Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/1282

Karar No

2023/1128

Karar Tarihi

20 Mart 2023

İNCELENEN KARARIN

HÜKÜM/KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Çorum 5. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında mezbahane yapım işi konulu sözleşme imzalandığını, işin geç teslim edilmesi nedeni ile davalı tarafından 44 gün gecikme cezası kesildiğini, ancak gecikmenin davalının hak ediş ödemlerini yapmamasından kaynaklandığını, davalının bu husustaki yanlışını kabul ettiğini ve 44 günlük gecikme cezasını sildiğini, Yapım İşleri Genel Şartnamesi 39 maddesinin f bendinde belirtilmiş olan hükümden anlaşılacağı üzere; hakkedişlerin yüklenicinin talebi ve imzalaması sonrası 30 gün içinde tahakkuka bağlanıp 15 gün içerisinde de ödeme yapılması gerektiğini, davalının bu yasal zorunluluğa bağlı hak edişlerin geç ödenmesi nedeni ile Çorum Belediyesi Etüt Proje Müdürlüğü'nün 21.01.2019 tarih ve 97468859 755.05 1721 oluru ile 44 takvim günü ilave süre uzatımı verilerek, kesilen 44 günlük gecikme cezasının iadesine karar vermesine rağmen iade edilmediğini, davalının 44 günlük cezai kesintiyi iade etmemesinin sebebini hak edişlere ihtirazi kayıt düşülmemesi olarak belirttiğini, davalı tarafından cezanın iadesine karar verilen tarihin 21.01.2019 olduğunu, hakedişlerden yapılan kesinti tarihinin ise bu tarihten daha önce olduğunu dolayısıyla davacıdan hakedişlerden kesinti yapıldığı tarihte kendisine verilmiş olan bir ek süre kararı henüz ortada yok iken itirazda bulunmasının beklenemeyeceğini, açıklanan nedenlerle 21.01.2019 tarihli olur ile iadesine karar verilen ancak sonradan vazgeçilen alacaklarının fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL’sinin temerrüt tarihinden itibaren tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili talebini ıslah etmiş, ıslah dilekçesinde özetle; 201.339,60 TL alacağın ve hesap edilecek faizin davalıdan alınarak müvekkile ödenmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 17.11.2017 tarihli sözleşme imzalandığını, işin bitim süresinin 180 gün olduğunu, davacı tarafın 21.11.2017 tarihinde işe başladığını, işin bitim süresi ise 20.05.2018 iken yükleniciye 70 gün ek süre verilerek işin bitim tarihinin 29.07.2018 olarak belirlendiğini, davacının hak edişinden kesilen bedeller yönünden hakedişlere itiraz etmediğini, işi süresinde tamamlamayanın yüklenici olduğunu, hak ediş ödemelerine bakıldığında da görüleceği üzere davacının itiraz kaydı bulunmadığını, buna rağmen dava ile kesintinin faiziyle talep edilmesinin davacının iyi niyetli olmadığını kanıtladığını, 29.07.2018 tarihli tutanak incelendiğinde; davacının halen eksik işleri olduğu ve eksik işleri bitirmediğinin anlaşıldığını, tüm bu nedenlerden dolayı davacının iddia ettiği 44 günlük cezanın, davacının işi zamanında bitirmemesinden kaynaklandığını, kusurun davacıda olduğunu, bu nedenle düzenlenen hak edişlere itiraz kaydı düşmesi gerektiğini belirterek reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince; dava konusu kesintilerin 8, 9 ve 10 numaralı hakediş raporlarında yer aldığı, raporlarda tarafların imzasının bulunduğu, davacının 14.12.2018 tarihli 10 no.lu hakediş raporunu "gecikme cezasını ihtirazi kayıt ile kabul ediyorum" şeklinde şerh düşerek imzaladığı, 8 ve 9 no.lu hakediş raporlarında ihtirazi kayıt olmadığı, davacının son tarihli raporu ihtirazi kayıt ile imzaladıktan sonra makul süre içerisinde 31.12.2018 tarihli dilekçe ile davalıya başvuruda bulunduğu, davalı belediyenin 21.12.2018 tarihli başvuruya ilişkin 21.01.2019 tarihli yazısında "hakediş onaylandıktan sonra ödemenin idare kaynaklı sebeplerle gecikmesi, hakediş ödemelerinde yüklenici kusurunun olmaması, bu durumun yüklenicinin taahhütlerini yerine getirmesine engel nitelikte olması, yüklenicinin bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemesi nedeniyle ödemesi geciken tutarın iş üzerindeki geciktirici etkisi ve yüklenicinin iş programının gerisinde olması hususları birlikte değerlendirilerek hakediş ödemelerinin bir kısmının süresinde olmaması nedeniyle ödeme gecikmeleri için yükleniciye 44 takvim günü ilave süre uzatımı ve hakedişlerinden kesilen gecikme cezasının 44 günlük tutarının iadesi yapılarak iş bitim tarihinin 11.09.2018 olması" şeklinde karar verildiği, açıklanan nedenlerle gecikmelerin yaşanmasında davacının kusurunun bulunmadığı ve hakediş ödemelerinin geç yapılmasından kaynaklandığı ve ceza kesintilerinin iadesinin gerektiğinin davalının da kabulünde olduğunun davalının 21.01.2019 tarihli yazısından anlaşıldığı, gecikmelerin yaşanmasında davacının kusuru bulunmaması nedeni ile ceza kesintilerinin temelsiz kaldığı, davalı tarafın ihtirazi kayıt yönünden itirazları değerlendirildiğinde ise 10 nolu raporda ihtirazi kayıt bulunduğu, gecikmenin davalıdan kaynaklandığının kabul edilmesine rağmen daha sonra ihtirazi kayıt bulunmadığından kesintilerin iade edilmeyeceğinin ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olacağı belirtilerek davanın kabulü ile; 201.339,60 TL alacağın temerrüt tarihi olan 30.04.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının herhangi bir zararı olmadığını ve 44 günlük ceza kesintisinin yapılmasına itiraz etmediğini, itiraz edilmemesine rağmen daha sonra kesintilerin faiziyle talep edilmesinin hukuka uygun olmadığını, davacının iddia ettiği 44 günlük cezalı sürenin işi zamanında bitirmemesinden kaynaklandığını ve bunun davacı kusurundan kaynaklandığını, bu nedenle hak ediş ödemelerine itirazı var ise ihtiraz kaydı düşmesi gerektiğini, mahkemece sadece serbest muhasebeci mali müşavir tarafından kesilen bedel yönünden bir bilirkişi incelemesi yapılmasının hatalı olduğunu, uzman bilirkişilerce dosyanın incelenmesi gerektiğini, eksik inceleme yapıldığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; uyuşmazlığın ihale sözleşmesinden kaynaklanan gecikme cezası kesintisine yönelik alacak istemine ilişkin olduğu, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa ve mahkeme hakiminin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı belirtilerek davalı vekili istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1 b 1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının herhangi bir zararı olmadığını ve 44 günlük ceza kesintisinin yapılmasına itiraz etmediğini, itiraz edilmemesine rağmen daha sonra kesintilerin faiziyle talep edilmesinin hukuka uygun olmadığını, davacının iddia ettiği 44 günlük cezalı sürenin işi zamanında bitirmemesinden kaynaklandığını ve bunun davacı kusurundan kaynaklandığını, bu nedenle hak ediş ödemelerine itirazı var ise ihtiraz kaydı düşmesi gerektiğini, mahkemece sadece serbest muhasebeci mali müşavir tarafından kesilen bedel yönünden bir bilirkişi incelemesi yapılmasının hatalı olduğunu, ihale mevzuatı konusunda uzman bilirkişilerce dosyanın incelenmesi gerektiğini, eksik inceleme yapıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan gecikme cezası kesintisine yönelik alacak istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6098 sayılı TBK’nın 620., 624., 470 vd maddeleri, 6100 sayılı HMK'nın 60/1. maddesi, TMK'nın 701. maddesi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.01.1990 gün, 13/457 Esas, 2 Kararı sayılı Kararı.

  1. Değerlendirme

TBK'nın 620. maddesindeki tanıma göre; adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. TBK'nın 624. maddesinde ise ekseriyetle karar verileceğinin kararlaştırılmamış olması halinde adi ortaklıkta kararların oybirliğiyle verileceği düzenlenmiştir. Adi ortaklığın iktisap ettiği veya adi ortaklığa devredilen şeyler, alacaklar ve ayni haklar adi ortaklık sözleşmesi dairesinde müştereken ortaklara ait olur. Şirket mukavelesinde diğer bir hüküm bulunmadıkça bir ortağın alacaklıları haklarını ancak o ortağın tasfiyedeki hissesi üzerinde kullanabilirler. Aksi sözleşmeyle kararlaştırılmış olmadıkça, ortaklar, birlikte yahut bir temsilci vasıtasiyle üçüncü kişiye karşı üstlenmiş oldukları borçlardan müteselsilen mes'ul olurlar.

Kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti, elbirliği mülkiyetidir. Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır (TMK'nın 701. madde). Elbirliği mülkiyetinde, ortakların hakları ve yükümlülükleri, topluluğu doğuran kanun veya sözleşme hükümleri ile belirlenir. Kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça, gerek yönetim, gerek tasarruf işlemleri için ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerekir. Sözleşmeden doğan topluluk devam ettiği sürece, paylaşma yapılamaz ve bir pay üzerinde tasarrufta bulunulamaz. Ortaklardan her biri, topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabilir. Bu korumadan bütün ortaklar yararlanır. Mecburi dava arkadaşları, ancak birlikte dava açabilir veya aleyhlerine de birlikte dava açılabilir. Bu tür dava arkadaşlığında, dava arkadaşları birlikte hareket etmek zorundadır. Ancak, duruşmaya gelmiş olan dava arkadaşlarının yapmış oldukları usul işlemleri, usulüne uygun olarak davet edildiği halde duruşmaya gelmemiş olan dava arkadaşları bakımından da hüküm ifade eder (HMK'nın 60/1).

Belirtilen bu hükümlerin sonucu olarak dava açan adi ortaklar elbirliği mülkiyeti hükümlerine göre davada mecburi dava arkadaşı durumundadır. Adi ortaklıkta davanın tüm ortaklar tarafından açılması gereklidir. Birlikte dava açılmadığı takdirde diğer ortaktan davaya muvafakat alınması, muvafakat vermeyen ortak olursa onun hakkında da dava açılması ve bu suretle taraf ehliyetinin tamamlanması gerekir. Aksi takdirde davanın dinlenme imkânı yoktur (YHGK'nın 17.01.1990 gün 13/457 Esas, 2 Karar Sayılı Kararı).

Açılan davaya muvafakatın sağlanması, olmadığı takdirde taraf teşkili için diğer adi ortağın davalı olarak davada yer almasının sağlanması yoluyla davanın görülebilir hale gelmesi şeklinde bir uygulamanın benimsenmesi, Anayasa'nın hak arama özgürlüğünü düzenleyen 36. maddesine uygun yorumla hukukun ve adaletin amacını sağlamaya yönelik olan temel hukuk ilkeleri yönünden de bir zorunluluktur. Muvafakat etmeyen adi ortak aleyhine husumet yöneltilmesine imkân tanınmaksızın davanın reddi gerektiğinin kabulü; ortaklardan bir kısmının hak arama özgürlüğünün, diğer bazı ortakların insiyatif ve vicdanına bırakılması yanında, ortaklığın ve bu kapsamda ortaklardan bir kısmının haklarının hukuk önünde korunamayarak, uyuşmazlığın çözümsüz ve ortada bırakılabileceği anlamına gelir ki, bu da hukukun adaleti sağlama amacıyla hiç bir şekilde bağdaşmaz.

Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; dava konusu sözleşmenin, 17.11.2017 tarihinde ... ile Özfer İnş. ve Tic. Ltd. Şti. Mustafa Küyük Lider Yapı İş Ortaklığı arasında imzalandığı, davanın sadece ortaklardan Özfer İnş. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından açıldığı, diğer ortakların davaya muvafakat verdiğine dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığı, adi ortaklıkta davanın, tüm ortaklar tarafından birlikte açılması zorunlu olduğundan, mahkemece; davacıya davada yer almayan adi ortağın davaya muvafakatinin sağlanması için süre verilmesi, muvafakat sağlanamazsa; adı geçen hakkında bu davayla birleştirilmek üzere dava açtırılıp, bu şekilde taraf teşkili tamamlandıktan sonra işin esasına girilip, davanın sonuçlandırılması gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi ve bu karara yönelik yapılan istinaf başvurusunun da esastan reddi doğru olmadığından, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan nedenlerle;

  1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  2. İlk Derece Mahkemesi kararının belirtilen nedenle temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA,

3.Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapistinaftemyizkaldırılmasınaincelenenvı.kararınkararımahkemesiderecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:24:17

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim