... ve ... vekili istinaf başvurusu dilekçesinde özetle; her ne kadar asıl dava dilekçesinde feshe yönelik bir talepte bulunulmamış ise de, eksikliğin asıl davanın “dahili davalısı” ve aynı zamanda birleşen davanın davacısı olan ...’e açtırılan dava ile giderilmek istendiğini, zorunlu dava arkadaşlığındaki usuli eksikliğin, ayrı ayrı dava açarak ve bunların birleştirilmesi istenerek giderilmesinin mümkün olmadığını,asıl dava dilekçesinin sonuç kısmında davacı ... vekilince istem “tapu iptal ve tescille sınırlandırılıp parasal olarak sadece davalı tarafın kentsel dönüşüm dahilinde Aksaray Belediyesinde maddi bir kazanç sağlamış ise sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince bu bedelin payı oranında müvekkiline verilmesi istenmişken; ek dava açmadan ıslah dilekçesi verilerek; iptali istenen hisse miktarının artırıldığını, bu yolla yüklenicinin belediyeden aldığı ve gerçekte davacıya ait olmayan hisseye de bedelsiz el konulmak istendiğini, dava dilekçesinin “sonuç ve istem” kısmında yer almamasına karşın, yıkılan taşınmaz değeri ve kira bedeli adı altında 68.000,00 TL gibi ilave alacak talep edildiğini, aynı yasaya aykırılığın birleşen dosyada da yer aldığını, söz konusu dosyada ilaveten fazlaya ilişkin haklar saklı tutulup evin yıkılması ve maddi zararlara karşılık 1.000,00 TL talep edilirken, istenen miktarın kaç lirasının evin yıkılması, kaç lirasının diğer maddi zararlara karşılık istendiği ve bu maddi zararların ne olduğunun açıklanmadığını, asıl davada 6100 sayılı HMK'nun 26.maddesinin 1.fıkrasına aykırı şekilde talebi aşar şekilde hüküm kurulduğunu, zira davacı ...’nın dava dilekçesinde sözleşmenin geriye etkili feshi konusunda talebinin bulunmadığını, esasa ilişkin olarak ise; davaya cevap ve 30/11/2018 tarihli dilekçelerde anlatıldığı üzere, sözleşme konusu arsanın; üzerinde hukuki ve fiili engeller olması nedeniyle yüklenici olarak taraflarına ayıpsız ve inşaata elverişli olarak teslim edilmediğini, dolayısıyla arsa sahiplerinden kaynaklanan nedenlerden dolayı temerrüde düşülmediğini, edimin yerine getirilmesinde kısmen bir gecikme yaşanmış ise de bunun nedeninin arsa sahiplerinin TBK’nun 97. maddesi gereğince sözleşmeden doğan yan yükümlülüklerini tam ve gereği gibi yerine getirmemesinden kaynaklandığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun, açık ve net olmadığı gibi denetime de elverişli olmadığını, yine gecikme olarak kabul edilen 8,5 aylık süre hesaplanırken fevkalade yanlışlıklar yapıldığını, 15,5 ay gibi uzun bir süreçte 12 dairelik bir binanın çok rahat inşaatının bitirilmesi mümkünken, bilirkişinin ciddi hatalar içeren raporuna itibar edilerek 8 aylık sürede inşaatın bitirilemeyeceğinden hareketle sözleşmenin geriye etkili feshine karar verilmesinin hatalı olduğunu, yıkılan konutların bedelleri ve kira hesabı yapılarak mahkemenin yanlış sonuçlara varması ve arsa sahibi davacıların haksız zenginleşmesinin (dava dilekçesinde böyle bir talep de bulunulmazken) önünün açıldığını, ayrıca yüklenici olarak satın alınan belediye hisselerinin m² birim fiyatı 285,71 TL hesaplanırken, aynı parseldeki davacılara ait arsanın m² birim fiyatlarının 700,00 TL olduğu ifade edilerek yine bir başka yolla da davacıların haksız kazanç sağlamalarına olanak tanındığını belirterek; istinaf başvurularının kabulü ile usul hükümlerine, yasal düzenlemelere, dosyadaki bilgi ve belgelere aykırılık içeren ve eksik incelemeyle verilen mahkeme kararının 6100 sayılı HMK' nun 353/1 a.6, 1 b.2 ve 3. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 176 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah; taraflardan birinin usule ilişkin bir işlemini kısmen veya tamamen düzeltmesine olanak tanıyan bir yöntem olup, iddia ile savunmanın genişletilmesi yasağının istisnalarından biridir. Islah müessesesi, dava değiştirme, başka deyişle iddia ve müdafaanın değiştirilmesi veya genişletilmesi yasağını bertaraf eden bir imkan olmakla, bu suretle, aslında yasal itirazla karşılaşabilecek olan herhangi bir taraf muamelesi, ıslah kurumunun yardımıyla artık bu itirazı davet etmeksizin yapılabilmektedir (Prof.Dr. Saim Üstündağ Medeni Yargılama Hukuku C.I.II.B.5, İstanbul 1992 s. 534). Kural olarak, dava açıldıktan sonra dava sebebinde, delillerde ve diğer hususlarda usule ilişkin işlemlerin ıslah yoluyla düzeltilmesi mümkün olduğu gibi davanın konusunda da ıslah mümkündür. Nitekim 1086 sayılı HUMK’nın 185. maddesinin 2. bendinde de davacının karşı tarafın rızası olmaksızın ıslah yoluyla davasının mahiyetini tebdil edebileceği kabul edilmiştir. Ne var ki, açıklanan bu hükümler göstermektedir ki ıslahla kastedilen, dava konusu edilen hususların genişletilmesi veya değiştirilmesidir. Dava konusu edilmeyen bir şeyin kısmi ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu haline getirilmesine yasal açıdan olanak bulunmamaktadır. Bu nedenle dava dilekçesinde saklı tutulmakla birlikte talep edilmemiş olan, taşınmaz üzerindeki evin değeri ve kira bedeline ilişkin istemlerin, HMK'nın 26. maddesine aykırı olarak ıslah geçerli kabul edilerek, kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.

Yukarıda incelenen tapu kayıtlarındaki şerhlerden anlaşılacağı üzere, tevhit sonrasında oluşan ... mahallesi 7516 ada 15 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan iki adet kargir eve ilişkin olarak, 01/03/2016 ve 29/04/2016 tarihlerinde 6306 Sayılı Kanun gereğince riskli yapı kararları alındığı sabittir. Kentsel Dönüşüm Kanunu kapsamında riskli yapı niteliği alan bina, ekonomik değer ifade etmeyeceğinden, sözleşme gereği ve bu nitelikteki binanın yıkıldığı iddiasına dayalı bedel talep edilmesi mümkün değildir. Yine aynı nitelikteki binanın yıkılması nedeniyle kira geliri elde edilememesine dayalı talepte de bulunulamaz. Mahkemece, usulüne uygun olarak açılan birleşen davadaki iş bu alacak kalemlerine ilişkin talebin, açıklanan nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.

Yukarıda açıklanan gerekçelere göre; sözleşmeye konu 7516 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 475,50 m², 7516 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 492,50 m² olduğu, tevhit sonrası oluşan 15 nolu parselin bu 2 parsel yüzölçümü miktarı toplamı olan 968 m² olduğu anlaşılmakla, asıl ve birleşen davada davacılar ile davalılardan yüklenici ... arasında düzenlenen Aksaray 1. Noterliği'nin 07/05/2015 tarih ve 3943 Yevmiyeli Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin yüklenicinin temerrüdü nedeniyle geriye etkili olarak feshi ile tapu iptal ve tescil kararı verilmesi gerektiğinden, davacıların tevhit öncesi payları da dikkate alınarak 15 nolu parselin 9680 tam pay kabul edilerek, tapu kaydının tümden iptali ile taşınmazın 4925/9680 hissenin asıl davada davacı arsa sahibi ..., 4755/9680 hissesinin birleşen davada davacı ... adına kayıt ve tesciline, asıl davada ...'nın dava dilekçesi ile yıkılan evin bedeli ve kira alacağına ilişkin usulüne uygun açılmış bir davasının bulunmaması nedeniyle, ıslah yoluyla da talep edilmesinin mümkün olmamasına; birleşen davada talep edilen yıkılan ev bedeli ve kira alacağına ilişkin talebin ise yukarıdaki açıklamalar kapsamında esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.

Açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davada sözleşmenin geriye etkili feshi ve tapu iptali ve tescil talepleri yönünden davaların kabulü ile birlikte hüküm kurulmasına, asıl davada yıkılan binanın bedeli ve kira bedeli yönünden ıslah talebi kabul edilmediğinden dava değerinin tapu iptali ve tescil kararı verilen taşınmaz hissesinin dava değeri olan 345.000,00 TL olarak kabul edilmesine, asıl dava yönünden yukarıdaki kabule göre reddedilen kısım bulunmadığından davalılar lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına, birleşen dava yönünden dava değerinin tapu iptali ve tescil kararı verilen taşınmazın değeri olan 225.000,00 TL ve ıslah ile arttırılan yıkılan evin bedeli ve kira bedeli toplamı 63.000,00 TL olmak üzere toplam 288.000,00 TL kabul edilerek davadaki kabul ve red oranının bu kabullere göre takdirine, ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirmemiş olmakla birlikte, istinaf aşamasında vekille temsil olunup, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına karar verildiğinden, birleşen davada reddedilen miktar yönünden davada reddedilen taleplere ilişkin davalı ...'dan talepte bulunulmuş olması nedeniyle, bu davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş, asıl davada dahili davalı olarak gösterilen arsa sahibi ... yönünden ise; dava açıldığı tarihte sözleşmenin geriye etkili feshi talebi yönünden zorunlu dava arkadaşı olması nedeniyle, taraf olarak gösterildiği, ancak yargılamanın devamında bu arsa sahibi tarafından da sözleşmenin geriye etkili feshi için dava açılmış olup, taraf teşkili tamamlandığından herhangi bir karar verilmemiş" gerekçesi ile asıl ve birleşen davalarda sözleşmenin geriye etkili feshinin ve tapu iptal tescil talebinin kabulü ile, birleşen davada diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde aslı ve birleşen dava davalıları ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; inşaat yapılacak arsanın arsa sahipleri tarafından yükleniciye inşaat yapmaya elverişli olarak teslim edilmediğini, kısmen bir gecikme yaşanmış ise da bunun arsa sahiplerinden kaynaklandığını, bilirkişi raporunda hesaplanan inşaatın bitirilebilecek süresinin yanlış hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal tescil ve tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri,

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 ilâ 486 ncı maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı yüklenici ... 'ın taraflar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesindeki yükümlülüğünü yerine getirmediği sabit olduğundan davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalılar ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden tahsilatta tekerrüre sebebiyet vermemek kaydıyla müştereken ve müteselsilen alınmasına

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11/04/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkararistinaftemyizincelenenvı.kararınkararıdosyasındacıııbonanmasınamahkemesibirleşensayılıderecemahkememizindosyası

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:16:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim