Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/14669
2024/6618
23 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/454 E., 2022/72 K.
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.12.2022 tarih 2022/6 444 sayılı kararı ile yerel mahkemenin son uygulaması özde direnme kararı niteliğinde bulunmayıp, yeni ve değişik gerekçelerle verilmiş yeni bir hüküm niteliğinde kabul edilmekle, yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1 ''Değer azlığının" 5237 sayılı Kanun'a özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun mağdur üzerindeki yansımaları ile yalnızca gereksinmesi kadar, değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da değerlendirilip, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği, somut olayda suça sürüklenen çocuğun, katılanın önüne çıkarak 1,00 TL para istediği, katılanın korkarak istediği parayı vermesi üzerine, suça sürüklenen çocuğun "daha fazla para ver, sende vardır, bak üzerini ararım çıkarsa karışmam, hesabını sorarım" diyerek katılanın montunun cebinde bulunan cüzdanın içerisindeki 10,00 TL parayı alarak uzaklaştığı olayda, suça sürüklenen çocuk hakkında yağma suçunda değer azlığı nedeniyle indirimi düzenleyen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 150/2. maddesinin uygulanma koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2 Mağdur ...’nın 06.02.2020 tarihli duruşmadaki beyanında “Ben suça sürüklenen çocuktan şikâyetçi değilim, olay nedeniyle maddi ve manevi herhangi bir zararım yoktur.” şeklinde beyanda bulunması karşısında, mağdurdan zararının giderilip giderilmediği sorulup sonuca göre, suça sürüklenen çocuk hakkında yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,
23.05.2024 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
K A R Ş I O Y
5237 sayılı Yasa'nın 150/2. maddesi yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığını, cezayı azaltan bir hal olarak düzenlenmiş ise de; yağma suçu ile korunan hukuksal değerin, münhasıran mal varlığı olmayıp, aynı zamanda kişi özgürlüğü ve vücut bütünlüğü olduğu için, bu düzenleme Hakime yağma suçunda, cebir ve tehdidin kişi üzerindeki etkisine bakılmaksızın, "sırf alınan malın değerine bakarak" cezayı indirme yetkisi vermemektedir.
5237 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girmesinin akabinde, Dairemiz verdiği kararlarını da geliştirerek, bugüne kadar süre gelen ve istikrar kazanan uygulamalarında, malın değerinin azlığı konusunda objektif ve sübjektif esasları birlikte değerlendirerek yeni bir kıstas getirmiştir.
Ceza Genel Kurulunca da kabul gören bu uygulamaya göre;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 150. maddesinin 2. fıkrasındaki "malın değerinin azlığı" kavramının 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 522. maddesindeki, "hafif" ve "pek hafif" ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlamak dışında benzerliği bulunmadığı, "değer azlığının 5237 sayılı Yasa'ya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu", "yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da" gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerçeklen az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de gösterilip açıklanmak suretiyle uygulanabilecektir.
Yani "değer azlığı", sadece daha çoğunu alabilme imkanı varken yalnızca ihtiyacı kadarını almak şeklinde, sübjektif ölçüte göre değil, aynı zamanda alınan eşyanın değerinin objektif olarak da gerçekten az olup olmadığına ve sanığın özgülediği kastına göre belirlenecektir.
Olayımızda; suça sürüklenen çocuk ...'un yaşı küçük olan mağdur ...'nın önüne geçerek "bana (1,00) TL para ver" dediği, mağdurun istenilen parayı vermesi üzerine, suça sürüklenen çocuğun bu para ile yetinmeyip hareketine devamla "daha fazla para ver, sende vardır, bak üstünü ararım, çıkarsa karışmam, sonra hesabını sorarım" diyerek mağdurun üzerini aradığı, cebindeki cüzdanını bulup çıkardığı ve içerisinde bulunan paranın tamamı olan (10,00) TL'yi alıp gittiği.
Bu duruma göre, yaşı küçük olan mağdurdan alınan paranın miktarı az ise de; suça sürüklenen çocuğun özgülenen kastının daha fazla para almak olduğu, bu nedenle, mağdurun üzerini aradı ve cüzdanını çıkartarak içerisindeki paranın tamamını aldığı, daha fazlasını alma imkanında bulunmadığı yani Dairemizin bugüne kadar uyguladığı ve Ceza Genel Kurulunca da kabul gören içtihadına göre 5237 sayılı Yasa'nın 150/2. maddesinde düzenlenen değer azlığının bu olayda uygulama koşullarının oluşmadığı,
Ayrıca soruşturma ve kovuşturmanın hiç bir aşamasında suça sürüklenen çocuk ... veya müdafiinin "bizzat pişmanlık göstererek mağdurun zararını giderdiğine ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine" dair anlatım ve talebinin bulunmadığı gibi, mağdur ...'nın da zararının giderildiğine dair herhangi bir mevcut olmaması karşısında, 5237 sayılı Yasa'nın 168/3. maddesi tatbiki koşullarının oluşmadığı mahkemece bu hususun res'en araştırılması da gerekmemektedir.
Bu nedenle yerel mahkemece yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün usul ve yasaya uygun olduğu ve onanması gerektiği düşüncesinde olduğumuz için sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:13