Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/19518
2024/6616
23 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2023/252 E., 2023/268 K.
SUÇLAR: Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Hükümlü hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdirine göre, hükümlü ... ve müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
23.05.2024 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Sanık hakkında Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 22.04.1993 tarih ve 1993/27 Esas ve 1993/24 Karar sayılı ilâmı ile 765 sayılı Türk Ceza Kanun'un 497/l, 522, 31, 33, 40 maddeleri gereğince 17 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, anılan karar Yüksek Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 27.01.1993 tarih, 1993/310 Esas, 1993/321 Karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleşmiştir.
01.06.2005 tarihli yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu nedeniyle uyarlama yargılaması yapılmış, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun hükümlerinin sanık lehine olduğu gerekçesiyle Kanun'un 149/1 a, c, h maddeleri gereğince sanığa neticeten 10 yıl hapis cezası verilmiştir.
Uyarlama kararının temyizi üzerine yükümlünün eyleminin "özgürlükten yoksun bırakılarak gerçekleştirildiği ve eylemin 765 sayılı Türk Ceza Kanun'un 499/1. ve 2. maddelerine uyduğu uyarlamanın bu maddeler üzerinden yapılması gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
Uyarlama yargılamasının suçun sübutuna ve nitelendirilmesine yönelik yapılmayacağı 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddesi gereğince lehe olan hüküm, önceki ve sonraki Kanunların ilgili hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.
Uyarlama yargılamasından önce yapılan yargılama yükümlü hakkında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu 497/1, 522, 31, 33, 40 maddeleri uygulanarak neticeten 17 yıl 6 ay hapis cezası verildiği hüküm Yüksek Yargıtay 6. Ceza Dairesinden onanarak kesinleştiği, uyarlama yargılamada hükümlü hakkında uygulanan bu maddeler dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un ilgili maddeleriyle karşılaştırılarak yani 149/1 a,c,h maddeleriyle yapılması gerektiği, daha önce yükümlü hakkında uygulanmayan eylemin "özgürlükten yoksun bırakılarak gerçekleştirildiğinden" bahisle bu nitelendirme yönünden uyarlama 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddesine aykırı olabileceği en azından suçun belirlenen nitelik itibariyle sanığın durumunu ağırlaştırıcağı kanaati ile çoğunluk görüşü yerinde olmadığından katılmıyorum.
K A R Ş I O Y
Dairemizin önüne gelen konu, ceza yasalarındaki değişiklikler nedeniyle yeniden uyarlamaya ilişkin temyiz incelemesidir.
Hükümlü ... 765 sayılı yasanın yürürlükte olduğu zaman diliminde yağma eylemi gerçekleştirmiştir ve bu nedenle yargılanmıştır. Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yargılama sonunda; 765 saylı Yasanın 497/2, 522, 31, 33 ve 40 ıncı maddeleri gereğince 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmıştır.
Kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemiz tarafından yapılan incelemede ''suç konusunun değerinin fahiş olmasının dikkate alınmaması'' gerekçesiyle bozma yapılmıştır. Bozma kararı üzerine yeniden yargılama yapılarak hükümlü hakkında aynı yasa maddelerinin uygulanması sonucu 17 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmiştir.
Bu kararın da temyiz edilmesi üzerine, ilk derece mahkemesinin kurduğu hüküm Dairemizin 02.07.1993 tarihli ve 1993/5192 6041 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu nedeniyle uyarlama talebinde bulunulması üzerine ilk derece mahkemesi dosya üzerinde inceleme yaparak 5237 sayılı Yasa maddelerinin hükümlü yararına olduğu gerekçesiyle hapis cezasını, yeni Yasanın 149/1 a c h maddesi gereğince 10 yıl olarak belirlemiştir.
Yeniden uyarlamaya ilişkin bu kararın temyizi üzerine ''uyarlama işlemlerinin duruşma yapılarak verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi'' nedeniyle bozma kararı verilerek dava dosyası ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.
İlk derece mahkemesi, bozma kararına uyarak duruşma açmış ve yargılama sonunda aynı kararı tekrar vermiştir. Bu karar da temyiz üzerine Daire tarafından incelenmiştir. Bu kez, hükümlünün, üzerine atılı eylemini ''özgürlükten yoksun bırakılarak gerçekleştirdiği ve bu eyleme 765 sayılı Yasada öngörülen yaptırımın aynı Yasanın 499/1 2. maddesinde hüküm altına alındığı ve uyarlamanın bu madde ve fıkraları gözetilerek yapılması gerektiği'' gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
Daire tarafından verilen bu karar insan hak ve özgürlüklerinin korunmasını sağlamaya yönelik uluslararası sözleşmelere, Anayasaya ve yürürlükteki maddi ve usule ilişkin ceza yasalarına aykırıdır. Hükümlü 1993 yılında işlediği bir ... nedeniyle yargılanıp ceza almıştır. İlk derece mahkemesinin ... kabul ettiği ... temyiz yolu incelemesi ile onanarak kesinleşmiştir. Artık, hükümlü hakkında ... kabul edilen ve bu şekilde kesinleşen ... üzerinde uyarlama yapılması gerekecektir. Geçmişte yargılaması yapılarak verilen ve kesinleşen bir eylemi yeni yasa zamanında başka bir eyleme çevirerek uyarlama istemek, ceza yasaları kapsamında ve evrensel hukukta kendini var etmiş ''kazanılmış hak, aleyhe bozma yasağı'' gibi kurumların ruhuna ve amacına aykırı olacağı gibi Anayasanın ''hukuk güvenliği'' ilkesine de uygun düşmeyecektir.
Yargı makamları tarafından sübut sorunu çözülmüş ve hukuk dünyasında sonucu ortaya çıkmış bir eylemin, geçmişte yanlış ve yanılgılı karar verildiği gerekçesiyle hiç bir yasal yetkiye dayanmadan yok sayılması hukuka aykırıdır.
Bu anlatılanlar ışığında; hükümlü hakkındaki uyarlamanın önceki yasa döneminde sübutu kabul edilip uygulanan ceza yasa maddesinin yeni yasadaki karşılığı göz önüne alınarak verilen ilk derece mahkemesi kararının onanması gerekirken, hukuka aykırı ve yanılgılı değerlendirme sonucu kurulan bozma kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:13