Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4465
2024/926
22 Ocak 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/3800 E, 2020/802 K
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yağma suçundan verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 03.09.2018 tarih ve 2017/210469 Soruşturma No.lu iddianamesi ile sanık hakkında yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 148 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 53 üncü ve 58 nci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
-
İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2018 tarihli ve 2018/427 Esas, 2018/694 Karar sayılı kararı ile sanığın yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin üçüncü fıkrası delaleti ile birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2018 tarihli ve 2018/427 Esas, 2018/694 Karar sayılı kararının sanık ve müdafiinin istinafı üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 28.05.2019 tarihli ve 2019/358 Esas, 2019/1510 Karar sayılı kararı ile
"..."1 )Sanığa dosya içerisinde delil niteliğine havi tüm belgeler okundu." biçimindeki duruşma zaptına geçmiş soyut ifadelerin ise ilk derece mahkemesince mahkumiyet hükmüne esas alınan mezkur tutanakların ve ifadenin sanığa okunduğu anlamına gelemeyeceği, böylece iş bu esaslı delillerin CMK.nın 217/1. maddesi gereğince duruşmaya getirtilmemiş olduğu ve hakimin huzurunda tartışılmamış olduğu, buna rağmen işbu delillerin mahkumiyet hükmüne esas almış olmasının iş bu delillerin kovuşturma evresi bakımından CMK.nın 289/1. maddesi gereğince hukuka uygun yöntemlerle elde edilmiş niteliğini kaybettirdiği ve hukuka uygun yöntemlerle elde edilmemiş delil niteliğine büründürdüğü ve bu durumunda 289/1 i maddesi kapsamında kesin hukuka aykırılık sebebi olup, bozma müeyyidesine tabi olduğu,
2 )İlk derece mahkemesince tekerrüre esas alınan Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/692 esas ve 2012/699 karar sayılı ilamındaki mahkumiyeti diğer tekerrüre esas olma şartlarını taşımakta ise de, Uyaptan yapılan incelemede, bu ilam ile ilgili olarak sanığın eski hale getirme talebinin kabulune karar verildiğine ilişkin belge bulunmasına karşın, eksi hale getirme talebinden sonra yapılan yargılama sonucunda hüküm verilip verilmediğinin anlaşılamamış olmasına göre, bu hususun araştırılarak ilamın tekerrüre esas teşkil edip etmediğinin tesbitinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiğinin gözetilmemesi, ancak aleyhe istinaf bulunmadığından bozma ilamından sonra yapılacak yargılama ile hükmün tekerrüre esas alınamayacağının tesbiti halinde tekerrüre esas alınacak başka bir mahkemenin mahkumiyet ilamı nedeniyle sanığın cezasına tekerrür nedeniyle eklenecek ceza süresinin Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/692 esas ve 2012/699 karar sayılı ilamındaki mahkumiyeti nedeniyle cezasına eklenecek ceza süresinden fazla olamayacağının Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 283/1. maddesi gereğince gözetilmesi,..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
-
İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2019 tarihli ve 2019/496 Esas, 2019/524 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 148 nci maddesinin üçüncü fıkrası delaleti ile birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2019 tarihli ve 2019/496 Esas, 2019/524 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 10.03.2020 tarihli ve 2019/3800 Esas, 2020/802 Karar sayılı kararı ile;
"....ilk derece mahkemesince tekerrüre esas alınan sabıka kaydındaki mahkumiyetin hükümden önce 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve TCK'nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözönü edilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilip haklarında bahsedilen ilamın esas alınarak Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmekle..." denilerek eleştiri ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
-
Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
-
Takdiri indirim uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna,
B. Sanık ...'nin Temyiz Sebepleri
- Eksik inceleme ile karar verildiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Olay günü saat 10.30 sıralarında şikâyetçi ...'nun bankadan para çekerek yürümeye başladığı, tanımadığı bir şahsın yanına gelerek birisini sorma bahanesiyle şikâyetçi ile yakınlık kurduğu, babasının asker arkadaşı olduğunu söyleyerek güvenini kazandığı, birlikte bir pasajın içindeki çay ocağına gittikleri, sanığın burada mağdura iki adet hurma verdiği ve mağdurun hurmaları yediği, ardından oradan kalkarak başka bir mekana oturdukları bu esnada sanığa telefon geldiği, sanığın telefonla konuştuğu esnada mağdurun kendinden geçtiği ve hastanede gözünü açtığı, ceplerini kontrol ettiğinde ise cebinde bulunan 2.500,00 TL paranın olmadığını fark ettiği, mağdurun hastaneden çıktıktan sonra yer göstermesi ile olay yerine yakın bir iş yerinin kamera görüntüleri incelendiğinde mağdurun yanındaki sanığın belirlendiği, gösterilen fotoğraftan mağdur tarafından kesin olarak teşhis edildiği, sanığın benzer suçlardan aramasının bulunduğu anlaşılmıştır.
-
Mağdurun aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
-
Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle: " Mağdurun parayı kendisine verdiğini, ilaçlı bir şey yedirmesinin söz konusu olmadığını..." beyan etmiştir.
-
Dosya içerisinde mağdura ait 16.10.2017 tarihli adli rapor e mevcuttur.
-
Dosya içerisinde 19.10.2017 tarihli CD izleme tutanağı mevcuttur.
-
03.11.2017 tarihli eşgal ve teşhis tutanağı dosya içerisinde mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından "....ilk derece mahkemesince tekerrüre esas alınan sabıka kaydındaki mahkumiyetin hükümden önce 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve TCK.nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözönü edilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK.nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilip haklarında bahsedilen ilamın esas alınarak TCK.nın 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmekle..." şeklindeki eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık ve müdafii diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mağdurun aşamalarda değişmeyen bir şekilde "....en son ... Börekçisi'nde oturduklarını, bu esnada kendisinden geçtiğini, börekçide çalışanların durumu ailesine haber verdiklerini, gözünü açtığında hastanede olduğunu ve cebinde bulunan 2.500,00 TL'sinin bulunmadığını..." beyan etmesi karşısında; sanığın yağma eylemini iş yerinde gerçekleştirdiği anlaşıldığından, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 148 nci maddesinin üçüncü fıkrası yollaması ile aynı Kanun'un 149 ncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 10.03.2020 tarihli ve 2019/3800 Esas, 2020/802 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Temyiz edenin sıfatı gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 ncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
22.01.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:28:58