Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/838
2023/1074
15 Mart 2023
MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR: Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ: Sındırgı Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi ... Karadeniz'in 17/02/2016 tarihinde Sındırgı Ulus Orman İşletme Şefliği sorumluluk alanında ağaç kesimi sırasında kesmiş olduğu ağacın üzerine devrilmesi sonucu vefat ettiğini, SGK Rehberlik ve Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın inceleme raporuna göre olayın iş kazası kabul edilmediğini, davalı tarafın hiçbir iş güvenliği malzemesi verip denetlemediğini, davalı tarafından imzalanan kesim şartnamesinin 18., taşıma şartnamesinin 15. maddesinde ise sorumsuzluk hükümleri koyduğunu, sorumsuzluk anlaşmasının başlı başına davalı idareyi sorumluluktan kurtarmayacağını beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 1.000,00. TL, ... için 1.000,00. TL, ... için 1.000,00. TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, müvekkili ... için 60.000,00. TL, ... için 30.000,00. TL, ... için 30.000,00. TL, ... için 40.000,00. TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların murisi ... Karadeniz'in müvekkili kurumdan vahidi fiyatla iş alan serbest çalışan bir kişi olduğunu, tek başına ağaç kestiği esnada takılı kalan ağacın yanındaki ağacı kestiği için meydana gelen kazada vefat ettiğini, diğer köy halkıyla birlikte müteveffanın da, 14/02/2016 tarihinde müvekkili idare ile taşıma şartnamesi imzaladığını, bu şartnamenin 15. maddesi hükmüne göre " orman idaresinde iş alan iş sahipleri aldıkları nakliyatların iş verenidirler işten ... 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortaları Kanunu, 4857 sayılı İş Kanunu ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile her türlü iş kazası ve vergi mevzuatından doğacak yükümlülüklerinden kendileri sorumludur. Orman idaresi bu konularda sorumlu olmayacaktır." hükmü uyarınca müvekkili idarenin kazada sorumluluğu bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamı ile alınan bilirkişi raporları doğrultusunda, dava konusu kazaya sebep olan işin eser sözleşmesi niteliğinde olması işi üstlenen kişiler tarafından işin yapılması esnasında şahsi sorumluluk ve yükümlülüğü üstenen kişilerin olduğu nazara alınarak davalıların kazanın oluşumunda etki ve eyleminin olmaması; davalı Orman Genel Müdürlüğünün kusurunun olmadığı, maktul ... KARADENİZ'in tam kusurlu olduğu anlaşıldığından, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; duruşmada dinlenen ölen ile birlikte çalışmış tanıkların kendilerine hiçbir eğitim verilmediğini, iş güvenliği tatbikatının dahi ölüm olayı gerçekleştikten sonra yapıldığını, tutanakların sonra tutulduğunu beyan ettiklerini, davalı idarenin bu olayda kusurlu olduğunu, ölümle eğitimlerin ve iş güvenliği araç ve gereçlerinin verilmemesi arasında illiyet bağı bulunduğunun açık olduğunu beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; müteveffanın kesim işlemi planlamasını kendi şahsi güvenliğini gözeterek yapmaması kendi nam ve hesabına çalışması nedeniyle dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle alınan rapora göre tam kusurlu olması, imzalanan kesim, sürütme ve taşıma şartnamelerinde, Orman idaresinden iş alan iş sahiplerinin aldıkları kesimin işvereni olduğu, işten ... 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortaları Kanunu, 4857 sayılı İş Kanunu ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile her türlü iş kazası ve vergi mevzuatından doğacak yükümlülüklerden kendilerinin sorumlu olduğu, orman idaresinin bu konularda sorumlu olmadığına ilişkin düzenlemenin mevcut olması, 16/02/2016 tarihli tutanak ile uygulamalı tatbikat yaptırıldığı, yapılan uygulama esnasında alınması gereken güvenlik önlemlerinin kişisel koruyucu donanım ve iş elbiselerinin kullanılması ve kesim teknikleri hakkında uyarılar yapıldığı, tutanağın aksininin tanık beyanlarıyla ispatının mümkün olmadığı gerekçeleriyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinin ifası sırasında meydana gelen kaza neticesi, yüklenicinin vefatından dolayı mirasçıların maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 vd. maddeleri, 14.02.2016 tarihli Kesim, Sürütme ve Taşıma Şartnamelerinin 15.maddesi.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Davacı mirasbırakanlarının da imzası olduğu 14.02.2016 tarihli Taşıma Şartnamesinin 15.maddesinde; "Orman idaresinden iş alan iş sahipleri, aldıkları nakliyatın işverenidirler. İşten ... 5510 sayılı Genel Sağlık Sigortaları Kanunu,4857 sayılı İş Kanunu ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile her türlü iş kazası ve vergi mevzuatından doğacak yükümlülüklerden kendileri sorumludurlar. Orman İdaresi bu konulardan sorumlu olmayacaktır” düzenlemesi mevcuttur.
- Talimatla İstanbul'dan alınan 13.01.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dava konusu olayda işçi işveren ilişkisi bulunmayıp, eser sözleşmesi niteliğinde işin üstlenildiği, murisin üstlenmiş olduğu dikili ağaç kesim işinde kendi şahsi güvenliği için gerekli güvenlik önlemlerini almadığı gerek kesim işleminin yapılmasında gerekse de kesim işlemi yapılması akabinde kestiği ağacın başka bir ağaca yaslı kalması sonrasında tercih ettiği çalışma yöntem ve seçeneklerinin özellikle kestiği ağacın yaslı durumda kalması nezdinde yaslı kaldığı ağacı da kesme işlemini yapmasını ağaç kesim işleminde yapılmaması gerekli olan çalışma yöntemi ve tercihleri olması, kesim işlemi planlamasını kendi şahsi güvenliğini gözeterek yapmaması kendi nam ve hesabına çalışması nedeniyle dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması kaza olayının kesim işleminde yaptığı iki yanlış fiilden kaynaklanması nedeniyle meydana gelen olayda tam kusurlu olduğu belirlenmiştir.
4.Dosya kapsamı, bilirkişi raporu ve şartname hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; eser sözleşmesi hükümlerine göre alınan raporda maktulün tek kusurlu olduğu, şartnamelerin 15. Maddesinde sorumsuzluk kaydı olup, 16.02.2016 tarihli tutanakla uygulamalı tatbikat yaptırıldığı, yapılan uygulama esnasında alınması gereken güvenlik önlemleri kişisel koruyucu donanım ve iş elbiselerinin kullanılması ve kesim teknikleri hakkında uyarılar yapıldığı, tutanağın aksininin tanık beyanlarıyla ispatının mümkün olmadığından mahkemece verilen kararda isabetsizlik görülmemiştir.
5.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılardan tahsilatta tekerrüre sebebiyet vermek kaydıyla müştereken ve müteselsilen alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:25:15