Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/17795
2024/5023
24 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2018/2104 E., 2018/2361 K.
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
- Sanık hakkında kasten nitelikli yaralama suçundan kurulan hükmün niteliği gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun)
286/2 g maddesi uyarınca, 10 yıl veya daha az hapis cezaları ile adli para cezasını gerektiren suçlardan ilk Derece Mahkemelerinden verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
- İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.08.2017 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1 a c h, 53 üncü ve 149/2 nci maddesi delaletiyle 86/1 3 e, 87/3 üncü maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
-
Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2018 tarihli ve 2017/191 Esas, 2018/215 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı suçlardan beraatine karar verilmiştir.
-
Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2018 tarihli ve 2017/191 Esas, 2018/215 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.12.2018 tarihli ve 2018/2104 Esas, 2018/2361 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Suçun işlendiğinin ... olduğu hükmün bozulması gerektiğine,
İlişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
-
Her ne kadar sanık ... hakkında, tehdit, kemiklerin kırılmasına sebebiyet verecek şekilde kasten yaralama, yaralama, birden fazla kişi tarafından gece vakti silahla yağma suçlarından cezalandırılması talebiyle mahkememizde kamu davası açılmış ise de; Yargılamaya konu olayda, katılan ile sanık arasında daha önceden anlaşmazlık bulunduğu olayın katılanın beyanlarına göre Eylül ayında sanık ve yanında kimliği belirsiz kişi tarafından katılanın arabaya çağrılarak Alanya ilçesi Türkler mahallesine götürülüp burada kemik kırığına sebebiyet verecek şekilde darp edilip parasının alınıp telefonun kırılması şeklinde gerçekleştiği iddia edilse de, dosya içinde bulunan raporlar incelendiğinde katılanın ilk olarak düşme şikâyetiyle 29.09.2016 tarihinde acil servise başvurduğu, savcılık ifadesinde olayın şikâyet dilekçesini sunduğu 18.10.2016 tarihinden 1 gün önce gerçekleştiğini beyan etmesine rağmen, 29.09.2016 tarihli rapor sorulduğunda rapor tarihinin hatalı olduğunu, olayın 17.10.2016 tarihinde gerçekleştiğini, rapor tarihinde bir hata yapılmış olabileceğini beyan etmiştir. Katılanın düşme şikâyeti ile olay tarihi olan 17.10.2016 tarihinin yazılması yerine raporda 26.09.2016 olarak yazılmış olması hayatın olağan akışına aykırıdır. Raporlardan da anlaşıldığı üzere olay 29.09.2016 tarihinde gerçekleşmiş olup katılan hastaneye gittiği gün şikâyetçi olmak yerine olayın üzerinden yaklaşık 20 gün geçtikten sonra şikâyetçi olmuştur ayrıca dosyada edinilen tüm deliller tanık anlatımları bir arada değerlendirildiğinde olayın sanık tarafından gerçekleştirildiğine dair katılan anlatımından başka herhangi bir somut delil bulunmamaktadır. Sanığın atılı suçu işlememiş olma ihtimalinin bulunduğu olayda katılan beyanını destekleyen somut herhangi bir delil bulunmadığının kabulü ile beraat kararı verildiği, anlaşılmıştır.
-
Katılan 18.10.2016 havale tarihli şikâyet dilekçesinde, “.. şüpheliler ... ve ... Taşkıran’ı şu an oturduğum sitenin bir süre yöneticiliği yapmalarından tanırım ...'un bir dönem kiracısı oldum bu dönemde benden boş senet aldı evi boşaltmama rağmen senedi geri vermedi beni her gördüğünde tehdit edip aşağılamaktadır. ... ise evimin altında tekel bayisi işletmektedir sürekli olay çıkması nedeniyle şikâyetçi olmuştum bana husumet beslemekte diğer şüpheli ile birlikte hareket etmektedir.. yaklaşık 15 gün önce ... yanında tanımadığım şahıs ile evime geldi belindeki silahı çıkarıp beni tehdit etmeye başladı evin önünde siyah albea araca bindirdiler ... şahittir beni Türkler mahallesinde bulunan çöplük gibi bir yere götürdüler kafama silah dayayıp, "bir daha beni ve marketi şikayet edersen seni öldürürüm" dedi diğer şahıs cep telefonumu alıp kırdılar üzerimdeki 1.500 TL yi aldılar “...’un borcuna sayarız .. bu olayı kimseye anlatırsan seni yaşatmayız" dediler şahıslar alkol alıyorlardı bir ara sızar gibi oldular fırsatını bulup kaçtım yolda durdurduğum araçla Konaklı ya geldim getiren şahıs ... dur. Olay nedeniyle parmağım kırılmış ve vücudumda darp izleri olmuştu önce şikâyetçi olmaya korktum ... isimli arkadaşıma durumu anlattım birlikte jandarmaya gitmeye karar verdik .. jandarma bizi ciddiye almadı iyice düşünün barışırsınız diye telkinde bulundular adını Veli olarak tanıtan komutan bizi dinledi ifadenizi aldım gidebilirsiniz dedi.. birkaç gün sonra şüpheliler hiçbir şey olmamış gibi tehdit etmeye başlayınca tekrar jandarmaya gittim evraklarımı bulamadılar..” şeklinde olayları anlattığı, 25.10.2016 tarihli kolluk ifadesinde ise özetle, "olayın gelişimine ilişkin benzer anlatımları ile, Eylül ayının son haftası evinde oturduğu ve yanında kimse olmadığı sırada kapının çalındığını kapıyı açtığında ...’in yanında bir kişi ile aşağı gel konuşalım dediğini korkup peşinden gittiğini belinde kabarıklık olduğunu silah olduğunu tahmin ettiğini, arabaya bindirdiklerini çöplük denilen yere götür darp ederek telefonunu kırdıklarını belirterek devamla "..... başıma silah dayadı benimle uğraşma dedi seçemediğim cisimle bana vurdu ben elimi kaldırdığımda elime darbe aldım 1.500 TL parayı aldı ...'un kirasına sayarız dedi şikâyet için gittiği karakolda uzman çavuşa olayı bu şekilde anlatmayıp ... ile aramızda olan olayı tartıştık bana sopa gösterdi falan diye anlattığını bunun üzerine görevlinin kendisini sakinleştirmeye çalışarak alkollüsün git dinlen sakin kafayla düşünü şikâyetçi olmak istersen gel müracaatını alalım dediğini bunun üzerine “bana bu şekilde böyle davranmaya devam ederse ben kendisinden şikâyetçi olacağım” dediğini ifademin alınıp alınmadığını hatırlamadığını bu olaydan 2 3 gün sonra hastane acil servisine gittiğinde orada düştüğünü söyleyip olayı anlatmadığını doktorun parmağının kırıldığını söyleyip atel yaptığını aynı gün karakola gidip ifadesini sorduğunu bulamadıklarını bunun üzerine savcılığa gidip dilekçe verdiğini", 31.03.2017 tarihli savcılık ifadesinde ise olayın gelişimine ilişkin benzer anlatımları yanında, ".. olay sonrası tekrar olayın olduğu yere dönerek kırılmış cep telefonu içerisinden hattını aldığını, yoldan geçen bir aracı durdurup bindiğini belirterek devamla, "bu olay savcılığa dilekçe verdiğim tarihten bir gün önceki gece yaşandı savcılığa müracaatımdan sonra da resmi yazı ile rapora sevk edildim ve 26.10.2016 tarihli adli rapor buna ilişkindir jandarmaya müracaat ettiğim günden birkaç gün sonra Alanya Devlet Hastanesine sol baş parmağımdaki ağrı sebebiyle müracaat ettim diye hatırlıyorum. O müracaatımda da düşerek yaralandığımı söylemiştim. Ancak her ne kadar bu raporda hastaneye müracaat tarihi 29.09.2016 olarak yazılmış ise de bu tarihlerde bir hata olduğunu düşünüyorum. Olay benim anlattığım tarihlerde ve anlattığım silsile ile gerçekleşmiştir. Benim parmağımdaki kırık belirttiğim olayda yani 17.10.2016 tarihinde meydana gelmiş olmalı. Ben Alanya Devlet Hastanesine bu olaydan daha önceki bir tarihte bu şekilde bir şikayetle müracaat etmemiştim", kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde ise benzar anlatımlarına ek olarak, ".. eve taşındıktan sonra marketin tabelasını şikâyet etmiştim, sanıkta bana hitaben "gel sıkıysa aşağıya in, böyle şikâyet etmekle olmaz" demişti .. olay günü kapım çaldı, sanık ve yanında tanımadığım birisi vardı, onlarda alkollüydü ben de alkollüydüm.. diğer şahıs telefonumu alıp bir taşla kırdı, bu şekilde olay devam ederken bir fırsatını bulup oradan kaçtım, bunlar beni bulamadılar, bunlar oradan gittikten sonra gidip telefonumun sim kartını aldım, telefonum hala oradadır.. bu olay Eylül ayının son günlerinde yaşandı, korktuğum için dilekçeyi 17.10.2016 tarihinde verdim, savcılık ifademde olay tarihini savcılığa başvurduğum tarihten bir ya da iki gün öncesi diye söylemişim, ancak karıştırmışım, sanıkla bir sürü tartışmamız kavgamız oluyordu, bunlardan birisiyle karıştırmış olabilirim.." şeklinde beyan etmiştir.
-
Sanık ... 19.10.2016 tarihli kolluk ifadesinde, ".. bana gösterdiğiniz mağdurun dilekçesini hayretle okudum ben ... ismini ilk defa şimdi sizden duydum kim olduğunu bilmem ...’a sornuca kim olduğunu anladım simaen bilirim kendisiyle konuşmuşluğum yoktur bu şahsın yanında kaldığı benim marketin üstündeki evi bulunan ... ... benim eşimi taciz ettiği için şikâyet ettim bu şahsın yönlendirmesiyle böyle bir olayı uydurduğunu düşünüyorum.. benim marketimin güvenlik kamerası var olayın hangi tarihte olduğunu söylerse ben marketten ayrılmadığımı ispatlayabilirim suçlamaları kabul etmem." 26.05.2017 tarihli savcılık ifadesinde ise, "... karakol ifadem doğrudur.. ... isimli şahıs benim oturmakta olduğum binanın karşı binasında aynı zamanda şu anda işletmekte olduğum iş yerinin üstündeki binada oturmaktadır. Söz konusu şahısla şikâyetine konu olaydan öncesinde eşimi taciz etmesinden dolayı bir kısım sorunlar yaşamıştık şikâyette bulunmuştum muhtemelen önceye dayalı yaşamış olduğumuz bu olaydan dolayı şahıs bana karşı böyle ithamlarda bulunmuştur" kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde ise katılanı tanımadığını, husumeti olmadığını, katılanın yanında çalıştığı ... ... ile silahla tehdit suçundan bir dava olduğunu neden iftira atıldığını bilmediğini" beyan etmiştir.
-
Tanık M.B aşamalardaki ifadelerinde, "..hatırladığım kadarı ile Eylül ayının son haftası Payallar'dan Türkler istikametine doğru seyir halinde iken saat 22.00 23.00 aralığında yolda telaşlı bir şahsın ısrarla kullandığım araca dur işareti yaptığını gördüm şahsın üzerinde tişörtü yırtılmış durumdaydı. iki kişinin kendisini zorla arabaya bindirip, ormanlık alana götürerek cep telefonunu alıp kırdıklarını, üzerinde bulunan bir miktar parayı aldıkları ve kendisini darp ettiklerini anlattı" şeklinde beyanda bulunmuştur.
-
Tanık A.R.E 19.10.2016 tarihli kolluk ifadesinde, "katılan ...'nın zorla götürüldüğünü görmediğini sadece 2 ay önce marketin üzerindeki ...'ın evinde Ziya ve ... ile otururken şortlu şeklide oturduğumuz için ... ile Ziya arasındaki tartışmaya tanık olduğunu" 15.02.2017 tarihli dilekçesinde ise kolluk ifadesinin doğru olmadığını belirterek, "..her ne kadar ifademde mağdurun dilekçesindeki hususları duymadığımı söylemişsem de bu husus doğru değildir ben bütün olayları gördüm bu olaydan yaklaşık 2 ay önce biz Ziya ile balkonda otururken ... bize silah çekerek "inin lan aşağıya" diye bizi tehdit etmişti ama ben olayın kapanması açısından bunu mevzuu bahis etmedim olay günü de bu şahısların Ziya'yı albea marka araca bindirdiklerini ve zorla götürdüklerini gördüm geri geldiğinde dayak yemişti ve üstü başı tişörtü yırtıklar içerisindeydi kendisinin ellerinden zor kurtulduğunu beyan etti." şeklinde beyanlarda bulunmuş, kovuşturma aşamasındaki ifadesinde ise, katılanı ile sanık arasında uzun zamandır husumet olduğunu belirterek dilekçesindeki anlatımlarını tekrar etmiştir.
-
Tanık Ş.K 25.10.2016 tarihli kolluk ifadesinde özetle, "..yaklaşık 1 ay kadar önce saat 23.00 sıralarında Ziya beni aradı sıkıntım var gelirmisin dedi evine gittiğimde başına gelenleri anlattı jandarmayı aradım dedi ben gittiğimde jandarma oradaydı ihbar gelmesi üzerine başka olaya gittiler bize karakola gidin geleceğiz dediler birlikte karakola gittik Ziya içeri girdi çıkışta bana "ne söylediğimi hatırlamıyorum" dediğini sonrasında katılanı evine bıraktığını beyan etmiştir.
-
Tanık A.Y aşamalardaki ifadelerinde özetle, " .. 2016 yılının Eylül ayında akşam saatlerinde palm kafenin önünde çay içtiğim sırada 2 şahıs siyah renkli markasını ve plakasını hatırlamadığım araç ile katılanı zorla araca bindirdiklerini gördüm" şeklinde beyan etmiştir.
-
Tanık F.K 25.04.2017 tarihli savcılık ifadesinde, " .. olay tarihinde Konaklı Mahallesi Vatan Caddesinde bir kavga olayının ihbar edilmesi üzerine görevli devriye ekiplerini olay yerine yönlendirdim. Kavga iki taraflı olduğu için karşı tarafı karakola yönlendirmişlerdi. Müşteki ... isimli şahıs karakola geldiği zaman,"ben şikâyetçi değilim, ben şikâyetimden vazgeçtim" dedi. Ben de kendisine bekleme odasında beklemesini söyledim. Fakat şahıs devriye ekibini beklemeden yanında arkadaşı olan ... ile birlikte karakoldan çıkmak istedi. Ben kendisine tekrar şikâyetçi misin diye sordum fakat kendisi "ben şikâyetçi değilim, şikâyetçi olursam ben tekrar gelirim" dedi. Ben kendisinin karakoldan çıkmasına izin vermedim fakat şahsın yanında bulunan arkadaşı ... müştekiye "sen çok alkollüsün yarın gelelim" dedi. Bunun üzerine şahıslar karakoldan ayrıldılar. Bu olayı bende iki gün sonra öğrendim. Müştekinin iddia ettiği hususlar gerçeği yansıtmamaktadır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
-
Tanık A. Ç'nin ifadesi dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Suçun İşlendiğinin ... Olduğu Hükmün Bozulması Gerektiğine, İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Dosya kapsamında alınan ifadeler, tanıkların olay anına ilişkin görgülerinin olmaması, kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar, sanığın aşamalardaki ifadelerinde suçlamayı kabul etmediği dikkate alındığında, ilk derece mahkemesinin ".. müşteki ile sanık arasında daha önceden anlaşmazlık bulunduğu.. müştekinin ilk olarak düşme şikayetiyle 29.09.2016 tarihinde acil servise başvurduğu, savcılık ifadesinde olayın şikayet dilekçesini sunduğu 18.10.2016 tarihinden 1 gün önce gerçekleştiğini beyan etmesine rağmen, 29.09.2016 tarihli rapor sorulduğunda rapor tarihinin hatalı olduğunu, olayın 17.10.2016 tarihinde gerçekleştiğini, rapor tarihinde bir hata yapılmış olabileceğini beyan etmiştir. Müştekinin düşme şikâyeti ile olay tarihi olan 17.10.2016 tarihinin yazılması yerine raporda 26.09.2016 olarak yazılmış olması hayatın olağan akışına aykırıdır. Raporlardan da anlaşıldığı üzere olay 29.09.2016 tarihinde gerçekleşmiş olup müşteki hastaneye gittiği gün şikâyetçi olmak yerine olayın üzerinden yaklaşık 20 gün geçtikten sonra şikâyetçi olmuştur. Ayrıca dosyada edinilen tüm deliller tanık anlatımları bir arada değerlendirildiğinde olayın sanık tarafından gerçekleştirildiğine dair müşteki anlatımından başka herhangi bir somut delil bulunmamaktadır. Sanığın atılı suçu işlememiş olma ihtimalinin bulunduğu olayda müşteki beyanını destekleyen somut herhangi bir delil bulunmadığına.." ilişkin gerekçesinde isabetsizlik görülmediğinden, belirtilen nedenlerle katılan vekilinin temyiz sebeplerine yönelik hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
- Sanık Hakkında Kasten Nitelikli Yaralama Suçundan Kurulan Hükümde;
Ön inceleme Giriş bölümünde (1) No.lu paragrafta açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 07.12.2018 tarihli ve 2018/2104 Esas, 2018/2361 Karar sayılı kararında hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz isteğinin, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
- Sanık Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümde İse;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 07.12.2018 tarihli ve 2018/2104 Esas, 2018/2361 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda kararda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
24.04.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:17:00