Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/11582
2024/6343
20 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/1545 E., 2021/1496 K.
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından nitelikli yağma suçundan verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.09.2019 tarihli ve 2019/8705 Soruşturma No.lu iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
-
Hatay 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2020 tarihli ve 2019/551 Esas, 2020/164 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 168 inci maddesinin üçüncü ve ikinci fıkraları, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
-
Hatay 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.06.2020 tarihli ve 2019/551 Esas, 2020/164 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve hakkındaki hüküm daha sonra kesinleşen suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinafı üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 28.04.2021 tarihli ve 2020/1458 Esas, 2021/987 Karar sayılı kararı ile;
"... Ancak;
Yargılama sırasında suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını ikmal etmediği gözetilmeden 08/01/2020 tarihli 2. celsenin kapalı yerine açık yapılması ve 11/03/2020 tarihli 4. celsede SSÇ'nin 18 yaşını ikmal ettiği gözetilmeden duruşmanın açık yerine kapalı yapılması suretiyle CMK'nın 185 ve 182/1. maddelerine aykırı davranılması, hukuka aykırı görülmekle sanık ve SSÇ hakkında kurulan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1 maddesi gereğince BOZULMASINA,"
Karar verilmiştir.
-
Hatay 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.06.2021 tarihli ve 2021/115 Esas, 2021/212 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 168 inci maddesinin üçüncü ve ikinci fıkraları, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
-
Hatay 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.06.2021 tarihli ve 2021/115 Esas, 2021/212 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından istinafı üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.09.2021 tarihli ve 2021/1545 Esas, 2021/1496 Karar sayılı kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
-
Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
-
Mağdurun tüm zararının giderildiğine ve malın değerinin az olduğuna, indirim maddelerinin uygulanması gerektiğine,
-
İstinaf bozması sonrasında sanığın ifadesinin alınması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
-
Olay tarihi olan 12.06.2019 tarihinde, mağdur ... ...'in saat 14.30 sıralarında ikâmetinden çıkarak Esenlik Mahallesi yönüne doğru yaya olarak tek başına yürümekte olduğu sırada sanık ... ve temyiz dışı suç sürüklenen çocuk ...'nun karşı yönden olay yerine geldikleri, sanık ve suça sürüklenen çocuğun eylemlerine başlamadan önce mağdurun kolundaki çantasını alıp götürmek hususunda fikir birlikteliğine vardıkları, mağdurun ara sokağa girdiği sırada sanık ...'in mağduru takip etmeye başladığı, suça sürüklenen çocuğun da sokağın köşesinden onları izlediği, sanığın mağdurun arkasından yaklaşarak, içerisinde 700,00 TL civarında para ve iki adet Samsung marka cep telefonu, iki adet ev anahtarı, pasaport, kimlik kartı, Halk Bankasına ait Kızılay Kart olan 25,00 TL değerindeki çantayı sapından tutarak asılmaya başladığı, mağdurun da diğer taraftan çantasını vermemek için asıldığı, çantanın sapının koptuğu, sanığın bu şekilde çantayı alıp kaçmak suretiyle sokağın köşesinde olay yerine görecek şekilde hakim bir noktada bekleyen suça sürüklenen çocuk ile birlikte olay yerinden kaçtığı, mağdurun da sanık ve suça sürüklenen çocuğun peşlerinden yetişmeye çalıştığı ancak yetişemediği, 13.06.2019 tarihli Görüntü İzleme Tutanağı ile de sanık ve suça sürüklenen çocuğun mağdurun çantasını bu şekilde alarak kaçtığının tespit edildiği, yine 13.06.2019 tarihli Canlı Teşhis Tutanağı ile mağdurun sanık ...'i tam ve kesin olarak teşhis ettiği anlaşılmıştır.
-
Mağdurun aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
-
Sanığın üzerine atılı suçu kabul ettiği görülmüştür.
-
13.06.2019 tarihli görüntü inceleme tutanağı,13.06.2019 tarihli suça konu cep telefonlarının mağdura teslim edildiğine dair teslim tesellüm tutanağı ve 13.06.2019 tarihli canlı teşhis tutanağı dosya içerisinde mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
- Sanık Müdafiinin Yağma Suçunun Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun'un 148 inci, 149 uncu ve 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma, başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçunun ... şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.
Zilyedin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla olduğu yerden alınması hırsızlık suçunu oluşturur.
Yağma suçu, hırsızlığın zor kullanılmak suretiyle gerçekleştirilme halidir.
Cebir veya tehdit, ''yaşam ..., vücut dokunulmazlığı, cinsel dokunulmazlık ve malvarlığı ...'' şeklindeki hukuki değerlere yönelik olmalıdır.
Yağma icrai kuvvetle işlenebilen bir suç tipidir. Kullanılan cebir ve tehdidin, kişinin malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamasına elverişli olması gerekir.
Cebir şiddet, mağduru, men ederek ve zorlayarak, failin istediği davranışa sokacak fiillerdir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdurun aşamalardaki tutarlı beyanları, kamera görüntüleri, canlı teşhis tutanağı ve sanığın ikararı karşısında, suçun kesin delillerle sanık tarafından Olay ve Olgular bölümünün (1) numaralı paragrafında belirtildiği şekilde işlendiğinin saptandığı belirlendiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Sanık Müdafiinin Suça Konu Malın Değerinin Az Olması Nedeniyle İndirim Maddesinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Suça konu iki adet cep telefonunun değeri, mağdurun 25,0 TL'ye aldığını söylediği çantası ve içinde 700,00 TL paranın olduğu, suça konu eşyaların toplam değeri dikkate alındığında suç tarihi itibari ile nitelikli yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin az olmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan değer azlığı hükümlerinin uygulanmaması yerinde olup hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Sanık Müdafiinin İstinaf Bozması Sonrasında Sanığın İfadesinin Alınması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık ... adına çıkarılan duruşma gününü bildirir davetiyenin adresten taşınmış olması nedeniyle iade edildiği, sanık müdafiinin katıldığı duruşmada, "Sanığın babası ile telefonda görüştüğünü, sanığın trafik kazası geçirmesi nedeniyle bacağının kırıldığını, bu nedenle duruşmaya katılamayacağını..." beyan ettiği görülmekle hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Ancak;
Sanığın, mağdura ait suça konu telefonları soruşturma aşamasında rızası ile kolluk görevlilerine teslim ettiği, sanığın, 21.10.2019 tarihli duruşmadaki beyanında "...çantayı alarak Muhammet ile oradan uzaklaştık, çantadan 2 tane cep telefonu ve 700 TL civarında parayı aldım, çantayı ve içerisinde bulunan kimlik ve kartları ailem, müştekiye iade etti, daha sonra ben de çantadan aldığım cep telefonlarını suç tarihinden 4 5 gün sonra müştekiye vermek üzere karakola götürdüm, onlar da teslim etmişler, çantadan aldığım 700 TL parayı ise durumum kötü olduğu için bu güne kadar vermiş değilim ama zaman verilirse müştekiye ödemek istiyorum..." şeklinde beyanda bulunması üzerine Mahkemece sanığa 700,00 TL'yi Mahkeme veznesine yatırması için süre verildiği, verilen süre içerisinde sanığın parayı yatırdığı ve 10.01.2020 tarihinde mağdura ödendiği anlaşılmıştır. Suça konu telefonların soruşturma aşamasında iade edildiğinin anlaşılması karşısında; mağdura, soruşturma aşamasında gerçekleşen kısmi iade nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına ... gösterip göstermeyeceğinin açıkça sorularak ... göstermesi halinde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/4. maddesinin yollamasıyla aynı Kanun'un 168/3 1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (4.) bendinde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 07.09.2021 tarihli ve 2021/1545 Esas, 2021/1496 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiince ileri sürülen temyiz sebepleri ile re'sen incelenen konular yönünden temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma kararının, suça sürüklenen çocuk ...'na 5271 sayılı Kanun'un 306/1 inci maddesi uyarınca sirayetine,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Hatay 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
20.05.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:27