Yargıtay 6. CD 2023/1324 E. 2025/198 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1324
2025/198
7 Ocak 2025
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2022/2093 E., 2022/2421 K.
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I Sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz istemlerinin yağma suçunun unsurlarının oluşmadığı, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve somut delil bulunmadığı, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi göz önüne alınarak sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek, anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Oluş ve dosya içeriğine göre, sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN ONANMASINA,
II Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar müdafiinin temyiz istemlerinin yağma suçunun unsurlarının oluşmadığı, sanıkların atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve somut delil bulunmadığı, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi göz önüne alınarak sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek, anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun sanık ... tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık ... ve mağdur ...’ın suç tarihinden önce tanıştıkları, görüştükleri dönem içerisinde sanık ...’in mağdur ...'a borç paralar verdiği, ancak mağdur ...’ın sanık ...’e borcunu ödemediği, olay tarihinde mağdurlar ... ve ...'nin araçla Gümüşhane ilinden ... iline doğru yola çıktıkları, bir süre sonra yolda sanıklar bulundukları aracım mağdurların bulunduğu aracı durdukları, sanıklar ... ve ...'nın araçtan inerek mağdur ...'ı kendi araçlarına bindirdikleri, sanıklara ait araçta sanık ...’in mağdur ...'a “benim 5.000,00 TL alacağım var, getirmezsen Gümüşhane’de sizi barındırmam” dediği, bu sırada sanık ...’un da mağdur ...'ın yanında oturduğu, sanık ...'un mağdur ...'a sarılıp onu tuttuğu, sanıkların mağdur ...'ın üzerinde bulunan 1.000,00 TL parayı aldıkları, ardından sanık ...’in mağdur ...’un yanına gittiği ve telefonunu istediği, mağdurun vermek istememesi üzerine “... sevgilin değil mi, bir şey olmasını istemiyorsan ver” şeklinde tehditte bulunduğu ve mağdur ...’a ait telefonu elinden aldığı olayda; sanıkların mağdur ...'dan para tahsili konusunda anlaşmalarının bulunduğu, sanık ...'in ani kastla gerçekleştirdiği mağdur ...'ye yönelik eylemlerinin basit tehdit ve hırsızlık suçunu oluşturduğu, sanık ...'in mağdur ...'ye yönelik eylemleri üzerinde sanık ...'un fiili hakimiyetinin bulunmadığı ve eylemlere katılmadığının anlaşılması karşısında; sanık ... hakkında beraat; sanık ... hakkında nitelikli hırsızlık ve basit tehdit suçlarından mahkûmiyet kararları verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dosyanın, aynı Kanun’un 304/2 b maddesi uyarınca takdiren Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 07.01.2025 gününde oy çokluğuyla karar verildi.
(Muhalif)
K A R Ş I O Y: **
Oluş ve dosya içeriğine göre; sanık ... ve mağdur ...’ın suç tarihinden önce tanıştıkları, sanık ...’in mağdur ...'a borç verdiği ancak mağdur ...’ın sanık ...’e borcunu ödemediği, olay tarihinde mağdurlar ... ve ...'nin araçla Gümüşhane’den Trabzon’a doğru trafikte seyir halinde bulundukları sırada sanıkların kullandıkları araç ile mağdurların bulunduğu aracın önünü keserek durdurdukları, sanıklar ... ve ...'nın araçtan inerek mağdur ...'ı kendi araçlarına bindirdikleri, sanık ...’in mağdur ...'a “benim 5.000,00 TL alacağım var, getirmezsen Gümüşhane’de sizi barındırmam” dediği, bu sırada sanık ...’un da mağdur ...'ın yanında oturduğu, sanık ...'un mağdur ...'a sarılıp onu tuttuğu, sanıkların mağdur ...'ın üzerinde bulunan 1.000,00 TL parayı aldıkları, ardından sanık ...’in mağdur ...’un yanına gittiği ve telefonunu istediği, mağdurun vermek istememesi üzerine “... sevgilin değil mi, bir şey olmasını istemiyorsan ver” şeklinde tehditte bulunduğu ve mağdur ...’a ait telefonu elinden aldığı anlaşılan olayda; kabul edilen oluş bütün halinde değerlendirildiğinde; sanık ...’in mağdur ...’a yönelik sarfettiği sözlerin yağma suçunun unsuru olan tehdit niteliğinde kabul edilmesi gerektiği, bununla birlikte sanık ...’in mağdur ...’a yönelik eylemini gerçekleştirdiği sırada sanık ...’un mağdur ...’a sarılarak engel olduğu, bu anlamda suçun icrasında üstlendiği rol ve katkı nazara alındığında önceden yaptıkları plan ve iş birliği doğrultusunda hareket ederek fiil üzerinde hakimiyet kurduğunun kabul edilmesi gerektiğinden sanık ...’un 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 37/1. kapsamında müşterek fail olarak yağma suçunu işlediği kanaatinde olduğumdan Bölge Adliye Mahkemesinin esastan red kararının onanması gerektiğinden sayın çoğunluğun (II) numaralı bozma kararına iştirak etmiyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:10:10