Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/12546
2024/6323
20 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/813 E., 2021/2902 K.
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek,
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmolunan ceza miktarı yönünden 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
- İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2020 tarihli ve 2020/69 Esas, 2020/221 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun)
149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 18.10.2021 tarihli ve 2021/813 Esas, 2021/2902 Karar sayılı kararı ile;
"Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'uin 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak hüküm kurulurken 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde yapılan değişikliğin gözardı edildiği anlaşılmakla infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır."
Hususunda eleştiri yapılarak, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
-
Mahkûmiyete yeter her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına,
-
Müştekilerin beyanlarının çelişkili olduğuna, kolluk tarafından bu beyanlara istinaden tutanak tutulduğuna,
-
Kabul anlamına gelememekle birlikte eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına ve teşebbüs hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
-
Şikâyetçilerin olay tarihinde saat 15.00 sıralarında Haseki ... Mahallesinde bulunan halk pazarında alışveriş yaptıkları, alışveriş sırasında şikâyetçi ...'nin sanık ...'in elinde siyah renkli cüzdanı ve kardeşi ...'ın çantasını ise açılmış olarak görmesi üzerine sanıkla göz göze geldiği, sanık ...'in elindeki jileti ...'ya gösterip susmazsa keseceğini belirten el işareti yapması üzerine şikâyetçinin bağırarak yardım istediği, çevredeki vatandaşların müdahele ederek sanık ...'i yakaladıkları bu esnada ...'in yanında bulunan inceleme dışı sanık ... Lama'nın da olay yerinden kaçmaya çalışırken polisler tarafından yakalandığı ve olay sonrasında sanık ...'in almış olduğu cüzdanın eksiksiz bir şekilde ...'a teslim edildiği maddi vakıa olarak kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında Hukukî Süreç başlığı altında (1) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen hükmün kurulduğu belirlenmiştir.
-
Sanık suçlamaları kabul etmemiştir.
-
İnceleme dışı sanık ... Lama suçlamaları kabul etmememiştir .
-
Olaya ilişkin kolluk tarafından tutanak düzenlenmiş ve tutanak mümziileri tanık olarak dinlenmiştir.
-
Kolluk tarafından tutulan olaya ilişkin tutanaklar dosyada mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
"Sanık ...'in elindeki jileti şikâyetçi ...'ya gösterip susmazsa keseceğini belirten el işareti yapması üzerine müştekinin bağırarak yardım istediği, çevredeki vatandaşların müdahele ederek sanık ...'i yakaladıkları ve olay sonrasında sanık ...'in almış olduğu cüzdanın eksiksiz bir şekilde şikâyetçi ...'a teslim edildiği" şeklinde gerçekleşen olayda, nitelikli yağma eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşıldığından, sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 18.10.2021 tarihli ve 2021/813 Esas, 2021/2902 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
20.05.2024 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Ceza Genel Kurulu'nun yağma suçunun teşebbüs aşamasında kalması ve tamamlanmasına ilişkin içtihatlarında belirtildiği üzere;
Neticesi hareket ile bitişik bir suç olan yağma teşebbüse elverişli bir suçtur. Failin, cebir veya tehditle suçun icra hareketlerine başladıktan sonra elinde olmayan nedenlerle malı alamadığı hâllerde, yağma suçu teşebbüs derecesinde kalmış sayılır. Yağma suçunda almanın gerçekleşmesi hırsızlık suçunun aksine, failin malı egemenlik alanına sokmasına bağlı değildir. Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere, yağma suçunun tamamlanabilmesi için kullanılan cebir veya tehdidin etkisiyle mağdur malı teslim etmeli veya alınmasına karşı koyamamalıdır. Malın teslim edilmesi veya alınması ise suçun konusunu oluşturan mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesini, mağdurun bu eşya üzerinde zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hâle gelmesini ifade etmektedir. Başka bir anlatımla, cebir veya tehdidin etkisiyle mal teslim edildiğinde veya alındığında suç tamamlanmış sayılacaktır. Bu nedenle mağdurun malı alıp giderken yakalanması hâlinde suça teşebbüs değil, tamamlanmış suç söz konusu olacaktır. Yağma suçunun tamamlanması için malın zilyedinden alınması yeterlidir (Nur Centel Hamide ... Özlem Çakmut, Kişilere Karşı İşlenen Suçlar, Cilt:1, 4. Baskı, Beta Yayınevi, Ankara 2017, s. 405 406).
Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır. Cebir ve tehdit etkisiyle suça konu eşyayı teslim eden veya alınmasına karşı koymayan mağdurun eşya elinden çıktığı anda zilyetliği sona ermiştir. Bu aşamada mağdurun yeniden eşya üzerinde zilyetliğe sahip olması, yani tasarrufta bulunma hakkını elde etmesi düşünülemez.
Somut olayda, müştekiler ..., ...'nın olay günü saat 15.00 sıralarında Haseki ... mahallesindeki halk pazarında alışveriş yaptıkları sırada müşteki ...'nın kardeşi olan ...'ın çantasının açık bir vaziyette olduğunu ve sanık ...'in elinde kardeşinin cüzdanını görmesi üzerine, sanıkla göz göze geldiği, sanığın elindeki jileti müşteki ...'ye göstererek susmasını, aksi halde jiletle keseceğini belirten el işareti yaptığı, bunun üzerine müşteki ...'nın bağırarak çevreden yardım istediğini, pazarda bulunan insanların müdahale ederek sanık ...'i yakaladıkları, sanığın yanında bulunan temyiz dışı sanık ...'nin de kaçarken polisler tarafından yakalandığı, suça konu cüzdanın ve içindekilerin sanık ...'ten alınarak müşteki ...'e eksiksiz bir şekilde iade edildiği anlaşılan olayda, sanık ...'in hırsızlık suçu henüz tamamlanmadan müşteki ...'yı jilet göstermek ve el işaretiyle boğazını keseceği yönünde işaret yapmak suretiyle tehdit ettiği, bu şekilde hırsızlık suçunun yağma suçuna dönüştüğü, bununla birlikte Türk Ceza Kanunu'nun 148. maddesinin gerekçesinde belirtildiği üzere malın alınmasıyla yağma suçunun tamamlandığı anlaşıldığından yağma suçunun teşebbüs aşamasında kaldığına dair Sayın çoğunluğun bozma kararına iştirak etmiyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:27