Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/198
2023/1154
21 Mart 2023
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR: Asıl Davanın Kabulü Birleşen Davanın Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında rücuen tazminat ve alacak davalarında dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı – birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
-
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında "Özel Güvenlik Hizmetleri Alımı" sözleşmesi imzalandığını, davalının çalıştırdığı tüm işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu, ancak davalının işçilerin hak ettiği kıdem ve işçilik alacaklarını ödemediğini, bu miktardan bir kısmının davalının hak ediş ve teminatlarından karşılandığını, bakiye 36.534,81 TL'nin ise müvekkili tarafından ödendiğini ileri sürerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
-
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan güvenlik hizmetleri sözleşmesi nedeniyle davalı idareye toplam tutarı 123.315,00 TL olan 3 adet kesin teminat mektubu verdiklerini, bu teminat mektuplarının davacı tarafından haksız olarak nakde çevrildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL'nin faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Daha sonra ıslah dilekçesiyle miktarı 89.477,91 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
- Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ileri sürdüğü işçi alacaklarından davacının sorumlu olduğunu, müvekkiline husumet düşmeyeceğini ayrıca ödemenin yapıldığı işçilerin halen aynı işyerinde çalıştıklarını, iş akitlerinin feshedilmediğini, hiçbir işçinin de iş akitlerinin haksız feshi nedeni ile dava açmadığını, davacının kendi insiyatifine ve hesaplamasına göre ödeme yaptığını, bu ödemelerin hukuka ve İş Kanununa aykırı olduğunu, davacının yaptığı bu işlem nedeni ile müvekkilinin mağdur olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ihale makamının taraflar arasında akdedilen sözleşme ve İş Kanunu uyarınca işçilerin işçilik alacaklarının ödendiğini ve yüklenici firmaya rücu hakkını kullandığını, yapılan işlemin doğru olduğunu savunarak birleşen davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl işveren ile alt işverenin işçiye karşı müteselsilen sorumluluğunun 4857 sayılı Yasanın 2/6. maddesinde düzenlendiği, ancak iç ilişkideki sorumlulukların tarafların aralarındaki sözleşme hükümlerine göre tespit edilmesi gerektiği, işçilere ödenen işçilik haklarının talep edildiği bir dava ya da icra dosyası bilgisinin dosya kapsamında bulunmadığı, dava dışı işçilerin yeni alt işveren yanında ve asıl işveren iş yerinde çalışmaya devam ettikleri, bu sebeple henüz kıdem tazminatlarının muaccel hale gelmediği, bu nedenle muaccel olmayan bir borcun davacı yanca ödenmiş olması nedeniyle davanın açıldığı tarih itibariyle davalıya rücu talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen dosya davacısının 89.477,91 TL bakiye alacağın tahsili talep edebileceği gerekçesiyle birleşen dosyanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili; Taraflar arasındaki sözleşmenin 36. maddesinin çok açık olduğunu, işçilerin tüm işçilik alacaklarından yüklenicilerin sorumlu olduğunun yazılı olduğunu,
mahkemenin bu maddeye aykırı davrandığını, üst işveren olarak müvekkilinin, işçilerin başvuruları halinde işçilik alacaklarını ödemesinin zorunlu olduğunu, dava dışı işçinin büyük kısmının işten çıkarıldığını ve dava açtıklarını, bu davaların derdest olduğunu, asıl davanın kabulü, birleşen davanın ise reddi gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacı idarenin yükleniciden ödediği bedeli talep edebileceği, ayrıca yüklenicinin işçilerine ödediği bedelin rucüen tahsili için yüklenicinin verdiği teminat mektuplarının nakde çevrilmesinde taraflar arasında akdedilen sözleşme ve hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı – birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davalı – birleşen davada davacı vekili ; müvekkiline husumet düşmediğini, ayrıca ödemenin yapıldığı işçilerin halen aynı iş yerinde çalıştıklarını, iş akitlerinin feshedilmediğini, hiçbir işçinin de iş akitlerinin haksız feshi nedeni ile dava açmadığını, davacının kendi insiyatifine ve hesaplamasına göre ödeme yaptığını ve bu ödemelerin hukuka ve İş Kanununa aykırı olduğunu, SGK'dan ilişiksiz belgesi aldıklarını, sorumluluğun kabul edildiği ihtimalde kıdem tazminatının işçinin çalıştığı döneme oranlanması gerektiğini, temyiz sebepleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, davalı yüklenici firma nezdinde çalışan dava dışı işçilere işçilik alacakları nedeniyle davacı ihale makamı tarafından ödenen tutarların yüklenici davalıdan rücuen tahsiline; birleşen dava ise, davalı ihale makamı tarafından dava dışı işçilere işçi alacakları nedeniyle ödenen tutarların, davacı yükleniciden tahsili amacıyla yüklenici tarafından verilen üç adet teminat mektubunun nakde çevrilmesinden dolayı yüklenicinin alacak talebi istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri,
3.Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl davada davalı – birleşen davada davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2.Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanununa göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
- Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
4.İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup, bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
- Somut olayda, kıdem tazminatları davacı kurum tarafından ödenen işçiler, dava dışı diğer yüklenicilerde de çalışmış ve çalışmaya devam etmektedir. Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, kıdem tazminatından ve fer'ilerinden ödeme yapılan dava dışı işçilerin davalı yüklenicide çalıştıkları dönem için bu yüklenicide geçirdikleri çalışma süreleri ile orantılı olarak sorumlu olacağı gözetilerek, hükme esas raporu düzenleyen bilirkişiden, yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde ve gösterilen şekilde ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile ödenen bedelin tamamından davalı yüklenicinin sorumlu tutulması hatalı olmuş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Asıl davada davalı – birleşen davada davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
-
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:23:50