Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/11173
2024/5816
8 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/617 Esas, 2021/1456 Karar
SUÇLAR: Nitelikli yağma, mala zarar verme
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanıklar hakkında nitelikli yağma suçlarından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümlere temyize hak ve yetkisinin bulunduğu 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1.Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun'un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafiilerinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
2.Sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimler kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıklardan Hörü'nün fuhuş yaparak geçimini sağladığı, diğer sanık ...'in de sanık ...'nün arkadaşı olduğu suç tarihinde sanık ... ile mağdurun bir şekilde tanıştıkları, gece buluşmaya karar verdikleri, mağdurun sanık ...'yü gece saat 24.00 sularında aradığı nerde olduğunu sorduğu ve motosikleti ile yanına gidip sanığı kendi istediği yere götürmeye çalıştığı, sanık ...'nün buna ... göstermediği bu sebeple aralarında tartışma meydana geldiği, tartışmaya sanık ...'in de müdahil olduğu, sanıkların mağdura saldırıp yaraladıktan sonra üzerindeki paraları istedikleri mağdurun üzerinde bulunan 75,00 80,00 TL kadar parasını alıp uzaklaştıkları olayda; sanıkların eylemi hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1 a c h maddeleri kapsamında mahkûmiyet hükmü kurulmuş değer azlığı indirimi de uygulanmamıştır.
5237 sayılı Kanun'un "Daha az cezayı gerektiren hâl" başlıklı 150/2. maddesinde; "Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar inidirilebilir." denilmektedir.
Maddenin gerekçesinde ise: "Maddenin ikinci fıkrasında, yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılması gerektiği kabul edilmiştir." açıklamasına yer verilmiştir.
5237 sayılı Kanun'un 145. maddesiyle daha az ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hâl olarak "Değer azlığı", hırsızlık suçu bakımından da suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir." ibaresi ilâvesiyle hüküm altına alınmış bir husustur.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (Y.C.G.K.) 15.12.2009 günlü, 6/242 291 esas ve karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere. 5237 sayılı Kanun'un 145. (veya 150/2) maddelerinde veya gerekçelerinde "Daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma" koşulu yoktur. Elbette değerin az olmasına ilaveten, daha çoğunu alma olanağı varken daha azı alınmış ise; bu maddeler sanık lehine uygulanmalıdır. Ancak; her iki maddenin, yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir.
Aynı Yasa'nın 145 veya 150/2. maddeleri uyarınca faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması kural olarak yeterli olup. suç ve cezada kanunilik ilkesi ile aleyhe kıyas ve yorum yasağı gereği, kanunda bulunmayan başka bir koşul ihdas edilemez. Hâkim indirim oranını aynı sayılı Yasa'nın 3. maddesinde öngörüldüğü üzere "İşlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı" olacak şekilde saptamalıdır.
5237 sayılı Yasa'nın 145 ve 150/2. maddelerinin uygulanmasında hâkime geniş bir takdir yetkisi tanınmış olup. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. 5271 sayılı Yasa'nın 34, 223, 230 ve 289. maddeleri uyarınca sözü edilen yetki kullanılırken, keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle açıklanmalı ve uygulama yapılmalıdır.
Öte yandan hâkim. 5237 sayılı Yasa'nın 145 veya 150/2. maddeleriyle kendisine tanınan takdir yetkisini kullanırken, evrensel ceza hukuku prensiplerinden olan ve ceza kanunlarımızın hazırlanmasında esas alınan, kanunilik, belirlilik, orantılılık ve ölçülülük ilkeleri, kıyas ve aleyhe yorum yasağı ile mükerrer değerlendirme yasağına uygun bir değerlendirme yapmak zorundadır. Bu açıklamalardan değer az ise, verilecek cezadan mutlaka indirim yapılmalıdır gibi bir anlam da çıkartılmamalıdır. Diğer bir anlatımla indirim yapıp yapmama hususu her somut olayda özenle değerlendirilmelidir.
Nitekim Y.C.G.K.'nun Dairemizce benimsenen içtihatları uyarınca; rögar kapağı, plaka, sürücü belgesi, kimlik belgesi ve bankamatik kartı gibi eşyaların hırsızlık suçuna konu olması halinde, ortaya çıkan tehlike veya bunların yeniden çfkartılması için sarf edilecek emek ve mesai vb.'de gözetilerek değer azlığı indirimi yapılmamalıdır.
Bunun gibi kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, cinsel istismar gibi ağır suçların yağma ile birlikte işlenmesi hallerinde değer azlığı indiriminin yapılmaması hukuka, vicdana ve adalete de uygun olacaktır.
Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde, aşamalardaki mağdur ifadesinden de anlaşılacağı üzere 75,00 80,00 TL parayı zorla mağdurdan alan sanıklar hakkında paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları birlikte değerlendirildiğinde, verilen cezada değer azlığı indiriminin yapılması gerekir.
Açıklanan nedenlerle;
5237 sayılı Yasa'nın 150/2. maddesiyle sanığa verilen cezadan değer azlığı nedeniyle indirim yapılması hususunun gözetilmemesi sebebiyle sanıklar hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmüştür.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında sanıklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve resen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun 'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görüldüğünden hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
08.05.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:53