Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4304
2023/1022
13 Mart 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR: Davanın Kabulü
Taraflar arasındaki nama ifaya izin ve kira tazminatı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili, feri müdahil ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile davalı yüklenici arasında 14.10.2005 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, davalı yüklenici aradan uzunca zaman geçmesine rağmen sözleşme gereklerini yerine getirmeyip inşaatı tamamlamadığını, inşaatta %9 oranında eksik iş kaldığını, BK'nın 97. maddesi gereğince masrafı yükleniciye ait olmak üzere müvekkillerine ait bağımsız bölümler ile ortak mahallerde eksik işlerin tamamlanması ve genel iskanın alınması için gerekli giderlerin müvekkilleri tarafından yapılmasına ve yüklenicinin payına düşen 3 adet bağımsız bölümün satılmasına, satış bedelinin inşaatın sözleşme ve proje uyarınca eksik ve ayıpların giderilmesi, genel iskanın alınması
ve kira tazminatı alacağı için kullanılmasına izin verilmesine ve uğramış olduğu kira kaybı nedeniyle 10.000,00 TL kira tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 04.11.2015 tarih ve 2014/387 E., 2015/770 K. Sayılı kararı ile, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri göz önüne alındığında davalı yüklenicinin inşaatın tamamlanma seviyesine göre 10 adet tapu almaya hak kazandığı, ancak davacı arsa sahipleri tarafından 9 adet tapunun davalıya ve onun gösterdiği kişilere devrinin yapıldığı, dolayısıyla tapuların sözleşmede kararlaştırılan veriliş şekline göre öncelikli edim borçlusu olan arsa sahiplerinin temerrüte düştükleri, davacı arsa sahiplerinin kendi edimlerini yerine getirmemeleri nedeniyle karşı taraftan edimini yerine getirmesini isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
- Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 23. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 06.03.2019 tarih ve 2016/5015 E., 2019/858 K. Sayılı ilamı ile; yüklenicinin edimini dava tarihine kadar 33 ay 28 gün geciktirdiği, imalatta halen eksiklerin bulunduğu anlaşıldığından arsa sahiplerinin temürrüdünden bahsedilemeyeceği, davacı arsa sahiplerinin nama ifaya izin taleplerinin kabul edilmesi ve davalı yüklenicinin ediminde kusuruyla geciktiği sonucuna varılması halinde de kira tazminatı taleplerinin de kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davalı yüklenicinin edimini kusurlu olarak dava tarihine kadar 33 ay 28 gün geciktirdiği, imalatta halen eksiklerin bulunduğu anlaşıldığından arsa sahiplerinin temürrüdünden bahsedilemeyeceği dolayısıyla davacıların kira tazminatı talebinin de yerinde olduğu, bilirkişi heyetinin 23/03/2020 tarihli kök ve 02/03/2021 tarihli ek rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili, feri müdahil ... vekili ve feri müdahil ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 6970 ada 7 parselin %95 seviyesinde iken arsa sahiplerine teslim edilmek zorunda kalındığını, açıkça inşaat kullanılabilecek durumunda iken arsa sahiplerinin anlaşılamayan bir nedenle binalarını terk ettiklerini, inşaat ruhsat süresi 14.10.2010 tarihine kadar geçerli olduğunu, arsa sahiplerinin bunu bilmelerine rağmen hiçbir işlem yapmadıklarını, son bilirkişi raporunda belirtilen inşaatın %75 aşamasında olmasından davalı müteahhit sorumlu olmadığını, %20 eksik ve ayıplı imalat denilen tüm işler ve imalatların davalı tarafından yapıldığını, ancak bunların hepsi tahrip ve talan edilmiş adeta binanın yakılıp yıkıldığını, 2010 yılından sonra arsa sahipleri tarafından ödendiği söylenen yapı kayıt belgesinin ve tapuya tescil bedelinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
- Feri müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; yapı kayıt belgesi ve tescil masrafından arsa sahiplerinin sorumlu olduğunu, inşaat seviyesinin %75 gerilemesinde sadece yüklenicinin sorumlu olmadığını, arsa sahiplerinin de kusurunun da bulunduğunu, ayıplı ve eksik
2
işlerinin bedelinin dava tarihi itibariyle belirlenmesi gerektiğini, ayıplı ve eksik işlerinin bedelinin davalı yükleniciden daire satın alan feri müdahiller tarafından ödenmek istenmesi ve bu konuda depo kararı verilmesi talebine rağmen bu hususta hüküm kurulmaması hatalı olduğunu, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
- Feri Müdahil ... temyiz dilekçesinde özetle; inşaatın %95 ten %75 e gerilemesinde tek sorumlusu davalılar olduğunu, kendilerinin kötü niyetle sebep olduğu bu zararların tazminini davalıdan istenemeyeceğini, davacıların kusurunun araştırılmayıp tüm kusurun davalıya atfedilmesi hatalı olduğunu, inşaatın üçüncü kişilerce talan edilmesine sebep olanın arsa sahipleri olduğunu, feri müdahiller olarak dairelerin devrinin sağlanması için inşaatın eksik kalan kısımlarının tamamlanması için davacılar ile anlaşmaya çalıştıklarını, ancak davacıların buna yanaşmadıklarını, inşaat ruhsat süresinin 5 yıl olup 14.10.2010 tarihine kadar geçerli olduğunu davacılar tarafından bilinmesine rağmen hareketsiz kalarak inşaatın tamamlanmasına müsaade etmediklerini, bu şekilde ruhsat süresinin geçmesine neden olduklarını, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı nama ifaya izin ve kira tazminatı istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 113 ncü maddesi, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 nci ve devamı maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Feri müdahil ... vekilinin temyiz istemi yönünden; mahkemece verilen karar, temyiz eden tarafa 12.06.2022 tarihinde tebliğ edilmiş ve temyiz dilekçesi, HUMK 432/1 maddesinde öngörülen 15 günlük temyiz süresi (27.06.2022) geçirildikten sonra 28.06.2022 tarihinde UYAP Sistemine kaydedilmiş 12.07.2022 tarihinde harcı yatırılmıştır. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01/06/1990 gün ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtayca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra verilen temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
-
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin ve feri müdahil ... vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
-
Nama ifaya izin davası kat karşılığı inşaat sözleşmesinde kararlaştırılan ve borçlu tarafından ifa edilmeyen edimin ifası konusunda alacaklıya mahkeme yoluyla izin ve yetki verilmesini içermektedir. Nama ifaya izin, taraflar arasındaki sözleşmeye dayanılarak istenebileceğinden, borçlu “yapma borcu” için nama ifa talep edilebilir. Yapma borcu olmayan işler için nama ifa istenemez. Bu hususta izin verilirken sözleşmedeki edimlerin aşılması veya başka edim yüklenmesi söz konusu olamaz. Davaya konu somut olayda anahtar teslimi iş yapılması üstlenilmiş olup raporda yüklenici tarafından işin %75 oranında tamamlandığı anlaşıldığından sözleşmeye göre kalan %25'lik kısım ile ilgili yetki ve izin verilmesi gerekirken, sözleşmede kararlaştırılan yapı kullanım izin belgesi (iskan) yerine geçmesi yasal olarak da mümkün olmayan yapı kayıt belgesi bedelinin belirlenerek nama ifaya izin gideri içerisinde gösterilmesi doğru olmamıştır.
-
Bu halde mahkemece yapılacak iş; eksik iş bedelini belirleyen aynı bilirkişiden ek rapor alınarak ve gerekirse ilgili Belediyeden iskan bedeli ile birlikte, binanın imara uygun olup olmadığı, ile ilgili kısmın tamamlanması halinde iskan belgesi alınıp alınmayacağı da sorulmak suretiyle, alması mümkünse iskan bedelini belirleyip bu bedeli de eksik iş bedeline dahil etmek ve %25 yapım bedeli konusunda oluşan usuli kazanılmış hakka da riayet etmek suretiyle hüküm vermekten ibaret olup, bu hususlar gözetilmeden verilen kararın bozulması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1 Feri müdahil ... vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE,
2 Davalı vekilinin ve feri müdahil ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
3 Davalı vekilinin ve feri müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, kararın BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:26:34