Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/9645
2024/5427
30 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/2143 E., 2021/1346 K.
SUÇLAR: Nitelikli yağma, kasten yaralama
HÜKÜM: İstinaf isteminin esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1 Sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2 Sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanunun 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz sebebinin yağma suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, kamera görüntülerinde silah tespitinin olmadığına, görüntülerin olayın aydınlatılmasında yetersiz olduğuna, eski eşine yapılan taciz nedeniyle haksız tahrik altında yaralama fiilinin oluştuğuna, sanık yaralama suçundan ceza verilmesi gerektiği halde nitelikli yağmadan hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, kamera kayıtlarında yağmanın görülmediğine, sanık ... müdafiinin temyiz sebebinin yağma suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, nitelikli yağmadan hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, kamera kayıtlarında yağmanın görülmediğine, katılanın beyanı dışında dosyada kesin ve net delil olmadığına, yağmada da nitelikli halin olmadığına, alt sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, teşebbüsten yapılan indirimin asgari hadden yapılmaması gerektiğine, sanığın yaralama kastıyla hareket etmediğine, yaralama suçunda yardım eden durumunda olduğuna, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek, anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere '' Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği ... olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada ''suçsuzluk'' ya da ''masumiyet karinesi'' olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede '' in dubio pro reo'' olarak ifade edilen ''şüpheden sanık yararlanır'' ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip, işlenmediği işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin ... şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkan vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermemek anlamına gelecektir''.
Ceza yargılaması sonucunda mahkûmiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4. maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2. maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) de nazara alınarak
Somut olayda;
Sanıkların yağma suçunu tüm aşamalarda inkar etmeleri; kamera görüntülerinde sanıkların katılanın parasını almaya çalıştıklarına dair kayıtların olmaması, kamera görüntülerinin sanıkların beyanları ile örtüşmesi, dosyadaki katılanın sanık ...'ye gönderdiği mesajlar, katılanın sanık ...'ye istediğinde para verdiğini belirttiğinden sanık ...'nin katılanı yağmalamasının hayatın olağan akışına uygun düşmemesi ve yaralama eyleminin nedenin kadın meselesi olduğunun anlaşılması karşısında, ''şüpheden sanık yararlanır'' ilkesi gereğince, somut ve kesin kanıt olmadığından sanıkların nitelikli yağma suçundan beraati yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarına yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesine, bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmesine,
30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:16:33