Yargıtay 6. CD 2023/7579 E. 2024/6802 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/7579
2024/6802
23 Ağustos 2025
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2016/497 E., 2016/499 K.
SUÇ: Nitelikli tehdit
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mağdur ve sanık beyanlarına göre taraflar arasında iki yıl önce soruşturmaya konu edilen bir olayın yaşandığı anlaşılmış olup yakın zamanada taraflar arasında bir olay yaşandığına dair beyan bulunmadığı; olay günü ise balkonda oturmakta bulunan mağdurun duyduğu silah sesi üzerine balkondan baktığında sanığa ait aracı ve bahse konu aracın penceresinden uzanmış tüfek namlusunu gördüğü anlaşılmıştır. Olayın oluşu ve dosya kapsamına göre; olay gecesi sanığın mağdura karşı herhangi bir ... ve sözü olmadan, mağdurun evini hedef almadan, ayrıca nasıl olduğu da bilinmeyecek şekilde ateş ettiği kabul edilebilir ise de; bahse konu ateş etme eyleminin mağdura karşı korkutma ve tehdit amacıyla yapıldığına dair delil bulunmadığı, mağdurun evine her hangi bir isabetin bulunmadığı, ateş etme anında da mağdur tarafından görülmediği anlaşılmakla sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanunun 170/1 c maddesinde tanımlanan genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde silahla tehdit suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ün temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA,
29.05.2024 gününde oy çokluğu ile karar verildi.
K A R Ş I O Y
Tehdit Suçu TCK’nunda Kişiler Karşı Suçlar Kısmında ve Hürriyete Karşı Suçlar Bölümünde düzenlenmiş iken Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması Suçu ise Topluma Karşı Suçlar Kısmında ve Genel Tehlike Yaratan Suçlar Bölümünde düzenlenmiştir. TCK’nun 106 maddesine göre suçun mağduru belirli bir kişi ya da kişiler olması gerekirken TCK’nun 170. maddesine göre ise suçun mağduru belli bir kişi değil bir bütün olarak toplum veya toplumun bir kesimi olmalıdır.
Olayımızda taraflar birbirini tanımakta ve sanığın savunmalarından da anlaşılacağı üzere daha önce müşteki ...’ün kendisini darp etmesi nedeniyle aralarında eskiye dayalı husumet bulunmaktadır. Sanık 23.08.2025 tarihinde yanında kimliği tespit edilemeyen bir şahısla birlikte 34 ... .. plakalı beyaz otosu ile 23.45 00.15 sıralarında müştekilerin evinin önünden geçerken balkonda oturmakta olan müştekileri görerek bir el silahla ateş etmiş, müşteki Sebiha’nın kolluktaki ifadesinde “çatının saçaklarından topraklar balkona dökülünce içeri kaçtık sonra hemen dışarı çıkıp baktığımda sanığı aracıyla uzaklaşırken" gördüğünü beyan etmiş, müşteki ...’ünde şoför mahallinde elindeki tüfeğin namlusunu uzatmış vaziyette sanığı tanıması ve ihbar etmesi ile kaçan sanık kollukça bir müddet sonra otosu durdurularak yakalanmış, aracında yapılan aramada bir adet av tüfeği kartuşu ele geçirilmiştir. Müştekilerin evinin önünden araçla geçerken ateş edenin sanık olduğu sabittir. Müşteki ve eşi sanığın kendilerinin muhatap alındığını ve korkutulmak istendiğini anlamış ve bu nedenle polisi aramışlardır. Sanığın müştekinin evini yerini bildiği de sabittir.
Sonuç olarak sanığın müştekiyi hedef almadığı ve tesadüfen müştekinin evinin önünden geçerken ateş ettiği, dolayısıyla eyleminin TCK’nun 170. maddesine uygun düştüğü düşüncesiyle dosyadaki delillerle örtüşmeyecek şekilde vasıftan bozulması kararına ve sonuç olarak (iddianame ile silahlı tehdit suçlarından iki kez cezalandırılması istenen) eylemi ... olan sanığın aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle bir suç işleme kararıyla birden fazla mağdura karşı tek fiille silahlı tehdit suçundan TCK’nun 106/2a ve 43/2. maddeleri gereğince cezalandırılması gerekirdi eleştirisiyle hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle karara muhalif kalıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:09:51