Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/4402

Karar No

2024/707

Karar Tarihi

16 Ocak 2024

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/2889 E. 2020/1832 K.

SUÇLAR: Nitelikli Yağma

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

HUKUKİ SÜREÇ

1.Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/439 Esas, 2019/272 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanunun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasıının (a) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

  1. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 23.09.2020 tarihli ve 2019/2889 Esas, 2020/1832 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri

Eksik ve hatalı değerlendirme yapıldığına, tanığın çelişkili beyanları ve husumet nedeniyle tanığın beyanlarının şüpheli olduğuna, suç işleme kastıyla hareket etmediğinden beraatine karar verilmesi gerektiğine, aksi taktirde hırsızlık suçundan cezalandırılması gerektiğine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.İlk derece Mahkemesince, mağdur ...'ün olay günü olaya konu parkta bulunduğu esnada suça sürüklenen çocuğun mağdurun yanına gelerek ve ele geçirilemeyen bıçak ile mağdurun elinden telefonu almak suretiyle kaçmaya başladığı, mağdurun suça sürüklenen çocuğu bir süre gözden kaybettiği, bu aşamada atılı yağma suçunun tamamlandığı, nitekim mağdurun bu iddialarının tanık A.B.'nin kolluk beyanlarıyla da desteklendiği, olaya şahit olan tanık A.B.'nin mağdur ile birlikte suça sürüklenen çocuğu kovaladıkları, kısa bir süre sonra suça sürüklenen çocuğu yakaladıkları, suça sürüklenen çocuğun elinden suça konu telefonu alarak polise haber verdikleri, polislerin olay yerine intikal ettikleri, böylece suça sürüklenen çocuğun atılı silahla yağma suçunu işlediği maddi vakıa olarak kabul edilerek suça sürüklenen çocuğun nitelikli yağma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.Olaya ilişkin tanık beyanı tespit edilmiştir.

3.Olaya ilişkin kolluk tarafından tutanak düzenlenmiş ve tutanak mümziileri tanık olarak dinlenmiştir.

4.Suça sürüklenen çocuk üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından "SSÇ hakkında yaptırılan SİR incelemesi için yapılan 100,00 TL masraf, yargılama masrafına dahil edilerek suça sürüklenen çocuktan tahsiline karar verilmiş ise de, bu durumun hukuka aykırı, CMK'nın 303/1 h ve 280/1 d maddelerinin verdiği yetkiye istinaden dairemizce karar verilmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla; gerekçeli kararın alt bölümünde yargılama giderleri kısmındaki suça sürüklenen çocuk hakkında 100,00 TL sarf kararı kısmının çıkartılarak kararda yargılama giderlerinin yazıldığı (2) nolu maddedeki " 162,50" TL yargılama gideri kısmı yerine "62,50"TL yazılmak suretiyle düzeltilmesine," karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Yağma suçunu düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un madde 148 “(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının .... tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi,...cezalandırılır...” şeklindedir. Madde gerekçesinde de “...Yağma suçunun tamamlanabilmesi için, kullanılan cebir veya tehdidin etkisiyle mağdur malı teslim etmeli veya malın alınmasına karşı koymamalıdır. Bu bakımdan, kullanılan cebir veya tehdidin, kişiyi malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamaya yöneltmeye elverişli olması gerekir...” şeklinde dahada açıklık getirmiştir. Malı almak için cebir veya tehdit kullanılmalı ve bunun etkisiyle mağdurun malı vermesi gerekir. Bunun doğal sonucu olarak mağdurun malın alındığını görmesi veya en azından sanığın mallarını almak istediğini anlaması veya bilmesi gerekir.

Yağmada amaç malın alınmasıdır. Bu amaca ulaşmak için araç hareketler ise cebir veya tehdit uygulanmasıdır. Failin mağdura yönelttiği cebir veya tehdidi, kendisi veya başkasına yarar sağlamak amacıyla malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya zorlamak amacıyla gerçekleştirmiş olması gerekir. Aralarında amaçsal ilişki vardır.

Cebir veya tehdit ile malın alınması veya verilmesi arasında nedensellik bağı bulunmalıdır. (Benzer görüşler için bkz. ... vd mal varlığına karşı suçlar Adalet Ankara 2018 age s. 74, ... türk Ceza Hukuku Genel Hükümler 17. baskı Seçkin Ankara 2021 ağe. s 168 vd, ... age s. 704, Koca/Üzülmez TCK Genel Hükümler seçkin 9. Baskı age s. 583) Cebir veya tehdit kullanılması malın alınmasında araç olarak kullanılması yağma suçunun ayırıcı unsurudur. Dolayısıyla iki hareket arasında nedensellik bağı bulunmalıdır. Yani malın alınması kullanılan cebir veya tehdidin sonucu olmalıdır. kullanılan cebir veya tehdit mağduru malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur kılacak düzeyde olmalıdır. Teslim mecburiyeti yaratmayan cebir veya tehdit suçun oluşumu bakımından yeterli değildir. Kullanılan zor ile malın alınması arasında nedensellik ilişkisi yoksa (sebep sonuç) fail yağma suçundan cezalandırılmaz. (benzer görüşler için bkz. Özbek, /Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku özel hükümler 13. bası Ankara age 657, Gökçek vd age s.88)

Yağma suçunun oluşabilmesi için, baştan beri yağma amacıyla hareket eden failin, eylemin başında veya ortasında cebir veya tehdit kullanmasının bir önemi bulunmamaktadır. Önemli olan cebir veya tehdidi kullanmasıdır.

Yağmanın iki seçimlik hareketinden birisi olan cebir malın alınmasına yönelik olarak yapılması gerekir. Diğer suçlardan ayıran özelliklerinden birisi de budur. Cebir malı almaya yönelik değil de başka bir amaçla yapılıyorsa eylem yağma suçunu oluşturmaz. Mesela konut veya işyerine girmek isteyen birine karşı konulması halinde mağdura yönelen cebir eylemi yağmaya dönüştürmez. Nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal suçu oluşur. Bunun gibi bir mal almaya yönelik olmayan cebir eylemi yağmaya dönüştürmeyecektir. Mesela cinsel istismara karşı koyan mağdura uygulanan cebir de olduğu gibi. Bu gibi durumlarda yağma değil cebren cinsel saldırı suçları oluşacaktır. (Benzer görüşler için bkz. Artuç mal varlığına karşı suçlar adalet 2011 age s.231, ... age s.5348)

Doğrudan malı almaya yönelik olmayan zor eylemi yağmaya dönüştürmez. Mesela başka nedenle kavga ettikten sonra giderken mağdurun mallarının alınması halinde yağma değil gerçek içtima kuralları uygulanmalıdır. Cebir veya tehdidin cezasına ilave olarak hırsızlıktan ceza verilmelidir. Ancak bura da dikkat edilmesi gereken husus mağdurun malın alındığını görmemesi gerekir. Eğer mağdur malın alındığını gördü ama az önce uğradığı saldırının etkisi ve korkusu ile kendisini savunamayacak durumda, direnci kırılmış olduğu için müdahale edemeyecek durumda ise artık yağma oluşacaktır.

Yağma suçunun oluşabilmesi için, baştan beri yağma amacıyla hareket eden failin, eylemin başında veya ortasında cebir veya tehdit kullanmasının bir önemi bulunmamaktadır. Önemli olan cebir veya tehdidi kullanmasıdır ve bu cebrin mal alma tamamlanmadan önce yapılması, malın bu cebir veya tehdidin etkisiyle alınmış olmasıdır.

Kişinin kastı iç dünyasında meydana geldiğinden niyet okuyuculuk yapılamayacağından kastını tespit için dış dünyaya yansıyan, olay öncesi olay sırasında ve olay sonrasında gerçekleşen söz, davranış ve hareketlerin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Tüm hususlar birlikte değerlendirilerek eylemin başlangıçtan itibaren malı almak amacıyla gerçekleştirildiği anlaşılıyorsa mağdurun malın alındığını görmesine bile gerek olmadan eylemi yağma olarak kabul etmek gerekir. Ancak eylem başlangıçta malı almak için değilde başka bir nedenle başlamış ve mağdur cebir veya tehdide maruz kalmış direnci kırılmış ise bu takdirde malın alındığını görmesi en azından malın alınacağını bilmesi gerekir ki az önce uğradığı cebir veya tehdidin etkisiyle karşı koyamamış olsun ve yağma suçu yasal unsurları itibariyle oluşsun. Aksi takdirde cebir veya tehdidin etkisiyle malın tesliminden bahsedilemeyecektir.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocuk hakkında iftirada bulunması için aralarında herhangi bir neden ve husumet tespit edilemeyen mağdurun olayın hemen sonrası sıcağı sıcağına alınan beyanı, mağdurun ilk beyanı ile örtüşen tanığın ilk beyanı ve suça sürüklenen çocuğun savunması karşısında mağdurun ve tanığın ilk beyanlarına önceliklik tanınarak suça sürüklenen çocuk hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşıldığından, hükümde suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 23.09.2020 tarihli ve 2019/2889 Esas, 2020/1832 Karar sayılı sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

16.01.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hükmünyağmakarartemyizistemininreddiv.süreçolgularhukukionanmasınagerekçesebeplerinitelikliesastan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:29:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim