Yargıtay 6. CD 2023/15392 E. 2025/98 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/15392
2025/98
6 Ocak 2025
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/369 E., 2022/1627 K.
SUÇLAR: Nitelikli yağma, yağmaya teşebbüs
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, Onama
I.Katılan ... Vekilinin Sanıklar ... ve ... Hakkında Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Her ne kadar katılan ... vekili yasal temyiz süresi geçtikten sonra temyiz isteminde bulunmuş ise de; istinaf mahkemesi kararın kanun yolu fıkrasında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 294 ve 295. maddeleri uyarınca temyiz sebepleri içermeyen temyiz isteminin reddolunacağına dair bir şerhin bulunmadığı, kanun yoluna ilişkin bu yanıltma nedeniyle katılan ... vekilinin temyiz isteminin süresinde kabul edilmesi gerektiğinden Tebliğname'deki görüşe iştirak edilmemiştir.
5271 sayılı Kanun'un 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılan ... vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede;
Sanıkların, isnat olunan suçu işlediğine dair mahkûmiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, olayda şüphenin söz konusu olduğu, şüpheden sanıkların yararlanması gerekeceği şeklindeki genel ceza hukuku ilkeside gözetilerek yerel mahkemece 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) benti gereğince sanıkların beraatine dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 22.02.2022 tarihli, 2021/369 Esas ve 2022/1627 Karar sayılı kararında katılan ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ayrı ayrı ONANMASINA,
II.Sanık ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede;
Diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Dosya içeriğine göre; katılan aşamalardaki beyanlarında, sanığın kendisini cep telefonu üzerinden aradığı ve dava dışı ... ile 15 yıl önce önce ticaret yapan katılanın bu ticaretten kaynaklı ...'a borcu olduğunu iddia ederek katılan ile görüşmek istediği, sanık ve ...'ın katılan ile Beykoz ilçesi ... semtindeki bir kafede buluştukları, bu görüşmede sanığın katılandan 15 yıl önceki ticarete istinaden para istediği katılanın itiraz ederek borcu olmadığını beyan ettiği, buna rağmen sanığın "bu ticarete karışan kişilerden 1.000.000,00 ABD Doları alacağını, bu parayı bir şekilde tahsil edeceğini, gerekirse arabalarını alacağını" beyan ederek katılanı tehdit ettiği, katılanın bu görüşmeden bir süre sonra dava dışı ...'ın telefonla katılanı arayıp tekrar buluşmak istemesi üzerine, katılan ile sanık ve ...'ın aynı kafede buluştukları, tehditvari sözlerle borcu olduğunu iddia ederek katılandan para istedikleri, sanığın kendisini ...'ın yeğeni olarak tanıtıp para istediği, sanıktan çekinen katılanın hamil kısmı boş olan 50.000,00 ABD Doları bedelli iki adet senedi imzalayarak sanığa ve ...'a teslim ettiği, ilerleyen günlerde sanığın tekrar katılanı arayarak senetlerdeki bedelin düşük olduğu gerekçesiyle 400.000,00 TL bedelli Mercedes marka aracı katılandan istediği şeklinde gelişen olayda, katılanın sanık ile dava dışı ...'ın kendisini birlikte tehdit ederek 50.000,00 ABD Doları bedelli iki adet senedi korku ile imzalayıp sanık ile ...'a teslim ettiğini beyan etmesi, sanığın ise ...'in arkadaşı ... ile kafe sahibi ...'in de bulunduğu ortamda görüştüğünü beyan etmesine rağmen, sanığın birden fazla kişi tarafından yağma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesine rağmen, sanığın yağma eylemini kim ya da kimlerle gerçekleştirdiğinin açıklanmadığı, ayrıca katılan tarafından eylemi gerçekleştiren kişinin sanık olduğuna dair bir teşhis işlemi yapılmadığı gibi kovuşturma aşamasında yüzleştirme işleminin de yapılmadığı, kafe sahibi ... tespit edilerek ifadesine başvurulması, katılan tarafından eylemin birlikte gerçekleştirdiklerini beyan ettiği ... hakkında yargılamaya konu olay nedeniyle kamu davası açılıp açılmadığı araştırılarak kamu davası açılmadığının tespiti halinde ise olaya ilişkin bilgi ve görgüsüne başvurulması ve elde edilecek delillere göre, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1 c maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesinde hukuka aykırılık bulunmuştur.
Kabule göre de;
Katılan tarafından, sanık ve dava dışı ... ile her iki görüşmenin de bir kafe içerisinde gerçekleştiğinin beyan edilmesi karşısında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 149/1 d maddesi uyarınca da uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesinde hukuka aykırılık bulunmuştur.
Açıklanan nedenle sanık ... müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 22.02.2022 tarihli, 2021/369 Esas ve 2022/1627 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının korunmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
06.01.2025 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:10:10