Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/12740
2024/7011
3 Haziran 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/416 E. 2021/1367 K.
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 Sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
Sanığın olay günü hava almak amacıyla iş yerinin dışına çıkan katılanların aralıklı bıraktığı kapıdan gizlice iş yerine girdiği, bir müddet sonra katılanlardan ...'a ait cüzdanı alıp elinde bulunan kağıdın arkasına gizleyerek dışarı çıktığı, ... Bayrakçı'nın sanığın iş yerinden çıktığını görmesi üzerine Onurhan ve ...’nın sanığı durdurdukları, sanığın broşürler arasına gizlediği cüzdanın katılanlarca fark edilmesi üzerine elinde bulunan tornavidayı katılan ...’ya doğru salladığı ancak kaçamadan katılanlarca yakalandığı ve sanıktan cüzdanın katılanlarca geri alındığının kabul edildiği somut olayda, sanığın katılana ait iş yerinin hemen önünde karşı güç kullanılarak etkisiz hale getirildiğinin anlaşılması karşısında; suçun teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden tamamlandığının kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
II. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 25.05.2021 tarihli ve 2021/416 Esas, 2021/1367 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve resen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun 'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görüldüğünden hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğu ile BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
03.06.2024 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Ceza Genel Kurulunun yağma suçunun teşebbüs aşamasında kalması ve tamamlanmasına ilişkin içtihatlarında belirtildiği üzere;
Neticesi hareket ile bitişik bir suç olan yağma teşebbüse elverişli bir suçtur. Failin, cebir veya tehditle suçun icra hareketlerine başladıktan sonra elinde olmayan nedenlerle malı alamadığı hâllerde, yağma suçu teşebbüs derecesinde kalmış sayılır. Yağma suçunda almanın gerçekleşmesi hırsızlık suçunun aksine, failin malı egemenlik alanına sokmasına bağlı değildir. Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere, yağma suçunun tamamlanabilmesi için kullanılan cebir veya tehdidin etkisiyle mağdur malı teslim etmeli veya alınmasına karşı koyamamalıdır. Malın teslim edilmesi veya alınması ise suçun konusunu oluşturan mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesini, mağdurun bu eşya üzerinde zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hâle gelmesini ifade etmektedir. Başka bir anlatımla, cebir veya tehdidin etkisiyle mal teslim edildiğinde veya alındığında suç tamamlanmış sayılacaktır. Bu nedenle mağdurun malı alıp giderken yakalanması hâlinde suça teşebbüs değil, tamamlanmış suç söz konusu olacaktır. Yağma suçunun tamamlanması için malın zilyedinden alınması yeterlidir (Nur Centel Hamide ... Özlem Çakmut, Kişilere Karşı İşlenen Suçlar, Cilt:1, 4. Baskı, Beta Yayınevi, Ankara 2017, s. 405 406).
Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır. Cebir ve tehdit etkisiyle suça konu eşyayı teslim eden veya alınmasına karşı koymayan mağdurun eşya elinden çıktığı anda zilyetliği sona ermiştir. Bu aşamada mağdurun yeniden eşya üzerinde zilyetliğe sahip olması, yani tasarrufta bulunma hakkını elde etmesi düşünülemez.
Somut olayda, sanığın katılan ...'a ait cüzdanı alarak elindeki broşürlerin arasına gizleyip iş yerinden çıktığı, katılanların bu durumu farkederek sanığa seslendikleri, sanığın broşür bıraktığını söylediği, katılanın broşürlerin arasında kendine ait cüzdan ve tornavida olduğunu gördüğü ve neden aldığını sorduğunda sanığın katılan ...'ya doğru tornavidayı sallayarak hamle yaptığı ancak isabet etmediği, katılanların sanığı yakalayarak cüzdanı ve tornavidayı aldıkları ve kolluk güçlerine haber verdikleri anlaşılan olayda hırsızlık şeklinde başlayan sanığın eyleminin cebir ve tehit kullanılmasıyla yağma suçuna dönüştüğü, bununla birlikte Türk Ceza Kanunu'nun 148. maddesinin gerekçesinde belirtildiği üzere malın alınmasıyla yağma suçunun tamamlandığı anlaşıldığından suçun teşebbüs aşamasında kaldığına dair sayın çoğunluğun bozma kararına iştirak etmiyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:14:47