Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/11615
2024/5896
9 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/211 E., 2021/1724 K.
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜM: Esastan ret
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun’un 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanunun 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafinin temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulun’un takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına göre; sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mahkemenin, “Sanığın katılanın üzerinde ne varsa alma kastıyla hareket ettiği kanaatiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun (5237 sayılı Kanun) 150 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmadığı'' yönündeki gerekçesinin olayın oluşuna, sanığın kastına uygun düşmediği anlaşılmakla,
Sanığın katılanın cebinden 20,00 TL parasını alması nedeniyle, suç tarihi olan 29.04.2018 tarihi itibarıyla paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları ile birlikte değerlendirildiğinde, sanığa verilen cezada 5237 sayılı Kanunun 150 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre değer azlığı indiriminin yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2 a maddesi gereğince gereğinin ifası için Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
09.05.2024 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
K A R Ş I O Y
Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 150. maddesinin 2. fıkrasındaki "Malın değerinin azlığı" kavramında yasa koyucunun amacı, suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinimi kadar, değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda uygulanabileceği belirtilmiştir.
Somut olayda, sanık ...’un katılanı yanına çağırarak sigara istediği, katılanın sigara paketini cebinden çıkardığı sırada paketi elinden alarak içindeki 3 4 adet sigarayı alarak boş paketi doğru fırlattığı, ne kadar paran var diye sorduğu, katılanın parasının olmadığını söylemesi üzerine yalan söyleme üzerini ararım dediği, hakaret içeren sözler sarfettiği ve yumruk vurarak yere düşürdükten sonra tekmeleyerek etkisiz hale getirdiği, yerdeyken katılanın cebinde bulunan 20,00 TL parayı aldığı, kolundan tutarak yakınlardaki pasaja götürmeye çalıştığı, çevredeki insanların müdahalesiyle sanığın elinden kurtulan katılanın olay yerinden kaçtığı anlaşılmıştır.
5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun yürürlük tarihinden itibaren Türk Ceza Kanunu'nun 150/2 maddesi ile ilgili Dairemizin yerleşik içtihadında “daha çoğunu alabilme imkanı varken yalnızca gereksinimi kadar alma” şartı hiçbir zaman tek ölçüt olarak kabul edilmemiştir. Bu cümlede ifade edilmek istenen husus suç konusuna ilişkin sanığın kastının baştan itibaren değer olarak az olan bir şeye özgülenmesidir. Mesela “bana çorba parası ver”, “sigara parası ver”, “5,00 TL, 10,00 TL, 50,00 TL (veya değer olarak az bir miktar) ver” şeklinde sözler sarf edilerek cebir veya tehdit uygulanmasında olduğu gibi. Ayrıca suçun işleniş şekli, olayın özelliği ve sanığın kişiliğinin de değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Nitekim Türk Ceza Kanunu'nun 150/2. maddesinin ilk halindeki “indirilir” ibaresi 29.06.2005 tarih ve 5377 sayılı kanunla “indirilebilir” şeklinde değiştirilmiştir. Kanun metnindeki bu değişiklik de dikkate alındığında değer azlığı nedeniyle her halükarda indirim yapılması gerektiği düşünülemez. Dairemizin içtihatlarında da belirtildiği üzere olayın özelliği, suçun işleniş şekli ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek gerekçe gösterilmek suretiyle uygulanıp uygulanmaması yoluna gidilecektir. Bu konudaki takdir hakkının yargılama yapan ilk derece mahkemesine ait olduğu aşikardır. Belirtilen içtihat yıllar içinde yerel mahkemeler tarafından da benimsenmiş ve uygulanmasında herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. Hal böyle olunca sadece yağma konusunun 20,00 TL ve 3 4 adet sigara olması nedeniyle Türk Ceza Kanunu'nun 150. maddesi gereğince sanığın cezasından indirim yapılması gerektiği yönündeki bozma gerekçesi isabetli olmamıştır. Bununla birlikte suçun işleniş şekli, olayın özelliği, daha önce kasten yaralama, tehdit, hakaret, uyuşturucu madde kullanma suçu işleyen sanığın kişiliği de nazara alındığında, Türk Ceza Kanunu'nun 150/2. maddesinin uygulanma şartlarının oluşmadığı düşüncesinde olduğumdan aksi yöndeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:53